TCK 102 Cinsel Saldırı Cezası: Kaç Yıl, Sarkıntılık, Şikâyet
TCK 102 madde metni ve açıklaması: cinsel saldırının cezası 5-10 yıl, sarkıntılıkta 2-5 yıl, organ sokmada en az 12 yıl; şikâyet, eşe karşı suç, nitelikli hâller, örnek hesap ve Yargıtay kararları.
TCK 102 madde metni (güncel)
Cinsel saldırı
(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
(3) Suçun;
a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,
d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 102 — son değişiklik: 6545 sayılı Kanun
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Değişiklik geçmişi
TCK 102 bugünkü hâlini 28 Haziran 2014’te yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla aldı; o tarihten bu yana metin değişmedi. 2014 değişikliği cezaları belirgin biçimde artırdı ve sarkıntılığı ayrı bir ceza aralığıyla maddeye yazdı.
| Tarih | Düzenleme | Ne değişti |
|---|---|---|
| 1.6.2005 – 28.6.2014 | 5237 sayılı Kanun (6545 öncesi metin) | 102/1: 2-7 yıl hapis, şikâyete bağlı; 102/2 organ sokma: 7-12 yıl; ayrı sarkıntılık aralığı yoktu; mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması ayrı ağırlaştırıcı fıkraydı (en az 10 yıl) |
| 18.6.2014 (kabul), RG 28.6.2014 | 6545 sayılı Kanun m. 58 | Madde yeniden yazıldı: 102/1 5-10 yıl, sarkıntılıkta 2-5 yıl; 102/2 en az 12 yıl; 102/3’e vesayet ilişkisi, üvey aile ve evlatlık ilişkisi ile toplu yaşam ortamı (e) eklendi; 4. fıkra kasten yaralamanın ağır neticelerine bağlandı; beden veya ruh sağlığının bozulmasına ilişkin fıkra kaldırıldı |
Bu tarih eski dosyalarda belirleyicidir. 28 Haziran 2014’ten önce işlenmiş bir fiilde mahkeme, TCK 7/2 uyarınca eski ve yeni metni dosyaya ayrı ayrı uygular ve sanığın lehine olan sonucu seçer. Eski metinde sarkıntılık için ayrı bir alt sınır bulunmadığından, bu karşılaştırma özellikle hafif dokunma iddialarında sonucu değiştirebilir.
Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama
TCK 102 beş fıkradır: 1. fıkra temel hâli ve sarkıntılığı, 2. fıkra organ veya cisim sokmayı, 3. fıkra cezayı artıran hâlleri, 4. ve 5. fıkralar ise saldırının ağır sonuçlarını düzenler. Mağdur 18 yaşından küçükse bu madde değil, çocukların cinsel istismarını düzenleyen TCK 103 uygulanır.
1. fıkra: cinsel davranışla vücut dokunulmazlığının ihlali ve sarkıntılık
Suçun temel hâli, cinsel amaçlı bir davranışla başkasının bedenine dokunulmasıdır. Kanun “cinsel davranış” ve “vücut dokunulmazlığının ihlali” der; bu yüzden uygulamada bedensel temas aranır. Temas olmadan yapılan cinsel içerikli söz, mesaj veya teşhir bu maddeye değil, TCK 105’teki cinsel tacize girer. Mağdurun rızası varsa suç oluşmaz; rızanın yokluğu bu suçun kalbidir.
Fıkranın ikinci cümlesi sarkıntılığı ayrı bir ceza aralığına bağlar. Sarkıntılık kanunda tanımlanmaz; Yargıtay, kısa süreli, ani ve kesintili temasları bu kapsamda görür. Kıyafet üzerinden göğse, bele ve kalçaya dokunulan dosyada Yargıtay, eylemin ani ve kesintili olması nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığını kabul etti. Temasın süresi, tekrarı, hedef alınan bölge ve failin bedene hâkim olup olmadığı bu ayrımın ölçüleridir. Aradaki fark 3 yıllık alt sınır farkıdır.
Temel hâl de sarkıntılık da mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet, fiili ve faili öğrenmeden itibaren 6 ay içinde yapılır (TCK 73/1).
2. fıkra: vücuda organ veya cisim sokulması
Fiil vücuda organ veya herhangi bir cisim sokulmasıyla gerçekleşirse ceza 12 yıldan az olamaz. Kanun burada üst sınır yazmadığı için TCK 49/1’deki genel sınır işler: süreli hapis 20 yılı geçemez. Uygulamada bu hâle “nitelikli cinsel saldırı” denir.
Fıkranın ikinci cümlesi önemli bir istisnadır: organ sokma eylemi eşe karşı işlenmişse soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Eş dışındaki herkes için bu suç resen takip edilir; mağdur şikâyetten vazgeçse de dava sürer. Eşe karşı nitelikli cinsel saldırıda katılan istinaftan sonra vazgeçmişti; Yargıtay, suçun şikâyete tabi olduğunu, vazgeçmenin baskıya dayanıp dayanmadığının araştırılması ve sanığa kabul edip etmediğinin sorulması gerektiğini belirterek hükmü bozdu.
3. fıkra: cezayı yarı oranında artıran hâller
Beş bentteki hâllerden biri varsa 1. ve 2. fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır. (a) bendi, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiyi korur: bilinci kapalı, uyuyan, ağır sarhoş, ağır hasta ya da zihinsel engeli olan mağdur buraya girer. Alkol nedeniyle rahatsızlanıp bilincini kaybeden kadınla araçta cinsel ilişkiye girilen olayda Yargıtay, 102/3-a uygulanmadan eksik ceza verildiğini belirterek hükmü bozdu.
(b) bendi kamu görevi, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasıdır; amir ile çalışan, işveren ile işçi ilişkileri en sık örnektir. Bu bent için hiyerarşinin var olması yetmez; nüfuzun suçta nasıl kullanıldığı gösterilmelidir. İşyerinde müdür olan sanığın çalışanın yanağından makas aldığı dosyada Yargıtay, nüfuzun ne şekilde kötüye kullanıldığı denetlenebilir biçimde tartışılmadan 102/3-b uygulanamayacağını belirtti.
(c) bendi üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlarını ve üvey aile ile evlat edinme ilişkisini kapsar. (d) bendi silahla veya birden fazla kişiyle birlikte işlenen saldırıyı, (e) bendi ise yurt, koğuş, cezaevi gibi insanların bir arada yaşamak zorunda olduğu ortamların sağladığı kolaylığı ağırlaştırır.
4. fıkra: cebrin kasten yaralamanın ağır neticelerine yol açması
Saldırı için kullanılan cebir ve şiddet kemik kırığı, hayati tehlike, organ işlevinin yitirilmesi gibi kasten yaralamanın ağır neticelerine yol açarsa fail ayrıca kasten yaralama hükümlerine göre de cezalandırılır. Bu durumda iki ayrı ceza verilir; yaralamanın derecesi adli tıp raporuyla belirlenir.
5. fıkra: bitkisel hayat veya ölüm
Suç sonucu mağdur bitkisel hayata girer veya ölürse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Bu, Türk ceza sistemindeki en ağır yaptırımdır; aynı hüküm çocuk mağdurlar için TCK 103/6’da tekrarlanır.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Ceza tablosu
TCK 102’de hapis cezası sarkıntılıkta 2-5 yıl, temel hâlde 5-10 yıl, organ sokmada en az 12 yıldır; 102/3 hâllerinde bu cezalar yarı oranında artar. Adli para cezası öngörülmemiştir.
| Hâl | Dayanak | Hapis cezası | Not |
|---|---|---|---|
| Sarkıntılık | TCK 102/1, 2. cümle | 2-5 yıl | Şikâyete bağlı, uzlaştırma yok |
| Cinsel saldırı (temel hâl) | TCK 102/1, 1. cümle | 5-10 yıl | Şikâyete bağlı, uzlaştırma yok |
| Organ veya cisim sokma | TCK 102/2 | 12 yıldan az olamaz (üst sınır 20 yıl, TCK 49/1) | Yalnız eşe karşı işlenirse şikâyete bağlı |
| Sarkıntılık + 102/3 hâli | TCK 102/1, 102/3 | 3 yıl – 7 yıl 6 ay | Yarı oranında artırım |
| Temel hâl + 102/3 hâli | TCK 102/1, 102/3 | 7 yıl 6 ay – 15 yıl | Yarı oranında artırım |
| Organ sokma + 102/3 hâli | TCK 102/2, 102/3 | 18 yıldan az olamaz | Sonuç ceza 30 yılı geçemez (TCK 61/7) |
| Cebir kasten yaralamanın ağır neticesine yol açtı | TCK 102/4 | Ayrıca yaralama cezası | İki ayrı ceza |
| Mağdur bitkisel hayata girdi veya öldü | TCK 102/5 | Ağırlaştırılmış müebbet | – |
Örnek hesap: savunamayacak durumdaki mağdura cinsel saldırı
Sabıkasız sanık, alkol nedeniyle kendini savunamayacak durumdaki mağdura organ sokma boyutuna varmayan cinsel saldırıda bulunmuş olsun. TCK 61’deki sıraya göre hesap şöyle ilerler:
- Temel ceza: hâkim 102/1’deki 5-10 yıl aralığında alt sınırı seçerse 5 yıl.
- Nitelikli hâl: 102/3-a uyarınca yarı oranında artırım: 5 yıl + 2 yıl 6 ay = 7 yıl 6 ay.
- Takdiri indirim: TCK 62 uyarınca altıda bir indirim: 7 yıl 6 ay – 1 yıl 3 ay = 6 yıl 3 ay.
- Sonuç: 6 yıl 3 ay hapis. Ceza 2 yılı aştığı için HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme mümkün değildir.
Sarkıntılıkta tablo farklıdır: 2 yıllık alt sınırdan 62 indirimiyle ceza 1 yıl 8 aya iner. Bu ceza 2 yılın altında kaldığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme tartışılabilir; ancak 1 yılı aştığı için adli para cezasına çevrilemez (TCK 49/2, 50/1). Bu cezaların infazda ne kadarının yatarı olacağını cinsel suçlarda yatar hesabı yazısında anlattım.
Uygulamada en çok sorulanlar
Sarkıntılık mı, cinsel saldırı mı?
Dosyanın kaderini çoğu zaman bu soru belirler; fark, aynı olay için 3 yıllık alt sınır farkıdır. Savunma tarafında ilk iş, temasın süresini, tekrarını, kıyafet üzerinden mi doğrudan mı olduğunu tanık ve kamera kayıtlarıyla netleştirmektir. Temasın hiç olmadığı iddia ediliyorsa suç vasfı cinsel tacize kayar ve ceza aralığı tamamen değişir. Bu ayrımı savunmada nasıl kurduğumu cinsel saldırıdan şikâyet edildim yazısında adım adım anlattım.
Şikâyetten vazgeçme davayı bitirir mi?
Temel hâlde ve sarkıntılıkta evet: şikâyetten vazgeçme davayı düşürür (TCK 73/4), ancak sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi gerekir (TCK 73/6). Organ sokma eşe karşı değilse vazgeçme sonuç doğurmaz. Mahkemeler, vazgeçmenin baskı veya tehdit altında yapılıp yapılmadığını da araştırır. Vazgeçmenin şeklini ve zamanını şikâyetten vazgeçme nasıl yapılır yazısında, 6 aylık sürenin başlangıcını ise cinsel suçlarda şikâyet süresi yazısında açıkladım.
Uzlaşma yapılır mı?
Hayır. CMK 253/3, şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırmayı yasaklar. Taraflar kendi aralarında anlaşsa bile resmî bir uzlaştırma süreci açılmaz; dosyayı kapatabilecek tek yol, şikâyete bağlı hâllerde şikâyetten vazgeçmedir.
Tek delil mağdur beyanıysa ne olur?
Cinsel suçlar çoğunlukla tanıksız ortamda işlendiği için mağdur beyanı ana delildir; mahkeme beyanın istikrarına ve onu destekleyen olgulara bakar. Mağdurun istikrarlı anlatımı, onu doğrulayan tanık, olayın aynı gün kolluğa bildirilmesi ve mesaj içerikleri karşısında Yargıtay, beraat kararını bozarak mahkûmiyet gerektiğini kabul etti. Tersine, cinsel saldırının gerçekleştiği şüpheli kaldığında Yargıtay, raporla sabit olan kasten yaralamadan ayrıca ceza verilmesi gerektiğini belirtti. Hangi delillerin toplanması gerektiğini cinsel suçlarda deliller yazısında sıraladım.
Tutuklama, görevli mahkeme ve zamanaşımı
CMK 100/3 katalogunda cinsel saldırı “birinci fıkra hariç” yer alır; yani organ sokma ve nitelikli hâllerde tutuklama nedeni var sayılabilir, temel hâlde ise kaçma veya delil karartma şüphesi somut olgularla gösterilmelidir. Tutuklama kararına karşı yol için cinsel saldırı ve istismarda tutuklamaya itiraz dilekçesi sayfasına bakabilirsiniz. Üst sınırı 10 yılı aşmayan temel hâl ve sarkıntılık asliye ceza mahkemesinde, organ sokma ve temel hâlin 102/3 ile ağırlaştığı dosyalar ağır ceza mahkemesinde görülür (5235 m. 12). Temel hâlde dava zamanaşımı 15 yıldır (TCK 66/1-d).
İlgili maddeler
- TCK 103: Mağdur 18 yaşından küçükse uygulanan çocukların cinsel istismarı suçunu düzenler.
- TCK 104: 15 yaşını bitirmiş çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkiyi şikâyete bağlı ayrı bir suç olarak düzenler.
- TCK 105: Bedensel temas içermeyen cinsel tacizi düzenler.
- TCK 73: Şikâyet süresini ve şikâyetten vazgeçmenin sonuçlarını düzenler.
- CMK 253: Uzlaştırmayı düzenler; 3. fıkrası cinsel suçları uzlaştırma dışında bırakır.
- CMK 100: Tutuklama nedenlerini ve katalog suçları düzenler.
- CMK 231: 2 yıl ve altındaki cezalarda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenler.
- İnfaz Kanunu 107: Koşullu salıverilmeyi düzenler; 102/1’den mahkûmiyette oran üçte ikidir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 09.02.2026 tarihli, 2022/286 E., 2026/818 K.
Sanık, katılanın kıyafet üzerinden göğsüne, beline ve kalçasına dokunmuştu. İlk derece mahkemesi sarkıntılık kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise temel cinsel saldırıdan (102/1, 1. cümle) mahkûmiyet kurmuştu; katılan da temyiz aşamasında şikâyetinden vazgeçti. Yargıtay, vazgeçmenin baskı gibi bir nedene dayanıp dayanmadığının araştırılması ve sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorulması gerektiğini; ayrıca kısa süreli, ani ve kesintili dokunmanın sarkıntılık olduğunu belirterek hükmü bozdu.
… sanığın katılana yönelik eli ile vücuduna kıyafet üzerinden göğsüne, bel ve kalça kısmına dokunmasından ibaret eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 102/1-2. cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 20.10.2025 tarihli, 2025/7635 E., 2025/8021 K.
Sanık, eşine karşı nitelikli cinsel saldırıdan mahkûm olmuş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişti. Katılan eş bu karardan sonra şikâyetçi olmadığını bildiren dilekçe verdi. Yargıtay, 102/2’de eşe karşı suçun şikâyete tabi olduğunu, vazgeçmenin tehdit veya baskıya dayanıp dayanmadığının araştırılması ve sanığa kabul edip etmediğinin sorulması gerektiğini belirterek hükmü bozdu ve tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.
… 102/2. maddesinde düzenlenen eşe karşı nitelikli cinsel saldırı suçunun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi olması ve katılanın Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra 15.08.2025 havale tarihli dilekçesi ile şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, katılanın şikayetten vazgeçmesinin tehdit, baskı gibi iradeyi sakatlayan bir nedene dayalı olup olmadığının araştırılması ve 5237 sayılı Kanun’un 73/6. maddesi uyarınca sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 05.01.2026 tarihli, 2025/8771 E., 2026/8 K.
Alkolün etkisiyle rahatsızlanan katılan, taksici olarak tanıdığı sanıkla buluşmuş, kısa süre sonra bilincini kaybetmiş; sanık bu sırada araçta katılanla cinsel ilişkiye girmişti. Mahkûmiyet kurulmuş, ancak 102/3-a artırımı yapılmamıştı. Yargıtay, katılan vekilinin temyizi üzerine, eylemin kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlendiği gözetilmeden eksik ceza verildiğini belirterek hükmü bozdu.
… katılanın olay günü aldığı alkolün etkisiyle rahatsızlandığı ve taksi şoförü olarak bildiği sanıkla iletişime geçtiği, buluşmalarına müteakiben katılanın sanığa rahatsızlandığını ve hastaneye gitmek istediğini söylediği, kısa bir süre sonra katılanın rahatsızlığı sebebiyle bilincini kaybettiği ve sanığın araç içerisinde katılan bilincini kaybetmiş vaziyetteyken katılanın kıyafetlerini çıkararak katılanla cinsel ilişkiye girdiği olayda, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/3-a maddesinde düzenlenen beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlendiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 07.10.2025 tarihli, 2025/2791 E., 2025/7446 K.
İşyerinde müdür olan sanığın, çalışan katılana “Beni çıldırtıyorsun” diyerek yanağından makas aldığı kabul edilmiş, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıdan 102/3-b artırımıyla mahkûmiyet kurulmuştu. Yargıtay, kamu görevi ve hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun nasıl kötüye kullanıldığı denetime imkân verecek biçimde tartışılmadan 102/3-b’nin uygulanmasını eksik gerekçe saydı; suç tarihindeki yazım hatasıyla birlikte hükmü bozdu.
… Gerekçeli kararda sanığın eylemini işlediği sırada mevcut olduğu kabul edilen kamu görevi ve hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması olgusunun ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek şekilde tartışılmasından sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/3-b maddesinin koşulları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekirken eksik gerekçeyle anılan maddenin uygulanmasına karar verilmesi …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 26.02.2026 tarihli, 2022/3186 E., 2026/1367 K.
Sanık, eşine karşı nitelikli cinsel saldırıdan yargılanmış, ilk derece mahkemesi beraat vermiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı reddetmişti. Yargıtay; katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanını, bunu destekleyen tanık anlatımlarını ve mesajları, olayın aynı gün kolluğa bildirilmesini ve sanığın çelişkili savunmalarını birlikte değerlendirerek mahkûmiyet gerektiğini belirtti ve beraati bozdu.
… Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanları destekleyen tanık …’nin beyanı, olayın aynı gün kolluk kuvvetlerine intikal etmiş olması, tanık …’ın beyanları ve bu tanık tarafından gönderilen mesaj içerikleri, sanığın aşamalardaki çelişkili ve tanık beyanlarıyla örtüşmeyen savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın eşe karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraatine dair hüküm kurulması …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 02.10.2025 tarihli, 2025/4943 E., 2025/7279 K.
Eşe karşı nitelikli cinsel saldırı iddiasıyla yargılanan sanık hakkında bölge adliye mahkemesi beraat kararı vermişti. Yargıtay, cinsel saldırının gerçekleştiği konusunda şüphe bulunduğunu, ancak katılanın kolundaki ekimozu gösteren acil ve adli tıp raporları karşısında sabit olan eşe karşı kasten yaralamadan ceza verilmesi gerektiğini belirterek beraati bozdu. Cinsel saldırı ispatlanamasa bile ispatlanan başka bir fiil ayrıca cezalandırılır.
… Olayın intikal şekli ve süresi, katılan beyanı, tanık …’nin ifadesi, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğine dair şüphe bulunsa da 14.04.2018 tarihli sol kol numerus hizasında lateralde 5 cm çapında ekimoz olduğuna dair acil tıp uzmanı raporu ve 16.04.2018 tarihli sol kol üst dışta 3×5 cm’lik soluk mor renkli ekimoz bulunduğuna dair adli tıp uzmanı raporu nazara alındığında sanığın sübut bulan eşe karşı kasten yaralama fiilinden cezalandırılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur …
Sık Sorulan Sorular
TCK 102’ye göre cinsel saldırının cezası kaç yıl?
Temel hâlde 5 yıldan 10 yıla kadar hapis, sarkıntılıkta 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Organ veya cisim sokulmuşsa ceza 12 yıldan az olamaz.
Sarkıntılık cezası kaç yıl, HAGB alınabilir mi?
Sarkıntılığın cezası 2-5 yıl hapistir. Alt sınırdan verilen cezaya takdiri indirim uygulanırsa ceza 1 yıl 8 aya iner ve 2 yılın altında kaldığı için HAGB veya erteleme tartışılabilir.
Cinsel saldırı şikâyete bağlı mı?
Temel hâl ve sarkıntılık şikâyete bağlıdır. Organ sokma (102/2) yalnız eşe karşı işlendiğinde şikâyete bağlıdır; diğer mağdurlar için resen takip edilir.
Cinsel saldırıda uzlaşma var mı?
Yoktur. CMK 253/3 cinsel dokunulmazlığa karşı suçları şikâyete bağlı olsalar bile uzlaştırma dışında bırakır.
Eşe karşı cinsel saldırı suç mu?
Evet. Evlilik, rızaya aykırı cinsel davranışı suç olmaktan çıkarmaz; eşe karşı organ sokma eylemi de suçtur, yalnız soruşturulması eşin şikâyetine bağlıdır.
Cinsel saldırı davasına hangi mahkeme bakar?
Temel hâl ve sarkıntılık asliye ceza mahkemesinde görülür. Organ sokmada ve temel hâlin 102/3 ile ağırlaştığı dosyalarda ceza üst sınırı 10 yılı aştığı için dava ağır ceza mahkemesinde görülür.
