TCK 103 Çocuğun Cinsel İstismarı Cezası: Kaç Yıl, Yaş Sınırı
TCK 103 madde metni ve açıklaması: çocuğun cinsel istismarında ceza 8-15 yıl, sarkıntılıkta 3-8 yıl; 12 ve 15 yaş sınırları, rıza, yaş hatası, TCK 104 farkı, örnek hesap ve Yargıtay kararları.
TCK 103 madde metni (güncel)
Çocukların cinsel istismarı
(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden;
a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.
(3) Suçun;
a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,
d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 103 — son değişiklik: 6763 sayılı Kanun
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Değişiklik geçmişi
TCK 103 son kez 2 Aralık 2016’da 6763 sayılı Kanunla değişti. Bugünkü yapının büyük kısmı 2014’te 6545 sayılı Kanunla kuruldu; 1. fıkranın ilk iki cümlesi ise Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 2016’da yeniden yazıldı ve 12 yaş sınırı o zaman eklendi.
| Tarih | Düzenleme | Ne değişti |
|---|---|---|
| 26.9.2004 (kabul), RG 12.10.2004, yürürlük 1.6.2005 | 5237 sayılı Kanun (ilk metin) | Çocukların cinsel istismarı ayrı suç olarak düzenlendi |
| 18.6.2014 (kabul), RG 28.6.2014 | 6545 sayılı Kanun m. 59 | Madde baştan değiştirildi; bugünkü 3-6. fıkraların yapısı ve 1. fıkranın istismar tanımı bu değişiklikle kuruldu |
| 26.5.2016 (karar), RG 13.7.2016, yürürlük 6 ay sonra | Anayasa Mahkemesi, E. 2015/108, K. 2016/46 | 1. fıkranın (a) bendindeki “tamamlamamış” sözcüğü yönünden 1. fıkranın birinci ve ikinci cümleleri iptal edildi |
| 24.11.2016 (kabul), RG 2.12.2016 | 6763 sayılı Kanun m. 13 | 1. fıkranın birinci ve ikinci cümleleri yeniden düzenlendi (8-15 yıl, sarkıntılıkta 3-8 yıl); 12 yaş altı mağdur için alt sınır cümlesi eklendi (10 ve 5 yıl); 2. fıkra yeniden düzenlendi (16 yıl, 12 yaş altında 18 yıl) |
2 Aralık 2016’dan önce işlenmiş bir fiilde 12 yaş altı için öngörülen yüksek alt sınırlar uygulanmaz; mahkeme TCK 7/2 uyarınca suç tarihindeki metinle bugünkü metni karşılaştırır. 12 yaş altı mağdur için yüksek alt sınırların 6763 sayılı Kanunla getirildiğini Yargıtay da bir hükümdeki yanlış kanun atfını düzelterek belirtti.
Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama
TCK 103 altı fıkradır. 1. fıkra istismarı tanımlar ve temel cezayı verir, 2. fıkra organ veya cisim sokmayı, 3. ve 4. fıkralar cezayı artıran hâlleri, 5. ve 6. fıkralar ağır sonuçları düzenler. Mağdur 18 yaşını doldurmuşsa bu madde değil, TCK 102’deki cinsel saldırı uygulanır.
1. fıkra: istismarın tanımı ve 15 yaş sınırı
Kanun çocukları iki gruba ayırır. (a) bendindeki grup, 15 yaşını tamamlamamış çocuklar ile 15 yaşını tamamlamış olsa da fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklardır; bunlara karşı her türlü cinsel davranış istismardır ve çocuğun “istedim” demesi sonucu değiştirmez. Algılama yeteneği, adli tıp veya üniversite hastanesinden alınan raporla tespit edilir.
(b) bendindeki grup, 15 yaşını bitirmiş ve algılama yeteneği gelişmiş çocuklardır. Bunlara karşı cinsel davranış ancak cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanıyorsa istismardır. Kendi rızasıyla sanıkların aracına binen 15 yaşından büyük mağdure dosyasında Yargıtay, cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen bir neden olmadan cinsel ilişki boyutuna varmayan eylemlerin suç oluşturmadığını ve beraat gerektiğini belirtti. Aynı yaş grubunda rızaya dayalı cinsel ilişki ise istismar değil, ayrı bir suçtur (TCK 104).
1. fıkra: ceza, sarkıntılık ve 12 yaş sınırı
İstismarın cezası 8-15 yıl, sarkıntılık düzeyinde kalan istismarın cezası 3-8 yıl hapistir. Sarkıntılık, kısa süreli, ani ve kesintili temasları ifade eder. Farklı tarihlerde yanaktan öpme, kıyafet üzerinden kalçayı elleme ve ele dokunma eylemlerinde Yargıtay, eylemlerin sarkıntılık olduğunu ve zincirleme suç artırımıyla tek ceza verilmesi gerektiğini kabul etti. Mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa alt sınır istismarda 10, sarkıntılıkta 5 yıldır; üst sınırlar değişmez.
1. fıkra: şikâyet kuralı ve failin çocuk olması
Çocuğun cinsel istismarı kural olarak resen takip edilir; aile şikâyetten vazgeçse de dava sürer. Kanunun tek istisnası, sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin de çocuk olmasıdır: bu durumda soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Mağdure reşit olduktan sonra suça sürüklenen çocuk hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğinde Yargıtay, sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorulması gerektiğini belirterek hükmü bozdu. Fail yetişkinse vazgeçme davayı düşürmez.
2. fıkra: organ veya cisim sokma
İstismar vücuda organ veya cisim sokularak gerçekleşirse ceza 16 yıldan, mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa 18 yıldan az olamaz. Kanun üst sınır yazmadığı için TCK 49/1’deki 20 yıllık genel sınır işler; artırımlarla sonuç ceza 30 yılı geçemez (TCK 61/7). Uygulamada bu hâle “nitelikli cinsel istismar” denir.
3. fıkra: cezayı yarı oranında artıran ilişkiler
Suç birden fazla kişiyle birlikte, toplu yaşam ortamının kolaylığından yararlanarak, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımına ya da üvey aile veya evlat edinen tarafından, çocuğun bakım, eğitim veya gözetiminden sorumlu kişilerce ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin nüfuzu kötüye kullanılarak işlenirse ceza yarı oranında artar. Hangi bendin uygulanacağı önemlidir. Öğrenci servisinin şoförünün öğrenciye yönelik eyleminde Yargıtay, sanığın koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunduğu için (e) değil (d) bendinin uygulanması gerektiğini belirtti. Uygulamada hizmet ilişkisi, failin mağdur üzerinde işe alma, işten çıkarma veya ücret belirleme gibi yetkilere sahip olmasıyla kurulur; yalnız aynı işyerinde çalışmak bu bent için yetmez.
4. fıkra: cebir, tehdit veya silah kullanılması
(a) bendindeki küçük çocuklara karşı istismar cebir veya tehditle, (b) bendindeki 15-18 yaş grubuna karşı ise silah kullanılarak gerçekleştirilirse ceza yeniden yarı oranında artırılır. (b) grubunda cebir ve tehdit zaten istismarın unsuru olduğu için ayrıca artırım sebebi yapılmamış, yalnız silah kullanımı ağırlaştırıcı sayılmıştır.
5. ve 6. fıkralar: yaralama ve ağır sonuçlar
İstismar için kullanılan cebir ve şiddet kasten yaralamanın ağır neticelerine yol açarsa fail ayrıca kasten yaralama hükümlerine göre cezalandırılır. Suç sonucu çocuk bitkisel hayata girer veya ölürse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Ceza tablosu
TCK 103’te hapis cezası mağdurun yaşına ve fiilin niteliğine göre 3 yıldan başlar; 12 yaş altı çocukta alt sınırlar yükselir, 3. ve 4. fıkra hâllerinde ceza ayrıca yarı oranında artar.
| Hâl | Dayanak | Mağdur 12-18 yaş | Mağdur 12 yaş altı |
|---|---|---|---|
| Sarkıntılık düzeyinde istismar | TCK 103/1, 2. ve 3. cümle | 3-8 yıl | 5-8 yıl |
| Cinsel istismar | TCK 103/1, 1. ve 3. cümle | 8-15 yıl | 10-15 yıl |
| Organ veya cisim sokma | TCK 103/2 | 16 yıldan az olamaz | 18 yıldan az olamaz |
| Birden fazla kişi, hısım, bakıcı, nüfuz vb. | TCK 103/3 | Yarı oranında artırım | Yarı oranında artırım |
| Küçük çocuğa cebir/tehdit, büyük çocuğa silah | TCK 103/4 | Yarı oranında artırım | Yarı oranında artırım |
| Cebir kasten yaralamanın ağır neticesine yol açtı | TCK 103/5 | Ayrıca yaralama cezası | Ayrıca yaralama cezası |
| Çocuk bitkisel hayata girdi veya öldü | TCK 103/6 | Ağırlaştırılmış müebbet | Ağırlaştırılmış müebbet |
Örnek hesap: servis şoförünün 13 yaşındaki öğrenciye sarkıntılığı
Sabıkasız bir servis şoförünün, tek bir olayda 13 yaşındaki öğrenciye sarkıntılık düzeyinde istismarda bulunduğu kabul edilsin. TCK 61’deki sıraya göre hesap şöyledir:
- Temel ceza: 103/1’deki 3-8 yıl aralığında alt sınır: 3 yıl.
- Nitelikli hâl: koruma ve gözetim yükümlülüğü nedeniyle 103/3-d uyarınca yarı oranında artırım: 3 yıl + 1 yıl 6 ay = 4 yıl 6 ay.
- Takdiri indirim: TCK 62 uyarınca altıda bir: 4 yıl 6 ay – 9 ay = 3 yıl 9 ay.
- Sonuç: 3 yıl 9 ay hapis. Ceza 2 yılı aştığı için HAGB ve erteleme mümkün değildir.
Mağdur 11 yaşında olsaydı aynı hesap 5 yıllık alt sınırdan başlar ve sonuç 6 yıl 3 aya çıkardı. Bu suçlarda koşullu salıverilme oranı dörtte üçtür (İnfaz Kanunu 108/9); kaç yılın cezaevinde geçeceğini cinsel suçlarda yatar hesabı yazısında örneklerle gösterdim.
Uygulamada en çok sorulanlar
Çocuk 15 yaşından büyükse ve rızası varsa ne olur?
15 yaşını bitirmiş ve algılama yeteneği gelişmiş çocukla cebir, tehdit veya hile olmadan cinsel ilişki istismar değildir; eylem TCK 104’teki reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturur ve şikâyete bağlıdır. Mağdureyle evlendiklerini ve rızayla cinsel ilişkiye girdiklerini söyleyen, mağdurenin de bunu doğruladığı sanığın dosyasında Yargıtay, eylemin şikâyete bağlı 104. madde kapsamında kaldığını ve sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorulması gerektiğini belirtti. Bu suçun ayrıntısını reşit olmayanla cinsel ilişki yazısında anlattım.
“Yaşını bilmiyordum” savunması dinlenir mi?
Dinlenir, ama somut verilerle desteklenmelidir. TCK 30/1’e göre suçun maddi unsurunu bilmeyen kişi kasten hareket etmiş sayılmaz; çocuğun yaşı bu unsurlardandır. Mağdurenin sanığa 16 yaşında olduğunu söylediğini kendisinin de doğruladığı dosyada Yargıtay, hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğunu, eylemin 104/1’deki suçu oluşturduğunu ve şikâyet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiğini belirtti. Çocuğun görünüşü, tanışma ortamı, yazışmalar ve kimlik bilgisini öğrenme imkânı bu değerlendirmede belirleyicidir.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Fail yetişkinse düşmez; suç resen takip edilir ve ailenin şikâyetten vazgeçmesi yalnız katılan sıfatını etkiler. Fail de çocuksa ve eylem sarkıntılık düzeyinde kalmışsa vazgeçme davayı düşürür. Çocuk failin yargılandığı mahkeme ve tedbirler için 18 yaşından küçük suç işlerse ne olur yazısına bakabilirsiniz.
Tutuklama ve görevli mahkeme
Çocukların cinsel istismarı CMK 100/3 katalogunda yer alır; kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. İstismar ve organ sokma davaları ağır ceza mahkemesinde görülür. Sarkıntılığın temel hâli (üst sınır 8 yıl) asliye ceza mahkemesinde görülür; 3. fıkra artırımıyla üst sınır 10 yılı aşarsa dava ağır cezaya gider (5235 m. 12).
Zamanaşımı ne zaman başlar?
Kural olarak suç tarihinden başlar; ancak çocuğa karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kişilerce işlenen suçlarda zamanaşımı çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden işlemeye başlar (TCK 66/6). Sürelerin hesabını ceza davasında zamanaşımı yazısında anlattım.
İlgili maddeler
- TCK 102: 18 yaşını doldurmuş mağdura karşı cinsel saldırıyı düzenler.
- TCK 104: 15 yaşını bitirmiş çocukla rızaya dayalı cinsel ilişkiyi şikâyete bağlı ayrı suç olarak düzenler; evlenme yasağı olan kişide şikâyet aranmaz.
- TCK 105: Temas içermeyen cinsel tacizi düzenler; çocuğa karşı işlenmesi ağırlaştırıcıdır.
- TCK 30: Suçun maddi unsurunda, örneğin çocuğun yaşında hataya düşen kişinin kastının bulunmadığını düzenler.
- TCK 43: Aynı çocuğa farklı zamanlarda işlenen eylemlerde zincirleme suç artırımını düzenler.
- CMK 100: Tutuklama nedenlerini düzenler; çocukların cinsel istismarı katalog suçtur.
- İnfaz Kanunu 107: Koşullu salıverilmenin genel kuralını düzenler; bu suçta 108/9 uyarınca oran dörtte üçtür.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 30.10.2025 tarihli, 2025/4424 E., 2025/8426 K.
Sanık, suç tarihinde 12 yaşını tamamlamamış mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarından mahkûm olmuştu. Mahkeme 12 yaş altına ilişkin alt sınırı uygulamış, ancak hükümde “6545 sayılı yasa ile değişik” metne atıf yapmıştı. Yargıtay, 12 yaş altı mağdur için temel cezanın belirlenmesine ilişkin düzenlemenin 6763 sayılı Kanunla getirildiğini belirtti ve bu ibareyi “6763 sayılı Kanunla değişik” şeklinde düzelterek hükmü onadı.
… On iki yaşını tamamlamamış çocuğa karşı suçun işlenmesi halinde temel cezanın belirlenmesine ilişkin düzenlemenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na 6763 sayılı Kanun değişikliği ile getirilmesi karşısında …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 04.12.2024 tarihli, 2021/14607 E., 2024/10479 K.
Suç tarihinde 15 yaşından büyük mağdure kendi rızasıyla sanıkların aracına binmişti; ilk derece mahkemesi sarkıntılık suretiyle istismardan açılan davayı şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşürmüştü. Yargıtay, cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın cinsel ilişki boyutuna varmayan eylemlerin suç oluşturmadığını, beraat verilmesi gerektiğini belirtti. Kabule göre de failin çocuk olmadığı durumda sarkıntılık suretiyle istismarın şikâyete tabi olmadığını, düşme kararının yanlış olduğunu vurgulayarak hükmü bozdu.
… Suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin kendi rızasıyla sanıkların aracına bindiği, sanıkların mağdureye karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın cinsel ilişki boyutuna varmayan eylemlerin suç oluşturmadığı …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 03.02.2026 tarihli, 2021/20364 E., 2026/619 K.
Sanık, katılan mağdureye farklı tarihlerde yanağından öpme, elbisesi üzerinden kalçasını elleme ve eline dokunma eylemlerinde bulunmuş, istismardan (sarkıntılık değil) mahkûm edilmişti. Yargıtay, eylemlerin kısa süreli, ani ve kesintili olduğunu, sarkıntılık suretiyle istismar oluşturduğunu ve zincirleme şekilde gerçekleştiği için TCK 43/1 ile artırılarak tek hüküm kurulması gerektiğini belirterek hükmü bozdu.
… Sanığın farklı tarihlerde katılan mağdureye yönelik, yanağından öpme, elbisesi üzerinden kalçasını elleme ve eline dokunma şeklindeki gerçekleşen eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve zincirleme şekilde gerçekleştiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi ile artırılarak hüküm kurulması gerekirken …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 27.05.2025 tarihli, 2021/16432 E., 2025/4704 K.
Suça sürüklenen çocuk, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarından mahkûm edilmişti. Mağdure reşit olduktan sonra verdiği dilekçeyle şikâyetinden vazgeçti. Yargıtay, sarkıntılık düzeyindeki suçun failinin çocuk olması hâlinde takibin şikâyete bağlı olduğunu, bu nedenle suça sürüklenen çocuğa vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.
… sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun failinin çocuk olması halinde de takibinin şikâyete tabi olmasından dolayı aynı Kanun’un 73/6. maddesi gereğince, suça sürüklenen çocuktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, neticesine göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 02.10.2025 tarihli, 2025/3574 E., 2025/7297 K.
Öğrenci servisinde şoförlük yapan sanığın öğrenci mağdureye cinsel amaçlı yaklaşıp elini öpüp saçını okşadığı kabul edilmiş, istismardan ve hizmet ilişkisi (103/3-e) artırımıyla mahkûmiyet kurulmuştu. Yargıtay, eylemin sarkıntılık olduğunu; kabule göre de servis şoförünün mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunduğundan (e) bendi yerine (d) bendinin uygulanması gerektiğini belirterek hükmü bozdu.
… Servis şoförü olan sanığın olay günü üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan katılan mağdureye yönelik eyleminden dolayı hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/3-d maddesinin tatbiki gerekirken …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 02.06.2026 tarihli, 2022/7364 E., 2026/4951 K.
Sanık hakkında mağdureyle birden fazla kez cinsel ilişkiye girmek suretiyle nitelikli istismardan dava açılmış, beraat kararı verilmişti. Sanık mağdureyle evlendiklerini ve cinsel ilişkiye girdiklerini söylemiş, mağdure de bunu doğrulamıştı. Yargıtay, sübut bulan eylemin şikâyete bağlı 104. maddedeki reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunu, mağdure şikâyetçi olmadığından sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.
… mevcut haliyle sübuta eren cinsel ilişkiye girme eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenip, şikayet üzerine takip edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin sanıktan şikayetçi olmadığı anlaşıldığından, aynı Kanun’un 73/6. maddesi uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sorulduktan sonra karar verilmesi gerekirken …
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 20.05.2026 tarihli, 2025/2627 E., 2026/4686 K.
Sanık, nitelikli cinsel istismardan mahkûm edilmişti; mağdureyle karar tarihinden sonra evlenmiş ve müşterek çocukları olmuştu. Sanık, mağdurenin kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini savunmuş, mağdure de dilekçelerinde bunu doğrulamıştı. Yargıtay, TCK 30’daki hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğunu, eylemin 104/1’deki reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunu ve şikâyet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu ve tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.
… İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, mevcut haliyle eylemin aynı Kanun’un 104/1. maddesinde yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek, sanık hakkında değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken …
Sık Sorulan Sorular
TCK 103’e göre çocuk istismarının cezası kaç yıl?
Cinsel istismarın cezası 8-15 yıl, sarkıntılık düzeyinde kalan istismarın cezası 3-8 yıl hapistir. Mağdur 12 yaşından küçükse alt sınırlar 10 ve 5 yıla çıkar.
Çocuk istismarında yaş sınırı nedir?
15 yaşından küçük çocuğa karşı her cinsel davranış istismardır. 15-18 yaş arasında ise istismar için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden gerekir; rızaya dayalı cinsel ilişki TCK 104’teki ayrı suçtur.
Sarkıntılık suretiyle çocuk istismarında HAGB alınabilir mi?
Yetişkin failde genellikle hayır; 3 yıllık alt sınırdan takdiri indirimle bile ceza 2 yıl 6 ay olur ve 2 yılı aşar. Fail çocuksa TCK 31’deki yaş küçüklüğü indirimiyle ceza 2 yılın altına inebilir ve HAGB tartışılabilir.
Aile şikâyetten vazgeçerse dava kapanır mı?
Fail yetişkinse kapanmaz, suç resen takip edilir. Yalnız sarkıntılık düzeyindeki suçun failinin de çocuk olduğu dosyalarda vazgeçme davayı düşürür.
Çocuk istismarında uzlaşma var mı?
Yoktur. CMK 253/3 cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırmayı kapatır; tarafların anlaşması dosyayı kapatmaz.
Çocuk istismarı kaç yıl yatar?
Süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üçtür (İnfaz Kanunu 108/9). Örneğin 8 yıllık cezanın 6 yılı koşullu salıverilmeden önce infaz edilir.
