5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · Madde 100

CMK 100: Tutuklama Nedenleri, Madde Metni ve Açıklaması

CMK 100 madde metni ve fıkra fıkra açıklama: kuvvetli suç şüphesi ve somut delil, kaçma ve delil karartma şüphesi, katalog suçlar, ölçülülük, 2 yıllık tutuklama yasağı, değişiklik geçmişi ve Yargıtay kararları.

CMK 100 madde metni (güncel)

Tutuklama nedenleri

(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),

2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)

3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),

4. Kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),

5. İşkence (madde 94, 95)

6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),

7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),

8. Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),

9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),

11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),

12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.

c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.

f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

g) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.

h) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar.

i) Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu.

j) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu.

k) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.

(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100 — son değişiklik: 7528 sayılı Kanun

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Değişiklik geçmişi

CMK 100, 2005’te yürürlüğe girdikten sonra dokuz kanunla değişti; değişikliklerin çoğu 3. fıkradaki katalog suç listesini genişletti, son ekleme 2024’te 7528 sayılı Kanunla yapıldı. İki değişiklik tutuklamanın ölçüsünü doğrudan etkiledi: 2014’te “olgular” yerine “somut deliller” arandı, 2021’de katalog suçlarda da somut delile dayanan şüphe şartı geldi.

CMK 100 değişiklik geçmişi
Tarih Değiştiren düzenleme Ne değişti
4.12.2004 (kabul), RG 17.12.2004, yürürlük 1.6.2005 5271 sayılı Kanun (ilk metin) 1. fıkra “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular” arıyordu; tutuklama nedenleri ve katalog suç sistemi kuruldu
6.12.2006 (kabul), yürürlük 19.12.2006 5560 sayılı Kanun m. 17 3/a listesine silahla kasten yaralama ile 87. madde ve hırsızlık (141, 142) ile yağma (148, 149) alt bentleri eklendi
2.7.2012 (kabul), RG 5.7.2012 6352 sayılı Kanun m. 96 4. fıkra yeniden yazıldı: yalnız adli para cezasını veya üst sınırı 2 yılı geçmeyen hapsi gerektiren suçlarda tutuklama yasağı
21.2.2014 (kabul), RG 6.3.2014 6526 sayılı Kanun m. 8 1. fıkrada “olguların” ibaresi “somut delillerin” oldu
27.3.2015 (kabul), RG 4.4.2015 6638 sayılı Kanun m. 14 3. fıkraya (g) 2911 sayılı Kanun m. 33 ve (h) 3713 sayılı Kanun m. 7/3 suçları eklendi
24.11.2016 (kabul), RG 2.12.2016 6763 sayılı Kanun m. 22 4. fıkradaki yasağa “vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç” istisnası getirildi
6.12.2019 (kabul), yürürlük 24.12.2019 7196 sayılı Kanun m. 58 3/a listesine göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (79, 80) eklendi
8.7.2021 (kabul), RG 14.7.2021 7331 sayılı Kanun m. 13 3. fıkraya “somut delillere dayanan” ibaresi eklendi
12.5.2022 (kabul), RG 27.5.2022 7406 sayılı Kanun m. 9 Kasten yaralama alt bendi 86/3-b, e ve f’yi kapsayacak biçimde genişledi; (i) kadına karşı ve (j) sağlık personeline karşı kasten yaralama eklendi
10.10.2024 (kabul), RG 18.10.2024 7528 sayılı Kanun m. 35 (k) bendiyle öğretmenlere ve eğitim personeline karşı görevleri sırasında işlenen kasten yaralama eklendi
Tablo genel bilgi amaçlıdır.

Tutuklama bir usul tedbiri olduğu için, değişiklikler kural olarak karar tarihindeki metne göre uygulanır. Bu yüzden bugün verilen her tutuklama kararında, eski tarihli bir olay için bile, somut delil ve somut olgu şartı aranır.

Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama

CMK 100 dört fıkradır: 1. fıkra tutuklamanın genel şartlarını ve ölçülülüğü, 2. fıkra tutuklama nedenlerini, 3. fıkra tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçları, 4. fıkra tutuklama yasağını düzenler.

1. fıkra: kuvvetli suç şüphesi, somut delil ve ölçülülük

Birinci fıkra iki şartı birlikte arar. İlki kuvvetli suç şüphesidir ve bu şüphe soyut bir iddiaya değil somut delillere dayanmalıdır: tanık beyanı, kamera kaydı, HTS kaydı, adli rapor gibi. İkincisi 2. veya 3. fıkradaki bir tutuklama nedenidir. İki şart bulunsa bile tutuklama bir zorunluluk değil, hâkimin takdirindedir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kanundaki tutuklama nedenleri bulunsa dahi hâkimin tutuklama kararı vermek zorunda olmadığını açıkça belirtiyor.

Fıkranın ikinci cümlesi ölçülülük ilkesidir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle orantılı değilse tutuklama verilemez. Uygulamada bunun en net görüldüğü yer, tutuklulukta geçen sürenin muhtemel cezaya yaklaştığı dosyalardır. Suç vasfı değişip ceza aralığı düştüğünde tahliye gündeme gelir; Yargıtay, öldürmeye teşebbüs yerine kasten yaralamadan hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozduğu dosyada tutuklulukta geçen süreyi dikkate alarak sanığın tahliyesine karar verdi. Hâkimin bu dengeyi nasıl kurduğunu hâkim tutuklama kararı verirken nelere bakar yazısında anlattım.

2. fıkra: kaçma şüphesi ve delil karartma

İkinci fıkra iki tutuklama nedeni sayar. (a) bendi kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgulardır. “Suçun vasıf ve mahiyeti” ya da “cezanın ağırlığı” tek başına somut olgu değildir; somut olgu, yurt dışına çıkış girişimi, sahte kimlik kullanımı, uzun süre firari kalma, sabit adres ve işin bulunmaması gibi dosyaya yansımış durumlardır. Kaçma şüphesi en sık kullanılan gerekçe olduğu için itirazda da en çok burası tartışılır; Yargıtay, eylemli olarak yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanan sanığın tahliye talebini bu olguyu ve adli kontrolün yetersizliğini gerekçe göstererek reddetti.

(b) bendi şüpheli veya sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişimi konusunda kuvvetli şüphe oluşturmasıdır. Burada da ölçü davranıştır: mağdura mesaj atıp şikâyetini geri almasını istemek, tanığı aramak, telefonu imha etmek. Delillerin toplanmış olması, yani kamera kayıtlarının alınmış, tanıkların dinlenmiş olması delil karartma şüphesini zayıflatır ve tahliye talebinde güçlü bir argümandır.

3. fıkra: katalog suçlar

Üçüncü fıkrada sayılan suçlarda, suçun işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Liste kasten öldürme, 86/3-b, e ve f bentlerindeki nitelikli kasten yaralama ile 87. madde, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı, hırsızlık ve yağma, uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, örgüt kurma ve devlet güvenliğine karşı suçlar gibi ağır suçları; özel kanunlarda silah kaçakçılığını ve kaçakçılık suçlarını; 2022’den bu yana kadına, sağlık personeline ve 2024’ten bu yana öğretmenlere karşı kasten yaralamayı kapsar.

Kanun “var sayılır” değil “var sayılabilir” der. Katalog suç hâkime kaçma şüphesini ayrıca ispatlama yükünden kurtarır, ama tutuklamayı zorunlu kılmaz; hâkimlerin hukuki sorumluluğuna ilişkin bir davada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, katalog suçlarda da tutuklamanın zorunlu değil ihtiyari olduğunu ve kuvvetli şüpheyi gösteren sebeplerin açıkça ortaya konması gerektiğini vurguluyor. Ölçülülük ve adli kontrolün yeterli olup olmadığı sorusu katalog suçlarda da cevaplanmalıdır (CMK 101/2).

4. fıkra: tutuklama yasağı

Dördüncü fıkra iki grup suçta tutuklamayı yasaklar: yalnız adli para cezasını gerektiren suçlar ve hapis cezasının üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlar. Hakaret (TCK 125/1) ve temel tehdit (TCK 106/1) bu gruba girer. Yasağın tek istisnası vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlardır; örneğin üst sınırı 2 yılı geçmeyen kasten yaralamada tutuklama yasağı uygulanmaz. Yasağa aykırı tutuklama, kişiye tazminat hakkı verir; Yargıtay, tutuklama yasağı bulunan suçtan tutuklanan davacının tazminat talebinin reddini bozdu. Tutuklama yasağı olan hâllerde de adli kontrol uygulanabilir (CMK 109/2).

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Uygulamada en çok sorulanlar

Tutuklama kararından sonra gündeme gelen meseleler çoğunlukla itiraz, adli kontrol seçeneği, tutukluluk süresi, tahliye talebi, çocukların durumu ve haksız tutuklama tazminatıdır.

Tutuklamaya nasıl ve ne kadar sürede itiraz edilir?

Tutuklama kararına, kararı öğrenmeden itibaren iki hafta içinde, kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle itiraz edilir (CMK 268/1). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına yapılan itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK 268/3-b). Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (CMK 271/4); ama bu, yeni bir tahliye talebinde bulunmaya engel değildir. Dilekçede neye dayanılacağını tutuklama kararına itiraz yazısında, örnek metni tutuklamaya itiraz dilekçesi örneği sayfasında verdim.

Tutuklama yerine adli kontrol istenebilir mi?

Evet; 100. maddedeki tutuklama nedenleri bulunsa bile şüpheli tutuklanmak yerine adli kontrol altına alınabilir (CMK 109/1). Hâkim tutuklamaya karar veriyorsa adli kontrolün neden yetersiz kalacağını somut olarak açıklamak zorundadır. Yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü ve konutu terk etmeme gibi tedbirleri adli kontrol nedir yazısında anlattım.

Tutukluluk en fazla ne kadar sürer, ne sıklıkla incelenir?

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok 1 yıl, zorunlu hâllerde 6 ay uzatmayla 1 yıl 6 aydır (CMK 102/1). Ağır ceza işlerinde süre 2 yıldır ve uzatmalar toplam 3 yılı, devlet güvenliği ve terör suçlarında 5 yılı geçemez (CMK 102/2). Soruşturma evresinde tutukluluk asliye işlerinde 6 ayı, ağır ceza işlerinde 1 yılı geçemez (CMK 102/4). Soruşturmada tutukluluk en geç 30 günde bir yeniden incelenir (CMK 108/1). Suç türüne göre hesabı tutukluluk süresi en fazla ne kadar yazısında topladım.

Tutuklu kişi ne zaman tahliye talep edebilir?

Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir (CMK 104/1). Talebin işe yaraması için dosyada bir değişiklik göstermek gerekir: delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, suç vasfının değişmesi, tutuklulukta geçen sürenin uzaması. Dilekçenin nasıl kurulacağını tahliye talebi nasıl yapılır yazısında anlattım.

Çocuk tutuklanabilir mi?

Tutuklama çocuklarda da mümkündür, ama sınırları daha dardır: 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı 5 yılı aşmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Tutukluluk süreleri de çocuklarda kısalır. Ayrıntıyı çocuk tutuklanabilir mi yazısında verdim.

Haksız tutuklama tazminatı ve mahsup

Kanunda belirtilen koşullar dışında tutuklanan, tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen ya da tutuklulukta geçen süresi hükümlülük süresinden fazla olan kişi maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK 141/1-a, e, f). Mahkûmiyet hâlinde ise tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür; bu konuyu tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür mü yazısında anlattım. Tazminat davasının adımları haksız tutuklama tazminatı yazısındadır.

İlgili maddeler

CMK 100, tutuklamayı düzenleyen maddelerin merkezidir; kararın usulü, süresi ve sonuçları aşağıdaki maddelerdedir.

  • CMK 101: Tutuklama kararını kimin vereceğini, kararın somut olgularla gerekçelendirilmesini ve itiraz yolunu düzenler.
  • CMK 102: Soruşturma ve kovuşturma evresinde azami tutukluluk sürelerini belirler.
  • CMK 104: Şüpheli ve sanığın her aşamada salıverilmesini isteyebileceğini düzenler.
  • CMK 108: Soruşturmada tutukluluğun en geç 30 günde bir incelenmesini öngörür.
  • CMK 109: Tutuklama yerine ve tutuklama yasağı olan hâllerde adli kontrolü düzenler.
  • CMK 141: Haksız yakalama ve tutuklama nedeniyle Devletten tazminat isteme hakkını düzenler.
  • CMK 268 ve 271: İtiraz süresini, itirazı inceleyen merciyi ve merci kararının kesinliğini düzenler.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 24.02.2022 tarihli, 2017/544 E., 2022/123 K.

Terör örgütü üyeliği suçundan yaklaşık 16 ay tutuklu kalan ve bu sürede hâkim huzuruna çıkarılmayan davacı, makul sürede yargılanmadığı için tazminat istemişti; mahkeme ceza davası kesinleşmediği gerekçesiyle davayı reddetmişti. Ceza Genel Kurulu, gerekçesinde tutuklamanın şartlarını sayarak hâkimin tutuklama nedenleri bulunsa dahi tutuklamak zorunda olmadığını ve koşullar değişince tutuklamanın derhal kaldırılması gerektiğini belirtti; CMK 141/1-d’ye dayanan tazminat için ceza hükmünün kesinleşmesinin gerekmediğine oy çokluğuyla karar vererek ret hükmünü bozdu.

… Tutuklama kararı verilebilmesi için öncelikle, 6526 sayılı Kanun ile CMK’da yapılan değişiklik öncesi kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların, anılan Kanun’la yapılan değişiklik sonrası ise kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması gereklidir. Ayrıca bir tutuklama nedeni olmalı, ölçülülük ilkesine uyulmalı, tutuklama yasağı bulunmamalı, sanığa güvence belgesi verilmemiş olmalı, muhakeme şartı gerçekleşmeli, muhakeme ehliyeti bulunmalıdır. Hâkim veya mahkeme, kanunda yazılı tutuklama nedenleri bulunsa dahi tutuklama kararı vermek zorunda değildir. …

↑ Metne dön

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 06.05.2026 tarihli, 2025/1927 E., 2026/3654 K.

Sanık, eski nişanlısını bıçakla sekiz yerinden yaraladığı olayda nitelikli kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûm edilmişti. Yargıtay, yaraların niteliğine ve sanığın eylemine kendiliğinden son vermesine bakarak kastın yaralamaya yönelik olduğunu, kasten yaralamadan hüküm kurulması gerektiğini belirtip kararı bozdu; kabule göre de mağdurun 18 yaşından küçük olduğu için 82/1-e bendinin uygulanmamasını ayrı bozma sebebi saydı. Bozma sebebiyle sanığın tutuklulukta geçirdiği süreyi dikkate alarak tahliyesine de karar verdi; bu, ölçülülüğün beklenen cezaya göre yeniden tartıldığı bir örnektir.

… sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 86/1 maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yerine yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurularak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. …

… Bozma sebebi ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal TAHLİYESİNE …

↑ Metne dön

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 07.11.2023 tarihli, 2023/8385 E., 2023/8901 K.

Silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilen sanıklar hakkındaki hüküm; sanıklardan birinin etkin pişmanlık beyanının değerlendirilmesi, ByLock kullanıcısının kim olduğunun araştırılması ve karar başlığındaki suç tarihlerinin düzeltilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozuldu. Yargıtay, bozmaya rağmen sanıklardan birinin tahliye talebini reddetti; gerekçede hükmolunan ceza miktarını, delil durumunu, sanığın eylemli olarak yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanmış olmasını ve adli kontrolün yetersiz kalacağını gösterdi. Kaçma şüphesinin somut bir olguya dayandırılmasına örnektir.

… hakkında hükmolunan ceza miktarı, bozma nedeni, suçun niteliği, mevcut delil durumu, eylemli olarak yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanmış olması ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kaldığı dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE …

↑ Metne dön

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.11.2010 tarihli, 2010/556 E., 2010/602 K.

Tutukluluğa itirazı, suçun katalog suçlardan olduğu ve tutuklama nedenlerinde değişiklik bulunmadığı gibi kalıp gerekçelerle reddeden hâkimler hakkında hukuki sorumluluk davası açılmıştı. Hukuk Genel Kurulu, katalog suçta tutuklamanın zorunlu değil ihtiyari olduğunu, kuvvetli şüpheyi gösteren olguların soyut değil somut biçimde açıklanması gerektiğini belirtti; tazminat koşullarının bulunduğuna ilişkin hükmü değişik gerekçeyle onadı, tazminat miktarı yönünden ise bozdu.

… Şüpheli ya da sanığın üzerine atılı suçun katalog suçlardan olması tutuklama nedenlerinin varlığının kabul edilebilmesine olanak sağlasa bile; bunun yanında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren sebeplerin de açıklıkla ortaya konulması gerekir. Katalog suçlarda da tutuklama zorunlu değil ihtiyaridir. Zira, Kanun koyucu CMK’nun 100/3 maddesinde sayılan suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, “tutuklama nedeni var sayılabilir” ibaresini kullanmış; “var sayılır” şeklinde bağlayıcı bir ifade kullanmamıştır. …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 03.06.2014 tarihli, 2014/2232 E., 2014/13556 K.

Davacı, kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından tutuklanmış, yargılama sonunda öldürmeden beraat etmiş, yaralama eylemleri hakkında ise düşme ve HAGB kararı verilmişti. Yargıtay, beraatle sonuçlanan suç yönünden tutuklamanın haksız hâle geldiğini ve davacının o tarihteki 100/4 uyarınca tutuklama yasağı bulunan yaralama suçlarından tutuklandığını belirterek tazminat talebinin reddini bozdu. Karar, vücut dokunulmazlığı istisnasının 2016’da getirilmesinden önceki metne göre verilmiştir.

… beraatle sonuçlanmış suça ilişkin olarak yapılmış olan tutuklamanın haksız hale geldiğinin ve CMK’nın 100/4. maddesi uyarınca tutuklama yasağı bulunan kasten yaralama suçlarından tutuklandığının anlaşılması nedeniyle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 141/1-a ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiği gözetilip, uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararla ilgili makul bir tazminata hükmedilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

CMK 100’e göre tutuklama şartları nelerdir?

Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve kaçma, saklanma ya da delil karartma gibi bir tutuklama nedeni birlikte bulunmalıdır. Tutuklama ayrıca işin önemi ve beklenen cezayla ölçülü olmalıdır.

Katalog suçta tutuklama zorunlu mu?

Hayır, kanun “var sayılabilir” der; katalog suçta tutuklama nedeni varsayılabilir ama hâkim tutuklamak zorunda değildir. Somut delile dayanan kuvvetli şüphe ve ölçülülük yine aranır.

Hangi suçlarda tutuklama yapılamaz?

Yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlarda tutuklama yasaktır (CMK 100/4). Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın dışındadır.

Sabit ikametgâhı olan kişi tutuklanabilir mi?

Tutuklanabilir; sabit adres kaçma şüphesini zayıflatır ama delil karartma şüphesi veya katalog suç varsa tek başına engel değildir. İtirazda adres, iş ve aile bağları somut olarak gösterilmelidir.

Tutuklama kararına itiraz süresi kaç gün?

İtiraz süresi kararı öğrenmeden itibaren iki haftadır (CMK 268/1). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazı asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.

Tutuklandıktan sonra beraat edersem tazminat alır mıyım?

Evet, kanuna uygun tutuklandıktan sonra beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişi maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK 141/1-e).

CMK maddelerinin tamamı

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu madde açıklamasını hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.