Cinsel Suçlarda Şikayet Süresi: 6 Ay Ne Zaman Başlar?

Cinsel suçlarda şikayet süresi kaç ay, ne zaman işlemeye başlar, hangi suçlarda hiç aranmaz? Süre kaçarsa ve vazgeçilirse dosya ne olur, anlatıyorum.

Cinsel suçlarda şikayet süresi, dosyanızın kaderini tek başına belirleyebilecek kadar kritik bir konudur. Bazı cinsel suçlarda savcılık ancak siz şikayetçi olursanız harekete geçer; siz sessiz kalırsanız dosya hiç açılmaz. Bazılarındaysa şikayetiniz olsun olmasın savcı kendiliğinden soruşturma başlatır. Hangi grupta olduğunuzu bilmeden atacağınız her adım zaman kaybı olur. Aşağıda hangi suçta süre işlediğini, sürenin hangi günden başladığını ve süreyi kaçırdıysanız elinizde ne kaldığını anlatıyorum.

Dosyanızdaki Suç Şikayete Bağlı mı, Savcı Kendiliğinden mi Yürüyor

İlk yapmanız gereken, yaşadığınız olayın kanunda hangi maddeye karşılık geldiğini kabaca yerine oturtmak. Çünkü şikayet süresi tartışması yalnızca şikayete bağlı suçlarda anlam taşır. Diğerlerinde altı ayı geçirmeniz hiçbir hak kaybına yol açmaz.

Şikayete bağlı olanlar sınırlıdır. Cinsel taciz, yani fiziksel temas içermeyen cinsel amaçlı rahatsız etme davranışları TCK 105/1’e göre mağdurun şikayetiyle soruşturulur. Vücut dokunulmazlığını ihlal eden cinsel saldırının temel hali ve sarkıntılık düzeyinde kalan hali de TCK 102/1 gereği şikayete bağlıdır. Nitelikli cinsel saldırıda ise kural tersidir; sadece fiil eşe karşı işlenmişse şikayet aranır.

TCK 102/1: (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Şikayet aranmayan grup çok daha geniştir. Çocukların cinsel istismarında (failin de çocuk olduğu sarkıntılık hâli hariç) ve evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda savcılık ihbarı öğrendiği anda re’sen (kendiliğinden) soruşturma açar. Burada mağdurun ya da ailesinin “şikayetçi değilim” demesi soruşturmayı durdurmaz. Sadece delil değerlendirmesini etkiler, o kadar.

Dikkat: Cinsel taciz suçunun nitelikli halleri, örneğin iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylıkla ya da elektronik haberleşme araçlarıyla işlenmesi, TCK 105/2’de düzenlenmiştir ve bu hallerde de şikayet aranır. Cezanın artması suçu şikayete bağlı olmaktan çıkarmaz. Bu ayrıntı, mesaj yoluyla taciz edilen çok kişinin süreyi kaçırmasına sebep oluyor.

Altı Aylık Süre Hangi Günden İtibaren Sayılıyor

Kanun altı aylık süreyi olay tarihine değil, öğrenme tarihine bağlamıştır. Yani takvimde olayın yaşandığı günü işaretleyip oradan altı ay saymak her zaman doğru sonucu vermez. Sürenin başlaması için iki şeyin birlikte gerçekleşmesi gerekir: fiilin ne olduğunu bilmeniz ve failin kim olduğunu öğrenmiş olmanız.

TCK 73/2: (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Uygulamada bu iki koşul çoğu dosyada aynı gün gerçekleşir. Tanıdığınız biri sizi taciz ettiyse, hem fiili hem faili olay anında bilirsiniz ve süre o gün başlar. Ama kimliği belirsiz bir numaradan gelen mesajlarla taciz edildiyseniz durum değişir. Numaranın sahibinin kim olduğunu öğrendiğiniz gün, altı aylık sürenin ilk günüdür.

Süreyi hesaplarken şunu unutmayın: altı ay, ay olarak hesaplanır. Olayı 10 Mart’ta öğrendiyseniz sürenin son günü 10 Eylül’dür. Son gün resmi tatile denk gelirse takip eden ilk iş gününe uzar. Bu kadar dar bir marja güvenmek yerine dilekçeyi haftalar öncesinden vermenizi öneririm.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Fail Kim Olduğu Sonradan Anlaşılırsa Süre Yeniden İşler mi

Sık karşılaştığım bir soru bu. Cevap net: failin kimliğini sonradan öğrendiyseniz altı aylık süre öğrenme gününden başlar, olaydan değil. Kanun sürenin başlangıcını failin bilinmesine bağladığı için, bilinmediği dönemde süre hiç işlemeye başlamamış sayılır.

Ancak bunun bir üst sınırı vardır. Öğrenme ne kadar geç olursa olsun, dava zamanaşımı süresi dolmuşsa artık soruşturma yapılamaz. Yani altı aylık şikayet süresi zamanaşımının içinde yaşar; onu aşamaz. Bu iki süreyi birlikte düşünmek gerekir.

Pratikte sorun, öğrenme tarihini ispatlamakta çıkıyor. Savcılık ya da mahkeme “siz aslında bunu çok daha önce öğrenmiştiniz” diyebilir. Bu yüzden failin kimliğini nasıl ve ne zaman öğrendiğinizi gösteren her şeyi saklayın. Mesaj kayıtları, tanık beyanları, bir kuruma yaptığınız başvurunun tarihi, hepsi işinize yarar.

Birden Fazla Mağdur Varsa

Aynı olayda şikayet hakkı olan birkaç kişi varsa, birinin süreyi kaçırması diğerlerini bağlamaz. TCK 73/3 bunu açıkça düzenler. Kardeşiniz süresini geçirdi diye sizin hakkınız düşmez.

Mağdur Çocuksa Süre Nasıl Hesaplanıyor

Mağdurun çocuk olduğu cinsel suçların büyük bölümü zaten şikayete bağlı değildir. On beş yaşını bitirmemiş bir çocuğa yönelik cinsel davranışlar cinsel istismar kapsamına girer ve savcı kendiliğinden soruşturur. Burada altı aylık süre hiç tartışılmaz; ailenin şikayetten vazgeçmesi de dosyayı kapatmaz.

Şikayete bağlı istisnalar şunlardır: TCK 104/1’deki reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğa karşı işlenen cinsel taciz (TCK 105/1) ve failin de çocuk olduğu sarkıntılık düzeyindeki istismar (TCK 103/1).

TCK 104/1: (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ama aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında şikayet aranmaz. Fail ile mağdur arasında evlenme yasağı varsa ya da fail koruyucu aile veya evlat edinme öncesi bakımı üstlenen kişiyse, savcılık şikayet beklemeden harekete geçer ve ceza da çok daha ağırdır.

Zamanaşımı yönünden çocuk mağdurlar için ayrı bir koruma vardır. TCK 66/6’ya göre çocuklara karşı üstsoy tarafından ya da çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. Yıllar önce yaşanmış olaylar için bu kural hayati önemdedir.

Şikayet Süresi Geçmişse Dosya Kapanır, Ama Zamanaşımı Ayrı Bir Duvardır

Şikayete bağlı bir suçta altı ayı geçirdiyseniz savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Halk arasında “takipsizlik” denen karar budur. Dosya esasa hiç girilmeden kapanır.

TCK 73/1: (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Zamanaşımı ise bambaşka bir şeydir. Şikayete bağlı olmayan suçlarda süre sınırı yalnızca dava zamanaşımıdır. TCK 66/1’e göre bu süre suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir; ağır cinsel suçlarda on beş ya da yirmi yıla kadar çıkar. Yani on yıl önce yaşanmış bir cinsel istismar olayında dava açılması pekâlâ mümkündür.

Ayrıca zamanaşımı kesilebilir. Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi gibi hallerde TCK 67/2 uyarınca zamanaşımı kesilir ve süre baştan işlemeye başlar. TCK 67/4’e göre bu uzama kanunda öngörülen sürenin en fazla yarısı kadar olabilir. Eski tarihli olaylarda “nasılsa zamanaşımı dolmuştur” diye vazgeçmeden önce hesabı bir avukata yaptırın.

Şikayetinizi Geri Alırsanız Dava Biter mi, Yeniden Şikayet Edebilir misiniz

Şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçmek davayı düşürür. Bu kural TCK 73/4’te yazılıdır. Fakat vazgeçme geri alınamaz; bir kez vazgeçtiyseniz aynı olay için yeniden şikayetçi olamazsınız. Baskı altında verilen vazgeçme beyanlarının sonradan telafisi neredeyse imkânsızdır.

Dikkat: Vazgeçmenin sonuç doğurması için sanığın bunu kabul etmesi de gerekir. TCK 73/6’ya göre kanunda aksi yazılı değilse vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Sanık beraat isteyip yargılamanın devamını talep edebilir.

Birden fazla sanık varsa dikkatli olun. Bir sanık hakkındaki vazgeçmeniz, olaya iştirak eden diğerlerini de kapsar. Sadece birini affetmek, ötekileri yargılatmaya devam etmek mümkün değildir. Ayrıca vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıkça söylerseniz, sonradan hukuk mahkemesinde tazminat davası açma imkânınızı kaybedersiniz.

Şikayete bağlı olmayan suçlarda ise vazgeçme davayı düşürmez. Cinsel istismar dosyasında, failin de çocuk olduğu sarkıntılık hâli dışında, mağdurun ya da velisinin şikayetten vazgeçmesi yargılamayı sona erdirmez. Beyan sadece bir delil olarak değerlendirilir.

Süre Dolmadan Yapmanız ve Kesinlikle Yapmamanız Gerekenler

En önemli tavsiyem şu: süreyi hesaplamakla uğraşmayın, dilekçeyi verin. Şikayet dilekçesi vermenin size bir maliyeti yok, ama süreyi kaçırmanın bedeli dosyanın kapanmasıdır. Tereddüt ettiğiniz her gün aleyhinize işliyor.

  • Şikayetinizi yazılı olarak verin ve mutlaka tarihli havale alın. Sözlü beyan da geçerlidir ama ispatı zordur.
  • Mesajları, e-postaları, çağrı kayıtlarını silmeyin. Ekran görüntüsü almak yetmez; cihazın kendisini saklayın.
  • Olaydan hemen sonra konuştuğunuz kişilerin isimlerini not edin. Tanık beyanı bu dosyalarda belirleyici olabiliyor.
  • Fiziksel temas varsa gecikmeden adli muayene talep edin. Rapor için savcılıktan sevk yazısı alınır.
  • İş yerinde yaşanan olaylarda insan kaynaklarına yaptığınız başvurunun tarihli kaydını isteyin.

Yapmamanız gerekenler de en az bunlar kadar önemli. Failin özür dilemesine ya da “aramızda halledelim” teklifine güvenip beklemeyin; altı ay hızlı geçiyor. Karşı tarafla mesajlaşarak olayı ispatlamaya çalışmak bazen aleyhinize yorumlanabiliyor, bunu bir avukata danışmadan yapmayın. Dilekçeye olayı abartarak ya da eksilterek yazmayın, ilk beyanla sonraki beyanınız arasındaki fark savunmanın en çok kullandığı silahtır.

Şikâyet etmeye karar verdiyseniz izleyeceğiniz yolu cinsel saldırıya uğradım ne yapmalıyım yazısında ayrıca anlattım.

Yaşanmış Olaydan

Bir müvekkilim büroma geldiğinde iş yerindeki bir yöneticisinin aylarca süren cinsel içerikli mesajlarından ve fiziksel yaklaşma girişimlerinden bahsetti. Olayları kimseye anlatamamış, işini kaybetmekten korkmuştu. Sonunda ailesine açılmış, ablası da onu bana yönlendirmişti. İlk sorusu şuydu: “Çok geç kaldım değil mi, altı ay geçti herhalde.” Ben de ona olay tarihini değil, en son ne zaman mesaj geldiğini sordum.

Telefonunu birlikte inceledik. Mesajlar aylar boyunca aralıklarla devam etmişti ve en son mesaj başvuru tarihinden yalnızca üç ay önce gelmişti. Yani en son eylem bakımından süre kesinlikle içindeydi. Ayrıca daha eski mesajlar da aynı kişiden geliyordu ve bunlar birbirinin devamı niteliğindeydi. Dilekçeyi aynı hafta savcılığa verdik; telefonu delil olarak teslim ettik ve inceleme talep ettik.

Savcılık şüphelinin ifadesini aldı, telefon kayıtları üzerinde inceleme yaptırdı. Şüpheli mesajları kendisinin yazmadığını savundu ama teknik inceleme aksini gösterdi. Dosya iddianameyle mahkemeye gitti ve müvekkilim yargılama boyunca katılan sıfatıyla yer aldı. Buradan çıkardığım ders şu: müvekkil “süre geçti” diye kendi kendine karar verip başvurmasaydı, dosya hiç açılmayacaktı.

Sık Sorulan Sorular

Cinsel suçlarda şikayet süresi kaç aydır ve hangi günden başlar?

Şikayete bağlı cinsel suçlarda süre altı aydır. Bu süre olay tarihinden değil, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden itibaren işlemeye başlar.

Şikayet süresi geçtikten sonra savcılığa başvurursam ne olur?

Suç şikayete bağlıysa savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir ve dosya esasa girilmeden kapanır. Ancak suç şikayete bağlı değilse geç başvurunuz soruşturmayı engellemez.

Cinsel istismar ve nitelikli cinsel saldırıda şikayet süresi aranır mı?

Kural olarak hayır, savcılık şikayet beklemeden kendiliğinden soruşturma yürütür. İstisnalar: nitelikli cinsel saldırının eşe karşı işlenmesi (TCK 102/2) ve sarkıntılık düzeyindeki istismarın failinin de çocuk olması (TCK 103/1); bu hallerde şikayet aranır.

Şikayetimden vazgeçersem dava düşer mi, sonradan tekrar şikayetçi olabilir miyim?

Şikayete bağlı suçlarda vazgeçme davayı düşürür ve bu vazgeçmeyi geri alamazsınız. Aynı olay için yeniden şikayetçi olma imkânınız kalmaz.

Şikayet dilekçesini karakola mı, savcılığa mı vermem gerekir?

İkisi de geçerlidir; kolluğa verilen dilekçe savcılığa iletilir. Doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına vermenizi tercih ederim, çünkü havale tarihi ve delil teslimi orada daha net kayda geçer.

Olay çok eski tarihliyse zamanaşımı nedeniyle hiç dava açılamaz mı?

Ağır cinsel suçlarda zamanaşımı on beş yıla, hatta yirmi yıla kadar çıkabilir. Mağdur çocuksa ve fail üstsoy ya da nüfuz sahibi bir kişiyse süre çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden başlar, bu yüzden eski olaylarda da dava açılabiliyor.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.