Şikayetten Vazgeçme Nasıl Yapılır? Dilekçe ve Sonuçları

Şikayetten vazgeçme nasıl yapılır, dilekçe nereye verilir, dosya kapanır mı, vazgeçmeden sonra tekrar şikayet edilebilir mi? Pratik anlatım.

Şikayetten vazgeçme nasıl yapılır sorusunun cevabı aslında sandığınızdan basit: savcılığa ya da mahkemeye hitaben yazılmış birkaç satırlık bir dilekçe yeterli. Ama işin zor tarafı dilekçeyi yazmak değil, vazgeçmenin sonucunu doğru okumak. Bazı dosyalarda vazgeçme davayı bitirir, bazılarında hiçbir şeyi değiştirmez. Kimi zaman da sanık “ben vazgeçmeyi kabul etmiyorum, beraat istiyorum” der ve dava kaldığı yerden devam eder. Bu yazıda hangi durumda ne olacağını, dilekçeyi nereye vereceğinizi ve geri dönüşü olmayan noktayı tek tek anlatıyorum.

Dosyanızdaki Suç Şikayete Bağlı mı, Önce Bunu Öğrenin

Her suçta vazgeçme işe yaramaz. Türk ceza sisteminde suçların büyük çoğunluğu resen takip edilir; yani siz istemeseniz de devlet kendiliğinden peşine düşer. Sadece kanunun ayrıca “soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır” dediği suçlarda vazgeçmenizin dosyayı bitirme gücü vardır.

Uygulamada en sık karşılaştığım şikayete bağlı suçlar şunlar: basit yaralama (kasten yaralamanın en hafif hali), hakaret, malvarlığına yönelik veya sair kötülük tehdidi, konut dokunulmazlığının ihlali, güveni kötüye kullanma, kişilerin huzur ve sükununu bozma, mala zarar verme. Buna karşılık uyuşturucu, silahla yaralama, nitelikli dolandırıcılık, nitelikli cinsel saldırı gibi suçlarda vazgeçseniz de dosya yürür.

Dosyanızda hangi suçun soruşturulduğunu öğrenmek için e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portal’a bakabilirsiniz; ama soruşturma dosyaları orada her zaman görünmez, kesin bilgiyi avukatınız dosyayı inceleyerek verir. Orada “suç” satırında ne yazdığını görürsünüz. Emin olamıyorsanız savcılık kalemine ya da mahkeme yazı işlerine sorabilirsiniz; söyler.

Dikkat: Aynı olayın içinde birden çok suç olabilir. Örneğin kavgada hem yaralama hem hakaret varsa, yaralamadan vazgeçmeniz hakaret dosyasını etkilemez. Her suç için ayrı ayrı vazgeçmeniz gerekir.

Vazgeçme Dilekçesini Nereye, Nasıl Verirsiniz

Şikayeti nereye yapabiliyorsanız, vazgeçmeyi de oraya bildirebilirsiniz. CMK 158/1 şikayetin savcılığa veya kolluğa yapılabileceğini söyler; aynı mantık vazgeçme için de geçerlidir.

CMK 158/1: (1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.

Dikkat: Sitemizde bulunan tüm kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.

Dosya henüz savcılıktaysa dilekçenizi Cumhuriyet Başsavcılığı evrak bürosuna verirsiniz. Dava açılmışsa artık muhatabınız mahkemedir; dilekçe mahkeme kalemine sunulur. Duruşma günü gelmişse ayrı dilekçe yazmanıza bile gerek yok, hakime “şikayetimden vazgeçiyorum” demeniz ve bunun tutanağa geçmesi yeterli.

Dilekçede olması gerekenler kısa: dosya numarası, şikayet ettiğiniz kişinin adı, olayın hangi tarihte geçtiği, kimliğiniz, iletişim bilginiz ve açık bir cümle. O cümle şu olmalı: “Yukarıda numarası yazılı dosyada şüpheli hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum.” Tereddütlü ifade kullanmayın. “Şikayetçi değilim ama cezalandırılsın” gibi kendi içinde çelişen beyanlar dosyada tartışma yaratır.

Dilekçeyi ıslak imzayla verin ve mutlaka bir suretine kayıt tarihini işletip alın. Şehir dışındaysanız bulunduğunuz yerdeki nöbetçi savcılık aracılığıyla da gönderebilirsiniz; savcılık evrakı yetkili yere ulaştırır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Soruşturma Aşamasında Vazgeçerseniz Savcı Ne Yapar

Dosya savcılıkta, henüz iddianame düzenlenmemişse vazgeçmenizin etkisi çok hızlı görülür. Suç şikayete bağlıysa savcı artık kamu davası açamaz, çünkü kovuşturma şartı ortadan kalkmıştır. Sonuç, kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır. Halk arasında buna “takipsizlik” denir.

CMK 172/1: (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

Bu karar şüpheliye ve size tebliğ edilir. Karara itiraz süresi vardır ama vazgeçen taraf zaten kendi iradesiyle bu sonucu istediği için itiraz etmesi anlamsızdır. Şüpheli açısından ise dosya kapanmıştır; adli sicile hiçbir şey işlenmez.

Takipsizlik kararından sonra aynı fiil için yeniden dava açılması kural olarak mümkün değildir. CMK 172/2 buna yeni delil ve sulh ceza hakimliği kararı şartını getirir. Yani “pişman oldum” demeniz dosyayı yeniden açtırmaz.

Dava Açıldıktan Sonra Vazgeçme: Sanık Kabul Etmezse Ne Olur

İddianame kabul edilip dava açıldıktan sonra da vazgeçebilirsiniz. Şikayete bağlı suçlarda vazgeçmeniz davayı düşürür.

TCK 73/4: (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

Ama burada çoğu kişinin bilmediği bir engel var. Sanık, vazgeçmeyi kabul etmek zorunda değil. Kendisini tamamen temiz çıkarmak isteyen, “ben zaten suçsuzum, düşme değil beraat istiyorum” diyen sanık vazgeçmeyi reddedebilir. Bu durumda dava düşmez, yargılama sonuna kadar devam eder.

TCK 73/6: (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.

Neden böyle? Çünkü düşme kararı sanığın suçsuz olduğunu göstermez, sadece davayı sona erdirir. Beraat ise “bu adam bunu yapmamış” demektir. Memuriyet, güvenlik soruşturması ya da itibar kaygısı olan sanıklar çoğu zaman beraatı tercih eder. Duruşmada hakim sanığa “vazgeçmeyi kabul ediyor musunuz?” diye açıkça sorar ve cevabı tutanağa yazar.

Bir de şu ihtimal var: Savcı resen takip edilen bir suçtan iddianame düzenlemiş, mahkeme yargılama sırasında suçun aslında şikayete bağlı olduğunu fark etmiştir. Bu halde mağdurun açıkça vazgeçmesi gerekir; susmak yetmez, yargılama devam eder.

CMK 158/7: (7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.

Vazgeçtikten Sonra Fikir Değiştirirseniz Geri Dönüş Var mı

Kısa cevap: yok. Şikayetten vazgeçme, hukukta geri alınamayan bir irade beyanıdır. Dilekçenizi verdiğiniz ya da duruşmada beyanınız tutanağa geçtiği an sonuç doğar. Ertesi gün gelip “baskı altında yazdım, geri alıyorum” demeniz kural olarak kabul görmez.

Bu katılığın sebebi mantıklı. Aksi olsaydı taraflar dosyayı pazarlık malzemesine çevirir, sanık her defasında yeniden şikayet tehdidiyle karşılaşırdı. Bu yüzden Yargıtay’ın yerleşik uygulaması vazgeçmenin geri alınamayacağı yönündedir.

İstisna dar bir alanda: Beyanınızın hile, cebir ya da tehdit altında alındığını somut delille ispatlayabilirseniz durum değişebilir. Ancak bunu iddia etmek kolay, kanıtlamak zordur. Pratikte tanık, mesaj kaydı veya ses kaydı gibi elle tutulur bir şey olmadan sonuç alınmaz.

Dikkat: Karşı taraf “sen vazgeç, ben de parayı ödeyeceğim” diyorsa, önce parayı alın sonra dilekçeyi verin. Sırayı ters çevirenlerin çoğu bir daha o parayı göremiyor. Bu tuzağı meslek hayatım boyunca defalarca gördüm.

Şikayete Bağlı Olmayan Suçlarda Vazgeçmeniz Neye Yarar

Suç resen takip ediliyorsa vazgeçmeniz davayı bitirmez. Yine de tamamen boşa gitmez. Mahkeme, mağdurun şikayetçi olmamasını sanık lehine bir unsur olarak dosyaya yazar ve bu takdiri indirimde etkili olur.

Örneğin silahla yaralama, nitelikli hırsızlık ya da kamu görevlisine karşı işlenen suçlarda vazgeçseniz de yargılama sürer. Ancak hakim cezayı belirlerken “mağdur şikayetçi değil, taraflar barışmış” tespitini yaptığında alt sınırdan ceza verme eğilimi artar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (ceza verilip belirli bir denetim süresi boyunca askıya alınması) kararı verilmesi de kolaylaşır, çünkü zararın giderilmiş olması bu kurumun şartlarından biridir.

Bu yüzden şikayete bağlı olmayan bir dosyada bile “nasılsa işe yaramaz” deyip beyanınızı esirgemeyin. Sanık tarafındaysanız, mağdurun bu beyanını dosyaya girdirmek somut fayda sağlar.

Sanık Birden Fazlaysa ve Aynı Dosyada Karşılıklı Şikayet Varsa

Olayı birden çok kişi birlikte işlemişse, içlerinden yalnızca birine yönelik vazgeçmeniz diğerlerini de kapsar. Bu, seçim yapma imkanınızı ortadan kaldıran bir kuraldır. “Ahmet’i affediyorum ama Mehmet devam etsin” diyemezsiniz.

TCK 73/5: (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.

Tersi durumda da benzer bir mantık işler. Şikayet hakkı birden fazla kişiye aitse, birinin süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını düşürmez. Örneğin aynı olayda iki kardeş yaralanmışsa, birinin altı aylık süreyi geçirmesi ötekini bağlamaz.

Karşılıklı şikayet dosyaları

Kavga dosyalarının klasiği budur: iki taraf da birbirinden şikayetçi, iki ayrı soruşturma açılmış, çoğu zaman birleştirilmiş. Burada tek taraflı vazgeçme tehlikelidir. Siz vazgeçersiniz, karşı taraf vazgeçmez; sonuçta o kurtulur, siz sanık olarak yargılanmaya devam edersiniz.

Bu tür dosyalarda tarafların aynı duruşmada, aynı anda karşılıklı vazgeçmesi gerekir. İkisinin de vazgeçmeyi kabul ettiğini tutanağa geçirtin. Tek taraflı dilekçe göndermek, elinizdeki tek kozu karşılıksız harcamak demektir.

Vazgeçmeden Önce Masaya Yatırmanız Gereken Tazminat ve Uzlaşma Meselesi

Ceza davası ile tazminat davası ayrı şeylerdir. Şikayetten vazgeçmeniz, kural olarak hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat isteme hakkınızı bitirmez. Ama bir şartla: vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi ayrıca söylememiş olmanız gerekir.

TCK 73/7: (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.

Bu yüzden dilekçenizde “şahsi haklarım saklı kalmak kaydıyla şikayetimden vazgeçiyorum” ifadesini kullanın. Bu tek cümle, ileride tazminat davası açma imkanınızı korur. Tam tersini isteyen sanık tarafındaysanız, ödediğiniz bedelin karşılığında şahsi haklardan da feragat ifadesinin tutanağa geçmesini isteyin.

Bir diğer yol uzlaştırmadır. Şikayete bağlı suçların büyük kısmı uzlaştırma kapsamındadır ve dosya savcılıktan uzlaştırma bürosuna gider; hakaret, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve ısrarlı takip ise şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma dışıdır (CMK 253/3). Uzlaştırmacı tarafları arar, şartları konuşur, anlaşma sağlanırsa belge düzenlenir. Uzlaşmanın vazgeçmeye göre üstünlüğü şudur: ödeme yükümlülüğü belgeye bağlanır, karşı taraf ödemezse belge ilam gibi icraya konabilir.

Yani karşı taraftan alacağınız bir şey varsa, doğrudan vazgeçmek yerine uzlaştırma sürecini kullanmayı düşünün. Elinizde icra edilebilir bir belge kalır.

Yaşanmış Olaydan

Birkaç yıl önce apartman otoparkı yüzünden komşusuyla itişen bir müvekkil geldi. Karşılıklı yumruklar atılmış, ikisi de hastaneye gidip darp raporu almış, ikisi de karakolda şikayetçi olmuştu. Basit yaralamadan iki ayrı soruşturma açıldı, savcılık dosyaları birleştirdi ve tek bir davada iki taraf da hem şikayetçi hem sanık sıfatıyla mahkemeye çıktı. Dosya bana geldiğinde ilk yaptığım şey uzlaştırma aşamasında ne olduğuna bakmak oldu; taraflar o dönemde öfkeliydi, uzlaşma sağlanamamıştı.

Aradan geçen aylarda komşular barıştı. Müvekkilim beni arayıp “artık şikayetçi değilim, dilekçe vereyim mi” diye sordu. Ona karşı tarafın avukatıyla konuşmadan hiçbir şey yapmamasını söyledim. Konuştum; öbür avukat “müvekkilim beraat istiyor, düşme kararını kabul etmez” dedi. Sebebi de şuydu: karşı taraf özel güvenlik görevlisiydi ve kimliğini yenilerken dosyada düşme kararı görünmesini istemiyordu. Bunu müvekkilime aktardım ve tek taraflı vazgeçmenin ona zarar vereceğini anlattım.

Duruşmada müvekkilim şikayetinden vazgeçtiğini beyan etti, ancak karşı taraf hem vazgeçmeyi kabul etmediğini hem de kendi şikayetini sürdürdüğünü söyledi. Karşı taraf vazgeçmeyi kabul etmediği için müvekkilimin mağdur olduğu kısım düşmedi, o yönden de yargılama sürdü (TCK 73/6); müvekkilimin sanık olduğu kısım ise karşı tarafın şikâyeti nedeniyle zaten devam ediyordu. Sonuçta müvekkilim hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi; karşı taraf ise beraat isteğiyle yargılamayı sonuna kadar sürdürmek zorunda kaldı. İki taraf da yarım kaldı. O dosyadan çıkardığım ders şu: karşılıklı şikayette vazgeçme, ancak eşzamanlı ve karşılıklı yapılırsa iş görür.

Sık Sorulan Sorular

Şikayetten vazgeçme dilekçesi için avukat tutmak zorunda mıyım?

Hayır, dilekçeyi kendiniz yazıp verebilirsiniz. Ancak karşılıklı şikayet varsa ya da tazminat bekliyorsanız, dilekçeyi vermeden önce bir avukata danışmanız çok daha güvenli olur.

Şikayetimden vazgeçtikten sonra aynı olay için tekrar şikayetçi olabilir miyim?

Kural olarak hayır; vazgeçme geri alınamaz ve aynı fiil için yeniden şikayet hakkınız doğmaz. Bu yüzden dilekçeyi vermeden önce iyi düşünün.

Duruşmaya gitmeden şikayetimden vazgeçebilir miyim?

Evet, mahkeme kalemine yazılı dilekçe sunmanız yeterlidir; duruşmaya katılma zorunluluğunuz yoktur. Şehir dışındaysanız bulunduğunuz yerdeki adliye aracılığıyla da gönderebilirsiniz.

Şikayetten vazgeçince sanığın adli siciline bir kayıt işlenir mi?

Hayır. Takipsizlik ya da düşme kararı mahkumiyet olmadığı için adli sicil kaydına işlenmez.

Şikayetten vazgeçmem tazminat davası açma hakkımı da ortadan kaldırır mı?

Şahsi haklarınızdan ayrıca vazgeçtiğinizi söylemediyseniz tazminat hakkınız durur. Dilekçenize “şahsi haklarım saklı kalmak kaydıyla” ifadesini eklemeniz bu konuda sizi korur.

Şikayetten vazgeçme için son tarih nedir, karar kesinleştikten sonra olur mu?

Hüküm kesinleşene kadar vazgeçebilirsiniz. Kesinleşmeden sonraki vazgeçme cezanın infazını durdurmaz, yani hükümlü cezasını çekmeye devam eder.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.