Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Nedir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir, şartları nelerdir, sicile işler mi, denetim süresinde suç işlerseniz ne olur? Avukat gözünden anlatım.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir sorusunun kısa cevabı şu: mahkeme sizi suçlu bulur, cezanızı da belirler, ama o hükmü açıklamaz ve bekletmeye alır. Kararın bir sonucu yoktur; hapse girmezsiniz, para cezası tahsil edilmez. Buna karşılık belli bir denetim süresi boyunca gözlem altındasınız. O süreyi temiz geçirirseniz dava düşer, dosya kapanır. Geçiremezseniz bekleyen hüküm açıklanır ve ceza yeniden karşınıza çıkar.

Mahkeme Bu Kararı Verdiğinde Elinizde Aslında Ne Var

Duruşma salonunda hâkim “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi” dediğinde, çoğu kişi beraat ettiğini düşünür. Bu doğru değil. Mahkeme sizi suçlu görmüştür, cezayı hesaplamıştır, kâğıda yazmıştır. Sadece o kâğıdı açıklamayıp kilitli çekmeceye koymuştur.

Kanunun ifadesiyle, bu karar hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eder. Yani ceza infaz edilmez, hak yoksunlukları uygulanmaz, memuriyetiniz düşmez. Tek istisna müsadere, yani suçta kullanılan eşyanın devlete geçmesidir; ona ilişkin hükümler yürürlüktedir.

CMK 231/5: (5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

Dikkat: Bu karar bir aklanma değildir. Beraat ile arasındaki fark hayatidir. Beraatta ortada bir hüküm kalmaz; HAGB’de ise hüküm hazır bekler ve şartları bozarsanız üzerinize düşer.

Avukat Yakup YIKILMAZ Hakkında Yorumlar

Hakimin Bu Karara Ulaşması İçin Aranan Şartlar

Şartlar iki gruba ayrılır. Birincisi cezanın miktarıyla ilgilidir: hükmolunan ceza kanundaki sınırı aşmayan hapis ya da adli para cezası olmalıdır. Buradaki ölçü, savcının istediği ceza değil, mahkemenin indirimler sonrası ulaştığı sonuç cezadır. Bu yüzden iyi hâl indirimi ya da haksız tahrik indirimi almak, sizi doğrudan bu kapıya taşıyabilir.

İkinci grup ise kişiyle ve zararla ilgilidir. Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmanız, hâkimde yeniden suç işlemeyeceğiniz kanaatinin oluşması ve mağdurun ya da kamunun zararının giderilmiş olması gerekir. Hâkim bu kanaati kalıp bir cümleyle de reddedemez; sabıkasız, lehine takdiri indirim uygulanmış ve duruşmada olumsuz bir tavrı olmayan sanık hakkında “yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılmadı” demekle yetinilmesini Yargıtay yeterli olmayan ve çelişkili bir gerekçe sayıyor.

CMK 231/6: (6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

  • a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
  • b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
  • c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.

Dikkat: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.

Mahkeme önce maddi zararın neden ibaret olduğunu somut olarak belirlemeli ve size bu zararı giderme imkânı tanımalıdır; Yargıtay bunu yapmadan “zarar giderilmedi” denilerek HAGB’nin reddedilmesini hukuka aykırı buluyor. Zararı hemen ödeyemiyorsanız kapı kapanmaz. CMK 231/9, zararın denetim süresi boyunca aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da bu kararın verilebileceğini söyler. Pratikte savunma yaparken bu ihtimali mahkemeye açıkça belirtmek, taksit talebini tutanağa geçirtmek çok işe yarar. Ayrıca CMK 231/14 uyarınca işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda bu madde hiç uygulanmaz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Sanığın Kabulü Hâlâ Şart mı?

Uzun yıllar boyunca bu karar sanığın kabulüne bağlıydı. Hâkim size “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ediyor musunuz” diye sorar, cevabınız tutanağa yazılırdı. 7499 sayılı Kanunla bu şart kaldırıldı. 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlarda mahkeme, sanığın onayını aramadan bu karara hükmedebilir; bu tarihten sonra bozma üzerine kurulan hükümde sanığın HAGB’yi istememesinin ret gerekçesi olamayacağını Yargıtay da kabul ediyor. Bu tarihten önce verilmiş kararlar bakımından ise kabul şartı aranmaya devam eder.

Bu değişiklik savunmayı bitirmez, yerini değiştirir. Eskiden “ben bu suçu işlemedim” diyen kişi kararı reddeder, kurulan mahkûmiyet hükmünü istinafa götürürdü. Şimdi bu kararın kendisi istinafa götürülür ve inceleme usul ve esas yönünden yapılır. Beraat edeceğine gerçekten inanan biri için yol, kararı kanun yoluna taşımaktır.

Bu yine de bir risk hesabıdır. Kanun yoluna gidip gitmemek delillerin gücüne bağlıdır ve duruşma salonunda saniyeler içinde verilecek bir karar değildir. Dosyayı bilen bir avukatla önceden konuşun.

Denetim Süresi Boyunca Sizden Beklenenler ve Yasak Olanlar

Karar usulüne uygun biçimde kesinleştiğinde kanunda öngörülen bir denetim süresi başlar; Yargıtay, tebligatı usulsüz olduğu için kesinleşmemiş bir karara dayanılarak hükmün açıklanmasını Kanuna aykırı buluyor. CMK 231/8 uyarınca bu süre beş yıldır ve karar metninde açıkça yazar. Bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle ikinci kez aynı karar verilemez; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu yasak bakımından ikinci suçun denetim süresinden önce işlenmiş olmasının da sonucu değiştirmediğini kabul ediyor. İlk yapmanız gereken, kararı elinize aldığınızda bu süreyi ve varsa yükümlülükleri not etmektir.

Mahkeme, denetim süresi boyunca size denetimli serbestlik tedbiri de yükleyebilir. Meslek sahibi değilseniz bir eğitim programına devam etmeniz, meslek sahibiyseniz gözetim altında çalışmanız ya da belli yerlere gitmemeniz istenebilir.

CMK 231/8-c: Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

Çoğu dosyada mahkeme hiçbir yükümlülük koymaz. Bu durumda tek göreviniz, süre boyunca kasten yeni bir suç işlememektir. Kulağa kolay geliyor ama en sık düşülen tuzak budur; çünkü insanlar bir süre sonra o kararı unutur. Denetim süresi içinde dava zamanaşımının durduğunu da aklınızda tutun.

Süre Sorunsuz Dolarsa Dosyanız Nasıl Kapanır

Denetim süresini kasten yeni bir suç işlemeden ve yükümlülüklere uyarak geçirirseniz iş kendiliğinden çözülür. CMK 231/10 uyarınca mahkeme, açıklanması geri bırakılan hükmü ortadan kaldırır ve davanın düşmesine karar verir. Yani cezayı silmez; hükmü baştan yok sayar.

Bu karar için ayrıca dilekçe vermenize gerek yoktur. Mahkeme süreyi kendi takip eder ve dosyayı resen ele alır. Yine de uygulamada gecikmeler olabiliyor; süre dolduğu hâlde aylarca hareket görmeyen dosyalarda mahkemeye kısa bir talep dilekçesi vermek işi hızlandırır.

Düşme kararından sonra o dosya sizin için biter. İleride yeni bir yargılamada bu dosya, sizi “sabıkalı” hâline getiren bir mahkûmiyet olarak kullanılamaz. Kaydın tutulduğu özel sistemde ise iz kalmaya devam eder. Denetim süresi bittikten sonra işlenen bir suçta bu eski kaydı “engel sabıka” sayıp HAGB’yi reddetmeyi Yargıtay yasal bulmuyor.

Denetim Süresinde Yeni Suç İşlerseniz Hüküm Açıklanır mı

Evet, açıklanır. Ama bunun iki önemli detayı var. Birincisi, suçun kasten işlenmiş olması gerekir; taksirli, yani dikkatsizlik sonucu işlenen bir suç bu sonucu doğurmaz. İkincisi, yeni suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması aranır. Kararın öncesinde işlenip sonradan yargılanan bir fiil bu kapsama girmez.

CMK 231/11: (11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.

Bu fıkranın çoğu kişinin gözünden kaçan bir yanı var. Mahkeme, yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir (kasten yeni suç nedeniyle açıklamada ise önceki hüküm kural olarak aynen açıklanır; Yargıtay yeni hüküm kurmayı yalnız yükümlülüklerin yerine getirilememesi hâlinde mümkün görüyor); koşulları varsa erteleme ya da seçenek yaptırıma çevirme yolunu da kullanabilir. Yani hüküm açıklanacak diye savunmadan vazgeçmeyin. O duruşmada söyleyecekleriniz cezanın nasıl infaz edileceğini değiştirebilir.

Dikkat: Yeni suçtan verilen kararın kesinleşmesi beklenir; Yargıtay, ikinci suçtan kurulan mahkûmiyet usulünce kesinleşmeden hükmün açıklanamayacağını kabul ediyor. Sadece soruşturma açılmış olması ya da iddianame düzenlenmesi tek başına eski hükmün açıklanması için yeterli değildir. Yeni dosyada da HAGB kararı verilmişse Yargıtay, eski hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığını kabul ediyor.

Bu Karar Adli Sicilde ve İş Başvurusunda Karşınıza Çıkar mı

Hayır. CMK 231/13’e göre bu kararlar, kendilerine mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıt yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme istediğinde ve sadece bu maddedeki amaç için kullanılabilir.

Pratikte bunun anlamı şu: e-Devlet üzerinden aldığınız adli sicil kaydında bu karar görünmez. İşe girerken ya da ihaleye katılırken sunduğunuz belgede yer almaz. Ortada açıklanmış bir mahkûmiyet olmadığı için memuriyete engel de teşkil etmez.

Bunun tek istisnası, sizin hakkınızda yeni bir ceza dosyası açılmasıdır. O dosyanın hâkimi bu kaydı görebilir ve size ikinci kez benzer bir imkân tanıyıp tanımayacağını değerlendirirken dikkate alır. Bazı özel güvenlik soruşturması gerektiren atamalarda da ilgili kurum bu bilgiye ulaşabilmektedir.

HAGB, erteleme ve seçenek yaptırım karşılaştırması
Konu HAGB Erteleme Seçenek yaptırıma çevirme
Hangi cezada 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası (CMK 231/5) 2 yıl veya daha az hapis; 18 yaş altı ve 65 yaş üstü için 3 yıl (TCK 51/1) 1 yıl veya daha az hapis (TCK 49/2, 50/1)
Hüküm açıklanır mı? Hayır, bekletilir Evet, mahkûmiyet kurulur Evet, mahkûmiyet kurulur
Denetim süresi 5 yıl (CMK 231/8) 1 ila 3 yıl, ceza süresinden az olamaz (TCK 51/3) Yok
Adli sicil Özel sisteme kaydedilir, sicil kaydında görünmez (CMK 231/13) Mahkûmiyet olarak işlenir Mahkûmiyet olarak işlenir
Süre iyi geçerse Hüküm ortadan kalkar, dava düşer (CMK 231/10) Ceza infaz edilmiş sayılır (TCK 51/8) Yaptırım yerine getirilince ceza infaz edilmiş olur
HAGB kararı verilen hükümde hapis cezası ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK 231/7). Tablo genel bilgi amaçlıdır.

Karara Karşı İstinaf: Süreniz ve Yolunuz

Burada önemli bir değişiklik oldu. Eskiden bu karara sadece itiraz edilebiliyordu ve inceleme çok dar kapsamlıydı. Şimdi CMK 231/12, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceğini söylüyor. İstinaf ve temyiz incelemesinde karar, usule ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden ele alınır. Yani artık “ben bu suçu işlemedim” demenizin karşılığı var.

Süre konusunda gevşek davranmayın. İstinaf süresi, CMK 273/1 uyarınca kararın gerekçesiyle birlikte size tebliğinden itibaren iki haftadır. 1/6/2024’ten önce verilmiş kararlarda ise eski itiraz yolu uygulanır. Dosya daha önce Yargıtay’dan bozularak dönmüş olsa bile bu tarihten sonra ilk derece mahkemesinin verdiği HAGB kararına karşı yolun istinaf olduğunu Yargıtay Ceza Genel Kurulu kabul ediyor. Duruşmada hâkim size başvurabileceğiniz kanun yolunu, mercii ve süresini bildirir; bu bildirim tutanağa geçer. O günü not edin ve dilekçeyi son güne bırakmayın.

Bir de şu var: Anayasa Mahkemesi 10/7/2025 tarihli kararıyla CMK 231. maddenin bu kurumu düzenleyen fıkralarını iptal etti. Ancak bu fıkralar, iptal kararı yürürlüğe girmeden 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi; HAGB uygulanmaya devam ediyor. Yani bu kurum bugün de aynı şartlarla uygulanıyor; iptal kararı uygulamada bir boşluk doğurmadı.

Yaşanmış Olaydan

Birkaç yıl önce bana gelen bir dosyada müvekkilim basit yaralamadan yargılanıyordu. Komşu kavgasıydı, karşı taraf da darp raporu almıştı. Kendisi ilk görüşmede “ben zaten haklıydım, beraat ederim” diyordu. Yargılama sonunda mahkeme cezayı verdi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Salondan çıkarken yüzü gülüyordu; “cezam silindi” diye düşünüyordu. O gün koridorda ona denetim süresini anlattım, kararın bir yerde beklediğini söyledim. Başını salladı ama inandığını sanmıyorum.

Yaklaşık iki yıl sonra aynı kişi beni yeniden aradı. Bu kez bir başka olaydan, kasten işlenen bir suçtan hakkında dava açılmış ve mahkûmiyet kesinleşmişti. Kararın kesinleşmesinin ardından eski dosyanın mahkemesi harekete geçti, duruşma günü verdi ve bekleyen hükmü açıkladı. Karşımızda artık iki ayrı ceza vardı.

O duruşmada müvekkil, CMK 231/11’deki takdir yetkisinin kullanılmasını umuyordu. Ama bu imkân yalnız yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanık için öngörülmüştü; denetim süresinde kasten yeni bir suç işlendiği için mahkeme hükmü aynen açıklamak zorundaydı. Biz de savunmayı açıklanan hükmün infazına yöneltip infaz hesabını ve seçeneklerini ayrıntılı bir dilekçeyle sunduk. Sonuç kötüydü; adli siciline mahkûmiyet işlendi. Ben bu dosyayı hep şunu anlatmak için hatırlarım: HAGB kararı bir af değildir, iki yıl sonra sizi bulan bir sözleşmedir.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 06.04.2023 tarihli, 2021/16208 E., 2023/3376 K.

Yoklama kaçağı suçundan yargılanan, sabıkası olmayan ve HAGB talep eden sanığa yerel mahkeme takdiri indirim uyguladı; buna rağmen “duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığı” diyerek HAGB’yi reddetti. Yargıtay bu gerekçeyi yeterli olmayan ve çelişkili buldu ve hükmü, başka nedenlerin yanında bu nedenle de bozdu. Okur için anlamı: lehine takdiri indirim uygulanmış ve duruşmada olumsuz bir tavrı tutanağa geçmemiş sanık hakkında kalıp bir “kanaat oluşmadı” cümlesiyle HAGB reddedilemez.

… Suç tarihindeki adlî sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve sabıkasız geçmişi lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim yapılan sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir durumunun da bulunmadığı gözetildiğinde “Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığı” şeklindeki yeterli olmayan ve çelişkili gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, …

↑ Metne dön

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 16.02.2026 tarihli, 2024/3790 E., 2026/2240 K.

Avukat olan sanık, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm edilmiş, mahkeme “mağdurun zararını gidermemiş olması” ve kanaat oluşmaması gerekçesiyle HAGB’yi reddetmişti. Yargıtay hükmü öncelikle eksik inceleme nedeniyle bozdu. Mahkûmiyet kabul edilse bile (kabule göre) sayılan diğer hukuka aykırılıkların yanında, Ceza Genel Kurulunun manevi zararın bu kapsama girmediği yönündeki kabulüne dayanarak, önce fiilin mağduriyete yol açıp açmadığının ve maddi zararın neden ibaret olduğunun somut olarak belirlenmesi ve sanığa bu zararı giderme imkânı tanınması gerektiğini belirtti. Okur için anlamı: zarar tespit edilip size ödeme imkânı tanınmadan “zarar giderilmedi” denilerek HAGB reddedilemez.

… varsa atılı görevi kötüye kullanma suçu açısından oluşan maddi zararın neden ibaret olduğunun somut olarak belirlenmesinden, maddi zararın tespiti halinde sanığa bu zararı giderme imkanı tanınmasından sonra sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken …

↑ Metne dön

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 13.04.2026 tarihli, 2025/7853 E., 2026/5885 K.

İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yargılanan sanık hakkında mahkeme, bozmadan sonra 05.12.2024’te yeniden hüküm kurdu. Sanığın HAGB’nin uygulanmasını istemediği gerekçesiyle HAGB’ye yer olmadığına karar verdi. Yargıtay, 7499 sayılı Kanunla kabul şartının kaldırıldığını, bu şartın yalnız 1/6/2024’ten önce verilen kararlarda arandığını ve sonraki tarihte kurulan hükümde sanığın kabulünün gerekmediğini belirterek hükmü bozdu. Okur için anlamı: bugün verilen bir kararda “istemiyorum” demeniz HAGB’yi engellemez; mahkeme şartları kendisi değerlendirmek zorundadır.

… geçici madde 6/2-d hükmü uyarınca 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında sanığın kabulü şartının aranmaya devam edileceğinin belirtilmesi ve İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine anılan tarihten sonra 05.12.2024 tarihli celsede hüküm kurulmuş olması dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması için sanığın kabulünün gerekli olmadığı, …

… objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istemediğinden bahisle hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. …

↑ Metne dön

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 18.05.2026 tarihli, 2026/2959 E., 2026/4023 K.

HAGB kararı sanığa tebliğ edilirken, MERNİS adresi dosyadaki bilinen adresiyle aynı olduğu hâlde önce Tebligat Kanunu 21/1 uyarınca tebligat yapılmamış, doğrudan 21/2 usulüyle MERNİS tebligatı çıkarılmıştı. Mahkeme sonra denetim süresinde yeni suç işlendiği ihbarı üzerine hükmü açıkladı, ardından sanık hakkında yeniden HAGB kararı verdi. Yargıtay, denetim süresinin ancak kararın usulüne uygun kesinleşmesiyle başladığını ve kesinleşmemiş bir karara dayanılarak hükmün açıklanmasının Kanuna aykırı olduğunu belirtti; hüküm açıklandıktan sonra yeniden HAGB verilmesini de Kanuna aykırı bularak kararı oy birliğiyle kanun yararına bozdu. Okur için anlamı: denetim süresi kararın verildiği gün değil, usulüne uygun kesinleştiği gün başlar; tebligattaki bir hata sonucu değiştirebilir.

… Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. …

… Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmemesi dikkate alınmadan sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup …

↑ Metne dön

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 25.02.2026 tarihli, 2025/335 E., 2026/112 K.

Sanık hakkında başka bir suçtan verilen HAGB kararının denetim süresi sürüyordu. Bu sırada terör örgütü propagandası suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde HAGB’ye yer olmadığına karar verildi; Başsavcılık suç tarihinin 2014 kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek itiraz etti. Ceza Genel Kurulu, denetim süresi içinde bir daha HAGB kararı verilemeyeceğini ve ikinci suçun bu süre içinde işlenip işlenmediğinin önemsiz olduğunu belirterek itirazı oy çokluğuyla reddetti. Okur için anlamı: ilk kararın denetim süresi devam ederken kurulan ikinci hükümde, suç daha önce işlenmiş olsa bile HAGB’den yararlanılamaz.

… Şu hale göre, CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasına 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle eklenen cümlenin sarahatine, gerekçesine, amaç ve kapsamına nazaran; denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır. …

↑ Metne dön

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 26.02.2024 tarihli, 2022/11126 E., 2024/2672 K.

Terör örgütü propagandası suçundan yargılanan sanığın sicilinde 2008 tarihli bir HAGB kararı vardı. Bu kararın beş yıllık denetim süresi 16.09.2013’te dolmuş, yeni suç ise 18.12.2015’te işlenmişti. Mahkeme “engel sabıka” bulunduğu gerekçesiyle HAGB’yi reddetti. Yargıtay, denetim süresi bittikten sonra işlenen suç bakımından önceki kararın yasal sonuçlarının bütünüyle ortadan kalktığını belirterek bu gerekçeyi yasal bulmadı ve hükmü (bir usul eksikliğiyle birlikte) bozdu. Okur için anlamı: denetim süresi temiz geçmiş eski bir HAGB kaydı, yeni dosyada HAGB’ye engel sabıka sayılmaz.

… sanığın denetim süresi bittikten sonra suç işlemiş olduğu anlaşıldığından; sanığın adli sicil kaydında bulunan ve açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün yasal sonuçlarının bütün olarak ortadan kaldırıldığı anlaşılmakla; yasal olmayan ve dosya kapsamıyla örtüşmeyen engel sabıkasının bulunduğu gerekçesiyle sanık hakkında CMK’nın 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 23.09.2025 tarihli, 2025/3791 E., 2025/6666 K.

Defter ve belgeleri gizleme suçundan verilen 15 ay hapis cezalı HAGB kararı, sanığın denetim süresinde kasten suç işlemesi üzerine açıklandı. Mahkeme açıklama sırasında yeniden değerlendirme yaparak cezayı 7 ay 15 güne indirdi. Yargıtay, kasten yeni suç nedeniyle yapılacak işlemin önceki hükmün açıklanmasından ibaret olduğunu, HAGB nedeniyle uygulanamayan zorunlu hükümler dışında önceki hükmün değiştirilemeyeceğini ve yeni hüküm kurmanın yalnız yükümlülüklerin yerine getirilememesi hâlinde mümkün olduğunu belirterek kararı bozdu. Okur için anlamı: kasten yeni suç yüzünden hüküm açıklanırken mahkeme önceki hükmü kural olarak aynen açıklar; cezanın bir kısmının infaz edilmemesi, erteleme ya da seçenek yaptırım imkânı yükümlülük ihlaline özgüdür.

… mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. …

… Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi” halinde mümkündür. …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 04.07.2024 tarihli, 2020/9659 E., 2024/3634 K.

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan HAGB kararı verilmişti. Başka bir mahkeme, denetim süresinde işlenen kaçakçılık suçundan verdiği mahkûmiyetin kesinleştiğini bildirdi ve hüküm açıklandı. Yargıtay, ihbara konu mahkûmiyetin tebligat geçersiz olduğu için usulünce kesinleşmediğini tespit etti. HAGB’li hükmün ancak ikinci suçtan kurulan mahkûmiyetin usulünce kesinleşmesinden sonra açıklanabileceğini belirterek hükmü bozdu; kabule göre hak yoksunluklarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmemesini de bozma sebebi yaptı. Okur için anlamı: yeni dosyada kesinleşmemiş bir mahkûmiyet, eski hükmün açıklanması için yetmez.

… hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ikinci suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünün usulünce kesinleşmesine müteakip açıklanabileceği ve mahkemesince kesinleştiği gerekçesiyle ihbar edilen Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ve 2014/560 esas, 2015/507 sayılı ilamındaki mahkûmiyet kararının usulünce kesinleşmediği anlaşılmakla hükmün açıklanamayacağının gözetilmemesi, …

↑ Metne dön

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 02.07.2026 tarihli, 2024/10828 E., 2026/12556 K.

Sanığın hakaret suçundan HAGB’li hükmü, başka bir dosyadan gelen ihbar üzerine açıklanmış ve bu mahkûmiyet istinafta onaylanmıştı. Oysa ihbara konu dosyada da sanık hakkında HAGB kararı verilmişti. Yargıtay, bu durumda CMK 231/11 uyarınca hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığını ve sanığın denetim süresinde işlediği başka kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararı bozdu. Okur için anlamı: yeni dosyada da HAGB kararı çıkmışsa, bu tek başına eski hükmün açıklanmasına yol açmaz.

… 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanabilmesi için sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi gerektiği, incelemeye konu dosyada sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve denetim süresinin bu tarih itibariyle başladığı ancak ihbara konu suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, …

↑ Metne dön

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 07.01.2026 tarihli, 2025/404 E., 2026/22 K.

Sahte fatura suçundan iki kez Yargıtay bozmasından geçen dosyada ilk derece mahkemesi 17.12.2024’te HAGB kararı verdi. Katılanın temyizi üzerine Özel Daire, kararın istinafa tabi olduğunu kabul ederek dosyayı iade etti; Başsavcılık itiraz etti. Ceza Genel Kurulu, 1/6/2024 ve sonrasında ilk derece mahkemesince verilen HAGB kararlarının istinafa tabi olduğunu, dosyanın daha önce Yargıtay’dan bozularak dönmüş olmasının bunu değiştirmediğini belirtti; önceki aksi yöndeki kararından dönerek itirazı oy çokluğuyla reddetti. Okur için anlamı: bu tarihten sonra ilk derece mahkemesinin verdiği HAGB kararına karşı yol istinaftır.

… 7499 sayılı Kanun’la getirilen yeni düzenlemelerden sonra, ilk derece mahkemelerince ilk kez 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, istinaf yoluna tabi olacağında ihtilaf yoktur. …

… Yargıtay tarafından verilen bozma kararı ile, bozmaya konu, derece mahkemelerince verilen her türlü hüküm ve/veya kararların ortadan kalkacağında da tereddüt edilmemelidir. …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı adli sicil kaydında görünür mü?

Hayır, bu kararlar normal adli sicil kaydına işlenmez; CMK 231/13 uyarınca kendine mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayda yalnızca yeni bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim ya da mahkeme ulaşabilir.

Denetim süresi içinde trafik cezası veya taksirli bir suç işlersem hüküm açıklanır mı?

İdari para cezaları suç sayılmadığı için hükmün açıklanmasına yol açmaz. Taksirle işlenen suçlar da bu sonucu doğurmaz; kanun açıkça kasten işlenen yeni bir suçu arar.

Mahkeme benim onayım olmadan HAGB kararı verebilir mi?

Evet. 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlarda sanığın kabulü şartı aranmaz; bu tarihten önceki kararlarda ise aranmaya devam eder. Karara katılmıyorsanız istinaf yoluna başvurursunuz ve inceleme usul ve esas yönünden yapılır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı hangi süre içinde kanun yoluna başvurabilirim?

CMK 231/12 uyarınca başvuru yolu artık istinaftır ve süre, gerekçeli kararın size tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1). 1/6/2024’ten önce verilen kararlarda ise eski itiraz yolu uygulanır; dilekçenizi hazırlarken vakit kaybetmeyin.

Aynı kişi hakkında ikinci kez HAGB kararı verilebilir mi?

Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç nedeniyle verilemez; CMK 231/8 bunu açıkça yasaklar. Süre dolduktan sonra hukuken mümkündür, çünkü önceki karar açıklanmış bir mahkûmiyet sayılmaz. Ancak hâkim bu kaydı görür ve yeniden suç işlemeyeceğiniz yönünde kanaate varmayabilir; uygulamada ikinci kararı almak belirgin şekilde zordur.

Zararı ödeyemeyecek durumdaysam bu karardan yararlanabilir miyim?

Evet, CMK 231/9 zararın denetim süresi boyunca aylık taksitler hâlinde ödenmesi koşuluyla da bu kararın verilebileceğini düzenler. Ödeme gücünüzün sınırlı olduğunu duruşmada açıkça beyan edin ve taksit talebinizi tutanağa geçirtin.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.