Hizmet kusuru
Hizmet kusuru, idarenin yürüttüğü bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki aksaklıktır; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi ya da hiç işlememesi şeklinde ortaya çıkar. İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (Anayasa m. 125) ve zarar gören, idare aleyhine tam yargı davası açar (İYUK m. 2/1-b). Kusur bir memura değil hizmete bağlanır: hatayı hangi görevlinin yaptığını bulmanız gerekmez, hizmetin gereği gibi işlemediğini göstermeniz yeter. Danıştay hizmet kusurunu idarenin sorumluluğunun asli temeli sayar.
Bilmeniz gerekenler
- Üç şart birlikte aranır: gerçek bir zarar, hizmetin kusurlu işleyişi ve ikisi arasında illiyet bağı. Denetim yapmamak da kusurdur; Danıştay, ruhsatsız işportacıları denetlemeyen büyükşehir belediyesini oyun tezgâhındaki havalı tüfekle yaralanan kişinin zararından sorumlu tuttu.
- Zarar bir işlemden doğmuşsa doğrudan tam yargı davası ya da iptal ve tam yargı davası birlikte açılabilir (İYUK m. 12/1). Bir eylemden doğmuşsa önce idareye başvurulur: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl içinde (İYUK m. 13/1).
- Görevlinin görev sırasında verdiği zarar için de dava idareye açılır; idare ödediğini sonra görevliye rücu eder (Anayasa m. 129; 657 sayılı DMK m. 13/1).
- Mahkeme her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar (İYUK m. 20/1). Kusurun varlığı ve oranı çoğu dosyada bilirkişiyle belirlenir; Danıştay, sel zararında bilirkişi incelemesi yapılmadan afet gerekçesiyle verilen ret kararını eksik inceleme saydı.
- Mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru illiyet bağını kesebilir ya da tazminatı azaltabilir. Doğal afet ise kendiliğinden sorumluluğu kaldırmaz; hizmetin aksaması zararı artırdıysa idare kusuru oranında öder.
Sık karıştırılan
Hizmet kusuru ile kusursuz sorumluluk aynı şey değildir. Hizmet kusurunda idarenin bir aksaklığı vardır; kusursuz sorumlulukta ise kusur olmasa da idare, faaliyetinin yarattığı risk ya da yüklediği özel külfet nedeniyle öder. Hizmet kusuru, zarara katılan özel kişinin kusurundan da ayrıdır: aynı olayda özel kişiye karşı adli yargıda tazminat davası açılmış olması, idareye karşı hizmet kusuruna dayanan davayı ortadan kaldırmaz. Özel kişiden tazminatın ceza davasında değil ayrı bir hukuk davasında istendiğini ceza davasında tazminat yazısında anlattım. Zararın kaynağı bir maddi davranışsa başvuru yolu idari eylem kurallarına göre işler.
Danıştay Kararı
Danıştay 8. Daire, 23.02.2026 tarihli, 2025/3593 E., 2026/983 K.
İstanbul’da sahil şeridinde ruhsatsız kurulmuş bir oyun tezgâhında, bir çocuğun balonlara havalı tüfekle ateş etmesi sonucu yakında oturan davacının gözüne saçma isabet etti ve gözünde tam görme kaybı oluştu. Bölge idare mahkemesi maddi tazminat istemini, tüfeği kullandıran kişiye karşı adli yargıda açılan davaya dayanarak reddetti. Danıştay, uyuşmazlığın belediyenin işportacıları denetleme görevini yerine getirmemesinden kaynaklandığını, bu nedenle adli yargıdaki davaya atıfla ret verilemeyeceğini söyledi; belediyenin hizmet kusuruyla sorumlu olduğunu belirterek maddi tazminat kısmını bozdu, reddedilen manevi tazminat yönünden davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini de ekledi. Buna göre denetim görevini yapmayan idare, zarara asıl olarak üçüncü kişi yol açmış olsa bile kusuru oranında sorumludur.
… İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. …
… Bu itibarla, davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin gerekli denetimleri yapmaması ve işportacıların faaliyetine engel olmaması nedeniyle kusurlu olduğu ve davacının denetim faaliyetini gereği gibi yürütmemesi sebebiyle doğan zarardan hizmet kusuru ilkesi çerçevesinde sorumlu olduğu ve sorumluluğu oranında tazmin yükümlülüğünün de bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. …
Sık sorulan sorular
Devlet hastanesinde yanlış tedavi gördüm; davayı kime açarım?
Kamu hastanesindeki tıbbi müdahale bir kamu hizmetidir; tazminat davası hekime değil, hastanenin bağlı olduğu idareye karşı idare mahkemesinde açılır (Anayasa m. 129). Dava açmadan önce idareye yazılı başvurun; tıbbi müdahale bir eylem olduğu için 1 yıllık başvuru süresini kaçırmayın (İYUK m. 13/1). Özel hastanede ise yol adli yargıdır.
Hizmet kusurunu ben mi ispat edeceğim?
Olayı, zararı ve hizmetin nerede aksadığını siz ortaya koyarsınız; mahkeme gerisini kendiliğinden araştırır, gerekirse bilirkişi ve keşif yaptırır (İYUK m. 20/1). Elinizdeki rapor, tutanak ve fotoğrafları başvuru dilekçesine ekleyin.
Ceza davasında görevli beraat etti; tazminat yolu kapandı mı?
Hayır, tek başına kapanmaz. Hizmet kusuru bir görevlinin suç işlemesine bağlı değildir; idare mahkemesi hizmetin gereği gibi işleyip işlemediğini kendisi değerlendirir. Ceza dosyasındaki bilirkişi raporları ise idari davada delil olarak kullanılabilir.
Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?
Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.
