Kusursuz sorumluluk
Kusursuz sorumluluk, idarenin hizmetinde bir aksaklık bulunmasa bile, faaliyetinin yarattığı tehlike ya da bazı kişilere yüklediği olağan dışı külfet nedeniyle doğan zararı ödemesidir. Dayanağı, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödeyeceğini söyleyen Anayasa m. 125’in son cümlesidir; zarar gören, tam yargı davası açar (İYUK m. 2/1-b). Kanunda ayrı bir tanımı yoktur, ilkeleri Danıştay içtihadıyla oluşmuştur. Uygulamada üç başlık altında toplanır: risk ilkesi, fedakârlığın denkleştirilmesi ve sosyal risk.
Bilmeniz gerekenler
- Danıştay önce hizmet kusuru olup olmadığına bakar; idarenin sorumluluğunun asli temeli odur. Kusur bulunamazsa kusursuz sorumluluk ilkeleri devreye girer.
- Risk ilkesinde zarar, idarenin tehlikeli bir araç, tesis ya da faaliyet kullanmasından doğar. Fedakârlığın denkleştirilmesinde ise kamu yararına yapılan bir iş, belli kişilere herkesten fazla yük bindirir; yol yapımı nedeniyle taşınmazın değer kaybetmesi tipik örnektir. Zararın herkesin katlandığı genel bir külfet değil, size özgü ve olağan dışı olması gerekir.
- Sosyal risk, idarenin önlemekle yükümlü olduğu hâlde önleyemediği zararlarda uygulanır ve en çok terör olaylarında görülür. Danıştay, terör saldırısında yaralanan kişinin manevi zararının nedensellik bağı ve kusur aranmadan topluma pay edilerek ödenmesi gerektiğini tekrarladı.
- Terör eylemleri ve terörle mücadeleden doğan maddi zararlar için ayrıca sulh yolu vardır; yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm zararları ile tedavi ve cenaze giderleri de bu kapsamdadır (5233 sayılı Kanun m. 1, 7).
- Zarar genellikle bir eylemden doğduğu için davadan önce idareye başvurulur: öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde. Ret ya da 30 günlük cevapsızlıktan sonra 60 gün içinde dava açılır (İYUK m. 13/1, 7/1).
Sık karıştırılan
Kusursuz sorumluluk “her zarar ödenir” demek değildir. Risk ve fedakârlık ilkelerinde zararın idarenin faaliyetinden doğduğu, yani illiyet bağı yine gösterilir; zarar görenin kendi kusuru tazminatı azaltabilir. Sosyal risk ise bu kuralın istisnasıdır, nedensellik bağı aranmaz. Kavram, ceza muhakemesindeki haksız tutuklama tazminatı ile de karışır. O tazminat kanunda ayrıca düzenlenmiştir; idare mahkemesinde değil, CMK’daki özel usulle ağır ceza mahkemesinde, bazı hâllerde Tazminat Komisyonunda istenir ve kendi süreleri vardır (CMK m. 141, 142). Kamu görevlisinin kişisel kusurundan doğan zarar için de dava idareye açılır, ama bu bir kusursuz sorumluluk hâli değildir; idare ödedikten sonra görevliye rücu eder (Anayasa m. 129).
Danıştay Kararı
Danıştay 10. Daire, 05.02.2026 tarihli, 2023/4458 E., 2026/460 K.
Davacı, 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önündeki canlı bomba saldırısında yaralanmış ve yüzde 41 oranında engelli hâle gelmişti; maddi ve manevi zararı için davalı bakanlığa başvurdu, ret üzerine dava açtı. İlk derece mahkemesi 15.000 TL manevi tazminata hükmetti; bölge idare mahkemesi bu kısmı korudu, maddi tazminatı ise 5233 sayılı Kanuna göre yeniden hesaplayarak düşürdü. Danıştay, idarenin önleyemediği bazı zararların nedensellik bağı ve kusur aranmadan sosyal risk ilkesiyle karşılanması gerektiğini, terör olaylarındaki manevi zararın topluma pay edilerek ödeneceğini hatırlattı; davacının engellilik oranı karşısında bu tutarı yetersiz bularak manevi tazminat kısmını bozdu. Maddi tazminat kısmını ise faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiği yönünde düzelterek onadı. Kararın gösterdiği gibi kusursuz sorumlulukta idarenin kusurunu ispat etmeniz gerekmez, ama tutar ve faiz istemini dilekçede doğru kurmanız gerekir.
… Bunun yanında, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir. Terör olayları nedeniyle meydana gelen manevi zararların sosyal risk ilkesi kapsamında topluma pay edilerek tazmin edilmesi gerekmektedir. …
Sık sorulan sorular
Terör saldırısında yaralandım; idarenin kusuru yoksa tazminat alabilir miyim?
Evet. Danıştay bu zararları sosyal risk ilkesiyle ödetiyor; idarenin kusurunu ispat etmeniz gerekmez. Maddi zararınız için 5233 sayılı Kanundaki sulh yoluna da başvurabilirsiniz. Önce idareye yazılı başvurun ve 1 yıllık süreyi kaçırmayın (İYUK m. 13/1).
Tazminata faiz hangi tarihten işler?
Dava dilekçesinde faizin başlangıç tarihini açıkça yazın. Danıştay, eylemden doğan zararda faizin idareye başvuru tarihinden işletilebileceğini, ama dilekçede yalnız “yasal faiz” istenip başlangıç belirtilmemişse faizin dava tarihinden işleyeceğini kabul ediyor. Tek bir cümle, aylarca faizi etkileyebilir.
Belediyenin yaptığı viyadük yüzünden dükkânımın değeri düştü; kusur aranır mı?
Çalışma kurallara uygun yapılmış olsa bile, kamu yararına yapılan iş size komşularınızdan farklı, olağan dışı bir yük bindirdiyse fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesine dayanabilirsiniz. Değer kaybını bilirkişi belirler. Danıştay benzer bir davada başvuru süresini yapının hizmete açıldığı tarihten saydı; bkz. idari eylem.
Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?
Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.
