Taksir
Taksirde kişi kötü bir sonucu istemez, çoğu zaman aklına bile getirmez; ama göstermesi gereken dikkati göstermediği için bir zarar doğar. Trafik kazaları, iş kazaları ve tıbbi hatalar taksirin en sık görüldüğü alanlardır. Taksirle işlenen bir fiil ancak kanun bunu açıkça öngörmüşse cezalandırılır.
Kanundaki yeri
Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesi taksiri tanımlar ve iki türe ayırır. Basit taksirde fail neticeyi öngörmemiştir. Bilinçli taksirde ise fail neticeyi öngörmüş ama gerçekleşmesini istememiştir; bu hâlde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Ceza failin kusuruna göre belirlenir; birden fazla kişinin kusuru varsa herkes kendi kusurundan sorumlu olur. Netice yalnız failin kendisini veya ailesini cezayı gereksiz kılacak ölçüde etkilemişse, örneğin kazada kendi çocuğunu kaybetmişse, ceza verilmez; bilinçli taksirde ise ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
Uygulamada ne anlama gelir
Taksirli dosyalarda belirleyici delil çoğu zaman bilirkişi raporudur: kimin hangi oranda kusurlu olduğu bu raporla tespit edilir ve ceza buna göre şekillenir. Ölümle sonuçlanan olaylar taksirle öldürme, yaralanmayla sonuçlananlar taksirle yaralama olarak yargılanır. Taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır ve uzlaştırmaya tabidir; taksirle öldürmede uzlaştırma yoktur. Taksirli suçlarda hapis cezası uzun süreli olsa bile adli para cezasına çevrilebilir; ancak bilinçli taksirde ve hâkimin seçimlik cezadan hapsi seçtiği durumlarda bu çevirme yapılamaz.
Örnek
Bir şantiyede iskeleye korkuluk takılmıyor ve bir işçi düşerek yaralanıyor. Şantiye şefi işçinin düşmesini istememiş, bunu düşünmemiştir de; ancak güvenlik önlemini almak onun göreviydi. Bilirkişi raporuyla sorumluların kusur oranları belirlenir ve her biri kendi kusuruna göre yargılanır. Kimin sorumlu tutulabileceği iş kazasında işverenin ceza sorumluluğu yazısında anlatılır.
Sık karıştırılan
Bilinçli taksir, olası kast ile karıştırılır. İkisinde de fail neticeyi öngörür. Bilinçli taksirde “olmaz” diye güvenerek hareket eder; olası kastta ise “olursa olsun” diyerek sonucu kabullenir. Bu ayrım cezayı büyük ölçüde değiştirir ve somut olayda hangisinin bulunduğu çoğu zaman tartışmalıdır.
Sık sorulan sorular
Kast ile taksir arasındaki fark nedir?
Kastta kişi suçun unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirir; taksirde ise sonucu istemez, ama dikkat ve özen yükümlülüğüne uymadığı için sonuç doğar. Taksirli fiiller ancak kanun açıkça öngörmüşse cezalandırılır ve cezaları kasıtlı suçlara göre hafiftir.
Trafik kazasında taksirle ölüme neden olan kişi cezaevine girer mi?
Her zaman girmez. Taksirle öldürmenin cezası iki yıldan altı yıla kadardır, birden fazla kişinin ölümünde on beş yıla kadar çıkabilir; sonuç ceza ve kusur oranına göre adli para cezasına çevirme, erteleme veya HAGB gündeme gelebilir. Ayrıntılar taksirle öldürme cezası yazısındadır.
Taksirli suça teşebbüs olur mu?
Hayır. Teşebbüs suçu işleme kastını gerektirir; sonucu istemeyen kişinin o sonuca teşebbüs etmesi düşünülemez.
Kusur oranını kim belirler?
Kusur oranı çoğu zaman bilirkişi raporuyla tespit edilir, ancak son kararı mahkeme verir. Rapora katılmıyorsanız itiraz edip yeni rapor alınmasını isteyebilirsiniz.
Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?
Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.
