İş Kazasında İşverenin Ceza Sorumluluğu: Kim, Ne Ceza Alır?

İş kazasında işverenin ceza sorumluluğu: TCK 85 ve 89 cezaları tabloyla, kim şüpheli olur, kusur raporu, bilinçli taksir, uzlaşma, HAGB ve SGK rücu.

İş kazasında işverenin ceza sorumluluğu, kazanın ölümle mi yaralanmayla mı sonuçlandığına ve alınmayan güvenlik önleminin kimin görev alanında kaldığına göre belirlenir. Ölümlü bir kazadan sonra savcılık; işyeri sahibini, şirket müdürünü, şantiye şefini, iş güvenliği uzmanını ve çoğu zaman taşeron firmanın yetkilisini aynı dosyada şüpheli olarak dinler. Suçlama kasıt değil taksirdir. Yani kimse kazayı istemekle değil, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemekle suçlanır. Bu yüzden dosyanın sonucunu çoğu zaman kanun maddesinden çok bilirkişinin kusur raporu belirler; aşağıda işveren tarafının bilmesi gerekenleri sırayla anlatıyorum.

İş Kazasında Hangi Suçtan Yargılanırsınız, Ceza Ne Kadar?

İş kazası ölümle sonuçlanırsa işveren TCK 85’teki taksirle öldürmeden, yaralanmayla sonuçlanırsa TCK 89’daki taksirle yaralamadan yargılanır. Taksir, TCK 22/2’deki tanımıyla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak neticeyi öngörmeden bir davranışı gerçekleştirmektir. İş kazası dosyalarında bu yükümlülüğün içeriğini 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ona bağlı yönetmelikler doldurur.

TCK 85/1: (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Kazanın sonucuna göre ceza aralığı ve usul şöyle değişir:

İş kazasında işverenin ve yöneticilerin karşılaşabileceği cezalar
Kazanın sonucu Dayanak Ceza Şikâyet Uzlaştırma
Bir işçinin ölümü TCK 85/1 2 – 6 yıl hapis Aranmaz Yok
Birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma TCK 85/2 2 – 15 yıl hapis Aranmaz Yok
Yaralanma TCK 89/1 4 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası Gerekir (6 ay içinde) Var
Kemik kırığı, organ işlevinde sürekli zayıflama, yaşamı tehlikeye sokan durum, yüzde sabit iz TCK 89/2 89/1 cezası yarı oranında artırılır Gerekir; bilinçli taksirde aranmaz Var
Organ işlevinin yitirilmesi, iyileşmesi olanaksız hastalık TCK 89/3 89/1 cezası bir kat artırılır Gerekir; bilinçli taksirde aranmaz Var
Birden fazla işçinin yaralanması TCK 89/4 9 ay – 5 yıl hapis Gerekir; bilinçli taksirde aranmaz Var
Tehlike öngörüldüğü hâlde çalışmaya devam (bilinçli taksir) TCK 22/3 Ceza üçte birden yarıya kadar artırılır Yukarıdaki satırlara göre Yukarıdaki satırlara göre
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Ceza, kanuni aralık içinde failin kusur derecesine göre belirlenir (TCK 22/4).

Tek ölümlü kazada dava asliye ceza mahkemesinde, birden fazla ölüm olan kazada ise üst sınır 15 yıl olduğu için ağır ceza mahkemesinde görülür. İş yeri dışındaki ölümleri de kapsayan genel kuralları taksirle öldürmenin cezası yazısında, ev, spor veya hayvan kaynaklı yaralanmaları taksirle yaralama yazısında ayrıca ele aldım.

İş Kazasında İşverenin Ceza Sorumluluğu Kimi Kapsar: Şirket mi, Yönetici mi?

Şirket ceza almaz; TCK 20’ye göre ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişilere ceza verilemez. Savcılık bu yüzden şirketin arkasındaki gerçek kişileri arar: işi organize eden, talimat veren, önlemi almakla görevli olup almayan kişiler.

6331 sayılı Kanun’a göre işveren adına hareket eden ve işin ya da işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, kanunun uygulanmasında işveren sayılır. Uygulamada şüpheli listesi çoğu zaman şöyle oluşur:

  • Şirket sahibi veya yetkili müdür: iş sağlığı ve güvenliği organizasyonunu kurmak, risk değerlendirmesini yaptırmak ve bunun için kaynak ayırmak onun işidir.
  • Şantiye şefi, fabrika müdürü, vardiya amiri, ustabaşı: sahadaki işi fiilen yönetir ve önlemi uygulatır; birçok dosyada kusurun önemli kısmı bu kişilere verilir.
  • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi: tespit ettikleri hayati tehlikeyi işverene yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür; bildirdikleri hâlde önlem alınmadıysa sorumluluk yönetime kayar.
  • Alt işveren (taşeron) ve asıl işveren: kaza taşeron işçisinin başına geldiyse her iki işverenin kendi alanındaki yükümlülükleri ayrı ayrı incelenir.
  • Makineyi üreten, kiralayan veya bakımını yapan firma: kaza bir ekipman arızasından doğduysa onların kusuru da dosyaya girer.

Büyük şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin durumu ayrıca tartışılır. Sahadaki tehlikeden haberi olmayan ve güvenlik organizasyonunu usulüne uygun kurmuş bir üst yöneticinin sorumluluğu zayıftır. Organizasyon kâğıt üzerinde kalmışsa, yani uzman atanmış ama raporları okunmamışsa, bu savunma tutmaz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

6331 Sayılı Kanun İşverene Hangi Yükümlülükleri Yükler?

6331 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür; iş kazasında işverenin ceza sorumluluğu da bu yükümlülüğün hangi parçasının eksik kaldığına bakılarak kurulur. Bilirkişinin ilk istediği belgeler genellikle şunlardır: risk değerlendirmesi raporu, çalışanın eğitim kayıtları, baret ve emniyet kemeri gibi koruyucu donanımın teslim tutanakları, iş güvenliği uzmanının tespit ve öneri defteri, makinenin periyodik kontrol raporları.

İki kural işverenleri sık sık şaşırtır. Birincisi, dışarıdan iş güvenliği hizmeti almak işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz (6331 m.4/2). İkincisi, çalışanların da kanuni yükümlülükleri vardır ama bu durum işverenin sorumluluğunu etkilemez (6331 m.4/3). “Uzman tuttum” veya “işçiye talimat verdim” demek tek başına yetmez; talimatın sahada uygulanıp uygulanmadığını denetlemek de işverenin görevidir.

Kanunun ceza dışı yaptırımları da vardır. İşveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmek zorundadır (6331 m.14); yükümlülüklere aykırılık ayrıca idari para cezası doğurur. Ciddi tehlike nedeniyle durdurulan bir işte izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekili için kanun 3 yıldan 5 yıla kadar hapis öngörür (6331 m.25/8). Bu, kazadan bağımsız ayrı bir suçtur.

İşçinin Kendi Hatası Varsa İşveren Sorumluluktan Kurtulur mu?

Kaza yalnızca işçinin kusuruyla olmuşsa işveren beraat eder; kusur paylaşılıyorsa işveren kurtulmaz ama işçinin kusuru cezayı düşürür. Birden fazla kişinin kusuru olan olaylarda herkes kendi kusurundan sorumludur:

TCK 22/5: (5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

Dosyalarda en sık gördüğüm tablo şudur: işçi baret takmamış, emniyet kemerini bağlamamış ya da makinenin koruyucusunu kendisi sökmüştür. Savunmanın sorusu, işverenin bu davranışı öngörüp önleyecek bir denetim düzeni kurup kurmadığıdır. Donanım verilmiş, eğitim yapılmış, kullanmayan işçi uyarılmış ve bu tutanakla belgelenmişse işçinin kusuru ağırlaşır. Donanım verilmiş ama sahada kimse kullanılıp kullanılmadığına bakmamışsa bilirkişiler çoğu zaman kusuru paylaştırır.

Kusur oranı ceza miktarına doğrudan yansır. Mahkeme TCK 22/4 gereği cezayı failin kusuruna göre belirler; asli kusurlu bulunan şantiye şefi ile tali kusurlu bulunan şirket ortağı aynı cezayı almaz. Ölen ya da yaralanan işçinin kusur oranı ise ailenin açacağı tazminat davasında da ayrıca indirim sebebi olur.

Kusur Raporu Dosyanın Kaderini Nasıl Belirler?

İş kazası dosyalarında kusuru savcı veya hâkim kendisi belirlemez; iş güvenliği, makine ya da inşaat alanından bilirkişilere inceletir ve kararın büyük kısmı bu rapora dayanır. Rapor kimin ne kadar kusurlu olduğunu, hangi önlemin alınmadığını ve bu eksikliğin kazayla bağını açıklar.

Bilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz (CMK 67/3); “işveren suçludur” diyemez, yalnızca teknik eksikliği ve kusurun dağılımını gösterir. Uygulamada ilk rapor çoğu zaman olay yeri tutanağı ve birkaç fotoğrafla yazılır. İşverenin elindeki eğitim kayıtları, uyarı tutanakları ve bakım belgeleri dosyaya girmemişse rapor eksik bir resim üzerine kurulur.

Rapora itiraz edebilir, yeni bir heyetten rapor alınmasını (CMK 67/5) ve bilirkişinin duruşmada dinlenmesini (CMK 68/1) isteyebilirsiniz. Kendi seçtiğiniz bir uzmandan bilimsel mütalaa almak da kanuni hakkınızdır (CMK 67/6). İtirazın nasıl yazılacağını bilirkişi raporuna itiraz yazısında ayrıntılı anlattım.

Dikkat: Kazadan sonra eğitim formu, zimmet tutanağı veya risk değerlendirmesi gibi belgeleri geriye tarihli olarak hazırlamayın. Sahte belge ortaya çıktığında taksirli bir dosyaya belgede sahtecilik suçlaması eklenir ve mahkemenin işverenin diğer belgelerine güveni de kaybolur.

Bilinçli Taksir Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?

İşveren tehlikeyi gördüğü, kazayı öngördüğü hâlde “bir şey olmaz” diyerek çalışmaya devam ettirdiyse bilinçli taksir uygulanır ve ceza üçte birden yarıya kadar artırılır (TCK 22/3). Basit taksirde fail tehlikeyi öngörmemiştir; bilinçli taksirde öngörmüş ama neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenmiştir.

Savcılar bilinçli taksiri genellikle şu belgelerden çıkarır: uzmanın aynı eksikliği daha önce yazılı olarak bildirmesi, aynı noktada daha önce ramak kala olay yaşanması, işçilerin tehlikeyi şikâyet ettiklerini gösteren mesajlar ya da işin durdurulmasına rağmen çalışmaya devam edilmesi. Bu belgeler dosyadaysa savunmanın ana konusu, uyarının içeriği ile kazanın oluş şekli arasındaki bağ olur.

Bilinçli taksirin başka sonuçları da var. Ağır yaralanmalı kazada şikâyet aranmaz (TCK 89/5), hapis cezası adli para cezasına çevrilemez (TCK 50/4) ve faile yakın birinin ölümü hâlinde ceza tamamen kaldırılamaz, yalnızca indirilebilir. Çok istisnai dosyalarda savcılık olası kast iddiasıyla dava açabilir; bu sınırın nasıl çizildiği ayrı bir yazının konusudur.

Şikâyet, Uzlaşma ve Tazminat Ödemek Davayı Bitirir mi?

Ölümlü iş kazasında aileyle anlaşmak ve şikâyetten vazgeçmek davayı bitirmez; yaralanmalı kazada ise şikâyetten vazgeçme ve uzlaşma dosyayı kapatabilir. Taksirle öldürme şikâyete bağlı değildir ve CMK 253’teki uzlaştırma listesinde yer almaz.

Taksirle yaralama ise hem şikâyete bağlıdır hem de uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253/1-b). Yaralanan işçi fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet etmezse dosya ilerlemez (TCK 73/1). Bilinçli taksirle işlenen ağır yaralanmalarda şikâyet aranmasa da suç uzlaştırma listesinde kalır. Uzlaştırmacı aradığında uzlaşma teklifini kabul etmenin sonuçlarını bilerek karar verin.

Ölümlü kazada anlaşmanın etkisi cezanın kendisinde görülür. CMK 231/6, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için mağdurun veya kamunun zararının giderilmesini şart koşar; mahkeme takdiri indirimde (TCK 62) de failin kazadan sonraki tutumuna bakar. Ölen veya yaralanan kişi işverenin eşi, çocuğu ya da kardeşiyse TCK 22/6 devreye girebilir; mahkeme, failin zaten ağır biçimde mağdur olduğunu kabul ederse ceza vermeyebilir.

Tazminat ayrı bir yoldan istenir; ceza mahkemesi tazminata hükmetmez. İşçinin veya ailesinin maddi ve manevi tazminat davası iş mahkemesinde görülür. Sosyal Güvenlik Kurumu da kaza işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı davranışı sonucu olduysa, yaptığı ödemeleri işverene rücu eder (5510 sayılı Kanun m.21). Ceza dosyasındaki kusur raporu bu davalarda da kullanıldığı için, ceza dosyasında kusurla mücadele hukuk tarafındaki yükü de belirler. Ceza ve hukuk yolunun nasıl birlikte yürüdüğünü ceza davasında tazminat yazısında anlattım.

Ceza Çıkarsa Cezaevine Girmek Zorunda mısınız?

Çoğu iş kazası dosyasında hayır; 2 yıl veya altındaki hapis cezasında HAGB ve erteleme mümkündür, taksirli suçta daha uzun hapis cezası da adli para cezasına çevrilebilir. Tek ölümlü kazada ceza 2 yıldan başladığı için, alt sınırdan belirlenip takdiri indirimle altıda bir azaltılan ceza HAGB sınırının altında kalır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması 2 yıl veya daha az hapiste uygulanır ve 5 yıllık denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer (CMK 231/5, 231/8). Erteleme de aynı sınırda mümkündür (TCK 51/1). Ölümlü kazada ya da birden fazla işçinin yaralandığı kazada hapis cezası uzun süreli olsa bile adli para cezasına çevrilebilir; bilinçli taksirde bu imkân yoktur (TCK 50/4). Tek işçinin yaralandığı kazada ise hâkim baştan adli para cezası seçebilir, ama hapis seçerse bu ceza artık paraya çevrilmez (TCK 50/2). Çevirmenin şartlarını hapis cezasının paraya çevrilmesi yazısında anlattım.

Mahkûmiyetin bir yan etkisi daha var: meslekten yasaklanma. Bir mesleğin gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen taksirli suçta mahkeme o mesleğin icrasını yasaklayabilir:

TCK 53/6: (6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Bu yasak özellikle şantiye şefi mühendisler, iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleri için önem taşır. Taksirli suçtan mahkûmiyet ise kural olarak memuriyete engel suçlar arasında sayılmaz; kamu kurumunda görevli bir yöneticinin memurluğu bu nedenle sona ermez.

Kazadan Sonraki İlk Günlerde İşveren Ne Yapmalı?

İlk iş, olay yerini ve belgeleri olduğu gibi korumak, kazayı üç iş günü içinde SGK’ya bildirmek ve ifadeye avukatla gitmektir. Bu günlerde verilen ifadeler ve toplanan belgeler, aylar sonra yazılacak kusur raporunun ham maddesidir.

  • Olay yerine, makineye veya iskeleye savcılık incelemesi bitmeden dokunmayın; onarım veya söküm delil kaybı sayılır.
  • Güvenlik kamerası kayıtlarını hemen yedekleyin; kayıt sistemleri çoğu zaman birkaç gün içinde eski görüntüyü siler.
  • Risk değerlendirmesi, eğitim kayıtları, zimmet tutanakları, uzmanın tespit defteri ve bakım belgelerinin aslını tek bir klasörde toplayın.
  • Kazayı gören çalışanların adlarını ve iletişim bilgilerini not edin.
  • Diğer işçilere ifade öncesinde “şöyle anlatın” telkininde bulunmayın; bu, delil karartma şüphesi doğurur.

Savcılık işvereni, şantiye şefini ve uzmanı genellikle ilk haftalarda şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırır. Aynı şirketten birden fazla kişi şüpheliyse aralarında çıkar çatışması olabilir; her birinin savunmasını kendi avukatıyla hazırlaması daha sağlıklıdır. Savcılık ifadeye çağırdığında nelere dikkat etmeniz gerektiğini ayrı yazıda anlattım.

Dikkat: İfadede kusuru doğrudan ölen işçiye yüklemek, çoğu zaman ailenin tepkisini büyütür ve uzlaşma ya da zarar giderme ihtimalini kapatır. İşçinin kusurunu belgelerle gösterin, suçlayıcı bir dil kullanmayın.

Kazada yakınını kaybeden aileyseniz ceza, SGK ve tazminat dosyalarını iş kazasında yakınımı kaybettim ne yapmalıyım yazısında anlattım.

Yaşanmış Olaydan

Geçen yıl bir inşaat firmasının sahibi, şantiyesinde dördüncü kattaki iskeleden düşen bir işçinin ölümünden üç gün sonra bana geldi. Savcılık firma sahibini, şantiye şefini, iş güvenliği uzmanını ve iskeleyi kuran taşeron firmanın yetkilisini şüpheli olarak kaydetmişti. Müvekkilin ilk sorusu “şirket benim, hepsini ben mi üstleneceğim” oldu.

Önce şirketin elindeki eğitim kayıtlarını, emniyet kemeri zimmet tutanaklarını ve uzmanın tespit defterini topladık. Defterde uzmanın iki hafta önce iskeledeki korkuluk eksikliğini yazdığı, şantiye şefinin de bunu taşerona ilettiği görülüyordu; ama eksikliğin giderilip giderilmediğini kimse kontrol etmemişti. İlk bilirkişi raporu bu belgeler dosyaya girmeden yazılmış ve asli kusuru firma sahibine vermişti. Rapora itiraz ettik, belgeleri sunduk ve yeni bir heyetten rapor alınmasını istedik.

İkinci raporda asli kusur taşeron firmaya ve şantiye şefine, tali kusur firma sahibine ve emniyet kemerini bağlamayan işçiye verildi; uzmanın kusuru bulunmadı. Müvekkil, ailenin zararını dava sürerken şirket olarak karşıladı. Mahkeme müvekkil hakkında alt sınırdan ceza belirledi, takdiri indirim uyguladı ve hükmün açıklanmasını geri bıraktı; şantiye şefi ve taşeron yetkilisi ise daha ağır cezalar aldı. Ders şu: iş kazasında kusur paylaşılır ve onu paylaştıran şey, kazadan önce tutulmuş kayıtlardır.

Sık Sorulan Sorular

İş kazasında işveren hapis cezası alır mı?

Alabilir; ölümlü kazada ceza 2 yıldan başlar. Ancak cezaların çoğu HAGB, erteleme veya adli para cezasına çevirme ile infaz edilmeden sonuçlanır; bilinçli taksirde çevirme imkânı yoktur.

İş kazası davası şikâyete bağlı mı?

Ölümlü kazada hayır. Yaralanmalı kazada şikâyet gerekir ve 6 ay içinde yapılmalıdır; bilinçli taksirle işlenen ağır yaralanmalarda şikâyet aranmaz.

Aile şikâyetten vazgeçerse ölümlü iş kazası davası düşer mi?

Düşmez, dava devam eder. Ailenin zararının giderilmesi ise cezanın belirlenmesinde ve HAGB kararında işverenin lehine değerlendirilir.

İş güvenliği uzmanı tuttum, sorumluluktan kurtulur muyum?

Hayır. 6331 sayılı Kanun’a göre dışarıdan hizmet almak işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; uzmanın bildirdiği eksiklikleri gidermek de işverenin görevidir.

Taşeronun işçisi kaza geçirdi, asıl işveren de yargılanır mı?

Yargılanabilir. Asıl işveren ve alt işveren aynı dosyada şüpheli olur; her birinin kusuru kendi görev alanına göre ayrı belirlenir.

İş kazası nedeniyle işveren tutuklanır mı?

Taksirli suçlarda tutuklama uygulamada istisnadır. Kaçma şüphesi, delil karartma girişimi veya çok sayıda ölüm gibi ağır bir tablo yoksa şüpheli çoğu zaman serbest bırakılır ya da adli kontrol uygulanır.

İş kazasında zamanaşımı ne kadar?

Ölümlü kazada dava zamanaşımı 15 yıl, yaralanmalı kazada 8 yıldır (TCK 66/1). Soruşturma ve kovuşturma işlemleri bu süreyi keser.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.