Dolandırıcılıktan Şikayet Edildim Ne Olur? Süreç Nasıl İşler

Hakkınızda dolandırıcılık şikayeti mi var? İfade, gözaltı, tutuklama, para iadesi ve dava süreci adım adım; ilk günlerde ne yapmanız gerektiği.

“Dolandırıcılıktan şikayet edildim ne olur?” sorusunu bana en çok telefonda, sesi titreyerek soruyorlar. Genelde arkasında ya ödenemeyen bir borç, ya sonuçlanmayan bir internet satışı, ya da bozulan bir ortaklık var. Hakkınızda şikayet dilekçesi verilmiş olması, suçlu olduğunuz anlamına gelmez; sadece savcılığın olayı incelemeye başladığı anlamına gelir. Bu yazıda süreç adım adım nasıl işler, hangi noktada ne yapmanız gerekir, bunları anlatacağım.

Şikayet Dilekçesi Verildikten Sonra Dosyanız Nereye Gidiyor

Mağdur karakola ya da doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe verir. Karakola verilmişse tutanak düzenlenir ve evrak savcılığa gönderilir. Savcılık bir soruşturma numarası açar, dosya bir savcıya düşer. O andan itibaren siz “şüpheli” sıfatını taşırsınız.

Savcı önce dilekçedeki iddiaya bakar. Banka kayıtları, dekontlar, mesajlaşmalar, varsa sözleşme veya senet istenir. İnternet üzerinden yapılan işlemlerde IP kayıtları, kargo kayıtları ve satış platformunun verileri de toplanır. Bu aşama birkaç hafta sürebileceği gibi aylara da yayılabilir.

Deliller belli bir olgunluğa geldiğinde sıra size gelir. Ya kolluk sizi ifadeye çağırır ya da savcılık doğrudan davet eder. Çağrı genellikle telefonla ya da adresinize tebligatla gelir. Bu davete gitmemek, hakkınızda zorla getirme kararı çıkmasına ve işlerin gereksiz yere sertleşmesine yol açar.

Alacak Verecek Kavgası mı, Suç mu: Savcı Neye Bakıyor

Dolandırıcılığın kalbi “hile”dir. Karşı tarafı kandırmaya elverişli, aldatıcı bir davranış sergilemiş olmanız gerekir. Sadece borcu ödeyememek, sözünde duramamak, iş kötü gittiği için taahhüdü yerine getirememek suç değildir.

TCK 157/1: (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Savcı burada iki şeyi arar. Birincisi, parayı alırken en baştan verme niyetiniz var mıydı? İkincisi, karşı tarafı ikna etmek için gerçek dışı bir tablo mu çizdiniz? Örneğin var olmayan bir malı satmak, sahte belge göstermek, olmayan bir yatırım vaat etmek hiledir. Buna karşılık gerçekten mal satıp sonra tedarikçiden mal alamamak, kural olarak ticari bir uyuşmazlıktır.

Pratikte savcılar şu ayrıntılara bakar: paranın alındığı tarihten sonra iletişimi kestiniz mi, kısmi ödeme yaptınız mı, aynı kişiye karşı benzer başka şikayetler var mı, hesap hareketleriniz ne gösteriyor. Kaçmadığınızı ve borcu inkâr etmediğinizi gösteren her belge sizin lehinizedir. Bu yüzden mesaj kayıtlarını silmeyin.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Basit Dolandırıcılıkla Nitelikli Hal Arasındaki Fark Dosyanızı Nasıl Değiştiriyor

Basit dolandırıcılık TCK 157’de, nitelikli dolandırıcılık TCK 158’de düzenlenir. Aradaki fark sadece ceza miktarı değil. Nitelikli hale girdiğiniz anda uzlaştırma imkânını kaybedersiniz, hapis cezasının alt sınırı yükselir ve tutuklama ihtimali ciddi biçimde artar. Dava, 7571 sayılı Kanun’la 2025 sonundan beri her iki hâlde de asliye ceza mahkemesinde görülür.

En sık karşılaştığım nitelikli hal, paranın banka havalesiyle ya da internet üzerinden alınmasıdır.

TCK 158/1-f: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

Dikkat: Sırf paranın banka hesabına yatırılmış olması, her dosyada bu bendi otomatik olarak devreye sokmaz. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında bankanın veya bilişim sisteminin, hilenin gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanılmış olması aranır. Bu ayrım, cezanın alt sınırını, uzlaştırma imkânını ve tutuklama ihtimalini belirler; savunmanızda üzerinde en çok durulması gereken noktadır.

Bir de tersi yönde çalışan bir hüküm var. Eğer gerçekten var olan bir alacağınızı tahsil etmek amacıyla hareket ettiyseniz, TCK 159 uygulanır ve ceza aralığı belirgin biçimde düşer.

TCK 159/1: (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Gözaltına Alınır mısınız, Tutuklama Hangi Dosyalarda Gündeme Geliyor

Basit dolandırıcılık dosyalarının büyük çoğunluğunda kişi ifadesini verir ve serbest kalır. Gözaltı, genellikle yakalama kararı bulunanlarda, adresinde bulunamayanlarda veya birden fazla mağduru olan organize görünümlü dosyalarda uygulanır. Sıradan bir alacak tartışmasında sabaha karşı kapınıza polis gelmesi beklenen bir durum değildir.

Tutuklama ise ayrı bir eşiktir. Hâkim önce kuvvetli suç şüphesi arar, sonra bir tutuklama nedeni bulunup bulunmadığına bakar.

CMK 100/2: (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

  • a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
  • b) Şüpheli veya sanığın davranışları; 1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, 2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

Uygulamada dolandırıcılık dosyalarında tutuklamanın en sık dayanağı kaçma şüphesidir. Çok sayıda mağdur, yüksek meblağ, birden fazla ilde şikayet, adres değiştirme gibi olgular bir araya geldiğinde hâkim tutuklama yönünde karar verebilir. Tek mağdurlu ve sabit ikametgâhı olan dosyalarda ise genellikle adli kontrol (tutuklanmadan, imza atma ya da yurt dışına çıkmama gibi yükümlülüklerle serbest kalma) yeterli görülür.

CMK 109/3-a: Yurt dışına çıkamamak.

Parayı Geri Verirseniz Ne Kazanırsınız

Zararı gidermek, bu dosyalarda elinizdeki en güçlü karttır. Kanun bunu etkin pişmanlık olarak adlandırır ve karşılığında ciddi bir indirim öngörür. İndirimin oranı, ödemeyi hangi aşamada yaptığınıza göre değişir.

TCK 168/1: (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

Yani dava açılmadan önce zararı tamamen karşılarsanız, indirim oranı en yüksek düzeyde uygulanır. İddianame mahkemece kabul edildikten sonra ama karar verilmeden önce öderseniz, TCK 168/2 uyarınca indirim oranı düşer. Bu yüzden “nasılsa mahkemede öderim” diye beklemek, doğrudan cebinizden çıkan bir tercihtir.

Kısmi ödeme de mümkündür; ancak TCK 168/4’e göre bu durumda mağdurun rıza göstermesi gerekir. Ödemeyi mutlaka banka üzerinden, açıklama yazarak yapın. Elden verilen ve makbuzu olmayan paralar, mahkemede yok hükmündedir.

Uzlaşma Teklifi Gelebilir mi, Şikayetten Vazgeçme Dosyayı Kapatır mı

Basit dolandırıcılık uzlaştırma kapsamındadır. Bu, dosyanız için çok önemli bir avantajdır.

CMK 253/1-8: Dolandırıcılık (madde 157),

Savcı, dava açacak kadar şüphe görürse dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Büronun görevlendirdiği uzlaştırmacı sizi ve mağduru arar, teklifi iletir. CMK 253/4’e göre teklife cevap vermek için tanınan süre içinde sessiz kalırsanız, teklifi reddetmiş sayılırsınız. Bu yüzden telefonu açın ve sürecin dışında kalmayın.

Uzlaşma sağlanır ve edimi hemen yerine getirirseniz, CMK 253/19 uyarınca hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Ödeme takside bağlanmışsa kamu davasının açılması ertelenir; taksitleri aksatırsanız dava açılır. Şunu net söyleyeyim: uzlaşmadan çıkan sonuç, sadece “şikayetten vazgeçtim” demekten çok daha sağlam bir kapanıştır.

Dikkat: Nitelikli dolandırıcılık iddiasında uzlaştırma yolu kapalıdır. Mağdur şikayetinden vazgeçse bile savcı soruşturmayı yürütmeye devam eder; çünkü bu suç şikayete bağlı değildir. Vazgeçme yine de lehinize değerlendirilir, ama tek başına dosyayı bitirmez.

Dava Açılırsa Cezaevine Girmeme ve Sicilinizin Temiz Kalması İhtimali

İddianame düzenlenip dava açılması, cezaevine gireceğiniz anlamına gelmez. Mahkûmiyet çıksa bile önünüzde birkaç kapı vardır. Bunların en önemlisi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır; kısaca HAGB denir.

CMK 231/5: (5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

HAGB kararı verilirse hüküm açıklanmaz, adli sicilinize normal bir mahkûmiyet gibi işlenmez ve denetim süresini sorunsuz geçirirseniz dava düşer. Ancak CMK 231/6’ya göre daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmanız ve mağdurun zararını tamamen gidermeniz aranır. Zararı karşılamanın neden bu kadar kritik olduğunu buradan da görüyorsunuz.

HAGB koşulları oluşmazsa erteleme gündeme gelir. TCK 51 uyarınca iki yıl veya daha az hapis cezası, belirli şartlarla ertelenebilir ve hükümlü denetim süresini dışarıda geçirir. Ayrıca hükmedilen hapis cezası kısa süreliyse adli para cezasına çevrilebilir. Nitelikli dolandırıcılıkta cezanın alt sınırı yüksek olduğu için bu kapılar çoğu zaman kapanır; işte bu nedenle suçun niteliği tartışması dosyanın en kritik başlığıdır.

Dikkat: Anayasa Mahkemesi CMK 231’in HAGB’ye ilişkin fıkralarını iptal etmişti; ancak bu fıkralar, iptal kararı yürürlüğe girmeden 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlendi. HAGB bugün de aynı şartlarla uygulanıyor.

İfadeye Gitmeden Önce Yapmanız ve Sakın Yapmamanız Gerekenler

İfade, dosyanın kaderini belirleyen tek celsedir. Orada söylediğiniz her cümle tutanağa geçer ve sonradan geri almanız neredeyse imkânsızdır. Hazırlıksız gitmeyin.

Şunları yapın:

  • İlişkinin başından sonuna kadar tüm yazışmaları, dekontları, kargo fişlerini, faturaları çıkarıp tarihe göre sıralayın.
  • Parayı hangi amaçla aldığınızı ve neden yerine getiremediğinizi belgeye dayandırın.
  • Kısmi ödeme yaptıysanız her birinin banka kaydını yanınıza alın.
  • İfadeye avukatınızla girin; müdafi yardımı ücretsiz de sağlanabilir, barodan görevlendirme isteyebilirsiniz.

Şunları yapmayın:

  • Telefonunuzdaki mesajları silmeyin; silme, delil karartma şüphesi doğurur ve tutuklama gerekçesi olabilir.
  • “Nasılsa hallederim” diyerek çağrıya gitmemezlik etmeyin.
  • Hatırlamadığınız bir tarihi ya da rakamı tahminle söylemeyin; “kayıtlarıma bakıp beyan edeceğim” demek daha doğrudur.
  • Mağdurla sonuç doğurmayacak sözlü pazarlıklara girmeyin; anlaşma yapacaksanız yazılı olsun.

Bir de sıkça yapılan bir hata var. İnsanlar suçsuz olduklarını göstermek için gereğinden fazla konuşuyor ve sorulmayan konulara giriyorlar. Böylece dosyaya yeni bir tartışma başlığı ekliyorlar. Sorulan soruya cevap verin, gerisini savunmanıza bırakın.

Ödeme çekle yapılmış ve çek karşılıksız çıkmışsa dosya çoğu zaman dolandırıcılık değil 5941 sayılı Kanun kapsamında yürür; ayrıntılar karşılıksız çek cezası yazısında.

Yaşanmış Olaydan

Bir sabah ofise gelen genç adam elinde telefonuyla oturdu. Karakoldan aramışlar, “ifadeniz var, gelin” demişler. İnternetten ikinci el elektronik eşya satıyormuş; bir müşteriden parayı almış, ürünü tedarik ettiği kişi malı vermeyince kargoya veremeyerek iki hafta oyalanmış. Müşteri de dolandırıcılıktan şikayetçi olmuş. İlk sorduğum şey şuydu: parayı aldığın gün elinde o ürün var mıydı?

Yoktu, ama tedarikçiyle yazışmaları duruyordu. Satış ilanının ekran görüntüsü, tedarikçiye yaptığı havale dekontu, müşteriyle “kargoya veremedim, iki gün daha bekle” şeklindeki mesajları hepsi telefonundaydı. Bunları çıkarttık, tarih sırasına dizdik. Aynı gün müşterinin parasını, açıklamasına dosya bilgisini yazarak banka üzerinden iade ettirdim. İfadeye birlikte gittik; olayın bir tedarik gecikmesi olduğunu, kaçma ya da gizlenme yönünde tek bir davranışının bulunmadığını belgelerle anlattık.

Savcılık dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderdi. Parasını geri almış olan müşteri uzlaşmayı kabul etti, uzlaştırmacı raporunu düzenledi ve dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapandı. Bu adam dava görmedi, mahkeme kapısına gitmedi, sicilinde iz kalmadı. Aynı dosyada iki hafta hareketsiz kalınsaydı ve para iade edilmeseydi sonuç bambaşka olurdu; ben bunu defalarca gördüm.

Sık Sorulan Sorular

Dolandırıcılık şikayetinde ifadeye çağrılmadan tutuklanabilir miyim?

Kural olarak hayır; önce ifadeniz alınır, tutuklama talebi ancak bundan sonra hâkim önüne gider. Ancak adresinizde bulunamazsanız veya hakkınızda yakalama kararı çıkmışsa doğrudan gözaltına alınabilirsiniz.

Parayı iade edersem dosya kapanır mı, şikayetten vazgeçme yeterli mi?

Basit dolandırıcılıkta ödeme ve uzlaşma birleşirse dosya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanabilir. Nitelikli halde ise vazgeçme tek başına dosyayı bitirmez, ancak TCK 168 kapsamında ciddi bir ceza indirimi sağlar.

Karakoldan aradılar, avukatsız ifade versem ne olur?

İfadeniz geçerli olur, ama düzeltilmesi çok zor bir metin ortaya çıkabilir. Avukat isteme hakkınız var ve ücret ödeyemiyorsanız barodan ücretsiz müdafi görevlendirilmesini talep edebilirsiniz.

Dolandırıcılık şikayeti sonucunda savcı takipsizlik verirse ne olur?

Hakkınızda dava açılmaz, dosya soruşturma aşamasında kapanır ve adli sicilinize bir şey işlenmez. Şikayetçi bu karara karşı süresi içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

Ödeyemediğim borç yüzünden şikayet edildim, bu dolandırıcılık sayılır mı?

Borcu ödeyememek tek başına suç değildir; kanun hileli davranışla aldatma arar. Ortada baştan planlanmış bir kandırma yoksa savcılık genellikle takipsizlik verir ve alacaklı hukuk yoluna yönlendirilir.

Dava açılırsa duruşmaya kendim gitmek zorunda mıyım, ceza alırsam hemen cezaevine girer miyim?

Mahkeme sizi bizzat dinlemek isterse duruşmaya katılmanız gerekir; bazı celselerde avukatınızın katılması yeterli olabilir. Ceza çıksa bile hüküm kesinleşmeden infaz başlamaz, ayrıca HAGB veya erteleme uygulanırsa cezaevine girmezsiniz.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.