Hukuk terimi

Şikâyet

Günlük dilde “şikâyetçi olmak” denen işlem, ceza hukukunda iki anlam taşır. Geniş anlamda mağdurun yaptığı her suç bildirimi şikâyettir; dar anlamda ise şikâyet, bazı suçlarda soruşturmanın başlayabilmesi için mağdurun açıkça dile getirmesi gereken istemdir. Bu ikinci anlamda şikâyet hakkı suçtan zarar görene aittir; kanuni temsilci gibi istisnalar dışında başkası onun yerine bu hakkı kullanamaz.

Kanundaki yeri

Şikâyetin nereye ve nasıl yapılacağını Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesi düzenler: Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa, yazılı olarak ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir; valilik, kaymakamlık veya mahkemeye verilen şikâyet savcılığa gönderilir. Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesi ise şikâyete bağlı suçlarda süreyi ve vazgeçmenin sonuçlarını belirler: şikâyet hakkı, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay içinde kullanılmazsa soruşturma yapılamaz.

Uygulamada ne anlama gelir

Karakolda ya da savcılıkta size “şikâyetçi misiniz?” diye sorulmasının nedeni budur. Şikâyete bağlı suçlarda “şikâyetçi değilim” cevabı dosyanın kapanmasına yol açar; şikâyete bağlı olmayan suçlarda ise cevabınız ne olursa olsun savcı soruşturmayı sürdürür. Şikâyet edilen taraf için süreç çoğu zaman ifadeye çağrılmakla başlar; bu durumda yapılacakları hakkınızda şikâyet olduğunda izlenecek adımlar yazısında bulabilirsiniz. Şikâyet ettikten sonra fikriniz değişirse, şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme yoluna gidilebilir.

Örnek

Bir apartman tartışmasında yüzüne tokat atılan kişi darp raporu alıp karakola gidiyor ve şikâyetçi olduğunu söylüyor. Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde olduğu için suç şikâyete bağlıdır; şikâyet yapılmasaydı savcılık bu olay için soruşturma yapamayacaktı. Yaralama bıçakla yapılmış olsaydı, mağdur şikâyetçi olmasa da soruşturma yürütülecekti.

Sık karıştırılan

Şikâyet ile suç duyurusu aynı şey değildir. Suç duyurusunu suçu öğrenen herkes yapabilir ve şikâyete bağlı olmayan suçlarda bildirimi yapanın sonradan “vazgeçtim” demesi dosyayı etkilemez. Dar anlamdaki şikâyet hakkı ise yalnız mağdura aittir ve şikâyete bağlı suçlarda dosyanın kaderini belirler.

Sık sorulan sorular

Şikâyet etmek ile dava açmak aynı şey mi?

Hayır. Şikâyetle savcılığa veya kolluğa başvurursunuz; ceza davasını ise deliller yeterliyse savcı iddianame düzenleyerek açar. Mağdur ceza davasını kendisi açamaz; tazminat için ayrıca hukuk mahkemesine başvurması gerekir.

Şikâyet için avukat tutmak ya da ücret ödemek gerekir mi?

Hayır, savcılığa veya kolluğa şikâyet için avukat zorunlu değildir ve harç ödenmez. Şikâyeti yazılı dilekçeyle ya da sözlü olarak tutanağa geçirterek yapabilirsiniz (CMK m. 158/5).

Şikâyet ettikten sonra süreç nasıl ilerler?

Savcılık soruşturma başlatır; şüphelinin ve tanıkların ifadesi alınır, deliller toplanır. Sonunda savcı ya dava açar ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir; bu karara iki hafta içinde itiraz edebilirsiniz.

Haksız yere şikâyet edilirsem ne yapabilirim?

Şikâyet eden kişi, işlemediğinizi bildiği bir suçu bilerek size yüklemişse iftira suçu (TCK m. 267) gündeme gelir. Yalnızca yanılmış ya da delilleri yanlış değerlendirmiş olması iftira sayılmaz; bunun için kasten asılsız bir isnat gerekir.

Bu terimin geçtiği rehberler
Ceza Hukuku alanındaki diğer terimler

Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?

Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.

Danışma Talebi