Kadına Şiddet İhbarı Nasıl Yapılır: İlk 24 Saatte Ne Olur
Kadına şiddet ihbarı nasıl yapılır, nereye başvurulur, uzaklaştırma kararı ne kadar sürede çıkar ve ihbardan sonra dosyada ne olur? Avukat gözünden.
Kadına şiddet ihbarı nasıl yapılır sorusunun en kısa cevabı şudur: 155’i arayıp adresi söylemek yeterlidir. Şiddet gören kişi siz olmak zorunda değilsiniz; komşu, arkadaş, iş arkadaşı, hatta sokaktan geçen biri de bildirebilir. İhbar için elinizde rapor, delil veya yazılı belge bulunması gerekmez. Devletin harekete geçmesi için tek şart, yetkili makamın olaydan haberdar olmasıdır.
Şiddeti Kim Bildirebilir: Mağdur Olmasanız da Arayabilirsiniz
Kanun ihbar hakkını mağdura özgülemez. Duvarın öbür tarafından gelen sesleri duyan komşu da, kolunda morluk gören öğretmen de bildirebilir. İhbar edenin olayla hiçbir bağı olması gerekmez.
Üstelik bu çoğu zaman sadece bir hak değil, yükümlülüktür. İşlenmekte olan bir suçu bildirmemek TCK 278/1’de ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.
TCK 278/1: (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Aynı maddenin 3. fıkrası, mağdurun on beş yaşını bitirmemiş bir çocuk, engelli ya da hamile olması hâlinde cezayı artırır. Yani yan dairede çocuk sesi de duyuyorsanız, susmanın hukuki karşılığı ağırlaşır. TCK 279 ise kamu görevlileri için ayrı bir sorumluluk getirir; doktor, öğretmen, muhtar göreviyle bağlantılı olarak öğrendiği şiddeti bildirmek zorundadır.
Dikkat: “Karı koca arasına girilmez” sözü hukuki bir kural değildir. Aile içinde işlenen yaralama, tehdit ve eziyet, sokakta işlenenle aynı, çoğu zaman daha ağır cezayı gerektirir.
Kadına Şiddet İhbarı Nasıl Yapılır: 155, KADES, ŞÖNİM ve Savcılık
Acil durumda tek doğru adres kolluktur. Şehir merkezindeyseniz 155’i, kırsalda veya jandarma bölgesindeyseniz 156’yı arayın. Telefon açacak durumda değilseniz KADES uygulamasındaki acil yardım butonu konumunuzu emniyete iletir; sesli konuşmanız gerekmez. 183 hattı ise şiddetin yanında barınma, psikolojik destek ve sosyal yardım için çalışır.
Olay geçmişte kaldıysa, örneğin geçen hafta darp edildiyseniz, doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına da gidebilirsiniz. CMK 158/1 ihbarın kime yapılacağını açıkça gösterir.
CMK 158/1: (1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
Valiliğe, kaymakamlığa veya mahkemeye verdiğiniz dilekçe de kaybolmaz; CMK 158/2 gereği ilgili savcılığa gönderilir. İhbarı yazılı yapabileceğiniz gibi, karakolda tutanağa geçirilmek üzere sözlü de anlatabilirsiniz. Bunu CMK 158/5 düzenler. Dilekçe yazamıyorum diye çekinmeyin; memur anlattıklarınızı tutanağa geçirmek zorundadır.
ŞÖNİM, yani Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi, karar sonrasının merkezidir. Tedbir kararı çıktıktan sonra barınma, geçici maddi yardım, kimlik değişikliği talebi ve psikososyal destek buradan yürür. Karakolda “ŞÖNİM’e yönlendirilmek istiyorum” demeniz yeterlidir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Telefonda Ne Söylemelisiniz: Adres, Silah ve Çocuk Bilgisi
İhbar sırasında en kritik bilgi adrestir. Mahalle, sokak, bina numarası, kat ve daire; bu sırayla söyleyin. Bina numarasını bilmiyorsanız çevredeki bir işletmeyi tarif edin. Ekip yola çıkmadan önce nereye gideceğini bilmek zorundadır.
İkinci kritik bilgi silahtır. Evde ruhsatlı ya da ruhsatsız silah, av tüfeği veya bıçak olduğunu biliyorsanız mutlaka söyleyin. Bu bilgi hem ekibin kaç kişi geleceğini hem de kapıya nasıl yaklaşacağını değiştirir. Silahla işlenen tehdit TCK 106/2 uyarınca çok daha ağır cezalandırılır, yaralamada da ceza artırım sebebidir.
Üçüncü olarak evde çocuk olup olmadığını bildirin. Çocuk varsa kolluk ve savcılık farklı bir prosedür işletir, sosyal hizmet görevlisi devreye girer. Ayrıca mağdurun yaralı olup olmadığını, ambulans gerekip gerekmediğini de aktarın. Şiddet uygulayan kişinin evden ayrıldığını gördüyseniz bunu da söyleyin; ekip boşa gitmesin.
Uzaklaştırma Kararı Ne Kadar Sürede Çıkar, Şikâyet Şartı Var mı
Uygulamada en çok şaşırtan nokta budur: uzaklaştırma için dava açmanız, avukat tutmanız veya delil sunmanız gerekmez. 6284 sayılı Kanun, şiddet ya da şiddet tehlikesi iddiasının varlığını yeterli sayar. Beyanınız esas alınır, delil aranmaz.
Karar normalde aile mahkemesi hâkimi tarafından verilir. Ancak gece yarısı, hafta sonu ya da hâkime ulaşılamayan bir anda mülki amir veya kolluk amiri de tedbir kararı verebilir. Bu, ceza muhakemesindeki gecikmesinde sakınca bulunan hâl mantığının aynısıdır; CMK 21/1 hâkimler için benzer bir yetki tanır. Pratikte karakolda başvuru yaptıktan birkaç saat sonra, çoğu zaman aynı gece, evden uzaklaştırma işlemektedir.
Tedbir kararı belirli bir süre için verilir ve süre bitiminde talep üzerine uzatılabilir. Süreyi buradan sayı vererek yazmayacağım; kararın üzerinde bitiş tarihi açıkça yazar, onu takip edin. Süre dolmadan önce başvurmazsanız koruma kendiliğinden düşer.
Darp Raporu ve Mesajlar: İhbardan Önce Kaybolan Deliller
Tedbir kararı için delil şart değildir, ama ceza davası için şarttır. İkisini karıştırmayın. Uzaklaştırma sizi bugün korur; ceza yargılaması ise failin cezalandırılmasını sağlar ve orada mahkeme somut delile bakar.
Darbe izleri iki üç günde kaybolur. Bu yüzden şiddet gördüğünüz gün en yakın hastanenin acil servisine gidin ve “darp nedeniyle geldim, adli rapor istiyorum” deyin. Doktor durumu tutanağa geçirir, hastane olayı kendiliğinden savcılığa bildirir. Ayrıca kendi telefonunuzla morlukların fotoğrafını tarih görünecek şekilde çekin.
Tehdit mesajlarını silmeyin, ekran görüntüsü alın ve yedekleyin. Sesli mesajları başka bir cihaza aktarın. Olayı duyan komşu varsa adını not edin; tanık beyanı özellikle konut içinde işlenen suçlarda belirleyici olur. Kırılan eşya, delinmiş kapı, yırtılmış kıyafet de delildir; temizlemeden önce fotoğraflayın.
Dikkat: Failin telefonunu izinsiz karıştırıp içindekileri kaydetmeyin. Bu şekilde elde ettiğiniz kayıt hem delil olarak kabul edilmeyebilir hem de size ayrı bir soruşturma açılmasına yol açabilir.
İhbardan Sonra Erkeğe Ne Olur: Gözaltı, Tedbir ve Zorlama Hapsi
İhbardan sonra iki ayrı yol birden işler. Birinci yol koruma tarafıdır: evden uzaklaştırma, iletişim kurmama, yaklaşmama yasağı, gerekirse elektronik kelepçe. İkinci yol ceza tarafıdır: savcılık soruşturma başlatır, şüpheli ifadeye çağrılır ya da gözaltına alınır.
Fiil basit yaralama olsa bile, mağdur eş, boşanılan eş, üstsoy, altsoy veya kardeş ise durum değişir. TCK 86/3 bu hâli ayrıca düzenler.
TCK 86/3: (3) Kasten yaralama suçunun;
- a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
- b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
- c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
- d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
- e) Silahla,
- f) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.
Burada iki sonuç var. Birincisi ceza yarı oranında artıyor. İkincisi ve daha önemlisi, şikâyet aranmıyor; yani mağdur şikâyetçi olmasa da savcılık soruşturmayı yürütür. Aynı mantık sürekli hakaret, aşağılama ve korku salma biçimindeki davranışlar için TCK 96’daki eziyet suçunda da işler; kanun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınırı ayrıca yükseltmiştir. Aynı konutta yaşanan kişiye kötü muamele ise TCK 232’de düzenlenir.
Tedbir kararına uymayan kişi hakkında zorlama hapsi uygulanır. Bu, ceza davasından bağımsız bir yaptırımdır; beraat etse bile karara aykırı davranmışsa hâkim zorlama hapsine hükmedebilir. Tekrarlandıkça süresi artar.
Barışırsanız veya Şikâyetinizi Geri Alırsanız Dosya Kapanır mı
Bu, danışmanlıkta en sık sorulan soru. Cevap suçun türüne bağlı. Basit yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır ve vazgeçerseniz dosya düşer. Ama mağdur eş, boşanılan eş, üstsoy, altsoy veya kardeşse yukarıda alıntıladığım TCK 86/3 devreye girer ve şikâyet aranmaz. Bu durumda vazgeçmeniz dosyayı kapatmaz.
Cinsel suçlarda ise ayrım gerekir: cinsel saldırının temel hâli (TCK 102/1), eşe karşı işlenen nitelikli cinsel saldırı (TCK 102/2) ve cinsel tacizin temel hâli (TCK 105/1) şikâyete bağlıdır; bunlarda vazgeçme davayı düşürür (TCK 73/4). Buna karşılık kemik kırığı, hayati tehlike, silahla yaralama ve eziyet suçlarında, cinsel suçlarda da bunların dışında kalan hâllerde (örneğin çocukların cinsel istismarında) şikâyetten vazgeçmenin sonuca etkisi yoktur. Savcılık kamu adına yürür. Kovuşturma aşamasında şikâyete bağlı olduğu sonradan anlaşılırsa bile, mağdur açıkça vazgeçmedikçe yargılama devam eder; bunu CMK 158/7 düzenler.
Uzaklaştırma tarafında ise durum farklıdır. Barıştım, geri dönsün derseniz tedbir kararının kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Ancak pratikte gördüğüm şey şudur: kararı erken kaldıran dosyaların önemli bir kısmı birkaç ay içinde daha ağır bir olayla geri geliyor. Kaldırmadan önce iki kez düşünün.
Yaşanmış Olaydan
Bir kadın büroma geldi, elinde hiçbir belge yoktu. Üst kattaki komşusunun evinden gelen bağırma ve çocuk ağlaması üzerine 155’i aramış. Polis gelmiş, kapıyı mağdur kadın açmış ve “bir şey yok, tartıştık” demiş. Ekip tutanak tutup ayrılmış. Danışanım “ben yanlış mı yaptım, ya bir daha olursa” diye kendini suçluyordu.
Ona iki şey söyledim. Birincisi, ihbarı yapmakla doğru olanı yaptı; ikincisi, olay kapanmadı çünkü kolluk tutanağı savcılığa gidiyor. Sonra pratik olanı konuştuk: bir sonraki seferde kapıyı çalmasını değil, yine 155’i aramasını, telefonda ses geldiğini ve evde çocuk olduğunu mutlaka belirtmesini söyledim. Çocuğun varlığı ekibin yaklaşımını değiştirir. Ayrıca ihbarı yaparken saat ve süre belirtmesini istedim.
Yaklaşık on gün sonra aynı evden yeniden sesler geldi. Bu kez danışanım aradı, çocuk bilgisini ve daha önce ihbar yapıldığını da aktardı. Ekip geldiğinde mağdurun yüzünde iz vardı, kolluk kendiliğinden adli rapor işlemini başlattı ve aynı gece tedbir kararı alındı. Mağdur yine şikâyetçi olmak istemedi, ama fiil eşe karşı işlendiği için savcılık şikâyet beklemeden iddianame düzenledi. Danışanım dosyada tanık olarak dinlendi ve hakkında hiçbir işlem yapılmadı.
Sık Sorulan Sorular
Kadına şiddet ihbarını isim vermeden yapabilir miyim?
Evet, 155’i arayıp isim vermeden yalnızca adresi bildirebilirsiniz; kolluk isimsiz ihbarı da değerlendirmek zorundadır. Ancak isim verdiğiniz ihbarlarda dosya daha hızlı ilerler ve gerektiğinde tanık olarak beyanınız alınabilir.
Mağdur şikâyetçi olmazsa polis yine de işlem yapar mı?
Evet. Uzaklaştırma ve koruma tedbirleri şikâyete bağlı değildir; ayrıca eşe, boşanılan eşe, üstsoya, altsoya veya kardeşe karşı yaralamada TCK 86/3 gereği şikâyet aranmadan soruşturma yürütülür.
Uzaklaştırma kararı için darp raporu şart mı?
Hayır. 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet veya şiddet tehlikesi beyanı yeterlidir, hâkim delil aramadan karar verebilir. Darp raporu ceza davası için önemlidir, tedbir kararı için zorunlu değildir.
İhbar ettiğim kişi ceza almazsa bana iftira davası açabilir mi?
Gerçekten duyduğunuz veya gördüğünüz bir olayı iyi niyetle bildirdiyseniz iftira suçu oluşmaz; iftira, isnadın uydurma olduğunu bilerek yapılmasını gerektirir. Beraat kararı tek başına ihbarı yapanı suçlu hâle getirmez.
Uzaklaştırma kararına rağmen kapıya gelirse ne yapmalıyım?
Kapıyı açmadan derhal 155’i arayın ve tedbir kararı bulunduğunu, ihlal edildiğini söyleyin. Kararı ihlal eden kişi hakkında ayrıca zorlama hapsi uygulanır, bu ceza davasından bağımsız işler.
Şiddet gördüğüm evden çıkmak zorunda kalırsam nereye yerleştirilirim?
Karakolda veya 183 hattında talep etmeniz hâlinde ŞÖNİM aracılığıyla adresi gizli tutulan sığınma evine yerleştirilirsiniz. Çocuklarınız da sizinle birlikte kalır ve talebiniz üzerine geçici maddi yardım ile psikososyal destek sağlanır.
