TCK 86: Kasten Yaralama Suçu, Madde Metni ve Cezası
TCK 86 madde metni ve fıkra fıkra açıklama: kasten yaralamanın cezası 1,5-3 yıl, basit tıbbi müdahale, şikâyet, silah ve eşe karşı artırım, 7550 değişikliği ve Yargıtay kararları.
TCK 86 madde metni (güncel)
Kasten yaralama
(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 86 — son değişiklik: 7550 sayılı Kanun
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Değişiklik geçmişi
TCK 86, 2004’teki ilk metninden bu yana beş kanunla değişti; son değişiklik 4 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7550 sayılı Kanunla yapıldı ve iki fıkranın cezası birlikte yükseldi. Bugünkü üç fıkralı yapı ise TCK yürürlüğe girmeden önce, 2005’te kuruldu.
| Tarih | Değiştiren düzenleme | Ne değişti |
|---|---|---|
| 26.9.2004 (kabul), RG 12.10.2004 | 5237 sayılı Kanun (ilk metin) | Temel hâl 1-3 yıl hapis; bugün 3. fıkrada sayılan hâller o zaman 2. fıkradaydı ve ayrıca 2-5 yıl hapis öngörülüyordu |
| 31.3.2005 tarihli Kanun (TCK’nın 1.6.2005’teki yürürlüğünden önce) | 5328 sayılı Kanun m. 4 | Basit tıbbi müdahale fıkrası eklendi (4 ay-1 yıl hapis veya adli para cezası, şikâyete bağlı); nitelikli hâllerde ayrı ceza aralığı yerine “şikâyet aranmaksızın yarı oranında artırım” kuralı getirildi |
| 14.4.2020 (kabul), RG 15.4.2020 | 7242 sayılı Kanun m. 11 | (f) bendi eklendi: canavarca hisle yaralamada ceza bir kat artırılır |
| 8.7.2021 (kabul), RG 14.7.2021 | 7331 sayılı Kanun m. 7 | (a) bendinde “eşe” ibaresi “eşe, boşandığı eşe” oldu |
| 12.5.2022 (kabul), RG 27.5.2022 | 7406 sayılı Kanun m. 3 | 2. fıkraya, suç kadına karşı işlenirse alt sınırın 6 aydan az olamayacağı cümlesi eklendi |
| RG 4.6.2025 | 7550 sayılı Kanun m. 9 | 1. fıkranın alt sınırı 1 yıldan 1 yıl 6 aya; 2. fıkra 4 ay-1 yıldan 6 ay-1 yıl 6 aya; kadına karşı alt sınır 6 aydan 9 aya çıktı |
Bu tablo eski dosyalarda doğrudan sonucu değiştirir. TCK 7/2’ye göre suç tarihindeki kanun ile sonraki kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır; buna lehe kanun ilkesi denir. 2024’te işlenmiş basit bir yaralamada bugün de 4 ay ile 1 yıl arası aralık esas alınır. Suç tarihindeki 1 yıllık üst sınırı aşarak 3 yıl üzerinden ceza kuran bir mahkeme kararını Yargıtay, fazla ceza tayini gerekçesiyle kanun yararına bozdu. Aynı ilke kadına karşı alt sınır cümlesi için de geçerlidir: 27 Mayıs 2022’den önce işlenen fiilde bu cümle uygulanmaz.
Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama
TCK 86 üç fıkradır: 1. fıkra suçu ve temel cezayı, 2. fıkra hafif yaralamayı, 3. fıkra cezayı artıran altı hâli düzenler. Yaralamanın ağır sonuç doğurduğu hâller, örneğin kemik kırığı veya yüzde sabit iz, bu maddede değil TCK 87’dedir.
1. fıkra: acı vermek, sağlığı veya algılamayı bozmak
Birinci fıkra üç ayrı neticeyi suç sayar: vücuda acı vermek, sağlığı bozmak ve algılama yeteneğini bozmak. Bu yüzden iz bırakmayan bir tokat da, bayılmaya yol açan bir darbe de bu tanıma girer. Suç ancak kastla işlenir; dikkatsizlikle yaralama TCK 89’daki taksirle yaralama suçudur. Temel ceza 1 yıl 6 ay ile 3 yıl arası hapistir ve bu fıkrada adli para cezası seçeneği yoktur.
Kastın yönü de burada belirlenir. Bıçakla yapılan saldırılarda savcılık sık sık öldürmeye teşebbüsle dava açar; savunmanın asıl işi, kastın yaralamaya yönelik olduğunu göstermektir. Ceza Genel Kurulu bu ayrımda husumetin derecesine, kullanılan alete, darbe sayısına, isabet yerine ve failin eylemi kendiliğinden bırakıp bırakmadığına bakıyor; hayati bölgelere isabet etmeyen ve kendiliğinden sona erdirilen bıçaklı bir saldırıda Yargıtay Ceza Genel Kurulu öldürmeye teşebbüs kabulünü bozdu ve eylemi yaralama saydı.
2. fıkra: basit tıbbi müdahale ve şikâyet
İkinci fıkra, yaralamanın etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafifse uygulanır. Bunu doktorun düzenlediği adli rapor belirler; raporda “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ibaresi yoksa dosya 1. fıkradan yürür. Ceza 6 ay ile 1 yıl 6 ay arası hapis veya adli para cezasıdır; hâkim ikisinden birini seçer. Suç kadına karşı işlendiyse hapis cezasının alt sınırı 9 aydır.
Bu fıkranın en önemli sonucu şikâyet şartıdır. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde şikâyet etmezse soruşturma yapılamaz (TCK 73/1); hükümden önce şikâyetinden vazgeçerse dava düşer (TCK 73/4). Raporun yetersiz olduğu, yaranın niteliğinin belli olmadığı dosyalarda karar verilemez: hükme esas alınan hastane raporu yetersizse Yargıtay, Adli Tıp’tan 86 ve 87. maddelerin bütün ölçütlerini karşılayan kesin rapor alınmasını istiyor. Raporun nasıl okunduğunu darp raporu aldılar ne olur yazısında anlattım.
3. fıkra: cezayı artıran altı hâl
Üçüncü fıkra altı hâlde cezayı artırır ve hepsinde şikâyet şartını kaldırır. Artırım, 1. ya da 2. fıkraya göre belirlenen ceza üzerinden yapılır; (a) ile (e) arasındaki bentlerde yarı oranında, (f) bendinde bir kat. Bu hâllerde mağdur vazgeçse de dava sürer ve dosya uzlaştırmaya gitmez.
(a) Yakın aile: Üstsoy, altsoy, eş, boşanılan eş ve kardeş sayılır; amca, dayı, kuzen veya nişanlı bu bende girmez. “Boşandığı eş” ibaresi 2021’de eklendi. Aile içi dosyaların ayrıntısını eşe karşı kasten yaralama cezası yazısında topladım.
(b) Kendini savunamayacak kişi: Beden veya ruh bakımından savunma imkânı olmayan kişiye, örneğin ağır hasta, bağlı ya da bilinci kapalı birine yönelik yaralamadır. Mağdurun yaşı tek başına belirleyici değildir; somut olayda kendini savunamayacak durumda olup olmadığına bakılır.
(c) Kamu görevi nedeniyle: Yaralama, mağdurun yaptığı kamu görevi yüzünden işlenmiş olmalıdır. Mağdurun polis ya da memur olması tek başına bu bendi uygulatmaz. Polis merkezinde, görevle ilgisi olmayan kişisel bir kızgınlıkla bir polisin kolunu büken kişi hakkında Yargıtay, eylemin kamu görevi nedeniyle işlenmediğini ve 86/3-c artırımının isabetsiz olduğunu tespit etti.
(d) Nüfuzun kötüye kullanılması: Failin kendisi kamu görevlisidir ve görevinin sağladığı gücü kullanarak yaralar. Kolluk görevlisinin gözaltındaki kişiyi yaralaması bu bendin tipik örneğidir; olayın işkence veya eziyet sınırına varıp varmadığı ayrıca tartışılır.
(e) Silahla: Silah kavramı TCK 6/1-f’de tanımlıdır ve yalnız ateşli silahı kapsamaz; saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli her şey silah sayılabilir. Ceza Genel Kurulu el, ayak, kafa gibi uzuvları ve sabit bir duvarı silah saymıyor; buna karşılık bir kez vurulan ahşap koltuk değneğini silah kabul etti ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu, şikâyetten vazgeçme üzerine verilen düşme kararını bozdu. Bıçak, sopa ve kurusıkı ayrımı silahla yaralama cezası yazısında.
(f) Canavarca his: Yaralamanın acı çektirmekten zevk alma ya da insani duygulardan tamamen yoksun bir saikle yapılmasıdır. 2020’de eklenen bu bentte ceza yarı oranında değil, bir kat artırılır. Kavramın sınırlarını canavarca his sözlük maddesinde anlattım.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Ceza tablosu
TCK 86’da hapis cezası 6 aydan başlar ve canavarca hisle temel hâlde 6 yıla kadar çıkar; aşağıdaki aralıklar 7550 sayılı Kanundan sonra işlenen fiiller içindir.
| Fıkra / bent | Fiil | Hapis | Adli para cezası | Şikâyet / uzlaştırma |
|---|---|---|---|---|
| 86/1 | Kasten yaralama, temel hâl | 1 yıl 6 ay – 3 yıl | Yok | Şikâyet aranmaz; uzlaştırma var |
| 86/2 | Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralama | 6 ay – 1 yıl 6 ay | Hapis yerine seçilebilir | Şikâyete bağlı; uzlaştırma var |
| 86/2, 2. cümle | Aynı fiil kadına karşı | 9 ay – 1 yıl 6 ay | Hapis yerine seçilebilir | Şikâyete bağlı; uzlaştırma var |
| 86/1 + 86/3 (a-e) | Temel hâl; yakın aile, savunamayacak kişi, kamu görevi, nüfuz, silah | 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay | Yok | Şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok |
| 86/2 + 86/3 (a-e) | Hafif yaralama, aynı hâller | 9 ay – 2 yıl 3 ay | Hapis yerine seçilebilir, yarı oranında artırılır | Şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok |
| 86/1 + 86/3-f | Temel hâl, canavarca hisle | 3 yıl – 6 yıl | Yok | Şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok |
| 86/2 + 86/3-f | Hafif yaralama, canavarca hisle | 1 yıl – 3 yıl | Hapis yerine seçilebilir, bir kat artırılır | Şikâyet aranmaz; uzlaştırma yok |
Eşini hafif yaralayan kişide hesap şöyle yürür: başlangıç 86/2’deki 9 aylık kadına karşı alt sınırdır; 86/3-a ile yarı oranında artınca 1 yıl 1 ay 15 gün olur. Takdiri indirimle (TCK 62) ceza yaklaşık 11 ay 7 güne iner. Hâkim adli para cezasını seçmemiş ve hapse hükmetmişse bu ceza artık paraya çevrilemez (TCK 50/2); bu durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme konuşulur.
Uygulamada en çok sorulanlar
Kasten yaralama dosyalarında tartışma çoğunlukla uzlaştırma ve şikâyetten vazgeçme, tutuklama, cezaevine girip girmeme, kavgada kimin önce vurduğu, görevli mahkeme ile zamanaşımı üzerinde toplanır.
Kasten yaralamada uzlaşma olur mu, şikâyetten vazgeçmek dosyayı kapatır mı?
86/1 ve 86/2 uzlaştırma kapsamındadır, 86/3 ve TCK 87 değildir (CMK 253/1-b). Uzlaşma sağlanıp edim hemen yerine getirilirse dava açılmaz. Aynı olayda bir mağdur 86/1 kapsamında, diğeri kemik kırığına yol açacak şekilde yaralanmışsa, mağdurlar farklı olduğu için Yargıtay, 86/1’in mağduru yönünden uzlaştırmanın yine yapılması gerektiğini kabul ediyor. Şikâyetten vazgeçme ise yalnız şikâyete bağlı olan 86/2’de davayı düşürür. Hangi suçların listede olduğunu uzlaşmaya tabi suçlar yazısında tam liste hâlinde verdim.
Kasten yaralamada tutuklama var mı?
Var; üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlardaki tutuklama yasağı vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlara uygulanmaz (CMK 100/4). CMK 100/3’teki katalogda yaralamaya ilişkin dört grup var: 86/3-b, e ve f bentleri ile TCK 87 (a bendi), kadına karşı kasten yaralama (i bendi), sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan personele görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen yaralama (j bendi) ve resmî ya da özel eğitim kurumlarındaki öğretmen, yönetici ve öğreticilerle diğer kamu kurumlarında görev yapan öğretmenlere görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen yaralama (k bendi). Bu dosyalarda kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir; tutuklamanın ölçülü olup olmadığı yine ayrıca tartışılır. Uygulamada silahla, kadına ve hastanede sağlık çalışanına karşı yaralamada tutuklama talebi sık gelir. İtirazın nasıl kurulduğunu kasten yaralama tutuklamaya itiraz dilekçesi sayfasında gösterdim.
Kasten yaralamadan ceza alan cezaevine girer mi?
Çoğu dosyada girmez. 86/1’in alt sınırı 1 yıl 6 ay olduğu için sonuç ceza sık sık 2 yılın altında kalır; bu da HAGB (CMK 231/5) ve erteleme (TCK 51/1) sınırının içindedir. Şartlar ayrıca aranır ve mahkûmiyet kesinleşirse ceza adli sicile işler. Cezaevine girilen hâllerde kaç gün yatılacağını kasten yaralama yatarı ne kadar yazısında hesapladım.
Önce karşı taraf vurduysa ne olur?
Saldırı sürerken orantılı karşılık veren kişiye ceza verilmez (TCK 25/1, meşru savunma). Saldırı bittikten sonraki karşılıkta meşru savunma tartışılmaz, ancak haksız bir fiilin yarattığı öfkeyle hareket eden kişinin cezası dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir (TCK 29/1). İki kurumun farkını meşru müdafaa şartları ve haksız tahrik indirimi yazılarında anlattım.
Davaya hangi mahkeme bakar, zamanaşımı ne kadar?
TCK 86 davaları asliye ceza mahkemesinde görülür. 86/1’de, 86/2’de ve 86/3’ün (a)-(e) bentleriyle birlikte de üst sınır 5 yılı geçmediği için dava zamanaşımı 8 yıldır (TCK 66/1-e). Canavarca hisle yaralamada (86/1 ile 86/3-f) ise ceza bir kat artınca üst sınır 6 yıla çıkar ve zamanaşımı 15 yıldır (TCK 66/1-d); dava yine asliye ceza mahkemesinde görülür. Yaralama ölümle sonuçlanmışsa TCK 87/4 uygulanır ve dava ağır ceza mahkemesine gider.
İlgili maddeler
Yaralamanın niteliğini, cezasını ve dosyanın akışını şu maddeler de doğrudan etkiler.
- TCK 87: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamayı düzenler; yüzde sabit iz, yaşamsal tehlike, kemik kırığı ve ölümde 86’ya göre belirlenen ceza artırılır.
- TCK 88: Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesinde cezanın üçte ikisine kadar indirilebileceğini söyler.
- TCK 89: Taksirle yaralamayı düzenler; kast yoksa dosya bu maddeye döner.
- TCK 6/1-f: 86/3-e’deki silah kavramını tanımlar.
- TCK 25 ve 29: Meşru savunmayı ve haksız tahrik indirimini düzenler.
- TCK 73: 86/2’deki şikâyet süresini ve şikâyetten vazgeçmenin sonuçlarını belirler.
- CMK 253: Uzlaştırmayı düzenler; 86’nın 3. fıkrası listenin dışındadır.
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.04.2026 tarihli, 2023/270 E., 2026/260 K.
Aralarında eskiye dayanan bir lakap ve küfür meselesi bulunan sanık, karşılaştığı katılanı bıçakla sırtından, karnından ve kolundan yaralamış, katılan bağırınca saldırıya kendiliğinden son vermişti. Bölge adliye mahkemesi öldürmeye teşebbüsten mahkûmiyette direnmişti. Ceza Genel Kurulu, husumetin öldürmeye varacak boyutta olmadığını, isabet yerlerinin hayati bölgeler olmadığını ve sanığın eylemi kendiliğinden bıraktığını belirterek eylemin alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gereken neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olduğuna oy çokluğuyla karar verdi ve hükmü bozdu.
… fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda yara meydana gelmiş ise bu yaraların yerleri ile nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. …
… Sanığın olay anında kullandığı bıçak her ne kadar öldürmeye elverişli ise de yalnızca biri batına nafiz olan katılandaki isabet yerleri göğüs, kalp, beyin veya ana atar damarların bulunduğu hayati nitelikteki bölgelerden değildir. Katılanın bağırması üzerine sanık, yaralandığı ve daha da savunmasız hâle geldiğini gördüğü katılana yönelik eylemine, dışarıdan gelen engel bir neden olmaksızın kendiliğinden son vermiştir. …
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 23.10.2025 tarihli, 2025/2872 E., 2025/7405 K.
Sanık, silahla yaralama ve yaşamsal tehlike gerekçesiyle 86/1, 86/3-e ve 87/1-d uyarınca 6 yıl hapis cezası almış, istinaf başvurusu reddedilmişti. Yargıtay, hükme esas alınan hastane raporunu yetersiz buldu. Mağdur öldüğü için filmler ve tedavi belgeleri üzerinden Adli Tıp’tan kesin rapor alınması gerektiğini belirterek hükmü eksik inceleme nedeniyle bozdu. Ceza aralığını belirleyen rapor yetersizse mahkûmiyet bu raporla kurulamaz.
… Mağdur hakkında düzenlenen ve hükme esas alınan 31.12.2013 tarihli Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunun yetersiz ve hüküm kurmaya elverişsiz olması karşısında; mağdurun 16.03.2022 tarihinde vefat ettiği göz önünde bulundurularak mağdura ait filmografi ve tüm tedavi evrakları hastaneden getirtilerek Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilmek suretiyle yaralanmasının 5237 sayılı Kanun’un 86. ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütleri kapsayacak ve yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde ayrıntılı kesin raporu alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. …
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 06.04.2026 tarihli, 2026/878 E., 2026/2545 K.
Şikâyetçiyi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralayan hükümlüye 86/2 ve 86/3-e uyarınca 3 yıl hapis üzerinden ceza kurulmuştu. Yargıtay, suç tarihinde yürürlükte olan ve lehe olan 86/2’nin üst sınırının 1 yıl olduğunu, mahkemenin bu sınırı aşarak fazla ceza belirlediğini tespit etti ve kararı kanun yararına bozdu.
… Şikâyetçiyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralayan hükümlünün cezasının 5237 sayılı Kanun’un “Kasten yaralama” başlıklı 86. maddesinin suç tarihi itibariyle lehe olan ikinci fıkrasında yer alan; “Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıl kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenleme gereğince bu madde kapsamında başkasını yaralayan kişi hakkında mahkumiyet kararı verilirken temel cezanın üst sınırının 1 yıl hapis cezası olarak öngörüldüğü dikkate alınmadan hükümlünün 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bundan sonra artırım ve indirim yapılması suretiyle fazla ceza belirlenmesi …
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 30.03.2026 tarihli, 2026/656 E., 2026/2309 K.
Eşiyle polis merkezine gelen hükümlü, polis memuru katılanın eşiyle merdivende konuşup gülüşmesine sinirlenerek katılanın kolunu bükmüş, mahkeme 86/2 ve 86/3-c uyarınca adli para cezası vermişti. Daire, eylemin kamu görevi nedeniyle işlenmediğini, bu yüzden artırımın yerinde olmadığını ve fiilin şikâyete bağlı 86/2 kapsamında kaldığını belirtti. Mağdur şikâyetinden vazgeçtiği için düşme kararı verilmesi gerektiğini tespit ederek kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdiri için dosyayı Adalet Bakanlığına gönderdi.
… polis memuru olan katılan ile bir sebeple polis merkezine gelen hükümlünün eşi arasındaki polis merkezinin merdivenlerindeki karşılıklı konuşmaya ve gülüşmeye sinirlenerek bu nedenle tepki gösteren hükümlünün katılanın kolun bükmekten ibaret eyleminin kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirilmediği, bu itibarla hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden uygulanma koşulunun oluşmaması nedeniyle aynı Kanun’un 86/3-c maddesi uyarınca artırım yapılmasının isabetsiz olduğu tespit edilmiştir. …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.10.2019 tarihli, 2017/377 E., 2019/606 K.
Komşusuyla polis merkezi çıkışında kavga eden ve bacağı ampute olan sanık, yürürken kullandığı ahşap koltuk değneğiyle mağdura bir kez vurmuş, mağdur basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmıştı. Yerel mahkeme değneği silah saymamış, mağdurun şikâyetten vazgeçmesi üzerine davayı düşürmüştü. Ceza Genel Kurulu, değneğin yapısı ve kullanılış biçimi itibarıyla silah olduğunu, eylemin 86/2 ve 86/3-e kapsamında kaldığını ve şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürmeyeceğini belirterek kararı oy birliğiyle bozdu.
… Vücudun bölümleri, el, ayak, kafa gibi uzuvlar, eylemde kullanılış yöntemine göre saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli sayılabilirse de kişinin beden bütünlüğüne dâhil olmaları nedeniyle silah kapsamında değerlendirilmeleri mümkün değildir. 10) Yine aynı şekilde sabit bir direk, sert bir zemin ve duvar, doğurduğu sonuç ne kadar ağır olursa olsun silah kapsamında değerlendirilmemelidir. …
… ahşap koltuk değneğinin yapısı, kullanılış biçimi ve elverişlilik kriteri de göz önünde bulundurulduğunda TCK’nın 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi kapsamında silah olduğunun kabulü gerekmektedir. …
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 13.04.2026 tarihli, 2026/1345 E., 2026/2817 K.
Aynı olayda sanıklar bir kişiyi 86/1 kapsamında, başka bir kişiyi ise kemik kırığına yol açacak şekilde yaralamıştı; mahkeme uzlaştırma yoluna gitmeden hüküm kurmuştu. Yargıtay, CMK 253/3’teki engelin yalnız aynı mağdura karşı işlenen suçlar için geçerli olduğunu, mağdurlar farklı olduğu için 86/1’in mağduru yönünden uzlaştırmanın yapılması gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
… farklı mağdurlara yönelik uzlaştırma kapsamına giren bir suç ile birlikte bu kapsama girmeyen bir suçun birlikte işlenmesi hâli uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. …
… inceleme dışı katılan …’e yönelik kemik kırığına neden olacak şekilde yaralama eylemlerinin uzlaştırma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de; bu durumun mağdurların farklı olması nedeniyle inceleme konusu karar yönünden uzlaştırmaya engel olmadığı belirlenmiştir. …
Sık Sorulan Sorular
TCK 86’ya göre kasten yaralamanın cezası kaç yıl?
Temel hâlde 1 yıl 6 ay ile 3 yıl arası hapistir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada 6 ay ile 1 yıl 6 ay arası hapis veya adli para cezası verilir.
Basit yaralama şikâyete bağlı mı?
Evet, 86/2’deki yaralama mağdurun şikâyetine bağlıdır ve şikâyet süresi 6 aydır. Ancak yaralama eşe, silahla veya 3. fıkradaki başka bir hâlde işlenmişse şikâyet aranmaz.
Kasten yaralamada şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Yalnız 86/2 kapsamındaki şikâyete bağlı yaralamada düşer (TCK 73/4). 86/1 ve 86/3’te vazgeçme davayı düşürmez; 86/1’de dosya uzlaştırmayla kapanabilir.
Eşimi yaraladım, uzlaşma olur mu?
Hayır. Eşe karşı yaralama 86/3-a kapsamındadır ve CMK 253/1-b, 86’nın 3. fıkrasını uzlaştırmanın dışında tutar.
Yumrukla vurmak silahla yaralama sayılır mı?
Hayır. Yargıtay el, ayak ve kafa gibi uzuvları silah saymıyor; sopa, şişe veya koltuk değneği gibi saldırıda kullanılan bir eşya ise silah sayılabilir.
2025’teki ceza artışı eski dosyalara uygulanır mı?
Hayır, 7550 sayılı Kanun (RG 4.6.2025) aleyhe olduğu için ondan önce işlenen fiillere uygulanmaz. Bu fiillerde 86/1 için 1-3 yıl, 86/2 için 4 ay-1 yıl aralığı esas alınır.
Kasten yaralama davası nerede görülür?
Asliye ceza mahkemesinde görülür. Yaralama ölümle sonuçlanmışsa TCK 87/4 uygulanır ve dava ağır ceza mahkemesine gider.
