Kasten Yaralama Suçu Cezası: Hapis Yatar mısınız?

Kasten yaralama suçu cezası kaç yıl? Basit tıbbi müdahale, silahla ve akrabaya yaralama, uzlaşma, HAGB ve erteleme ihtimalleri sade dille anlatıldı.

Kasten yaralama suçu cezası, çoğu insanın sandığından çok daha fazla ayrıntıya bağlıdır. Aynı yumruk, mağdurun elindeki rapora göre bazen adli para cezasına bazen yıllarca hapse dönüşür. Kanun, birinin vücuduna acı vermeyi, sağlığını veya algılama yeteneğini bozmayı suç sayar. Sonuç ne kadar ağırsa ceza da o oranda ağırlaşır. Şu an hakkınızda bir şikayet varsa, önce raporun ne dediğine bakmanız gerekiyor.

Darp Raporunda Yazan Tek Cümle Cezanızı Belirliyor

Ceza hukukunda kasten yaralama dosyalarının kaderini adli tıp raporu çizer. Doktor, yaralanmanın kişi üzerindeki etkisini değerlendirir ve iki temel sonuçtan birine varır. Ya “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” der ya da demez. Bu tek cümle, dosyanın şikayete bağlı hafif bir suç mu yoksa resen soruşturulan ağır bir suç mu olduğunu belirler.

Rapor bununla da bitmez. Kemik kırığı varsa kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi hafiften ağıra doğru derecelendirilir. Yüzde iz kalıp kalmadığı, bir organın işlevinin zayıflayıp zayıflamadığı, yaşamsal tehlike bulunup bulunmadığı ayrı ayrı yazılır. Savcı iddianameyi bu satırlara bakarak kurar.

Pratikte en sık yaptığım iş, ilk raporun eksik veya aceleye gelmiş olup olmadığını kontrol etmektir. Acil serviste yazılan rapor çoğu zaman geçicidir. Adli Tıp Kurumu’ndan veya tam teşekküllü hastaneden alınacak kesin rapor tabloyu tamamen değiştirebilir. Dosyaya bu itirazı zamanında yapmazsanız, ilk rapor hükme esas alınır.

Basit Yaralamada Ceza Aralığı ve Şikayete Bağlı Olması

Yaralama hafif kaldıysa kanun ayrı bir yol çizer. Mağdur şikayetçi olmazsa soruşturma başlamaz, başlamışsa düşer.

TCK 86/2: (2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Buradaki iki nokta önemli. Birincisi, hakim hapis yerine adli para cezası seçebilir. İkincisi, suç kadına karşı işlendiyse alt sınır yükselir. Mağdur şikayetinden vazgeçerse dosya kapanır; bu yüzden basit yaralamada tarafların anlaşması gerçekten sonuç doğurur.

Dikkat: Şikayetten vazgeçme dilekçesi verirken “haklarımdan feragat ediyorum” ifadesinin kapsamına dikkat edin. Tazminat hakkınızı da kapsayacak şekilde yazılmış bir vazgeçme, sonradan açacağınız maddi manevi tazminat davasını etkiler.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Kemik Kırığı, Duyu Kaybı, Yüzde İz: Ceza Nereye Kadar Çıkar

Yaralama belli sonuçlara yol açtıysa ceza katlanarak artar. Buna neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama denir; yani failin kastı sadece yaralamaya yönelikti ama ortaya daha ağır bir tablo çıktı.

TCK 87/1: (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

  • a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
  • b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
  • c) Yüzünde sabit ize,
  • d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
  • e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.

Görüldüğü gibi yüzde sabit iz kalması veya yaşamsal tehlike doğması, cezayı bir kat artırdığı gibi alt sınırı da yukarı çeker. Daha ağır sonuçlarda, örneğin bir organın işlevini tamamen yitirmesinde veya yüzün sürekli değişmesinde, TCK 87/2 cezayı iki kat artırır ve alt sınırı daha da yükseltir. Kemik kırılması veya çıkığı halinde ise TCK 87/3 ayrı bir artırım öngörür; artırım oranı kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre belirlenir.

En ağır ihtimal, yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesidir. TCK 87/4 bu durumu ayrıca düzenler ve on yıldan başlayan hapis cezaları söz konusu olur. Bir yumrukla başlayan olayın ölümle sonuçlandığı dosyalar sanıldığından çok daha sık karşıma geliyor.

Silahla, Eşe veya Çocuğa Karşı Yaralamada Ne Değişir

Bazı hallerde kanun, sonuç hafif olsa bile cezayı artırır. Bu hallerde ayrıca şikayet de aranmaz; mağdur vazgeçse dahi savcılık soruşturmayı yürütür.

TCK 86/3: (3) Kasten yaralama suçunun;

  • a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
  • b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
  • c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
  • e) Silahla,
  • f) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

Uygulamada en çok karıştırılan kavram “silah”tır. Kanun burada sadece ateşli silahı kastetmez. Bıçak, sopa, cam şişe, hatta saldırıda kullanılan bir kemer bile somut olayda silah sayılabilir. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması, kullanılan aletin saldırıya elverişli olup olmadığına bakar.

Eşe, boşanılan eşe, anne babaya, çocuğa veya kardeşe karşı yaralama da bu kapsamdadır. Aile içi şiddet dosyalarında bu nedenle şikayetten vazgeçmek dosyayı kapatmaz. Ayrıca bu haller uzlaştırma kapsamının dışındadır; CMK 253/1-b’de kasten yaralama sayılırken üçüncü fıkra açıkça hariç tutulmuştur.

Önce Size Vurulduysa: Haksız Tahrik ve Meşru Savunma

Olay çoğu zaman tek taraflı başlamaz. Karşı taraf önce hakaret etmiş, itmiş veya vurmuş olabilir. Hukuk bu durumu görmezden gelmez.

TCK 29/1: (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Haksız tahrik indirimi ciddi bir orandır. Cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar inebilir. Ancak indirimin uygulanması için tahrikin ispatlanması gerekir. Kamera görüntüsü, tanık beyanı, mesaj kayıtları burada belirleyici olur.

Meşru savunma ise bambaşka bir şeydir. Saldırı devam ederken, orantılı bir karşılık verdiyseniz ceza almazsınız; fiil suç olmaktan çıkar. Ayrım şurada: saldırı bittikten sonra karşılık verdiyseniz artık meşru savunma değil, olsa olsa haksız tahrik konuşulur. İfade verirken bu ayrımı kurmak, dosyanın en kritik anıdır.

Karşılıklı Kavgada İki Taraf da Şikayetçiyse Dosya Nasıl İlerler

Kavgalarda genellikle iki taraf da karakola gider, iki taraf da rapor alır. Savcılık çoğu zaman iki ayrı soruşturma başlatır veya tek dosyada her iki kişiyi hem şüpheli hem mağdur sıfatıyla değerlendirir. Bu tabloda kimin haksız olduğu değil, kimin ne kadar zarar gördüğü öne çıkar.

Burada sık yapılan hata, “zaten o başlattı” diyerek rapor almamaktır. Rapor almazsanız karşı tarafın raporu dosyada tek başına kalır. Siz şüpheli, o mağdur olur. Darbe aldıysanız aynı gün hastaneye gidin ve olayı doktora anlatın.

İki taraf da yaralanmışsa ve yaralamalar hafifse, uzlaştırma bu dosyalarda çok işe yarar. Karşılıklı şikayetlerin geri çekilmesiyle her iki dosya da kapanabilir. Yaralamalardan biri ağırsa denklem bozulur; ağır yaralanan taraf mağdur konumunu korur.

Uzlaşma Teklifi Gelirse Dosya Cezaya Gitmeden Kapanabilir

Kasten yaralama, kanunun açıkça uzlaştırma kapsamına aldığı suçlardandır.

CMK 253/1-b-1: Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),

Parantez içindeki “üçüncü fıkra hariç” ifadesi kilit noktadır. Silahla, eşe ya da anne babaya karşı işlenen yaralamada uzlaştırma yolu kapalıdır. Kanun listede yalnızca 86. ve 88. maddeleri saydığı için kemik kırığı, yüzde sabit iz veya yaşamsal tehlike gibi ağır sonuç doğuran ve TCK 87 kapsamına giren yaralamalarda da uzlaştırma yolu kapalıdır. Basit ve temel haldeki yaralamalarda ise dosya uzlaştırma bürosuna gider. Size görevlendirilen uzlaştırmacı ulaşır.

Uzlaşma teklifi geldiğinde CMK 253/4 uyarınca yedi gün içinde cevap vermezseniz teklifi reddetmiş sayılırsınız. Uzlaşma sağlanır ve edimi hemen yerine getirirseniz, savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Yani dava hiç açılmaz, ceza almazsınız, sicilinize hiçbir şey işlemez. CMK 253/18’e göre uzlaştırma sonuçsuz kalırsa bir daha aynı yola gidilemez.

Dikkat: Uzlaştırmacıya “kabul etmiyorum” demeden önce mutlaka avukatınıza danışın. Reddettiğiniz bir uzlaşma, ilerideki en kolay çıkış kapısını kapatabilir.

Ceza Çıksa Bile Cezaevine Girmeme İhtimaliniz

Mahkumiyet kararı, otomatik olarak cezaevi demek değildir. Kasten yaralama dosyalarının büyük çoğunluğunda hükmolunan ceza, infaz edilmeden kalır. Üç ayrı kurum devreye girer.

Birincisi hükmün açıklanmasının geri bırakılması. CMK 231/5’e göre iki yıl veya daha az hapis cezalarında mahkeme bu karara varabilir; hüküm açıklanmaz ve sizin hakkınızda hukuki sonuç doğurmaz. Bunun için CMK 231/6’daki üç şart aranır: daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmamış olmak, mahkemede tekrar suç işlemeyeceğiniz kanaatinin oluşması ve zararın giderilmesi. Denetim süresini temiz geçirirseniz CMK 231/10 uyarınca dava düşer.

İkincisi erteleme. TCK 51 kapsamında hapis cezasının infazı ertelenebilir; bunun için cezanın iki yıl veya daha az olması, daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezası almamış olmanız ve pişmanlık göstermeniz gerekir. Üçüncüsü ise seçenek yaptırımlardır; kısa süreli hapis cezası TCK 50 uyarınca adli para cezasına ya da kamuya yararlı işte çalışmaya çevrilebilir. Dikkat: TCK 50/2’ye göre suç tanımında hapis ile adli para cezası zaten seçenek olarak öngörülmüşse ve hakim hapse hükmetmişse, bu ceza artık paraya çevrilmez.

Bu üç kurumun sırası önemlidir. HAGB varsa erteleme veya paraya çevirme tartışılmaz; CMK 231/7 bunu açıkça yasaklar. Savunmanızı kurarken hangisinin sizin lehinize olduğunu baştan belirlemek gerekir.

Yaşanmış Olaydan

Bir sabah telefonum çaldı; arayan kişi trafikte tartıştığı sürücüye bir yumruk attığını, ertesi gün karakoldan arandığını söyledi. Karşı taraf burun kemiğinde kırık tespit eden bir raporla şikayetçi olmuştu. Müvekkilimin ilk cümlesi şuydu: “Bir yumruk attım, o kadar.” Oysa dosyada artık kırık vardı ve bu, basit yaralamanın çok ötesinde bir tabloydu.

İlk yaptığım iş, ifadeye hazırlıksız gitmesini engellemek oldu. Kavşaktaki güvenlik kamerası görüntülerini talep ettik. Görüntüde karşı sürücünün önce aracından inip müvekkilimin camına vurduğu, ağır sözler sarf ettiği açıkça görülüyordu. İfadesinde bu ayrıntıyı olayın akışı içinde anlattı; haksız tahrik savunmasının zeminini oradan kurduk. Ayrıca burun kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif derecede olduğu yönünde tam teşekküllü hastane raporu aldırdık.

Kemik kırığı TCK 87/3 kapsamında olduğundan uzlaştırma yolu kapalıydı; dosya doğrudan dava aşamasına geçti. Yargılama sırasında kamera görüntüleri ve tedavi giderlerinin karşılanması sonrasında taraflar anlaştı, mağdur şikayetini ve tazminat talebini geri çekti. Suç şikayete bağlı olmadığı için dava devam etti, ancak zararın giderilmiş olması hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartı bakımından lehimize oldu. Mahkeme haksız tahrik indirimini uyguladı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Müvekkilim ne cezaevine girdi ne de sicili lekelendi; denetim süresini temiz geçirdi ve dava düştü.

Sık Sorulan Sorular

Kasten yaralama suçunda şikayet süresi ne kadar ve süreyi kaçırırsam ne olur?

Şikayete bağlı olan basit yaralamada, fiili ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay içinde şikayette bulunmanız gerekir. Bu süreyi kaçırırsanız soruşturma yapılamaz; ancak nitelikli hallerde ve ağır sonuç doğan yaralamalarda şikayet aranmadığı için savcılık kendiliğinden harekete geçer.

Darp raporunda ‘basit tıbbi müdahale ile giderilebilir’ yazması cezayı nasıl etkiler?

Bu ifade dosyayı TCK 86/2 kapsamına sokar; ceza aralığı düşer ve hakim hapis yerine adli para cezasına hükmedebilir. Ayrıca suç şikayete bağlı hale gelir, mağdur vazgeçerse dosya kapanır.

Kasten yaralamada uzlaşma her durumda mümkün müdür?

Hayır. CMK 253/1-b’de kasten yaralama uzlaştırma kapsamına alınmış olmakla birlikte TCK 87’deki ağır sonuçlu yaralamalar ve TCK 86/3’teki nitelikli haller, yani silahla, eşe, üstsoya, altsoya veya kardeşe karşı işlenen yaralamalar bu kapsamın dışında bırakılmıştır.

Aldığım ceza adli sicil kaydıma işler mi, memuriyetime engel olur mu?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse ceza normal adli sicil kaydınıza işlemez, kendine özgü ayrı bir sisteme kaydedilir. Kesinleşmiş bir mahkumiyet söz konusuysa kayda işler ve memuriyet açısından, girmek istediğiniz kadronun mevzuatındaki şartlara göre engel oluşturabilir.

Karşı taraf hastaneye gitmediyse ve rapor yoksa ceza verilebilir mi?

Rapor tek delil değildir; tanık beyanı, kamera görüntüsü ve olay yeri tutanağı da yaralamanın varlığını ispatlayabilir. Ancak rapor yoksa yaralamanın derecesi belirlenemeyeceği için dosya genellikle en hafif ihtimal üzerinden, yani basit yaralama olarak değerlendirilir.

Kasten yaralama suçu cezası para cezasına çevrilir mi?

Basit yaralamada hakim zaten doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. Kısa süreli hapis cezaları ise TCK 50 kapsamında adli para cezasına çevrilebilir; fakat suç tanımında hapis ile para cezası seçenek olarak öngörülmüşse ve hakim hapsi tercih etmişse artık bu çevirme yapılamaz.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.