Görevin ifası
Görevin ifası, kanunun size verdiği bir görevi yerine getirirken suç tanımına uyan bir davranışta bulunmanız hâlinde ceza verilmemesidir: kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez (TCK m. 24/1). Gözaltına alan polis bir kişinin hürriyetini kısıtlar, arama yapan kolluk konuta girer, haciz yapan icra memuru bir eşyaya el koyar. Kanun bu yetkileri verdiği için bu fiiller suç sayılmaz. Görevin ifası bir hukuka uygunluk nedenidir; şartları varsa sonuç beraattir (CMK m. 223/2-d).
Ayrıntılı rehber: Zor kullanma yetkisini aşma (polis şiddeti, TCK 256)
Bilmeniz gerekenler
- Dayanak yazılı bir hukuk kuralı olmalı. Görevliye o yetkiyi veren kanun hükmü gösterilemiyorsa bu savunma tutmaz. Yargıtay, kanunun bir kişiye verdiği yetkinin aynı zamanda onun görevi olduğunu ve bu hukuka uygunluk nedeninin görevin ifası olarak değerlendirileceğini açıkça yazıyor.
- Polisin zor ve silah kullanma yetkisi Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 16. maddesindedir. Direnişi kırmak için önce bedenî kuvvet, sonra maddi güç, kanuni şartlar varsa en son silah kullanılır; her adım direnişin derecesiyle orantılı olmalıdır.
- Sınır aşılırsa hukuka uygunluk kalkar. Zor kullanma yetkisi olan kamu görevlisi, görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanırsa kasten yaralama hükümlerine göre cezalandırılır (TCK m. 256/1).
- Sınır kasten değil dikkatsizlikle aşıldıysa ve fiilin taksirli hâli de suçsa, taksirli suçun cezası altıda birinden üçte birine kadar indirilerek verilir (TCK m. 27/1).
- Görevli, yetkisinin şartlarının oluştuğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düştüyse bu hatasından yararlanır (TCK m. 30/3). Gece, kaçan ve elinde silaha benzer bir cisim taşıyan şüpheli bu tartışmanın tipik örneğidir.
- Bu savunma soruşturmanın başında ileri sürülmeli. Görevlendirme yazısı, olay tutanağı, telsiz ve kamera kayıtları dosyaya erkenden girerse savcılık dava açmadan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
Sık karıştırılan
Görevin ifası en çok meşru müdafaa ile karıştırılır. Meşru müdafaada herkes, kendisine ya da başkasına yönelen haksız bir saldırıyı o anda ve orantılı biçimde defeder (TCK m. 25/1); görevin ifasında ortada bir saldırı olması gerekmez, kanunun göreve bağladığı yetki kullanılır. Polis, kendisine yönelen bir saldırı karşısında ayrıca meşru müdafaa hükümlerine de dayanabilir. Amirin emrinden farkı ise dayanaktadır: görevin ifasında fiil doğrudan kanuna, amirin emrinde yetkili merciin verdiği ve yerine getirilmesi zorunlu olan talimata dayanır (TCK m. 24/2).
Yargıtay Kararı
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 08.01.2025 tarihli, 2024/2498 E., 2025/218 K.
Sanık polis memuru, karakolun yakınındaki bir kuyumcu soygununa gece saatlerinde suçüstü müdahale etmiş; iki kez “Dur polis” ihtarına rağmen araçla kaçan faillerin aracının arka tamponuna ve lastiğine doğru yere bir el ateş etmişti. Mermi aracın içinden geçerek kaçan kişilerden birine isabet etmiş ve ölümüne yol açmıştı. İlk derece mahkemesi sınırın taksirle aşıldığını kabul edip mahkûmiyet kurmuş, Daire bu hükmü bozmuş, mahkeme bozmaya uyarak beraat vermişti. Yargıtay, ilk bozma kararında görevin ifasını yukarıdaki gibi tanımlamış; ikinci incelemede sanığın kanun hükmünü yerine getirdiğini ve sınırı aşmadığını kabul ederek beraati onadı. Kararın gösterdiği gibi ihtar, kademeli müdahale ve hedef seçimi gibi ayrıntılar, sonucun beraat mı mahkûmiyet mi olacağını belirler.
… TCK’nın 24. maddesinin birinci fıkrasındaki; “Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez” şeklindeki düzenleme ile kanunla verilen görevin yerine getirilmesi bir hukuka uygunluk nedeni olarak öngörülmüştür. Maddede geçen kanun kelimesinden pozitif hukuk metinleri yani yazılı hukuk kuralları anlaşılmalıdır. Kanun hükmünün yerine getirilmesinde, belirli konularda kişiye verilen yetki aynı zamanda o kişinin görevidir. Bu nedenle sözü edilen hukuka uygunluk nedenini görevin ifası kapsamında değerlendirmek gerekir. …
… sanığın kanun hükmünü yerine getirdiği ve bunu yaparken de hukuka uygunluk nedeninin sınırını aşmadığı gerekçe gösterilerek verilen beraat kararının mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı …
Sık sorulan sorular
Polis beni yakalarken yaraladı; görevin ifası denilerek dosya kapanır mı?
Kendiliğinden kapanmaz. Savcılık kuvvetin direnişle orantılı olup olmadığına bakar; direnmeyen ya da etkisiz hâle getirilmiş kişiye kuvvet kullanıldıysa TCK 256 gündeme gelir. Doktor raporunu ve varsa görüntüleri hemen dosyaya koyun. Süreci zor kullanma yetkisini aşma yazısında anlattım.
Görevin ifası yalnız polisler için mi geçerli?
Hayır. Kanunun yetki verdiği her kamu görevlisi için geçerlidir: el koyan savcı, haciz yapan icra memuru, aramayı yürüten kolluk görevlisi gibi. Kanun bazen vatandaşa da yetki verir; suçu işlerken rastlanan kişiyi herkes geçici olarak yakalayabilir (CMK m. 90/1).
Görevim sırasında yaptığım bir işlem yüzünden suçlandım; ne yapmalıyım?
İfadenizde yetkinizin dayandığı kanun maddesini, görevlendirmenizi ve olayın adım adım akışını anlatın. Uyarı yaptıysanız ve kademeli hareket ettiyseniz bunu gösteren tanıkları ve kayıtları belirtin. Pratikte bu belgeler, savunmanın kendisinden daha belirleyicidir.
Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?
Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.
