Hükümlü
Günlük dilde “mahkûm” denen kişi hukuk dilinde hükümlüdür. Bir kişi, hakkında verilen mahkûmiyet kararı istinaf ve temyiz aşamalarından geçip ya da süresinde kanun yoluna gidilmeyip kesinleştiği anda bu sıfatı kazanır. O ana kadar soruşturmada şüpheli, kovuşturmada sanık olarak anılır. Hükümlülük, cezanın infazı tamamlanana kadar sürer.
Kanundaki yeri
Hükümlülerin hak ve yükümlülükleri 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da düzenlenir. Kanunun 4. maddesine göre mahkûmiyet hükmü kesinleşmeden infaz edilemez; yani kimse kesin hüküm olmadan hükümlü gibi cezaevine konulamaz. 19. maddeye göre çağrı kâğıdı tebliğ edilen hükümlü 10 gün içinde gelmezse, kaçarsa ya da kaçacağı şüphesi doğarsa savcı yakalama emri çıkarır. Kasten işlenen suçlarda 3 yıldan, taksirle işlenen suçlarda 5 yıldan fazla hapis cezasında ise çağrı beklenmeden doğrudan yakalama emri çıkarılır.
Uygulamada ne anlama gelir
Hükümlü sıfatı, infaz sürecindeki bütün hakların kapısını açar: açık cezaevine ayrılma, izin, nakil, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hep hükümlüye ilişkin kurumlardır. Ziyaret, avukatla görüşme, sağlık ve disiplin konularında da kurallar hükümlüye göre işler. Kurumun yerinden ya da şartlarından şikâyetiniz varsa cezaevi nakil talebi gibi yollar ancak bu aşamada gündeme gelir. Hükümlünün adresini değiştirmesi hâlinde bunu mahkemeye veya savcılığa bildirmesi gerekir; bildirmezse hükümdeki adrese yapılan tebligat geçerli sayılır (m. 20/3).
Örnek
Hırsızlıktan 2 yıl 6 ay hapis cezası alan bir kişi istinafa başvurur; başvuru reddedilir ve karar kesinleşir. Kişi bu andan itibaren hükümlüdür. Dosya savcılığın infaz bürosuna gelir, kişiye çağrı kâğıdı gönderilir ve tebliğden sonra 10 gün içinde cezaevine teslim olması gerekir.
Sık karıştırılan
Hükümlü ile tutuklu aynı cezaevinde bulunabilir ama hukuki durumları farklıdır. Tutuklu, hakkında henüz kesin hüküm bulunmayan, yargılama sırasında özgürlüğü kısıtlanan kişidir (tutuklama). Tutuklu kaldığı süre, kesinleşen cezasından düşülür (TCK m. 63). Ağır hasta olan kişiler için hasta tutuklu ve hükümlülerin tahliyesi ayrı kurallara bağlıdır.
Sık sorulan sorular
Hükümlü ile sanık arasındaki fark nedir?
Sanık, hakkında kovuşturma süren ve hükmü henüz kesinleşmemiş kişidir; hükümlü ise mahkûmiyeti kesinleşmiş kişidir. Mahkûmiyet kararı verilmiş ama istinaf veya temyiz süren kişi hâlâ sanıktır.
Hükümlü avukatıyla görüşebilir mi?
Evet. Hükümlü avukatıyla görüşebilir; avukat vekâletname olmadan en çok üç kez görüşme yapabilir, sonrası için vekâletname gerekir (5275 SK m. 59/1).
Hükümlüyü kimler ziyaret edebilir?
Eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları, vasisi veya kayyımı ile kuruma girişte adını bildirdiği en fazla üç kişi ziyaret edebilir. Ziyaret haftada bir kez, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere yapılır (5275 SK m. 83/1).
Hükümlü telefonla ailesini arayabilir mi?
Evet. Kapalı cezaevindeki hükümlü, idarenin kontrolündeki ücretli telefonlarla görüşebilir; görüşmeler dinlenir ve kaydedilir (5275 SK m. 66/1).
Çağrı kâğıdı gelen hükümlü cezaevine girişi erteletebilir mi?
Bazı durumlarda evet. Kasıtlı suçlarda 3 yıl, taksirli suçlarda 5 yıl veya daha az hapis cezasında savcılıktan infazın ertelenmesi istenebilir; karar savcılığın takdirindedir.
Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?
Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.
