AİHM Başvurusu Nasıl Yapılır: Adım Adım Süreç

AİHM başvurusu nasıl yapılır? İç hukuk yollarının tükenmesi, süre, başvuru formu, tek hâkim elemesi ve ihlal kararının Türkiye'deki sonuçları.

AİHM başvurusu nasıl yapılır sorusunun cevabı, çoğu kişinin sandığından daha teknik. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’deki yargılamanızı baştan yeniden yapan bir üst mahkeme değil. Orası, devletin sizin temel haklarınızı ihlal edip etmediğine bakar. Başvuruların büyük bölümü esasa hiç girilmeden, usul hatası yüzünden kapanıyor. Bu yazıda hangi kapıdan, hangi süre içinde ve neyi yazarak gireceğinizi anlatacağım.

Strazburg’un Kapısı Ne Zaman Açılır: Türkiye’deki Yolu Bitirmiş Olmak Şartı

Sözleşme’nin temel mantığı şu: bir hak ihlalini önce o devletin kendi mahkemeleri düzeltme fırsatı bulmalı. Buna iç hukuk yollarının tüketilmesi (ülkenizdeki bütün itiraz ve temyiz imkânlarını sonuna kadar kullanmış olmak) deniyor. Bu şartı sağlamadan yapılan başvuru, ne kadar haklı olursanız olun kabul edilemez bulunur.

Bir ceza dosyasında bu yol genellikle şöyle işler. İlk derece mahkemesi mahkûmiyet verir, istinaf başvurusu yaparsınız, oradan çıkan sonuca göre Yargıtay’a temyiz edersiniz. Karar kesinleştikten sonra sıra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruya gelir. İşte AİHM’in kapısı, ancak bu son adım da tamamlandıktan sonra açılır.

Tüketme şartının bir de içerik boyutu var. Şikâyetinizi Türkiye’deki mahkemelere hiç dile getirmediyseniz, teknik olarak bütün aşamaları geçmiş olsanız bile Strazburg size “bunu bize ilk kez söylüyorsunuz” diyebilir. Pratikte şunu öneriyorum: adil yargılanma, tutukluluk, ifade özgürlüğü gibi şikâyetlerinizi istinaf dilekçenizden itibaren açıkça yazın. Sonradan eklenen şikâyetler çoğu zaman elenmekten kurtulamıyor.

Anayasa Mahkemesi’ne Gitmeden AİHM’e Başvurursanız Ne Olur

Kısa cevap: dosyanız açılmadan kapanır. AİHM, 2012’den bu yana Türkiye’deki bireysel başvuruyu etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul ediyor. Yani Anayasa Mahkemesi’ne uğramadan Strazburg’a giderseniz, başvurunuz iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulunur.

Dikkat: Bu ret kararı sizi başa döndürmez, çoğu zaman tamamen dışarıda bırakır. Çünkü siz Strazburg’la uğraşırken Anayasa Mahkemesi’nin otuz günlük başvuru süresi işlemeye devam eder ve dolar. Süre dolduktan sonra bireysel başvuru da yapamazsınız, tekrar AİHM’e de gidemezsiniz. Elinizde hiçbir yol kalmaz.

Bu yüzden sıralamayı hiç bozmayın. Kesinleşme tarihini öğrendiğiniz anda önce Anayasa Mahkemesi’ne başvurun, AİHM’i sonraya bırakın. Aynı şikâyeti iki mahkemeye aynı anda göndermek de işe yaramaz; ikisi paralel yürüyen yollar değil, arka arkaya gelen basamaklar.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Dört Aylık Süre Hangi Günden Başlar ve Hangi Gün Biter

Eskiden altı ay olan süre, protokol değişikliğiyle dört aya indi. Süre, nihai iç hukuk kararının size tebliğ edildiği ya da içeriğini öğrendiğiniz günden işlemeye başlar. Ceza dosyalarında bu tarih, Anayasa Mahkemesi kararının size veya avukatınıza tebliğ edildiği gündür.

Tebligat tarihini mutlaka belgeleyin. Kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı gün ya da sitede göründüğü gün değil, size ulaştığı gün esas alınır. Tebligat zarfını, UYAP ekran görüntüsünü, cezaevindeyseniz tebliğ tebellüğ belgesini saklayın. Süre tartışması çıktığında ispat yükü sizde olur.

Süre hesabında bir gün bile esneklik yok. Dört ayın son günü resmî tatile denk gelse bile Mahkeme uzatma yapmıyor; başvurunun postaya verildiği tarih dikkate alınır ve zarftaki damga belirleyici olur. Pratikte son haftaya bırakmayın. Ben genellikle üçüncü ayın sonunda formu tamamlayıp gönderiyorum, çünkü eksik evrak çıktığında düzeltecek vakit kalıyor.

AİHM Başvurusu Nasıl Yapılır: Form Nereden Alınır, Nereye ve Hangi Dilde Gönderilir

Başvuru, AİHM’in kendi hazırladığı resmî formla yapılır. Formu Mahkeme’nin internet sitesinden Türkçe olarak indirebilirsiniz. Kendi yazdığınız serbest dilekçe, ne kadar düzgün olursa olsun geçerli başvuru sayılmaz. Form eksik doldurulmuşsa da başvuru hiç yapılmamış kabul edilir.

Gönderim yalnızca posta yoluyladır. Faks, e-posta veya elektronik form kabul edilmiyor. Formu doldurup imzaladıktan sonra Strazburg’daki Mahkeme adresine, tercihen taahhütlü ve takip numaralı şekilde yollayın. Postaya verdiğiniz günü gösteren belgeyi kaybetmeyin.

Dil konusunda rahat olun. Başvuruyu Türkçe yapabilirsiniz. Yalnız dosyanız hükümete bildirilip yazışma aşamasına geçerse, o noktadan sonra İngilizce veya Fransızca yazışma istenir. Formun ekine kararların ve dilekçelerin okunaklı fotokopilerini koyun; orijinal evrak göndermeyin, çünkü geri iade edilmez.

Formun İçine Ne Yazacaksınız: İhlal Edilen Maddeyi Göstermek

Formun en kritik kısmı, olayları anlattığınız bölüm ile şikâyetlerinizi Sözleşme maddelerine bağladığınız bölümdür. Olayları tarih sırasıyla, kuru ve net biçimde yazın. Duygusal anlatım değil, kronoloji işe yarar: gözaltı tarihi, tutuklama tarihi, iddianame tarihi, duruşma tarihleri, karar tarihleri.

Sonra her şikâyeti bir maddeye oturtun. Uzun tutukluluk ve tutuklamanın hukuka aykırılığı 5. madde kapsamındadır. Gizli tanık beyanına dayanan mahkûmiyet, savunma tanıklarının dinlenmemesi, dosyaya erişim kısıtı gibi konular adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddeye girer. Kötü muamele iddiaları 3. maddede, ifade ve basın özgürlüğü 10. maddede yer alır.

Her şikâyetin altında, o şikâyeti Türkiye’deki hangi aşamada ve hangi dilekçeyle ileri sürdüğünüzü de gösterin. Bu, tüketme şartını sağladığınızın kanıtıdır. Karşılaştığım en yaygın hata, insanların dosyanın tamamını anlatıp hangi hakkın ihlal edildiğini hiç söylememesi. Mahkeme sizin yerinize hukuki nitelendirme yapmak zorunda değil.

Tek Hâkim Elemesi: Dosyanız Okunmadan Kapanabilir mi

AİHM’e gelen başvuruların çok büyük bölümü ilk süzgeçte kapanıyor. Tek hâkim, hukukçulardan oluşan raportör ekibin ön incelemesine dayanarak başvuruyu kabul edilemez bulabilir. Bu karar kesindir ve itiraz edilemez. Size gelen yazı kısadır; kabul edilemezlik nedenini yalnızca birkaç satırla belirtir.

Eleme genelde şu nedenlerle olur: süre kaçırılmıştır, iç hukuk yolları tüketilmemiştir, form eksiktir, şikâyet Sözleşme kapsamına girmemektedir ya da başvuru açıkça dayanaktan yoksundur. Bir de “önemli bir zarara uğramamış olma” ölçütü var; küçük hak ihlallerinde Mahkeme dosyayı görmezden gelebiliyor.

Bu elemeyi aşmanın sihirli yolu yok, ama usul kurallarına harfiyen uymak elenme riskini ciddi biçimde düşürür. Formu eksiksiz doldurun, süreyi doğru hesaplayın, ekleri tam gönderin. Dosyanız elemeyi geçerse hükümete bildirilir ve gerçek yargılama o zaman başlar.

Başvurunuz Cezanızın İnfazını Durdurur mu, Tedbir Hangi Hallerde Verilir

Hayır, durdurmaz. AİHM’e başvurmanız cezanızın infazını, tutukluluğunuzu veya adli para cezanızın tahsilini kendiliğinden askıya almaz. Türkiye’deki karar kesinleşmiştir ve infaz kendi seyrinde devam eder. Bu, en sık yanlış anlaşılan noktalardan biri.

Mahkeme’nin geçici tedbir (dosya sonuçlanana kadar devletten belli bir işlemi yapmamasını istemesi) yetkisi var, ama bunu çok dar kullanır. Tedbir genellikle kişinin hayatı veya vücut bütünlüğü ciddi ve geri dönülmez bir tehlike altındaysa verilir. Sınır dışı edilme ve işkence riski, cezaevindeki ağır hastanın tedaviye erişememesi tipik örneklerdir.

Dikkat: Sırf “haksız yere hapisteyim” demek geçici tedbir için yeterli değil. Tedbir talebini ayrı ve acil olarak, somut tehlikeyi belgeleyerek yapmanız gerekir. Sağlık iddiası varsa hastane raporlarını, tahliye riski varsa ilgili kararı mutlaka ekleyin.

İhlal Kararı Çıktı: Tazminat, Yeniden Yargılama ve Dosyanın Türkiye’ye Dönüşü

AİHM ihlal kararı verdiğinde iki şey olabilir. Mahkeme size manevi ve bazen maddi tazminat ile masraf ödenmesine hükmeder; bu para Türkiye tarafından ödenir. İkincisi ve ceza dosyalarında asıl önemlisi, kararın yeniden yargılama yolunu açmasıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu bunu açıkça düzenliyor. CMK 311/1-f’ye göre, mahkûmiyet hükmünün Sözleşme’ye aykırı biçimde verildiği AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmişse yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

CMK 311/1-f: Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Bu talebi kararı veren mahkemeye siz yaparsınız; kendiliğinden işlemez. Süre konusunda dikkatli olun, çünkü hüküm bir yıllık bir sınır getiriyor ve bu süre AİHM kararının kesinleştiği tarihten başlar. Ayrıca CMK 311/2, bu imkânın hangi tarihten sonraki başvurular için geçerli olduğunu belirliyor.

Yeniden yargılama açılırsa mahkeme önceki hükmü onaylayabilir ya da iptal edip yeni bir karar verebilir. Sizin lehinize yapılan bir yenilemede, yeni verilecek ceza eskisinden ağır olamaz.

CMK 323/2: (2) Yargılamanın yenilenmesi istemi hükümlünün lehine olarak yapılmışsa, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez.

Yenileme sonunda beraat ederseniz, o zamana kadar yattığınız süre için tazminat isteme hakkınız doğar. CMK 323/3 bu tazminatı koruma altına alıyor ve talebi CMK’nın 141 ilâ 144. maddelerindeki usule bağlıyor. Yani Strazburg’dan aldığınız tazminat ile Türkiye’de açacağınız tazminat davası birbirinden ayrı şeylerdir.

Yaşanmış Olaydan

Bana gelen dosyalardan biri tam da bu yazının anlattığı hatayla ilgiliydi. Müvekkil, iki yıla yakın tutuklu kalmış, mahkûmiyeti büyük ölçüde gizli tanık beyanına dayanmıştı. İstinaf ve Yargıtay aşamaları geçilmiş, karar kesinleşmişti. Ailesi karar kesinleşince “artık Türkiye’de yapacak bir şey kalmadı” diye düşünmüş ve bir tanıdıklarının yönlendirmesiyle doğrudan Strazburg’a bir dilekçe göndermişti.

Dosya bana geldiğinde önce takvimi çıkardım. Yargıtay onama kararının tebliğ tarihine baktım, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru için tanınan otuz günlük sürenin çoktan geçtiğini gördüm. Strazburg’a gönderilen başvuru resmî formla yapılmıştı, ama Anayasa Mahkemesi aşaması tamamen atlanmıştı. Aileye durumu açıkça anlattım; hoş olmayan bir konuşmaydı, ama gerçeği söylemek zorundaydım.

Aylar sonra AİHM’den gelen kısa mektup beklediğim gibiydi: iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez. Gizli tanık meselesi hiç tartışılmadı, uzun tutukluluk hiç incelenmedi. Elimizde kalan tek yol infaz aşamasındaki imkânlar oldu. Bu dosyadan çıkardığım ders şu: sıralamayı atlamak, haklı olmanızı bile anlamsız hale getiriyor.

Sık Sorulan Sorular

AİHM’e başvurmak için avukat tutmak zorunda mıyım?

Başvuruyu kendiniz yapabilirsiniz, ilk aşamada avukat zorunlu değildir. Ancak dosyanız hükümete bildirilip yazışma aşamasına geçerse, Mahkeme kural olarak temsilci istiyor.

AİHM başvurusu ücretli mi, harç ödenir mi?

Mahkeme’ye başvurmak için hiçbir harç veya ücret ödemezsiniz. Sizin karşılayacağınız tek masraf posta, tercüme ve varsa avukatlık ücretidir.

Başvurumu Türkçe yazabilir miyim?

Evet, başvuru formunu Türkçe doldurup gönderebilirsiniz. Dosya hükümete bildirildikten sonraki yazışmalarda ise İngilizce veya Fransızca kullanılması istenir.

AİHM başvurusu sonuçlanana kadar ne kadar beklerim?

Kesin bir süre vermek mümkün değil; tek hâkim elemesinde kapanan dosyalar aylar içinde, esasa girilen dosyalar çoğu zaman yıllar sonra sonuçlanıyor. Bekleme süresince Türkiye’deki infaz devam eder.

AİHM ihlal kararı verirse cezaevinden çıkar mıyım?

Karar kendiliğinden tahliye sonucu doğurmaz. Karara dayanarak yargılamanın yenilenmesini talep etmeniz ve tahliye kararını Türkiye’deki mahkemeden almanız gerekir.

Anayasa Mahkemesi başvurum reddedildi, AİHM süresi ne zaman başlar?

Dört aylık süre, Anayasa Mahkemesi’nin nihai kararının size veya avukatınıza tebliğ edildiği günden işlemeye başlar. Tebligat belgesini mutlaka saklayın, süre tartışmasında ispat yükü sizde olur.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.