Memur Uyuşturucu Kullanırsa Disiplin Cezası: İhraç Riski

Memur uyuşturucu kullanırsa disiplin cezası: 657 ve 7068'de bentler, test raporuna itiraz, KDAE, HAGB ve hapsin memuriyete etkisi, Danıştay kararları.

Memur uyuşturucu kullanırsa disiplin cezası verilir mi sorusunun cevabı çoğu dosyada evet, ama hangi cezanın verileceği memurun hangi kanuna tabi olduğuna göre çok değişir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun disiplin maddesinde uyuşturucu adıyla geçen bir bent yoktur; idare fiili genellikle “yüz kızartıcı ve utanç verici hareket” ya da “itibar ve güveni sarsan davranış” olarak niteler. Polis, jandarma ve sahil güvenlik personelinde ise uyuşturucu kullanmak 7068 sayılı Kanun’da doğrudan meslekten çıkarma sebebidir. Bunlara ek olarak ceza dosyası vardır: kesinleşen bir hapis cezası memurluğu disiplinden bağımsız olarak sona erdirebilir. Aşağıda bu üç yolu, test sonucuna itirazı ve ne yapmanız gerektiğini anlatıyorum.

Memur Uyuşturucu Kullanırsa Disiplin Cezası Ne Olur?

657’ye tabi memurda kanunda uyuşturucu için ayrı bir bent bulunmadığından ceza, fiilin niteliğine göre kınamadan çıkarmaya kadar uzanabilir; idare hangi bende dayandığını savunma istem yazısında göstermek zorundadır.

657 sayılı Kanun’un 125. maddesi, alkol için kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren iki fiil sayar: göreve sarhoş gelmek ve görev yerinde alkollü içki içmek (125/D-a). Uyuşturucu ise maddede adıyla geçmez. Maddenin sonundaki kurala göre sayılan fiillere nitelik ve ağırlık bakımından benzer eylemlere aynı türden ceza verilir. Uygulamada kurumlar uyuşturucu kullanımını çoğunlukla 125. maddenin (E) bendinin (g) alt bendindeki “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” kapsamında değerlendirip çıkarma istiyor. Daha hafif kalan dosyalarda ise “hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” (125/B-d, kınama) bendine dayanıldığını görüyorum.

Danıştay, uyuşturucu bulunan bir mekânda yakalanan bir infaz koruma memurunun dosyasında ceza mahkemesinin HAGB kararını değil, disiplin soruşturmasının kendi delillerini esas aldı ve fiilin yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olduğunu kabul ederek çıkarma cezasını hukuka uygun buldu. Bu, sonucun otomatik olduğu anlamına gelmez: aynı fiil için hangi bendin uygulanacağı, kullanımın görevle bağlantısı, tek seferlik olup olmadığı ve memurun geçmişi gibi somut koşullara göre tartışılır.

Memur ve kolluk personelinde uyuşturucu kullanımının sonuçları
Durum Dayanak Olası sonuç Ne yapmalı?
657’ye tabi memur, disiplin soruşturması DMK 125/E-g, 125/B-d ve benzer eylem kuralı Kınamadan Devlet memurluğundan çıkarmaya kadar Bendi ve delilleri isteyip savunmayı belgeyle kurmak
Polis, jandarma, sahil güvenlik 7068 m.8/6-m Meslekten çıkarma 31/4’teki hakları kullanmak; kurulda sözlü savunma
Savcılık 5 yıl kamu davasının açılmasını erteledi TCK 191/2-3 Mahkûmiyet yok; memurluk bu karar yüzünden bitmez Denetimli serbestlik yükümlülüklerine eksiksiz uymak
Erteleme bozuldu, dava açıldı, HAGB verildi TCK 191/4; CMK 231 Mahkûmiyet yok; disiplin cezası yine mümkün Denetim süresinde yeni suçtan uzak durmak
Kasten suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezası kesinleşti (ertelense de) DMK 48/A-5, 98/b Memurluk sona erer; uyuşturucu suçu 48/A-5 listesinde olmadığından daha kısa hapis bu sonucu kendiliğinden doğurmaz, disiplin yolu ayrıca işler Kanun yoluna gitmek; idari işleme 60 gün içinde dava
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Askerî personel ve uzman erbaşlar kendi özel kanunlarına tabidir.

Polis ve Jandarma Uyuşturucu Kullanırsa Meslekten Çıkarılır mı?

Evet; 7068 sayılı Kanun’un 8. maddesinin altıncı fıkrasının (m) bendi, uyuşturucu maddeleri yapmayı veya kullanmayı, bunların kullanılmasına, saklanmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmayı ve kullanımı kolaylaştırmayı ya da özendirmeyi meslekten çıkarma cezası gerektiren fiiller arasında sayar.

Bu hüküm emniyet, jandarma ve sahil güvenlik personelinin hepsine uygulanır. Meslekten çıkarma, kişinin bu teşkilatlarda bir daha çalıştırılmaması demektir (7068 m.7/1-e). Kolluk personelinde bu fiilin karşılığı doğrudan meslekten çıkarma olduğundan (bir derece hafif ceza ancak 7068 m.7/2’deki olumlu hizmet ve değerlendirme puanı şartıyla mümkündür) savunmanın ağırlık merkezi fiilin sabit olup olmadığıdır: test raporunun güvenilirliği, numunenin kime ait olduğu ve tanık beyanlarının somutluğu. Meslekten çıkarma istenen personel soruşturma evrakını inceleyebilir, tanık dinletebilir ve kurulda vekiliyle savunma yapabilir (7068 m.31/4). İtiraz ve dava yolunu polis disiplin cezasına itiraz yazısında anlattım.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Uyuşturucu Testi Pozitif Çıktı: Rapora İtiraz Edilebilir mi?

Evet; disiplin cezası, fiilin her türlü şüpheden uzak ve somut delillerle ortaya konmasını gerektirir ve çelişen test raporları varsa idare mahkemesi bu çelişkiyi gidermeden karar veremez.

Danıştay, kanında esrar etken maddesi bulunduğu raporuna dayanılarak meslekten çıkarılan bir polis memurunun dosyasında, memurun sunduğu başka bir Adli Tıp raporunda uyuşturucu bulunmadığının yazdığını gördü. Daire, numunelerin aynı olup olmadığı, aynı gün ve aynı ekipmanla alınıp alınmadığı araştırılmadan ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden verilen ret kararını eksik inceleme saydı. Bu, test sonucuna karşı en etkili savunmanın genel bir inkâr değil, numune zincirini sorgulamak olduğunu gösteriyor.

Test raporunda neye bakmalıyım?

Numunenin ne zaman, kim tarafından, hangi tutanakla alındığına; mühürlenip mühürlenmediğine; hangi kuruma hangi tarihte ulaştığına ve hangi yöntemle incelendiğine bakın. Raporda yalnız tarama testi sonucu mu var, yoksa doğrulama testi de yapılmış mı, bunu sorun. Kullandığınız reçeteli bir ilaç varsa reçetesini ve raporunu savunmaya ekleyin. Hangi maddenin vücutta ne kadar süre tespit edilebildiğini uyuşturucu testi kaç gün gösterir yazısında açıkladım.

Pasif içicilik savunması kabul edilir mi?

Tek başına kabul edileceğini söyleyemem. Danıştay’ın incelediği dosyada bir üniversite hastanesinin raporu, maddenin aktif mi pasif mi alındığının tıbben bilinemeyeceğini yazmıştı; Danıştay bu iddiayı kendisi çözmedi, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesini istedi. Pasif maruziyet iddiasını, olay yeri, kişiler ve zaman bilgisiyle destekleyemiyorsanız savunmanın merkezine koymayın.

Ceza Dosyası Memuriyeti Nasıl Etkiler?

İlk soruşturmada savcı 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteler; bu karar ve HAGB memurluğu bitirmez, kesinleşen bir hapis cezası ise bitirir. Erteleme kararının dayanağı TCK 191’dir.

TCK 191/1: (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

TCK 191/2: (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.

Ceza tarafında şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararıyla en az 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır ve savcı yılda en az iki kez test için sevk eder (TCK 191/3). Erteleme süresinde yükümlülüklere uymamakta ısrar eden ya da yeniden kullanan kişi hakkında kamu davası açılır (191/4); süre sorunsuz biterse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (191/7). Bu sürecin ayrıntısını uyuşturucu kullanmanın suç olup olmadığını anlattığım yazıda ve uyuşturucuda denetimli serbestlik yazısında bulabilirsiniz.

Hangi aşamada memuriyet sona erer?

Memuriyete giriş şartlarından biri, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olmamaktır (DMK 48/A-5). 191. maddedeki cezanın alt sınırı 2 yıl olduğundan, indirimlerden sonra bile mahkûmiyet çoğu zaman bir yılın üzerinde kalır; örneğin 2 yıldan altıda bir takdiri indirimle 1 yıl 8 ay hapis. Mahkûmiyet kesinleşince idare memurluğu 98/b ile sona erdirir. Danıştay, uyuşturucu kullanmaktan verilen ve istinaf edilmeden kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerine memuriyetin 98/b ile sona erdirilmesine ilişkin kararları onadı.

Erteleme (TCK 51) cezanın infazını durdurur, ama mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz; bu yüzden 48/A-5 bakımından sonuç değişmez. HAGB ise hükmün açıklanmaması demektir ve memurluğu kendiliğinden bitirmez; ayrıntısını HAGB alan memur ihraç edilir mi sorusunu cevapladığım yazıda ele aldım. Hangi suçların memuriyete engel olduğunu ise memuriyete engel suçlar yazısında topladım. Bu yüzden memur için ceza dosyasında HAGB’nin şartlarını tartışmak ve süresinde kanun yoluna başvurmak, disiplin dosyası kadar önemlidir.

Disiplin Cezası Ceza Davasının Sonucunu Bekler mi?

Beklemez; aynı olaydan ceza kovuşturması başlamış olması disiplin soruşturmasını geciktirmez ve memurun mahkûm olup olmaması disiplin cezası verilmesine tek başına engel değildir (DMK 131).

Bu yüzden kovuşturmaya yer olmadığı kararı ya da HAGB, disiplin dosyasını kendiliğinden kapatmaz. İdare, ceza mahkemesinin kararından bağımsız olarak kendi soruşturmasında fiili somut delillerle ispat etmek zorundadır; HAGB kararını “mahkûmiyet” gibi okuyamaz, çünkü bu masumiyet karinesini zedeler. Ceza davasında fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle beraat ederseniz bunun disipline etkisi ayrıdır; bunu beraat eden memurun disiplin cezasının kalkıp kalkmadığını anlattığım yazıda açıkladım.

Zamanaşımı ne zaman dolar?

Çıkarma cezası için idare fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde soruşturmaya başlamalı, diğer cezalarda bu süre 1 aydır; her hâlde fiilden itibaren 2 yıl içinde ceza verilmelidir (DMK 127; kolluk için 7068 m.29). Ceza dosyasının uzun sürmesi bu süreleri durdurmaz. Tarihleri nasıl hesaplayacağınızı disiplin cezası zamanaşımı yazısında anlattım.

Görevden uzaklaştırılır mıyım?

Soruşturma ya da ceza kovuşturması sırasında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanabilir; bu dönemde aylığın 2/3’ü ödenir (DMK 137, 140, 141). Bu bir ceza değil, geçici tedbirdir; ayrıntısını açığa alınan memurun maaşı yazısında bulabilirsiniz.

Savunma İstem Yazısı Geldi: Neyi Öne Çıkarmalı?

Savunmada önce fiilin sübutunu (test, numune, tanık), sonra bendin doğruluğunu, en son da cezanın ağırlığını tartışın; bu sıra, dosyanın kaderini çoğu zaman belirler.

  • Sübut: Test raporlarının, tutanakların ve tanık beyanlarının örneğini isteyin; çelişkiyi tarih ve saatle gösterin.
  • Bent: Hizmet dışında, tek seferlik ve görevle ilgisiz bir olay ile görev yerinde kullanım aynı bende girmez; idarenin dayandığı bendi tartışın.
  • Ölçülülük: Geçmiş hizmetleriniz olumluysa ve ödül veya başarı belgeniz varsa bir derece hafif ceza uygulanmasını isteyin (DMK 125).
  • Ceza dosyasıyla tutarlılık: Savcılıktaki ifadenizle çelişen bir anlatım kurmayın.

Savunmanın genel kurgusunu ve kaçınılması gereken hataları savunma istem yazısına cevap rehberinde ayrıntılı ele aldım. Tedaviye başvurmuş olmanız kanunda disiplin cezasını kaldıran bir sebep olarak düzenlenmemiştir; yine de tedavi belgesi, fiilin tekrarlanmadığını göstermek için dosyaya konabilir. Kolluk personelinde ise samimi ikrar ve pişmanlık, disiplin amirinin takdirinde gözetilecek unsurlar arasında açıkça sayılır (7068 m.6/3-f).

Dikkat: Süreler cezanın tebliğini izleyen gün işlemeye başlar. Çıkarma cezasına itiraz yolu yoktur, 60 gün içinde doğrudan iptal davası açılır. Daha hafif cezalarda 657’de itiraz süresi 7 gün, kolluk personelinde 10 gündür; itiraz ederseniz dava süresi itirazın reddinin tebliğinden işler. Tebliğ tarihini ilk gün not edin.

Aday Memur ve Yeni Atanacaklar İçin Durum Farklı mı?

Evet; aday memurda tek bir aylıktan kesme ya da kademe cezası, birden fazla uyarma veya kınama ilişik kesme sebebidir (DMK 56), yeni atanacaklar içinse soruşturma kayıtları arşiv araştırmasında görülebilir.

Adaylık süresinde ilişiği kesilen kişi, sağlık nedenleri dışında 3 yıl Devlet memurluğuna alınmaz (DMK 56). Henüz atanmamış ya da yeni bir kadroya geçecek kişiler için 7315 sayılı Kanun’a göre yapılan arşiv araştırması, adli sicilin yanında devam eden veya sonuçlanan soruşturma ve kovuşturmalardaki olguları da kapsar (7315 m.4). Kolluk ve öğretmenlik gibi kadrolarda güvenlik soruşturması da yapılır; olumsuz sonuç geldiyse izlenecek yolu güvenlik soruşturması olumsuz gelirse izlenecek adımlar yazısında bulabilirsiniz.

Yaşanmış Olaydan

Bir belediyede memur olarak çalışan bir müvekkilim, akşam saatlerinde bir parkta yapılan kontrolde üzerinde az miktarda esrarla yakalanmıştı. Savcılık kullanmak için bulundurma suçundan 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteledi ve denetimli serbestlik başladı. Birkaç hafta sonra belediye disiplin soruşturması açtı; soruşturmacının raporunda fiil “yüz kızartıcı ve utanç verici hareket” olarak nitelendirilip Devlet memurluğundan çıkarma istendi.

Yüksek disiplin kurulu son savunmaya çağırdığında kurula birlikte gittik. Fiili inkâr etmedik; olayın görev dışında, tek seferlik olduğunu, görevine hiçbir etkisinin bulunmadığını, 12 yıllık hizmeti boyunca ceza almadığını ve iki başarı belgesi bulunduğunu belgeleriyle anlattık. Denetimli serbestlik yükümlülüklerine eksiksiz uyduğunu gösteren yazıyı ve kendi isteğiyle başladığı tedavinin belgelerini de ekledik; erteleme kararının mahkûmiyet olmadığını ayrıca vurguladık.

Kurul çıkarma teklifini reddetti; atamaya yetkili amir 15 gün içinde kınama cezası verdi. Müvekkilim görevine devam ediyor, ama 5 yıllık erteleme süresinin bir risk dönemi olduğunu biliyor: bu sürede yeniden kullanırsa hem kamu davası açılacak hem de disiplin dosyasında en az bir derece ağır cezayla, büyük ihtimalle yeniden çıkarma istemiyle karşılaşacak.

Danıştay Kararları

Danıştay 12. Daire, 26.02.2024 tarihli, 2021/336 E., 2024/839 K.

Kapalı ceza infaz kurumunda infaz ve koruma memuru olan davacı, polisin baskın yaptığı ve çok sayıda uyuşturucu maddenin bulunduğu bir mekânda yakalanmış, 657 sayılı Kanun’un 125/E-g bendine göre Devlet memurluğundan çıkarılmıştı. Ceza davasında satış iddiası için delil bulunamamış, uyuşturucu kullanmak suçundan HAGB kararı verilmişti. İdare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi davayı reddetti. Danıştay, HAGB kararının hüküm niteliğinde olmadığını ve memurun “cezalandırıldığı” ifadesinin masumiyet karinesini ihlal edecek nitelikte olduğunu belirtti; ancak ceza kararından bağımsız olarak soruşturma raporundaki bilgi ve belgelere göre eylemin yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olduğunu ve disiplin suçunun sübuta erdiğini kabul ederek kararı gerekçesini düzelterek onadı. Buna göre HAGB memurluğu bitirmez, ama aynı olay disiplin soruşturmasında ayrıca ispatlanırsa çıkarma cezası ayakta kalabilir.

… Davacı hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hüküm niteliğinde olmadığından ve davacının lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmadığından; Mahkeme kararında davacının uyuşturucu madde kullanmak suçundan cezalandırılmış olduğu ifadesinin kullanılması masumiyet karinesini ihlal edecek nitelikte olmakla birlikte; ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak dava dosyasındaki soruşturma raporu içeriği bilgi ve belgelere göre, davacının üzerine atılı eylemlerin niteliği itibarıyla yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler olduğu, isnat edilen disiplin suçunun sübuta erdiği ve dava konusu işlemin hukuk ve usule uygun olduğu sonucuna varılmıştır. …

↑ Metne dön

Danıştay 2. Daire, 10.02.2026 tarihli, 2022/4428 E., 2026/446 K.

Polis memuru olan davacı, kanında esrar etken maddesi bulunduğunu gösteren Adli Tıp raporuna dayanılarak 7068 sayılı Kanun’un 8/6-m bendine göre meslekten çıkarılmıştı; ceza tarafında hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmişti. Bir üniversite hastanesinin raporu maddenin aktif mi pasif mi alındığının tıbben bilinemeyeceğini belirtmiş, davacının sunduğu başka bir Adli Tıp raporu ise kanında uyuşturucu bulunmadığını, yalnız bir ilaç etken maddesi bulunduğunu yazmıştı. İdare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi davayı reddetti. Danıştay, raporlarda kullanılan numunelerin aynı olup olmadığı, farklıysa aynı gün, aynı anda ve aynı ekipmanla alınıp alınmadığı araştırılıp raporların Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek eksik inceleme gerekçesiyle kararı bozdu. Çelişen test raporları varsa mahkemeden numune zincirinin ve raporların yeniden incelenmesini isteyin.

… İdare Mahkemesince, öncelikle; davacıdan alınan ve yukarıda belirtilen raporlarda kullanılan numunelerin aynı olup olmadığı veya farklı numuneler üzerinde test yapılmış ise bu numunelerin aynı gün, aynı anda ve aynı ekipmanla mı alındığı araştırıldıktan sonra Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığınca düzenlenen 11/02/2020 tarihli rapor ve Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen … günlü, … sayılı rapor ve ekleri Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek, raporlar arasındaki çelişkinin nedeni ve buna ilişkin açıklamanın yer aldığı rapor alındıktan sonra bir değerlendirme yapılmak suretiyle dava konusu işleme yönelik hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. …

↑ Metne dön

Danıştay 12. Daire, 18.12.2024 tarihli, 2023/4107 E., 2024/5696 K.

Bir üniversitede memur olarak çalışan davacı, uyuşturucu madde kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, karar istinaf edilmeden kesinleşmişti. İdare, 48/A-5’teki şartın memurluk sırasında kaybedildiği gerekçesiyle memuriyetini 98/b’ye göre sona erdirdi. İdare mahkemesi davayı reddetti, bölge idare mahkemesi istinafı reddetti; davacı, hükümlü kontenjanından memur olduğunu ve nitelik kaybı için 2 yıl ve üzeri ceza gerektiğini ileri sürdü. Danıştay, kararı usul ve hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetti ve onadı; ayrı bir gerekçe yazmadı. Karar, kesinleşen bir hapis cezasının disiplin soruşturmasına gerek kalmadan memurluğu sona erdirebildiğini gösteriyor; ceza dosyasında kanun yolunu kullanmak hayati önemdedir.

… Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Memur uyuşturucu kullanırsa disiplin cezası olarak hemen ihraç edilir mi?

Hemen değil; çıkarma cezası için disiplin soruşturması, savunma ve yüksek disiplin kurulu kararı gerekir (DMK 126, 129, 130). Kurul çıkarma teklifini reddederse amir 15 gün içinde daha hafif bir ceza verebilir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı memurluğa engel mi?

Bu karar mahkûmiyet olmadığı için 48/A-5’i uygulatmaz ve memurluğu kendiliğinden sona erdirmez. Ancak aynı olay için disiplin cezası verilebilir ve erteleme bozulursa kamu davası açılır.

Uyuşturucu testi kurum içinde rastgele yapılabilir mi?

657’de bütün memurlar için rastgele test yapılmasını düzenleyen genel bir hüküm bulunmuyor; bazı kurumların kendi mevzuatında özel düzenlemeler olabilir. Size yapılan testin hangi dayanakla ve hangi usulle yapıldığını yazılı olarak sorun.

Esrar kullanan öğretmen ne olur?

Öğretmenler 657’ye tabidir; bu yazıdaki disiplin ve memuriyet kuralları onlar için de geçerlidir. Öğretmenlik kadrolarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması da yapıldığı için yeni atamalarda soruşturma kayıtları ayrıca değerlendirilir (7315 m.3/2).

Uyuşturucudan aldığım disiplin cezası sicilden silinir mi?

Çıkarma dışındaki cezalar, uyarma ve kınamada 5 yıl, diğerlerinde 10 yıl sonra başvuruyla silinebilir (DMK 133). Ayrıntı için disiplin cezasının sicilden silinmesi yazısına bakın.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.