Memuriyete Engel Suçlar Nelerdir, Hangi Ceza Eler?

Memuriyete engel suçlar nelerdir, hangi ceza atamanızı durdurur? Süre sınırı, HAGB, erteleme, af ve atama iptaline karşı dava yolu tek yazıda.

Memuriyete engel suçlar nelerdir sorusu, aslında iki ayrı soruyu tek cümlede topluyor. Birincisi, aldığınız cezanın süresi belli bir sınırı aşıyor mu. İkincisi, işlediğiniz suç, süresi ne olursa olsun kanunun ayrıca saydığı suçlardan biri mi. Kadroyu kazanıp da atanamayan insanların çoğu, bu ikinci grubu bilmediği için sürprizle karşılaşıyor. Bir de üçüncü katman var: kaydınız silinmiş olsa bile arşiv kaydı ve güvenlik soruşturması ayrı bir süzgeç.

Memuriyete Engel Suçlar Listesi Aslında Nasıl Okunur

İnternette dolaşan “memuriyete engel suçlar listesi” başlıklı içeriklerin çoğu eksik. Çünkü kanun size bir suç listesi vermiyor; iki ayrı ölçüt veriyor. Birinci ölçüt cezanın süresi, ikinci ölçüt suçun türü. Bu ikisini birbirinden ayırmadan doğru sonuca varamazsınız.

Süre ölçütü şöyle işler: kasten işlediğiniz bir suçtan aldığınız hapis cezası bir yıl veya daha fazlaysa, suçun adı ne olursa olsun memur olamazsınız. Taksirli suçlar, yani trafik kazası gibi istemeden işlenen fiiller bu ölçütün dışındadır. Trafikte ölümlü kazaya karışıp ceza almış bir kişi, kasıt bulunmadığı için bu yönden elenmez.

Tür ölçütü ise bambaşka çalışır. Kanunun ismen saydığı suçlarda ceza miktarına hiç bakılmaz. On gün hapis de alsanız, o ceza paraya çevrilse de, hatta aftan yararlansanız da sonuç değişmez. Bu ayrımı kavradığınızda kendi dosyanızın hangi kulvarda olduğunu kolayca görürsünüz.

Süresine Bakılan Suçlar ile Miktarı Hiç Önemsenmeyen Suçlar

Birinci grupta yaralama, tehdit, hakaret, mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi çok geniş bir suç kümesi vardır. Bu suçlarda tek soru şudur: hükmedilen hapis cezası kanuni sınırın altında mı kaldı. Altında kaldıysa memuriyetiniz yönünden bu ceza tek başına eleme sebebi değildir. Üstündeyse, ne yazık ki tartışılacak bir şey kalmaz.

İkinci grup ise “yüz kızartıcı” diye anılan ve devletin mali güvenine ya da dürüstlüğüne dokunan suçlardır. Zimmet, rüşvet, irtikâp, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, aklama ve kaçakçılık bu grubun çekirdeğini oluşturur. Buradaki mantık şu: devlet, kasasına ve mührüne dokunacak kişide en ufak bir soru işareti istemez.

Dikkat: İkinci gruptaki bir suçtan aldığınız ceza paraya çevrilmiş, ertelenmiş, hatta aftan yararlanmış olsa bile mahkûmiyetin kendisi ayakta durduğu sürece memuriyet engeli devam eder. Bu noktada “cezam çok azdı” savunması işe yaramaz.

Bir de mahkûmiyetin yan sonucu vardır. Kasten işlenen bir suçtan hapis cezası aldığınızda mahkeme ayrıca karar yazmasa dahi bazı haklarınız kendiliğinden askıya girer; bunların başında kamu görevi üstlenme yasağı gelir.

TCK 53/1: (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

  • a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
  • b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…),
  • c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
  • d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
  • e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Bu yasak süresizdir sanılır ama değildir. Cezanın infazı tamamlandığında hak yoksunluğu da sona erer. Ancak bu yalnız TCK 53 yönünden geçerlidir; 657 sayılı Kanun m.48/A-5 gereği kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası aldıysanız ya da suç tür ölçütüne giriyorsa, infaz bitse bile memuriyet engeli sürer.

TCK 53/2: (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

HAGB Aldıysanız Kadroya Atanmanızın Önü Açık mı

HAGB, mahkemenin cezayı belirleyip hükmü açıklamayı belli bir denetim süresi boyunca askıya almasıdır. Kanunun açık ifadesiyle bu karar, kişi hakkında hukuki sonuç doğurmaz. Dolayısıyla ortada bir mahkûmiyet yoktur ve kural olarak memuriyete engel oluşturmaz. Kadroyu kazandıysanız, HAGB kararı gerekçe gösterilerek atamanızın reddedilmesi hukuka aykırıdır.

CMK 231/5: (5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

Uygulamada kurumlar bazen bu kararı adli sicil arşivine bakarak görür ve “olumsuz” sayar. Böyle bir işlemle karşılaşırsanız pes etmeyin; iptal davasında dayanağınız güçlüdür. HAGB kayıtlarının yalnızca soruşturma ve kovuşturmayla bağlantılı olarak, savcı veya hâkim istediğinde kullanılabileceği kanunda yazılıdır. Bir kurumun atama dosyasında bu kaydı gerekçe yapması bu sınırı aşar.

Ama bir istisnayı atlamayın. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlerseniz mahkeme hükmü açıklar ve ortada artık gerçek bir mahkûmiyet olur. O anda memuriyet değerlendirmesi baştan yapılır. Ayrıca güvenlik soruşturması yapılan kadrolarda HAGB’ye konu fiilin niteliği ayrı bir tartışma yaratabilir; bu iki süreci karıştırmayın.

Erteleme, Adli Para Cezası ve Taksit Kararı Sonucu Nasıl Etkiler

Erteleme ile HAGB sık sık birbirine karıştırılır. Erteleme hâlinde ortada kesin bir mahkûmiyet vardır; sadece cezanın cezaevinde infazı denetim süresine bağlanmıştır. Yani adli sicilinizde mahkûmiyet görünür. Süre ölçütü bakımından değerlendirme, ertelenmiş de olsa hükmedilen hapis cezası üzerinden yapılır.

Kısa süreli hapis cezanız ertelenmişse, memuriyet yönünden önemli bir kural devreye girer. Kanun, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler ile fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında hak yoksunluklarının uygulanmayacağını söyler. Bu, birçok adayın gözden kaçırdığı bir hükümdür. Ancak yalnız TCK 53/1’deki yoksunlukları kaldırır; suç tür ölçütüne giriyorsa ya da kasten işlenen suçtan tam bir yıl hapis verilmişse, ceza ertelenmiş olsa bile 657 sayılı Kanun m.48/A-5 gereği engel sürer.

TCK 53/4: (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

Adli para cezasına gelince. Doğrudan adli para cezasına hükmedilmişse, ortada hapis cezası bulunmadığı için süre ölçütü hiç çalışmaz. Hapis cezasının paraya çevrildiği hâllerde ise TCK 50/5 gereği asıl mahkûmiyet, çevrilen para cezasıdır. Yine de suç tür ölçütüne giren bir fiilse, para cezası sizi kurtarmaz. Taksitlendirme veya ödeme planı ise sadece infaz meselesidir; memuriyet değerlendirmesini değiştirmez.

Affa Uğramış Ceza Hâlâ Sizi Eler mi

Bu sorunun cevabı, hangi grupta olduğunuza göre ikiye ayrılır. Genel af, mahkûmiyetin bütün sonuçlarını ortadan kaldırır; özel af ise yalnızca cezayı etkiler, mahkûmiyet ayakta kalır. Aday olarak dosyanıza bakarken önce hangi af türünden yararlandığınızı tespit etmelisiniz.

Yüz kızartıcı sayılan suçlarda kanun koyucu net bir tercih yapmıştır: bu suçlardan mahkûm olan kişi affa uğramış olsa dahi memur olamaz. Yani rüşvetten aldığınız ceza affedilmiş olsa bile o kayıt sizi elemeye devam eder. Buna karşılık yaralama, tehdit gibi genel suçlarda affın etkisi çok daha lehinizedir.

Dikkat: “Af çıktı, sicilim temizlendi” cümlesini kurmadan önce adli sicil ve arşiv kaydınızı e-Devlet üzerinden alın. Kayıtta ne yazdığını görmeden yapacağınız her yorum sizi yanıltır. Kurumlar kararlarını sizin hatıranıza değil, o belgeye göre verir.

Güvenlik Soruşturması ile Adli Sicil Kaydı Aynı Şey Değil

Adli sicil kaydı, kesinleşmiş mahkûmiyetlerinizi gösteren bir belgedir. Arşiv kaydı ise cezanın infazı tamamlandıktan sonra sicilden çıkarılan bilgilerin saklandığı ikinci bir kayıttır. Bu ikisi kanuni ölçütlerle okunur ve sonuç genellikle tahmin edilebilir.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ise bambaşka bir mekanizmadır ve yalnızca kanunun saydığı belli kadrolarda yapılır. Burada mahkûmiyetinizin yanı sıra devam eden soruşturmalar, hakkınızda alınan bazı idari kayıtlar ve yakın çevrenize dair bilgiler de değerlendirilir. Yani adli siciliniz tertemiz olduğu hâlde güvenlik soruşturmanız olumsuz sonuçlanabilir.

Bu ayrımı bilmek pratikte çok işe yarar. Çünkü olumsuz sonucun kaynağını bilmeden açacağınız dava hedefini bulmaz. Kurumdan gelen yazıda ret sebebi net yazmıyorsa, önce bilgi edinme başvurusu yapıp işlemin gerekçesini ve dayanağını öğrenmek gerekir. Uygulamada bu tek adım, davanın kaderini belirliyor.

Atamanız İptal Edildiyse veya Göreve Başlatılmadıysanız Ne Yapacaksınız

İlk yapmanız gereken, kurumun size gönderdiği yazının tebliğ tarihini kayıt altına almaktır. Zarfı, tebligat mazbatasını, e-Devlet ekran görüntüsünü saklayın. İdari yargıda süre çok katıdır ve kaçırılan gün geri gelmez.

İkinci adım, ret gerekçesinin tam olarak ne olduğunu belgeyle tespit etmektir. Kurum “arşiv kaydı olumsuz” gibi muğlak bir ifade kullanmışsa, hangi kaydın hangi kanuni ölçüte göre engel sayıldığını sormanız gerekir. Uygulamada kurumların önemli bir kısmı HAGB kararını, katalog dışı bir suçtan verilip ertelenen bir yıldan az hapis cezasını veya taksirli suç mahkûmiyetini yanlışlıkla engel sayıyor. Bu hataların her biri iptal sebebidir.

Üçüncü adım dava. İptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması (dava sonuçlanana kadar işlemin uygulanmasının askıya alınması) talep edilmelidir. Kadronun bir başkasına verilmesi hâlinde işiniz zorlaşır. Dava kazanılırsa göreve başlatılma ve atanmanız gereken tarihten itibaren doğan parasal haklar da gündeme gelir.

Cezanız Kesinleşmeden Sınava Girdiyseniz Elinizde Hangi Seçenek Var

Devam eden soruşturma veya henüz kesinleşmemiş bir mahkûmiyet, kural olarak memuriyete engel değildir. Masumiyet karinesi gereği kesinleşmemiş hüküm, mahkûmiyet gibi sonuç doğurmaz. Bu nedenle “hakkımda dava var, sınava girmeyeyim” düşüncesi çoğu zaman gereksiz bir vazgeçiştir.

Buna karşılık dosyanız devam ederken atamanız yapılırsa, dava sonucu aleyhinize kesinleştiğinde memuriyetiniz sona erebilir. Bu ihtimali baştan görmek ve ceza dosyasını buna göre yönetmek şart. Örneğin süre ölçütünün hemen altında bir ceza için savunma stratejisi kurmak, ya da HAGB koşullarını sağlamak için zararı gidermek, memuriyet geleceğinizi doğrudan etkiler.

Ceza avukatınızla idari süreci konuşmadan duruşmaya girmeyin. Ceza yargılamasında sıradan görünen bir tercih, atamanızda dönüşü olmayan sonuç doğurabiliyor. Zararın giderilmesi, uzlaşma, lehe hükümlerin uygulanması gibi başlıklar bu yüzden önemli.

Yaşanmış Olaydan

Bana gelen dosyalardan biri, KPSS ile bir kamu kurumunda kadro kazanmış genç bir adaya aitti. Evrakları teslim etmiş, göreve başlama gününü beklerken kurumdan bir yazı geldi: ataması iptal edilmişti. Gerekçe, üniversite yıllarında bir kavgadan aldığı basit yaralama cezasıydı. Elinde sadece o yazı vardı ve ne olduğunu anlamadan bana geldi.

İlk iş dosyayı çıkarmak oldu. Adli sicil ve arşiv kaydını aldık, ceza mahkemesinin dosyasından karar örneğini temin ettik. Kararda hükmedilen hapis cezasının bir yıldan az olduğu ve ertelendiği yazıyordu. Yani ortada, kanunun hak yoksunluğu uygulanmayacağını açıkça söylediği bir durum vardı. Ayrıca yaralama, ceza miktarına bakılmaksızın eleme yapılan suçlar arasında da değildi. Kurum, kararı sadece “mahkûmiyet var” diye okumuş, cezanın niteliğini hiç incelememişti.

Tebliğ tarihinden itibaren süreyi kaçırmadan iptal davası açtık ve yürütmenin durdurulmasını istedik. Kurumun savunmasında hâlâ genel bir “olumsuz kayıt” ifadesi vardı; biz kararın erteleme kısmını ve ilgili kanun hükmünü ayrı ayrı gösterdik. Sonuçta işlem iptal edildi, müvekkil göreve başladı. Ondan sonra da atanması gereken tarihten itibaren doğan parasal haklarını ayrıca talep ettik.

Sık Sorulan Sorular

Hakkımda HAGB kararı verildi, memur olabilir miyim?

HAGB kararı mahkûmiyet sayılmadığı ve kanunen hukuki sonuç doğurmadığı için kural olarak memuriyete engel değildir. Kurum bu kararı gerekçe göstererek atamanızı iptal ederse iptal davası açabilirsiniz.

Adli para cezası memuriyete engel olur mu?

Doğrudan hükmedilen adli para cezası, ortada hapis cezası bulunmadığı için süre ölçütü yönünden engel oluşturmaz. Ancak suç, miktarına bakılmaksızın eleme yapılan yüz kızartıcı suçlardan biriyse para cezası sizi kurtarmaz.

Uyuşturucu kullanma suçundan kaydım var, atamam yapılır mı?

Kullanma suçunda genellikle tedavi ve denetimli serbestlik uygulanır; yükümlülükleri yerine getirirseniz hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, mahkûmiyet oluşmaz ve engel doğmaz. Mahkûmiyet kesinleşmişse cezanın süresine ve kadronun güvenlik soruşturmasına tabi olup olmadığına bakmak gerekir.

Adli sicil kaydım silindiyse arşiv kaydı yine de sorun çıkarır mı?

Evet, sicilden silinen bilgiler arşiv kaydında görünmeye devam edebilir ve kurumlar bu kayda bakar. Arşiv kaydınızdaki mahkûmiyetin hangi ölçüte girdiğini incelemeden sonucu tahmin etmeyin.

Devam eden soruşturma veya dava memuriyete engel midir?

Kesinleşmemiş bir dosya, masumiyet karinesi gereği mahkûmiyet gibi sonuç doğurmaz ve kural olarak engel değildir. Yalnızca güvenlik soruşturması yapılan kadrolarda devam eden dosya ayrıca değerlendirilebilir.

Atamam iptal edilirse kaç gün içinde dava açmam gerekir?

İdari yargıda dava süresi tebliğ tarihinden itibaren altmış gündür; bu yüzden yazının size ulaştığı günü mutlaka belgeleyin. Süreyi kaçırmamak için tebligatı aldıktan hemen sonra bir avukatla görüşmenizi öneririm.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.