Disiplin Cezası Zamanaşımı: 1 Ay, 6 Ay ve 2 Yıl Kuralı

Disiplin cezası zamanaşımı: 657 m.127 ve 7068 m.29'a göre 1 ay, 6 ay ve 2 yıl, fiil ve öğrenme tarihi, 2026 değişikliği, tablo ve Danıştay kararları.

Disiplin cezası zamanaşımı, idarenin bir memura ceza verme yetkisini belli süreler geçince kaybetmesidir ve iki ayrı sayaçla işler. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesine göre idare fiili öğrendikten sonra kısa bir süre içinde soruşturmaya başlamak, ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç 2 yıl içinde cezayı vermek zorundadır. Bu sürelerden biri kaçırıldıysa ceza, fiil sabit olsa bile hukuka aykırıdır. Aşağıda sürelerin nereden başladığını, hangi durumda kesildiğini ve savunmada, itirazda, davada bunu nasıl ileri süreceğinizi anlatıyorum.

Disiplin Cezası Zamanaşımı Kaç Yıl, Hangi Süreler Var?

Disiplin cezası zamanaşımının üst sınırı fiilden itibaren 2 yıldır; bunun içinde ayrıca öğrenmeden itibaren 1 ay veya 6 aylık soruşturmaya başlama süresi vardır.

İki süre birbirinden bağımsız işler ve ikisine de ayrı ayrı uyulmalıdır. Biri dolmuşsa diğerinin dolmamış olması cezayı kurtarmaz. Üniversite öğrencisinde ise soruşturmaya cezanın türüne göre 1 ay ya da 3 ay içinde başlanmalı, ceza her hâlde fiilden itibaren 2 yıl içinde verilmelidir (2547 m.54/4); bu itirazın davada nasıl yazılacağını öğrenci disiplin cezası iptal davası dilekçesi örneği gösteriyor. Aşağıdaki tablo memur ve kolluk için süreleri yan yana gösteriyor.

Disiplin cezası zamanaşımı süreleri (657 ve 7068)
Süre Başlangıç Memur (DMK 127) Polis, jandarma (7068 m.29)
Soruşturmaya başlama: hafif cezalar Fiilin öğrenilmesi 1 ay (uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe) 1 ay (uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa ve uzun süreli durdurma)
Soruşturmaya başlama: çıkarma Fiilin öğrenilmesi 6 ay (memurluktan çıkarma) 6 ay (meslekten ve memurluktan çıkarma)
Ceza verme Fiilin işlenmesi Her hâlde 2 yıl Her hâlde 2 yıl
Mahkeme iptalinden sonra yeniden ceza Kararın idareye ulaşması / tebliği Kalan süre; dolmuşsa veya 6 aydan az kaldıysa en geç 6 ay Hatalı nitelendirme veya şekil eksikliğinde 6 ay içinde yeniden değerlendirme
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Sürelerin başlangıç tarihleri dosyadaki belgelere göre ayrıca tespit edilmelidir.

Kanun 1 ay ile 6 ay arasındaki farkı verilecek cezanın türüne bağlar. Soruşturma öğrenmeden 3 ay sonra başlamış ve sonunda size kınama verilmişse, kınama için öngörülen 1 aylık sürenin geçtiğini savunmada ve davada ileri sürebilirsiniz. İdarenin baştan “çıkarma gerektirebilir” diyerek 6 aylık süreye dayanması bu durumda tartışmaya açıktır.

“Öğrenme” ve “Soruşturmaya Başlama” Tarihi Nasıl Tespit Edilir?

Öğrenme tarihi, fiilin cezayı vermeye yetkili disiplin amirine ulaştığı tarihtir; soruşturmaya başlama tarihi ise kural olarak yetkili amirin soruşturma onayını (olur) verdiği tarihtir. İkisini de dosyadaki yazıların tarihinden ve evrak kayıt numarasından çıkarırsınız.

657, fiilin “öğrenildiği” tarihten söz eder ve kimin öğreneceğini ayrıca yazmaz. 7068 ise açıkça “disiplin amiri tarafından öğrenildiği” tarihi esas alır. Pratikte öğrenme tarihini gösteren belgeler şunlardır: şikâyet dilekçesinin kuruma giriş tarihi, savcılığın kuruma gönderdiği yazının tarihi, müfettiş veya ön inceleme raporunun disiplin amirine sunulduğu tarih, tutanağın düzenlendiği gün.

Danıştay’ın önüne gelen dosyalarda soruşturmanın başlangıcı, yetkili makamın soruşturma onayının tarihiyle gösteriliyor. Bu yüzden dosya inceleme hakkınızı kullanıp onay yazısının bir örneğini isteyin. Dikkat: Savunma istem yazısının tarihi soruşturmanın başladığı tarih değildir; soruşturma ondan önce başlamış olabilir. Süreyi savunma yazısından değil, onaydan hesaplayın.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Fiilin İşlendiği Tarih Hangisi Sayılır?

İki yıllık süre, idarenin olayı öğrendiği ya da memurun gözaltına alındığı tarihten değil, fiilin fiilen işlendiği tarihten başlar.

İdare bazen fiilin tarihini kendi lehine kaydırır: savcılık yazısının geldiği günü, gözaltı ya da tutuklama tarihini veya raporun tarihini “fiil tarihi” olarak gösterir. Kanun ise 2 yıllık süreyi açıkça fiilin işlendiği tarihe bağlar; ihalenin onaylandığı, ödemenin yapıldığı, tutanağa konu olayın yaşandığı gün esas alınır. Ceza kararındaki “suç tarihi” satırını bu yüzden mutlaka kontrol edin.

Fiilin türüne göre başlangıç değişir. 7068 bunu açıkça yazar:

7068 s. Kanun 29/3: (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

657’de böyle bir hüküm yok, ama aynı ayrım uygulamada memurlar için de tartışılıyor. Kesintisiz bir durumda, örneğin izinsiz bir işin sürdürülmesinde ya da sosyal medyada duran bir paylaşımda, süre o durumun sona erdiği tarihten işlemeye başlar. Zincirleme fiillerde son fiilin tarihi esas alınır.

Sosyal Medya Paylaşımında Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

Paylaşım hesapta durduğu sürece Danıştay eylemin devam ettiğini kabul ediyor; bu yüzden yıllar önce yapılan ama silinmeyen bir paylaşım için 2 yıllık süre çoğu zaman dolmuş sayılmıyor.

Danıştay, 2013 ve 2014’teki Facebook paylaşımları nedeniyle verilen meslekten çıkarma cezasında, paylaşımlar hesapta durduğu için cezanın 2 yıl içinde verildiğine karar verdi. Bölge idare mahkemesi süreyi paylaşım tarihinden hesaplayıp zamanaşımı demişti; bu karar bozuldu.

Bunun pratik sonucu açıktır: paylaşımı sildiğiniz tarih önem kazanır. Silme tarihini gösterebilecek ekran görüntülerini, platformdan alınan arşiv verilerini saklayın. Paylaşımın kendisinin hangi disiplin bendine girdiği ise ayrı bir konudur; onu memur sosyal medya paylaşımı disiplin cezası yazısında anlattım.

Zamanaşımı İtiraz ve Dava Sürecinde de İşler mi?

Hayır; zamanaşımı süreleri idarenin cezayı ilk kez verdiği tarihe kadar hesaplanır, cezadan sonraki itiraz, onay ve yargılama süreleri bu hesaba katılmaz.

Danıştay, zamanaşımı hesabında itiraz ve onay sürecinin, dava açılmışsa yargılamada geçen sürenin dikkate alınmayacağını açıkça söylüyor. Cezanın verildiği tarihte süre kesilir. Yani “dava iki yıl sürdü, artık zamanaşımı doldu” savunması tutmaz.

Kolluk personelinde iki yıllık sürenin hesabı için de benzer bir ayrım var. Danıştay, 7068’e göre cezayı verme yetkisi disiplin kuruluna ait olduğu için, 2 yıllık sürenin hesabında Bakan onayının değil, disiplin kurulunun cezayı verdiği tarihin esas alınacağını kabul ediyor. Onay iki yıl dolduktan sonra gelse bile, kurul kararı süre içindeyse ceza zamanaşımına uğramış sayılmaz.

Mahkeme Cezayı İptal Ederse İdare Yeniden Ceza Verebilir mi?

Evet; ceza yargı kararıyla iptal edilirse idare kalan süre içinde, süre dolmuşsa en geç 6 ay içinde yeniden ceza verebilir (DMK 127). Bu kural 7573 sayılı Kanun’la 2026’da geldi: süre, iptal kararının idareye ulaştığı tarihten işler; kalan zamanaşımı süresi 6 aydan azsa ya da dolmuşsa idarenin en geç 6 ayı vardır.

Yeni ceza, iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak verilir. Savunma süresi eksik verildiği için iptal edilen bir cezada idare usulü düzeltip yeniden ceza verebilir. Fiilin işlenmediği ya da sabit olmadığı için verilen iptalde ise yeniden ceza verilmesi için ortada bir sebep kalmaz. Bu yüzden davada yalnız usul hatasına değil, fiilin ispatına da itiraz edin; iptalin gerekçesi bir sonraki adımı belirler.

Kolluk personeli için kural 7068 m.29/4’tedir: fiil hatalı nitelendirildiği ya da düzeltilebilir bir şekil eksikliği bulunduğu için iptal edilen cezada, yetkili amir veya kurul kararın tebliğinden itibaren 6 ay içinde yeniden değerlendirme yapar. 6 ay geçtikten sonra verilen yeni ceza bu yönden tartışılabilir. Kolluk süreleri ve itiraz yolu için polis disiplin cezasına itiraz yazısına bakın.

Ceza Davası Sürerken Zamanaşımı Durur mu?

Hayır; 657’de ceza davası nedeniyle disiplin zamanaşımının duracağına dair bir hüküm yoktur ve ceza kovuşturması disiplin kovuşturmasını geciktiremez (DMK 131).

İdare “ceza davasını bekleyelim” diyerek soruşturmayı askıya alırsa 2 yıllık süre işlemeye devam eder. Bu, memur açısından önemli bir savunma noktasıdır. Bazı özel personel kanunları farklıdır: örneğin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu (53/A-n), üniversite personelinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılırsa disiplin zamanaşımı sürelerinin duracağını söyler. 657’ye tabi memurlar için bu kural yoktur. Ceza davasının sonucunun disiplin cezasına etkisini ise memur beraat ederse disiplin cezası kalkar mı yazısında anlattım.

Ceza tarafındaki zamanaşımıyla karıştırmayın. Suçun dava zamanaşımı TCK’ya göre çok daha uzundur ve disiplin süresinden bağımsız işler; ceza tarafının süreleri ceza davasında zamanaşımı yazısında. Ceza soruşturması devam ediyorsa izlenecek yol için memur hakkında soruşturma açıldı yazısına bakın.

Zamanaşımını Savunmada ve Davada Nasıl İleri Sürersiniz?

Zamanaşımını ilk fırsatta, savunma dilekçesinde tarihleriyle yazın; itiraz dilekçesinde ve dava dilekçesinde de ayrı bir başlık olarak tekrar edin.

Zamanaşımı bir usul meselesidir ve mahkeme esasa girmeden önce bakar. Mahkeme bunu kendiliğinden de inceleyebilir, ama tarihler dosyada yoksa göremez. Hesabınızı şu belgelerle kurun:

  • Fiilin tarihini gösteren belge (tutanak, işlem kaydı, paylaşım tarihi, ihale onayı).
  • İdarenin fiili öğrendiği tarihi gösteren yazı ve evrak kayıt bilgisi.
  • Soruşturma onayı (olur) ve soruşturmacının görevlendirme yazısı.
  • Cezanın verildiği karar ve kolluktaysa disiplin kurulu karar tarihi.

Savunma aşamasında ne yazacağınızı savunma istem yazısı geldiğinde yapılacakları anlattığım yazıda bulabilirsiniz. Ceza verildiyse itiraz süresi tebliğden itibaren memurlarda 7, kolluk personelinde 10 gündür; dava süresi 60 gündür. Kolluk personeli zamanaşımını davada ileri sürecekse polis disiplin cezası iptal davası dilekçesi örneğindeki zamanaşımı paragrafını kullanabilir.

Zamanaşımı dolmuş bir cezanın sicilden silinmesini beklemek yerine iptalini istemek daha doğrudur; silinme kurallarını disiplin cezası sicilden silinir mi yazısında anlattım.

Yaşanmış Olaydan

Bir belediyede çalışan memur müvekkil, iki yıl önce yaptığı bir ödeme işleminde usulsüzlük olduğu gerekçesiyle aylıktan kesme cezası almıştı. İşlem bir iç denetim raporunda geçmiş, rapor belediye başkanlığına sunulmuş, ama soruşturma onayı bundan dört ay sonra verilmişti. Müvekkil savunmasında yalnız işlemin doğru olduğunu anlatmış, tarihlere hiç değinmemişti.

İtiraz süresi geçmişti, ama dava süresi doluyordu. Dosyayı inceleyip raporun evrak kayıt tarihini, soruşturma onayının tarihini ve ödeme işleminin tarihini yan yana koyduk. Aylıktan kesme için öngörülen 1 aylık soruşturmaya başlama süresinin geçtiğini, ayrıca ceza kararındaki “fiil tarihi” satırına işlemin değil raporun tarihinin yazıldığını dava dilekçesinde ayrı başlıklarla gösterdik.

İdare, savunmasında raporun önce bir şube müdürüne gittiğini, disiplin amirinin olayı daha geç öğrendiğini ileri sürdü. Mahkeme raporun başkanlık makamına sunulduğu tarihi esas alarak cezayı zamanaşımı yönünden iptal etti. Esasa ilişkin tartışmaya hiç girilmedi; dosyayı kazandıran şey, tarihlerin belgeyle kurulmasıydı.

Danıştay Kararları

Danıştay 12. Daire, 03.07.2025 tarihli, 2024/3425 E., 2025/3679 K.

Tapu müdürü olarak çalışırken emekli olan davacıya verilen memurluktan çıkarma cezası daha önce yargı kararıyla iptal edilmiş, idare karar üzerine yeniden işlem yapmıştı. Bölge idare mahkemesi iki yıllık sürenin dolduğunu kabul edip iptal kararını onamıştı. Danıştay, 127’deki sürelerin idarenin ilk kez ceza vermesine kadar dikkate alınacağını, ceza verilmesiyle sürenin kesildiğini, itiraz, onay ve yargılama süreçlerinin bu hesaba girmeyeceğini belirterek kararı bozdu ve esasın incelenmesini istedi. Karar 7573 sayılı Kanun’un 127’ye eklediği yeni kuraldan önce verildi. Kısacası dava uzun sürdü diye zamanaşımı dolmuş sayılmıyor.

… Buna göre; zaman aşımı sürelerinin hesabında, disiplin cezası verildikten sonraki itiraz süreci veya onay süreci (disiplin cezasının idari anlamda kesinleşme süreci) dikkate alınmayacağı gibi, idari yargıda dava açılması halinde, yargılama sürecinde geçen süreler ile bozma kararı verilmesi halinde, kararın gerekçesi idareye yeni bir disiplin işlemi yapma yetkisi tanıyor ise idarenin yeni bir disiplin işlemi tesis etmesi aşamasında söz konusu zaman aşımı sürelerinin geçtiğinden bahsedilemeyeceği açıktır. …

↑ Metne dön

Danıştay 2. Daire, 25.12.2025 tarihli, 2022/637 E., 2025/6245 K.

Başpolis memuru olan davacı, 2013 sonu ve 2014 başında yaptığı Facebook paylaşımları nedeniyle 2018’de tespit edilip meslekten çıkarılmıştı; bölge idare mahkemesi ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını kabul etmişti. Danıştay, 7068’e göre ceza verme yetkisi disiplin kuruluna ait olduğu için 2 yıllık sürede kurulun cezayı verdiği tarihin esas alınacağını, paylaşımlar hesapta durduğu sürece eylemin devam ettiğini belirtti; cezanın süresinde verildiğine, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiğine karar verip kararı bozdu. Silinmeyen paylaşımda zamanaşımı paylaşım gününden başlamıyor.

… sosyal medya içeriklerinin sosyal medya hesabında durmaya devam ettiği süre boyunca eylemin temadi ettiği dikkate alındığında, Aydın Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, K:… sayılı kararının, eylem tarihinden itibaren iki yıl içerisinde verildiği anlaşılmaktadır. …

↑ Metne dön

Danıştay 2. Daire, 30.12.2025 tarihli, 2023/6720 E., 2025/6325 K.

Polis memuru olan davacı, 2018’deki bir trafik kazasının tutanaklara gerçeğe aykırı yansıtılmasına karıştığı gerekçesiyle meslekten çıkarılmıştı. Bölge idare mahkemesi, Bakan onayının fiilden itibaren iki yıl geçtikten sonra verildiğini esas alıp ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığına karar vermişti. Danıştay, 7068’de ceza verme yetkisinin doğrudan disiplin kuruluna ait olduğunu, Bakan onayının meslekten çıkarmada ikinci bir inceleme olduğunu belirtti; iki yıllık sürede il polis disiplin kurulunun cezayı verdiği tarihin esas alınacağını söyleyerek kararı oy çokluğuyla bozdu ve esasın incelenmesini istedi. Kolluk dosyalarında zamanaşımını onay tarihinden değil, kurul karar tarihinden hesaplayın.

… anılan maddeye göre disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Disiplin cezası zamanaşımı kaç yıl?

Fiilin işlendiği tarihten itibaren her hâlde 2 yıldır (DMK 127, 7068 m.29). Ayrıca öğrenmeden itibaren 1 ay veya 6 ay içinde soruşturmaya başlanması gerekir.

Zamanaşımı dolmuşsa verilen ceza kendiliğinden düşer mi?

Düşmez. Cezaya itiraz etmeniz ve süresinde iptal davası açmanız gerekir; dava açılmazsa zamanaşımına rağmen verilmiş ceza kesinleşir.

Savunmada zamanaşımı demezsem davada ileri sürebilir miyim?

Sürebilirsiniz ve mahkeme bunu ilk sırada inceler. Ama tarihleri gösteren belgeleri savunmada dosyaya sokmanız, davada işinizi kolaylaştırır.

Uyarma cezası için de zamanaşımı var mı?

Var. Uyarmada da fiilin öğrenilmesinden itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlanmalı ve fiilden itibaren 2 yıl içinde ceza verilmelidir.

Emekli olduktan sonra disiplin cezası verilebilir mi?

Uygulamada verilebiliyor. Yukarıdaki Danıştay 12. Daire kararında, emekliye ayrılan bir tapu müdürüne görev dönemindeki fiil nedeniyle memurluktan çıkarma cezası verilmişti. Bu durumda da zamanaşımı süreleri aynı şekilde uygulanır.

Zamanaşımı nedeniyle iptal edilen ceza tekrar verilebilir mi?

DMK 127, yargı kararıyla iptal edilen cezalarda zamanaşımı dolmuş olsa bile en geç 6 ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden ceza verilebileceğini söyler. İptalin gerekçesi zamanaşımının kendisiyse bu kuralın uygulanıp uygulanamayacağı henüz yerleşik içtihatla netleşmedi; böyle bir yeni cezaya mutlaka itiraz edin.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.