CMK 101 Tutuklama Kararı: Kim Verir, Gerekçe, İtiraz
CMK 101 madde metni ve fıkra fıkra açıklama: tutuklama kararını kim verir, gerekçede aranan dört başlık, zorunlu müdafi, serbest bırakma, iki haftalık itiraz süresi, örnek hesap ve Yargıtay kararları.
CMK 101 madde metni (güncel)
Tutuklama kararı
(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.
(2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
d) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 101 — son değişiklik: 7331 sayılı Kanun
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Değişiklik geçmişi
CMK 101, 2005’te yürürlüğe girdikten sonra iki kez değişti ve iki değişiklik de 2. fıkradaki gerekçe yükümlülüğünü ağırlaştırdı. İlk metin yalnız “hukukî ve fiilî nedenler ile gerekçeleri” gösterilmesini istiyordu; bugün hâkim dört ayrı başlığı somut olgularla yazmak zorundadır.
| Tarih | Değiştiren düzenleme | Ne değişti |
|---|---|---|
| 4.12.2004 (kabul), RG 17.12.2004, yürürlük 1.6.2005 | 5271 sayılı Kanun (ilk metin) | Tutuklama kararını verecek merci, istemlerde gerekçe, müdafi yardımı, serbest bırakma ve itiraz düzenlendi; 2. fıkra kararda hukuki ve fiilî nedenlerin gösterilmesini istiyordu |
| 2.7.2012 (kabul), RG 5.7.2012 | 6352 sayılı Kanun m. 97 | 2. fıkra yeniden yazıldı: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri ve ölçülülüğü gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilmesi zorunlu oldu |
| 8.7.2021 (kabul), RG 14.7.2021 | 7331 sayılı Kanun m. 14 | 2. fıkraya (d) bendi eklendi: adli kontrolün yetersiz kalacağını gösteren deliller de somut olgularla yazılacak |
Tutuklama bir usul tedbiri olduğu için değişiklikler karar tarihinde yürürlükteki metne göre uygulanır. Bugün verilen her tutuklama veya tutukluluğun devamı kararında, olay ne kadar eski olursa olsun, dört başlıklı somut gerekçe aranır.
Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama
CMK 101 beş fıkradır: 1. fıkra kararı kimin vereceğini ve savcının istem yükümlülüğünü, 2. fıkra kararın gerekçesini, 3. fıkra müdafi yardımını, 4. fıkra serbest bırakmayı, 5. fıkra itirazı düzenler. Tutuklamanın şartları ise bir önceki madde olan CMK 100’dedir.
1. fıkra: tutuklama kararını kim verir?
Soruşturmada tutuklama kararını yalnız sulh ceza hâkimi verir ve hâkim bunu kendiliğinden yapamaz; önünde Cumhuriyet savcısının yazılı tutuklama istemi bulunmalıdır. Savcı şüpheliyi “tutuklanması talebiyle” hâkime sevk ettiğinde, istem yazısında gerekçe göstermek ve adli kontrolün neden yetmeyeceğini hukuki ve fiilî nedenlerle açıklamak zorundadır. Kolluk veya savcı tutuklama kararı veremez; savcının yetkisi istemle sınırlıdır.
Kovuşturma evresinde, yani iddianame kabul edildikten sonra, tutuklama kararını davaya bakan mahkeme verir. Burada mahkeme savcının istemini beklemek zorunda değildir; duruşmada ya da hüküm verirken kendiliğinden de tutuklayabilir. Uygulamada “hükümle birlikte tutuklama” dediğimiz durum budur: tutuksuz yargılanan sanık, mahkûmiyet hükmüyle birlikte tutuklanır. Bu kararda da 2. fıkradaki gerekçe yükümlülüğü aynen geçerlidir.
2. fıkra: kararın gerekçesi ve sanığa bildirilmesi
İkinci fıkra yalnız ilk tutuklama kararını değil, tutuklamanın devamına ve tahliye isteminin reddine ilişkin kararları da kapsar. Hâkim dört şeyi somut olgularla göstermelidir: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni (kaçma veya delil karartma şüphesi ya da katalog suç), tedbirin işin önemine ve beklenen cezaya göre ölçülü olduğu ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı. “Suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu” gibi her dosyaya yazılabilecek kalıp cümleler bu yükümlülüğü karşılamaz. Yargıtay, tutukluluğun matbu gerekçelerle sürdürüldüğü iddiasının tazminat davasında ayrıca tartışılması gerektiğini belirterek ret kararını bozdu.
Fıkranın son cümlesi kararın kişiye nasıl ulaşacağını düzenler: içerik sözlü olarak bildirilir, ayrıca kararın yazılı bir örneği verilir ve bu husus kararda yazılır. Tutuklanan kişinin itiraz dilekçesini yazabilmesi için kararın gerekçesini bilmesi şarttır; bu yüzden kararın örneğini almak, itirazın ilk adımıdır.
3. fıkra: tutuklama istenen kişiye müdafi zorunludur
Tutuklama istenen şüpheli veya sanık, kendi seçtiği ya da baronun görevlendireceği bir müdafiin yardımından yararlanır. Bu, isteğe bağlı bir hak değil, zorunlu müdafilik hâlidir: suçun cezası ne olursa olsun, kişi “avukat istemiyorum” dese bile tutuklama sorgusunda müdafi bulunur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, soruşturma veya kovuşturma evresinde tutuklama istendiğinde müdafisi olmayan kişiye mutlaka müdafi görevlendirileceğini vurguluyor.
Müdafisiz verilen tutuklama kararının sonucu yalnız usul hatası değildir. Yargıtay, yeniden tutuklama sırasında müdafi bulundurulmadan tutuklanan davacının tazminat talebinin, hakları hatırlatıldığı gerekçesiyle reddedilmesini bozdu. Müdafi bulunması yetmez; müdafiin dosyayı görüp şüpheliyle görüşebilmesi de gerekir (CMK 153/1, 154/1).
4. fıkra: tutuklanmayan kişi derhâl serbest kalır
Hâkim tutuklama istemini reddederse şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır. “Derhâl” ifadesi, ret kararından sonra kişiyi kolluğa ya da cezaevine geri götürüp bekletmeye izin vermez. Hâkim tutuklamayı reddederken adli kontrol kararı da verebilir; bu durumda kişi serbest kalır ama imza, yurt dışı çıkış yasağı gibi yükümlülüklerle bağlıdır.
Savcı tutuklama isteminin reddine itiraz edebilir. İtiraz mercii itirazı kabul edip ilk kez tutuklama kararı verirse, bu karara karşı da itiraz yolu açıktır (CMK 271/4). Bu durumda kişi hakkında genellikle yakalama kararı çıkarılır ve yakalandığında hâkim önüne getirilir.
5. fıkra: tutuklama kararına itiraz
Tutuklama, tutuklamanın devamı ve tahliye isteminin reddi kararlarına itiraz edilebilir. İtiraz, kararı öğrenmeden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçeyle ya da zabıt kâtibine beyanla yapılır (CMK 268/1). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK 268/3-b); asliye ceza mahkemesinin kararlarına itirazı ağır ceza mahkemesi inceler (CMK 268/3-c).
Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (CMK 271/4). Bu, tutuklunun yeni bir tahliye talebinde bulunmasına engel değildir; tahliye talebi soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yapılabilir (CMK 104/1).
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Uygulamada en çok sorulanlar
Tutuklama kararından sonra müvekkillerim ve aileleri bana çoğunlukla itirazın nasıl yazılacağını, sorgunun nasıl geçtiğini, kalıp gerekçeye karşı ne yapılacağını, müdafisiz tutuklamanın sonucunu ve haksız tutuklama tazminatını sorar. Aşağıda her birine kısa cevap verdim; ayrıntısı ilgili yazılarda.
Tutuklama kararına itiraz dilekçesinde neye dayanılır?
İtirazın ana dayanağı 2. fıkradır: kararda dört başlıktan biri somut olguyla gösterilmemişse itiraz oradan kurulur. Sabit ikametgâh, düzenli iş, delillerin toplanmış olması, beklenen cezanın düşüklüğü ve adli kontrolün yeterli olacağı somut olarak yazılmalıdır. Dilekçenin yapısını tutuklama kararına itiraz yazısında anlattım, doldurulabilir metni tutuklamaya itiraz dilekçesi örneği sayfasında verdim.
Tutuklama sorgusunda ne olur?
Sulh ceza hâkimi önce kimliği saptar, suçlamayı anlatır ve CMK 147’deki hakları hatırlatır; sonra şüphelinin açıklamasını ve müdafiin beyanını dinler. Savcı genellikle sorguda bulunmaz, istemini yazılı verir. Sorgunun nasıl ilerlediğini ve müdafiin orada ne yaptığını tutuklanma duruşması nasıl geçer yazısında adım adım verdim. Hâkimin tartısında hangi olguların ağır bastığını da hâkim tutuklama kararı verirken nelere bakar yazısında topladım.
Tutuklama yerine adli kontrol istenebilir mi?
Evet; tutuklama nedenleri bulunsa bile şüpheli tutuklanmak yerine adli kontrol altına alınabilir (CMK 109/1). Hâkim tutuklamaya karar veriyorsa adli kontrolün neden yetmeyeceğini 2. fıkranın (d) bendi gereği somut olarak yazmak zorundadır. Bu yüzden sorguda ve itirazda imza yükümlülüğü, yurt dışı çıkış yasağı veya konutu terk etmeme gibi somut bir adli kontrol önerisi sunmak işe yarar. Yükümlülüklerin listesini adli kontrol nedir yazısında verdim.
Hükümle birlikte tutuklama nasıl olur?
Tutuksuz yargılanan sanık, mahkeme hüküm açıklarken savcının istemiyle ya da kendiliğinden tutuklanabilir (CMK 101/1). Bu kararda da kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla yazılmalıdır; “verilen cezanın miktarı” tek başına yeterli gerekçe değildir. Yargılama boyunca duruşmalara gelen, adresi değişmeyen ve yurt dışına çıkmaya çalışmayan sanık için kaçma şüphesi ayrıca gerekçelendirilmelidir. Hükümle birlikte verilen tutuklama kararına da iki hafta içinde itiraz edilir; istinaf incelemesi bu itirazı beklemez, iki yol birbirinden bağımsız yürür.
Tutuklanan yakınım için ilk ne yapmalıyım?
Tutuklama kararından tutuklunun bir yakınına hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir (CMK 107/1). Aile olarak ilk iş, kararın yazılı örneğini müdafiden almak, iki haftalık itiraz süresini takvime işlemek ve cezaevi ziyaret işlemlerini başlatmaktır. Sırayı yakınım tutuklandı ne yapmalıyım yazısında madde madde anlattım.
Haksız tutuklama için tazminat istenebilir mi?
Evet; kanuna aykırı tutuklanan, müdafi gibi kanuni haklarından yararlandırılmadan tutuklanan, tutuklandıktan sonra beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişi zararını Devletten isteyebilir (CMK 141/1-a, c, e). Tutukluluğun devamına itiraz eden kişinin dosyasında karar veren hâkim, sonradan açılan tazminat davasına bakamaz; Yargıtay, tutukluluğa itirazı reddeden hâkimin tazminat davasına bakmasını kesin hukuka aykırılık saydı. Tutukluluğun devamı kararlarında kişinin dinlenmesi gereken dönemlerde dinlenmemesi de tazminat sebebidir; Yargıtay, doksan günlük dinlenme kuralına uyulmadan tutukluluğu sürdürülen davacıya tazminat verilmesi gerektiğini belirtti. Davanın adımlarını haksız tutuklama tazminatı yazısında anlattım.
İlgili maddeler
CMK 101 kararın usulünü düzenler; tutuklamanın şartları, süresi ve sona ermesi aşağıdaki maddelerdedir.
- CMK 100: Kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri, katalog suçlar ve tutuklama yasağını düzenler.
- CMK 104: Tutuklunun her aşamada salıverilmesini isteyebileceğini ve bu karara itirazı düzenler.
- CMK 109: Tutuklama yerine uygulanabilecek adli kontrol yükümlülüklerini sayar.
- CMK 91: Tutuklama istemiyle hâkime sevkten önceki gözaltı süresini düzenler.
- CMK 102 ve 108: Azami tutukluluk sürelerini ve soruşturmada en geç 30 günde bir yapılan incelemeyi düzenler.
- CMK 141: Haksız yakalama ve tutuklama nedeniyle Devletten tazminat isteme hakkını düzenler.
- CMK 268 ve 271: İtiraz süresini, itirazı inceleyen merciyi ve merci kararının kesinliğini düzenler.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 17.04.2023 tarihli, 2021/7367 E., 2023/1288 K.
Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan tutuklanan davacı, tutukluluğunun matbu gerekçelerle sürdürüldüğünü ve çok uzun sürdüğünü ileri sürerek tazminat istemişti; mahkeme ceza davası henüz kesinleşmediği için davayı reddetmişti. Yargıtay, davacının matbu gerekçe ve uzun tutukluluk iddialarının hiç tartışılmadığını belirterek bu iddiaların CMK 141/1-a ve d kapsamında incelenmesi gerektiğine karar verdi ve ret hükmünü bozdu. Kalıp gerekçeyle sürdürülen tutukluluk, ceza davasının sonucu beklenmeden tazminat davasında ileri sürülebilir.
… davacının tazminat talebinin dayanağının haksız olarak tutuklama ve tutukluluğun matbu gerekçelerle reddedilmesi ve uzun tutukluluk süresine ilişkin olduğu ancak bu hususta ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla; davacının iddialarının 5271 sayılı CMK’nın 141/l-a-d maddeleri gereğince değerlendirilerek davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 06.12.2023 tarihli, 2023/396 E., 2023/641 K.
Silahlı terör örgütü yöneticiliğinden yargılanan tutuklu sanık, dosya içeriğini istemiş ama kendisine verilmemişti; hâkimin reddi ve müdafiinin azli talepleri de değerlendirilmemişti. Ceza Genel Kurulu, zorunlu müdafilik hâllerini anlatırken tutuklama istendiğinde müdafisi olmayan kişiye her evrede müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunu açıkladı; savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozdu; sanığın adli kontrolle salıverilmesine ise oy çokluğuyla karar verdi.
… Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre tutuklama istendiğinde, şüpheli veya sanık kendi seçeceği ya da baro tarafından görevlendirilecek bir müdafinin yardımından yararlanacaktır. Gerek soruşturma gerekse kovuşturma evresinde tutuklama talep edildiğinde müdafisi olmayan şüpheli veya sanığa mutlaka müdafi görevlendirilmesi yapılacaktır. …
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 13.05.2024 tarihli, 2021/9821 E., 2024/2293 K.
Davacı, yeniden tutuklanırken duruşmada müdafi bulundurulmadığı için tazminat istemişti; mahkeme, hakları hatırlatıldığı hâlde müdafi talep etmediği gerekçesiyle bu talebi reddetmişti. Yargıtay, CMK 101/3’e aykırı olarak müdafi bulunmadan tutuklanan davacının tazminat talebinin bu gerekçeyle reddedilemeyeceğini belirterek kararı bozdu. Tutuklamada müdafi kişinin talebine bağlı değildir; yokluğu tazminat sebebidir.
… 5271 sayılı Kanun’un 101/3 maddesinde ”Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.” hükmüne aykırı hareket edilerek davacının müdafi bulunmadan tutuklanmasına rağmen, yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi, …
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 21.04.2025 tarihli, 2025/526 E., 2025/4124 K.
Davacı, tutuklama ve tutukluluğun devamı kararları nedeniyle tazminat davası açmıştı. Davaya bakan mahkeme heyetinde, soruşturma sırasında davacının tutuklamaya itirazını inceleyip tutukluluğun devamına karar veren hâkim de yer alıyordu. Yargıtay, bu hâkimin tazminat konusu işlemle ilişkili olduğunu, CMK 142/2 gereği davaya bakamayacağını ve bunun kesin hukuka aykırılık olduğunu belirterek kararı bozdu.
… tazminat konusu işlem ile ilişkili olup tazminat davasına bakamayacağı gözetilmeyerek CMK’nın 142/2. maddesine aykırı davranılması, 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık hali olarak değerlendirilmiştir. …
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 20.01.2025 tarihli, 2021/9238 E., 2025/697 K.
Terör suçundan tutuklanan davacı, yaklaşık üç ay boyunca hâkim önüne çıkarılmadan tutukluluğunun dosya üzerinden sürdürüldüğünü ileri sürmüştü. O dönemde uygulanan 3713 sayılı Kanun geçici 19. madde, tutukluluk incelemesinin doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafii dinlenerek yapılmasını öngörüyordu. Yargıtay, bu kurala aykırı davranıldığını, CMK 141/1-a koşullarının oluştuğunu ve makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek ret kararını bozdu.
… davacının 09.11.2018 tarihinde tutuklandığını, 19.02.2019 tarihli duruşmaya kadar mahkeme huzuruna çıkarılmadığı, 3713 sayılı Kanun geçici 19. maddesinin c-3 bendinde yazan doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle dinlenir hükmüne aykırı davranıldığından bahisle tazminat talep etmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 141/1-a bendindeki tazminat koşullarının oluştuğundan davacı hakkında makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesi, …
Sık Sorulan Sorular
CMK 101’e göre tutuklama kararını kim verir?
Soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada savcının istemi üzerine veya kendiliğinden davaya bakan mahkeme verir. Savcı ve kolluk tutuklama kararı veremez.
Tutuklama kararına itiraz süresi kaç gün?
İtiraz süresi kararı öğrenmeden itibaren iki haftadır (CMK 268/1). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.
Avukatım yoksa tutuklanabilir miyim?
Avukatınız yoksa tutuklama sorgusundan önce baro size bir müdafi görevlendirir; tutuklama istenen kişi için müdafi zorunludur (CMK 101/3). Müdafisiz verilen tutuklama kararı hukuka aykırıdır.
Tutuklama kararında hangi gerekçe yazılmalı?
Kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, tedbirin ölçülü olduğu ve adli kontrolün yetersiz kalacağı somut olgularla gösterilmelidir (CMK 101/2). Her dosyaya uyan kalıp cümleler yeterli değildir.
Tutuklama talebi reddedilirse ne olur?
Şüpheli derhâl serbest bırakılır, ancak hâkim adli kontrol kararı verebilir (CMK 101/4). Savcı ret kararına itiraz edebilir; merci tutuklarsa bu karara da itiraz edilebilir.
Tutuklama kararının yazılı örneğini alabilir miyim?
Evet; kararın içeriği size sözlü bildirilir, ayrıca bir örneği yazılı olarak verilir ve bu husus kararda belirtilir (CMK 101/2). İtiraz dilekçesi bu örnekteki gerekçeye göre yazılır.
İtiraz reddedilirse başka yol var mı?
Merciin itiraz kararı kesindir, ama tahliye talebi her aşamada yeniden yapılabilir (CMK 104/1). Dosyada yeni bir gelişme varsa talep bu gelişmeye dayandırılmalıdır.
