Yakınım Tutuklandı Ne Yapmalıyım? İlk 24 Saatte 7 Adım

Bir yakınınız tutuklandıysa ilk saatlerde ne yapmalısınız? Karara itiraz, avukat seçimi, cezaevi işlemleri ve tahliye talebi adım adım anlatılıyor.

Yakınım tutuklandı ne yapmalıyım ilk adımlar diye arıyorsanız, muhtemelen bugün ya da dün bir yakınınız cezaevine gönderildi. Panik anlaşılır, ama ilk 48 saatte atacağınız adımlar dosyanın gidişatını gerçekten değiştirir. Tutuklama, kişiyi yargılama bitmeden özgürlüğünden alıkoyan geçici bir tedbirdir; ceza değildir. Bu ayrımı bilmek bile size nefes aldırır, çünkü kararın kaldırılması için kanunun tanıdığı birden fazla yol var. Aşağıda o yolları sırasıyla anlatıyorum.

İlk Saatte Öğrenmeniz Gereken Üç Bilgi: Hangi Savcılık, Hangi Dosya, Hangi Cezaevi

Elinizde üç bilgi olmadan hiçbir şey yapamazsınız. Birincisi soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı, ikincisi soruşturma numarası, üçüncüsü kişinin nakledildiği ceza infaz kurumu. Bu üçü olmadan avukat dosyaya bakamaz, siz görüş başvurusu yapamazsınız.

Gözaltı hangi ilçede yapıldıysa soruşturma genellikle o adliyenin savcılığındadır. Adliyenin danışmasına gidip kişinin adıyla sorgulama yaptırabilirsiniz. Sulh ceza hâkimliği kalemi de tutuklama kararını hangi dosya üzerinden verdiğini söyleyecektir. Kararın altında zaten savcılık soruşturma numarası yazar.

Cezaevi bilgisi çoğu zaman aynı gün netleşmez. Tutuklanan kişi önce adliyenin nezarethanesinde bekletilir, akşam saatlerinde sevk aracıyla kuruma götürülür. Ertesi gün infaz kurumunun santralini arayıp isim ve kimlik numarasıyla teyit alabilirsiniz. Uygulamada UYAP üzerinden avukat bu bilgiye sizden çok daha hızlı ulaşır.

Tutuklama Kararının Bir Örneğini Elinize Alın ve Gerekçesini Okuyun

Tutuklama kararı boş bir kâğıt değildir; hâkimin neye dayandığını yazması gerekir. Kanun bu konuda oldukça net bir çerçeve çizmiş.

CMK 101/2: (2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;

  • a) Kuvvetli suç şüphesini,
  • b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
  • c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
  • d) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.

Dikkat: Kanun maddeleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.

Bu dört başlığa bakın. Karar, “atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu” gibi kalıp cümlelerden mi ibaret, yoksa somut olgu mu gösteriyor? İtiraz dilekçenizin bel kemiği tam olarak burasıdır. Yargıtay’ın ve Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik yaklaşımı, kalıp gerekçeyle verilen tutuklama kararlarını yetersiz sayma yönündedir.

Bir de ölçülülük konusuna bakın. CMK 100/1’e göre işin önemi ile beklenen ceza arasında ölçüsüzlük varsa tutuklama kararı verilemez. CMK 100/4 ise sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı belli bir seviyeyi aşmayan suçlarda tutuklamayı yasaklar; vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bunun dışındadır. Yakınınıza isnat edilen suç bu kapsama giriyorsa itirazınız çok güçlüdür.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Avukat Meselesi: Kendi Seçtiğiniz Vekil mi, Barodan Görevlendirilen Müdafi mi?

Gözaltı sırasında kişi avukat istemişse baro bir müdafi görevlendirmiştir. Bu meslektaşlar işini yapar, ama dosyayı ilk kez ifade odasında görürler ve genellikle o işlemle sınırlı görev alırlar. Siz istediğiniz anda kendi avukatınızı tutabilirsiniz.

CMK 149/1: (1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.

Kendi seçtiğiniz avukat vekâletname olmadan da işe başlayabilir. Tutuklu kişiyle cezaevinde görüşüp orada vekâletname alması mümkündür; ayrıca yakınlarının müdafi tayin bildirimiyle de dosyaya girebilir. CMK 149/3, avukatın görüşme ve hukuki yardım hakkının engellenemeyeceğini söyler. Yani “dosya kısıtlı, avukat giremez” gibi bir cevap size verilirse bu doğru değildir.

Dikkat: Avukat seçimini geciktirmeyin. İtiraz süresi işlerken dosyayı inceleyecek, cezaevinde görüşüp savunmayı dinleyecek ve dilekçeyi yazacak birine ihtiyacınız var. Bu üç iş bir haftaya sığmayabilir.

İtiraz Süresi İşlemeye Başladı: Dilekçe Kime, Nereye Verilir?

Tutuklama kararına itiraz edilebileceğini CMK 101/5 açıkça söyler. Süre konusunda ise genel kural devrededir.

CMK 268/1: (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.114

Dilekçeyi kararı veren sulh ceza hâkimliğine verirsiniz. Hâkim itirazı haklı bulursa kendi kararını düzeltir ve tahliye çıkar. Haklı bulmazsa CMK 268/2 uyarınca dosyayı en geç üç gün içinde inceleme merciine gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına yapılan itirazları, CMK 268/3-b uyarınca yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.

İtiraz dilekçesinde iki şeyi ayrı ayrı çürütün: kuvvetli suç şüphesini ve tutuklama nedenini. Kaçma şüphesi gerekçe gösterilmişse sabit ikametgâh, çalışılan iş yeri, aile bağları ve varsa çağrıya kendiliğinden uyulmuş olması yazılır. Delil karartma gerekçesi varsa, delillerin toplanmış olduğunu, dijital materyallerin el konulduğunu, tanık beyanlarının alınmış olduğunu vurgulayın. Adli kontrolün neden yeterli olacağını da somut olarak anlatın.

Dosyada Kısıtlama Kararı Varsa Neyi Görebilir, Neyi Göremezsiniz?

Kural olarak avukat soruşturma dosyasını inceleyip belge örneği alabilir. Bunu CMK 153/1 düzenler. Ancak bazı suç tiplerinde savcının istemi üzerine hâkim, inceleme yetkisini kısıtlayabilir. Uyuşturucu madde ticareti, örgüt kurma, devletin güvenliğine karşı suçlar ve casusluk gibi katalog suçlar bu kapsamdadır.

Kısıtlama kararı, dosyanın tamamının kapalı olduğu anlamına gelmez. Kanun burada önemli bir istisna getirmiştir.

CMK 153/3: (3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.

Yani şüphelinin kendi ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlerin tutanakları her hâlde incelenebilir. Bu belgeler bile çoğu zaman iddianın iskeletini görmenize yeter. İddianame mahkemece kabul edildikten sonra ise CMK 153/4 uyarınca kısıtlama sona erer ve tüm dosya avukata açılır.

Cezaevi Tarafındaki İşler: Görüş, Telefon, Para ve Kişisel İhtiyaçlar

Tutuklama kararı çıktıktan sonra ikinci bir cephe açılır: infaz kurumu. Buradaki işler hukuki değil idaridir, ama yakınınızın günlük yaşamı buna bağlıdır. İlk hafta içinde yapılacak birkaç iş var.

Görüş için kurumun ziyaretçi listesine kaydolmanız gerekir. Tutuklu kişi, kuruma girişte yakınlarının ad ve yakınlık derecelerini bildirir; siz de nüfus kayıt örneğiyle akrabalığınızı belgelersiniz. Kapalı görüş cam arkasından telefonla, açık görüş aynı masada yapılır. Görüş gün ve saatleri her kurumda farklıdır, o yüzden gitmeden önce mutlaka arayın.

Para yatırma işlemi kurumun emanet hesabı üzerinden yapılır; PTT ya da banka havalesiyle gönderebilirsiniz. Kantinden alışveriş bu hesaptan düşer. Kıyafet, gözlük, ilaç ve kişisel eşya teslimi için kurumun kabul ettiği eşya listesi vardır; listeye uymayan eşyayı geri çevirirler. Sürekli kullanılan bir ilaç varsa reçetesiyle birlikte revire bildirin, bu ihmal edilmemesi gereken bir konudur.

Dikkat: Avukat görüşmesi ile aile görüşmesi ayrıdır ve avukat görüşü ziyaret hakkınızdan düşmez. Ayrıca telefonla yapılan konuşmalar kayıt altına alınır; dosyanın esasına ilişkin savunma bilgilerini telefonda konuşmayın.

İtiraz Reddedilirse: Tahliye Talebi, 30 Günlük İnceleme ve Adli Kontrol Seçeneği

İtirazın reddi yolun sonu değildir. Tutukluluk, dosya boyunca sürekli denetlenen bir durumdur ve her yeni gelişme yeni bir talep hakkı doğurur.

CMK 104/2: (2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Bu kararlara itiraz edilebilir.19

Soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme isteminde bulunabilirsiniz; bu CMK 104/1’in tanıdığı bir haktır. Reddedilen her talebe karşı ayrıca itiraz edilebilir. Uygulamada yeni bir talebi anlamlı kılan şey, önceki talepten sonra dosyaya giren yeni bir unsurdur: bir tanığın dinlenmesi, bilirkişi raporunun gelmesi, iddianamenin düzenlenmesi, sağlık durumunun değişmesi gibi.

Hâkim ayrıca kendiliğinden de inceleme yapar. CMK 108/1 soruşturma evresinde tutukluluğun belirli aralıklarla resen incelenmesini emreder, CMK 108/2 aynı süre içinde şüphelinin de inceleme istemesine imkân tanır. Kovuşturmada ise CMK 108/3 uyarınca mahkeme her oturumda ve koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında tutukluluğu değerlendirir.

Asıl hedefiniz çoğu dosyada tam tahliye değil, adli kontrol olmalıdır. CMK 109/1, tutuklama sebepleri bulunsa bile tutuklama yerine adli kontrole karar verilebileceğini söyler. Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, konutu terk etmeme, elektronik kelepçe gibi seçenekler vardır. Ağır hastalık, engellilik ya da gebelik hâllerinde CMK 109/4 özel bir imkân tanır; bu durumdaki kişiler için doktor raporunu dilekçeye mutlaka ekleyin.

Yaşanmış Olaydan

Bir sabah saat altıda telefonum çaldı; arayan kadın, kocasının iki saat önce evden alındığını söylüyordu. Çocukların gözü önünde arama yapılmış, iki telefon ve bir dizüstü bilgisayar el konulmuştu. Ne suçlamayı biliyordu ne de nereye götürüldüğünü. Ona yapması gereken tek şeyi söyledim: kolluğun bıraktığı arama tutanağını bul ve fotoğrafını bana gönder. Tutanağın üstündeki savcılık numarası sayesinde dosyanın hangi birimde olduğunu öğleye kalmadan öğrendik.

İki gün sonra sulh ceza hâkimliği tutuklama kararı verdi. Aile adliyeye gelmişti ama kimse onlara bir şey söylemiyordu; koridorda saatlerce beklediler, çünkü sevk aracının nereye gideceğini bilen yoktu. Ben kalemden kararın örneğini aldım, gerekçeyi okudum. Kaçma şüphesi dışında somut hiçbir olgu yazılmamıştı; oysa müvekkil on bir yıldır aynı adreste oturuyor, aynı iş yerinde sigortalı çalışıyordu. O akşam cezaevi bilgisini teyit edip aileyi görüş listesine kaydettirdik.

İtiraz dilekçesini üç gün içinde verdim. Dilekçeye ikametgâh belgesini, işveren yazısını, çocukların okul kayıtlarını ve el konulan cihazların zaten savcılıkta olduğunu gösteren emanet makbuzunu ekledim. Delil karartma ihtimalinin fiilen kalmadığını, adli kontrolün neden yeterli olacağını maddeler hâlinde yazdım. İnceleme mercii itirazı kabul etti; müvekkil yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir imza yükümlülüğüyle tahliye edildi. Fark yaratan şey hukuki dehâ değildi, ilk gün toplanan belgelerdi.

Sık Sorulan Sorular

Tutuklama kararına itiraz için ne kadar süremiz var ve dilekçeyi nereye vermeliyiz?

CMK 268/1’e göre kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilirsiniz ve dilekçeyi kararı veren sulh ceza hâkimliğine verirsiniz. Hâkim kararını düzeltmezse dosyayı inceleme merciine gönderir.

Tutuklanan kişiyi cezaevinde kimler, ne sıklıkla ziyaret edebilir?

Eş, çocuk, anne, baba, kardeş gibi yakınlar ile tutuklunun bildirdiği kişiler ziyaret listesine kaydedilerek görüşe gelebilir. Görüş gün ve saatleri kurumdan kuruma değiştiği için gitmeden önce ilgili ceza infaz kurumunu aramanızı öneririm.

Dosyaya kısıtlama kararı konulduysa avukat da mı hiçbir belgeyi göremez?

Hayır. CMK 153/3 uyarınca şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlamanın dışındadır.

İtirazımız reddedilirse tekrar tahliye talebinde bulunabilir miyiz?

Evet, CMK 104/1 soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme istemine imkân tanır. Yeni talebi güçlendirmek için dosyaya giren yeni bir gelişmeyi dayanak yapmak uygulamada daha etkili sonuç verir.

Barodan görevlendirilen müdafi yerine kendi avukatımızı tutabilir miyiz?

Tutabilirsiniz; CMK 149/1 her aşamada müdafi seçme hakkını tanır. Kendi seçtiğiniz avukat dosyaya girdiğinde baro görevlendirmesi sona erer.

Tutukluluk en fazla ne kadar sürer, hâkim dosyayı kendiliğinden inceler mi?

Azami tutukluluk süresi suçun türüne ve yargılamanın aşamasına göre kanunda ayrı ayrı belirlenmiştir; avukatınız dosyanızdaki suça göre bunu hesaplayacaktır. İnceleme konusunda ise CMK 108/1 ve 108/3 uyarınca hâkim veya mahkeme, tutukluluğun devam edip etmeyeceğini talep olmasa da kendiliğinden değerlendirir.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.