5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · Madde 109

CMK 109 Adli Kontrol: Yükümlülükler, Süre ve İtiraz

CMK 109 madde metni ve fıkra fıkra açıklama: adli kontrolün 12 yükümlülüğü, yurt dışı yasağı, imza, ev hapsi, 4 aylık inceleme, 2 haftalık itiraz, mahsup hesabı, ihlal, tazminat ve Yargıtay kararları.

CMK 109 madde metni (güncel)

Adlî kontrol

(1) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:

a) Yurt dışına çıkamamak.

b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.

c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.

d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.

e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.

f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.

h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.

i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.

j) Konutunu terk etmemek.

k) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.

l) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

(4) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir.

(5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.

(6) Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde uygulanmaz. Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.

(7) Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 109 — son değişiklik: 7331 sayılı Kanun

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Değişiklik geçmişi

CMK 109 yürürlüğe girdiğinden bu yana beş kez değişti; en kapsamlı değişiklik 2012’de ev hapsi ve bölge yasağı gibi üç yeni yükümlülüğün eklenmesiydi, en yenisi 2021’de ev hapsinin cezadan düşülmesi kuralıdır.

CMK 109 değişiklik geçmişi
Tarih Değiştiren kanun Ne değişti
4.12.2004 (kabul), RG 17.12.2004, yürürlük 1.6.2005 5271 sayılı Kanun (ilk metin) Adli kontrol ve (a) ile (i) arasındaki yükümlülükler
25.5.2005 (kabul), RG 1.6.2005 5353 sayılı Kanun m. 14 3. fıkradan sonra 4. fıkra eklendi, sonraki fıkralar yeniden numaralandı
6.12.2006 (kabul), RG 19.12.2006 5560 sayılı Kanun m. 19 7. fıkra eklendi: tutukluluk süresi dolduğu için salıverilenlere adli kontrol
2.7.2012 (kabul), RG 5.7.2012 6352 sayılı Kanun m. 98 1. fıkra değişti; (j) konutu terk etmemek, (k) yerleşim bölgesini terk etmemek, (l) belirli yerlere gitmemek eklendi; 4. fıkra kaldırıldı; 7. fıkradan “birinci fıkradaki süre koşulu aranmaksızın” ibaresi çıkarıldı
14.4.2020 (kabul), RG 15.4.2020 7242 sayılı Kanun m. 15 4. fıkra yeniden düzenlendi: ağır hasta veya engelli şüpheli ile gebe ya da 6 ay içinde doğum yapmış kadın
8.7.2021 (kabul), RG 14.7.2021 7331 sayılı Kanun m. 15 6. fıkrada istisnaya (j) bendi eklendi; ev hapsinde her 2 gün cezadan 1 gün düşülür

2021 değişikliği usul kuralı değil, cezanın hesabını etkileyen bir kuraldır. Ev hapsinde geçen sürenin yarısının cezadan düşülmesi, bugün verilen hükümlerde mahsup hesabının bir parçasıdır.

Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama

CMK 109 yedi fıkradır: 1, 2, 4 ve 7. fıkralar adli kontrolün hangi hâllerde uygulanacağını, 3. fıkra yükümlülükleri, 5. fıkra ehliyet yasağındaki istisnayı, 6. fıkra cezadan düşülmeyi düzenler. Adli kontrol bir koruma tedbiridir; ceza değildir ve suçluluğun kabulü anlamına gelmez.

1. fıkra: tutuklama yerine adli kontrol

Birinci fıkraya göre CMK 100’deki tutuklama sebepleri bulunan şüpheli, tutuklanmak yerine adli kontrol altına alınabilir. Yani adli kontrol tutuklamanın hafif alternatifidir: kaçma veya delil karartma şüphesi vardır, ama hâkim bunun yükümlülüklerle önlenebileceği kanaatindedir. Tutuklama kararında adli kontrolün neden yetersiz kalacağının gösterilmesi bu yüzden zorunludur. Soruşturmada kararı Cumhuriyet savcısının istemiyle sulh ceza hâkimi verir (CMK 110/1); kovuşturmada mahkeme verir (CMK 110/3). Savcı tek başına adli kontrol kararı veremez.

2. fıkra: tutuklama yasağı olan suçlarda adli kontrol

İkinci fıkra, tutuklama yasağı bulunan hâllerde de adli kontrolün uygulanabileceğini söyler. Üst sınırı 2 yılı geçmeyen ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenmeyen suçlarda tutuklama yapılamaz (CMK 100/4), ama yurt dışı yasağı veya imza yükümlülüğü verilebilir. Uygulamada en çok hakaret, basit tehdit ve bazı bilişim suçlarında bu yola gidilir.

3. fıkra: on iki yükümlülük

Üçüncü fıkra hâkimin seçebileceği yükümlülükleri sayar ve hâkim bunlardan bir veya birkaçını birlikte verebilir. En sık görülenleri (a) yurt dışı çıkış yasağı, (b) belirli günlerde karakola veya jandarmaya gidip imza atmak, (j) konutu terk etmemek yani ev hapsi ve (l) mağdurun bulunduğu yerlere gitmemektir. (d) bendi ehliyete el konulmasını, (e) bendi bağımlılık tedavisini, (f) ve (h) bentleri güvence parası yatırmayı, (g) bendi silah bulundurma yasağını düzenler.

Yükümlülük kararında ne yapılacağı açık yazılmalıdır: imzanın hangi günler ve nerede atılacağı, hangi bölgelere gidilmeyeceği. Kararın kişiye itiraz hakkıyla birlikte bildirilmesi de gerekir. Yargıtay, sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağı verilirken bu karara itiraz edilebileceğinin sanığa bildirilmemesini hukuka aykırı bulup hükmü bu yönden kendisi düzeltti. Yükümlülüklerin günlük hayattaki anlamını adli kontrol nedir yazısında anlattım.

4. fıkra: ağır hasta, engelli ve gebe kadın şüpheli

Dördüncü fıkra iki gruptaki şüpheli için tutuklama yerine adli kontrolü özellikle öngörür: ağır hastalığı veya engelliliği nedeniyle cezaevinde hayatını yalnız sürdüremediği İnfaz Kanunu 16/3’e göre tespit edilen kişi ile gebe olan veya doğumdan itibaren 6 ay geçmemiş kadın. Kanun “verilebilir” der; bu bir zorunluluk değil, ama hâkimin bu durumu tartışması gerekir. Mahkûmiyet hükmü istinaf veya temyiz aşamasındaysa, hükmü veren ilk derece mahkemesi de UYAP kayıtlarına bakarak adli kontrol kararı verebilir.

5. fıkra: ehliyet yasağında meslekî izin

Beşinci fıkraya göre hâkim veya Cumhuriyet savcısı, (d) bendindeki araç kullanma yasağına rağmen şüphelinin mesleği gereği araç kullanmasına sürekli veya geçici izin verebilir. Şoförlük, kurye veya saha işi yapan kişi için bu izin, işini kaybetmemek bakımından hayatîdir ve dilekçeyle istenebilir.

6. fıkra: adli kontrol cezadan düşülür mü?

Altıncı fıkranın kuralı, adli kontrolde geçen sürenin cezadan düşülmemesidir. İki istisna vardır: (e) bendindeki tedavi ve muayene tedbirinde geçen süre cezadan düşülür, (j) bendindeki ev hapsinde ise her 2 gün cezadan 1 gün olarak düşülür. İmza, yurt dışı yasağı ve bölge yasağında geçen süre mahsup edilmez. Hesabın genel kurallarını tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür mü yazısında topladım.

7. fıkra: azami tutukluluk süresi dolanlar

Yedinci fıkraya göre kanundaki tutukluluk süreleri dolduğu için salıverilen kişi hakkında adli kontrol uygulanabilir. Bu kişi adli kontrolü ihlal ederse yeniden tutuklanabilir, ama bu tutukluluk ağır ceza işlerinde 9 aydan, diğer işlerde 2 aydan fazla olamaz (CMK 112/2).

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Uygulamada en çok sorulanlar

Adli kontrol altındaki müvekkillerim en çok itirazı, yükümlülüğe uyulmazsa ne olacağını, bu sürede yeni bir eylemin sonucunu, tazminatı ve tedbirin ne zaman biteceğini soruyor.

Adli kontrole nasıl itiraz edilir?

Kararı öğrendiğiniz günden itibaren 2 hafta içinde, kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle itiraz edilir (CMK 268/1). Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararına itirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK 268/3-b). İtirazda yükümlülüğün ölçüsüz olduğu, işinize ve ailenize etkisi ve delillerin toplanmış olması somut olarak anlatılmalıdır. Dilekçenin kurgusunu adli kontrole itiraz nasıl edilir yazısında, örnek metni adli kontrole itiraz dilekçesi örneği sayfasında verdim.

İmzaya gitmezsem ne olur?

Adli kontrol yükümlülüğünü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında, alacağı cezanın süresine bakılmaksızın tutuklama kararı verilebilir (CMK 112/1). “İsteyerek” şartı önemlidir: hastalık, kaza veya imza merkezinin kapalı olması gibi mazeretler belgelenirse tutuklama gerekmez. İhlal, sonraki tahliye taleplerinde de aleyhe kullanılır; Yargıtay, hükmü bozduğu dosyada sanığın adli kontrol kararını ihlal etmiş olmasını tahliye talebinin reddi gerekçeleri arasında saydı. Ayrıntıyı adli kontrol ihlali yazısında anlattım.

Adli kontrol altındayken aynı suçu tekrar işlemek

Yakalama, ifade alma ve adli kontrol kararı, aynı türden eylemler arasında fiili bir kesinti yaratabilir; kararın ardından suç işleme kararı yenilenerek tekrarlanan eylem ayrı bir suç sayılır ve zincirleme suç indirimi yapılmaz. Yargıtay, uyuşturucu ticaretinden yakalanıp adli kontrole bağlanan sanığın yaklaşık bir ay sonraki eyleminin yeni bir suç işleme kararıyla işlenmiş ayrı suç olduğunu belirtti. Kısacası adli kontrol altındaki kişi için yeni bir eylem, hem ihlal hem de ayrı ceza demektir.

Haksız adli kontrol için tazminat alınır mı?

CMK 141 tazminat hâllerini tek tek sayar ve adli kontrol bu listede sınırlı olarak yer alır. Adli kontrol kararına karşı kanundaki başvuru imkânı tanınmamışsa tazminat istenebilir (CMK 141/1-k). Ev hapsi veya hastaneye yatırılarak uygulanan tedavi tedbirinden sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilirse tazminat istenebilir (CMK 141/1-l); bu bent 7499 sayılı Kanunla 2024’te eklendi. Yargıtay, dava tarihinde bu bent bulunmadığı için ev hapsi nedeniyle tazminat istenemeyeceğini kabul etti. İmza ve yurt dışı yasağı (l) bendinde sayılmaz; bu tedbirler için tazminat ancak tedbirin süresi ve etkisi bakımından ölçüsüz kaldığı ileri sürülerek tartışılabilir ve uygulamada kolay kabul edilmez. Yargıtay, 1 yıl 5 ay süren yurt dışı yasağı ile 3 ay 26 gün süren imza yükümlülüğünün ölçülülüğü ihlal etmediğini belirterek bu tedbirler için tazminat isteminin reddedilmesi gerektiğini belirtti. Gözaltı ve tutuklama tazminatının yolunu haksız tutuklama tazminatı nasıl alınır yazısında anlattım.

Adli kontrol ne zaman biter?

Kanunda azami süre yoktur; adli kontrol kaldırılana, dava kesinleşene veya hâkim değiştirene kadar sürer. Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararından sonra, özellikle yurt dışı yasağı kaydının sistemden kaldırıldığını kontrol etmek gerekir; uygulamada bu kayıtların unutulduğu dosyalar görüyorum. Delillerin toplanması, uzun süre geçmesi ve kişinin yükümlülüklere eksiksiz uyması kaldırma talebinin en güçlü dayanaklarıdır.

İlgili maddeler

CMK 109, koruma tedbirlerini düzenleyen maddelerle birlikte uygulanır.

  • CMK 100: Tutuklama sebeplerini ve adli kontrolün de uygulanabildiği tutuklama yasağını düzenler.
  • CMK 101: Tutuklama kararında adli kontrolün neden yetersiz kalacağının gösterilmesini düzenler.
  • CMK 110 ve 111: Adli kontrol kararını kimin vereceğini, 4 aylık incelemeyi, 5 günlük karar süresini ve itiraz hakkını düzenler.
  • CMK 112: Adli kontrol ihlalinde ceza sınırı aranmadan tutuklamayı düzenler.
  • CMK 104: Tutuklu kişinin her aşamada salıverilme, uygulamada adli kontrolle tahliye talebini düzenler.
  • CMK 141: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatı; ev hapsi ve tedavi tedbiri için (l) bendini düzenler.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 16.09.2026 tarihli, 2025/1127 E., 2026/11565 K.

Uyuşturucu ticaretinden mahkûm edilen sanık hakkında hükümle birlikte yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına karar verilmiş, ancak bu karara itiraz edilebileceği sanığa bildirilmemişti. Yargıtay, yurt dışı çıkış yasağının itiraza tabi olduğunu ve itiraz hakkının ihtar edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükme itiraz hakkına ilişkin açıklamayı kendisi ekledi.

… B. Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 109/3-a maddesinde düzenlenen yurt dışı çıkış yasağına esas adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve yurt dışı çıkış yasağına esas adli kontrol tedbiri uygulanmasının itiraza tabi olduğu halde, itiraz hakkı olduğunun sanığa ihtar edilmemesi, …

↑ Metne dön

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 04.06.2024 tarihli, 2023/512 E., 2024/7640 K.

Silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilen sanık hakkındaki hüküm, delillerin eksik araştırıldığı gerekçesiyle bozuldu. Yargıtay, bozmaya rağmen sanığın tahliye talebini reddetti; gerekçe olarak sanığın adli kontrol kararını ihlal etmiş olmasını, tutuklulukta geçen süreyi ve suçun kanundaki cezasını gösterdi. Adli kontrolü ihlal etmenin, sonraki tahliye değerlendirmesinde de aleyhe sonuç doğurduğunu gösteren bir örnektir.

… Sanığın adli kontrol kararını ihlal etmiş olması, tutuklulukta geçirdiği süre ve atılı suç için kanundan öngörülen ceza miktarı değerlendirildiğinde, sanığın tahliye taleplerinin REDDİNE, …

↑ Metne dön

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 05.03.2026 tarihli, 2025/12552 E., 2026/3265 K.

Sanık 04.07.2022’de uyuşturucu ticareti eyleminden yakalanmış, ifadesi alınıp adli kontrol altına alınmış, 12.08.2022’de yeniden aynı türden eylem gerçekleştirmişti; mahkemeler iki eylemi zincirleme suç sayıp tek ceza vermişti. Yargıtay, adli kontrol kararıyla fiili kesintinin oluştuğunu, ikinci eylemin yenilenen suç işleme kararıyla işlenmiş ayrı suç olduğunu belirtti; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma nedeni yapmadı.

… Sanığın 04.07.2022 tarihli eylemi nedeniyle aynı gün yakalama, ifade alma vb. adli işlemler yapıldığı ve adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu haliyle fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 12.08.2022 tarihli eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 06.05.2026 tarihli, 2022/8431 E., 2026/4676 K.

Davacı, gözaltı, tutukluluk ve ev hapsi şeklindeki adli kontrol nedeniyle tazminat davası açmıştı; Tebliğname ev hapsi için de tazminata hükmedilmesi gerektiği görüşündeydi. Yargıtay, CMK 141/1’deki tazminat hâllerinin sınırlı sayıldığını, konutu terk etmeme tedbirinin dava tarihi itibarıyla bu hâller arasında bulunmadığını belirterek Tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmadı; manevi tazminatın az belirlenmesini ise ayrı bozma sebebi yaptı. Ev hapsi için tazminat hâli 7499 sayılı Kanunla eklenmiştir.

… 5271 sayılı Kanun’un 141/1. fıkrasında tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayılmak suretiyle hüküm altına alındığı, davacı hakkında uygulanan konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol kararının ise dava tarihi itibariyle tazminat istenebilecek koruma tedbirleri arasında sayılmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 28.04.2026 tarihli, 2022/8773 E., 2026/4384 K.

Davacı, silahlı terör örgütü üyeliği soruşturmasında 4 gün gözaltında kalmış, ardından 3 ay 26 gün imza ve 1 yıl 5 ay 18 gün yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmış, sonra tazminat davası açmıştı. Yargıtay, davacının sürekli yurt dışına çıkmasını gerektiren bir işi olmadığını, tedbirlerin süresine göre ölçülülük ilkesinin ihlal edilmediğini, bu nedenle imza ve yurt dışı yasağı için tazminat isteminin reddedilmesi gerektiğini belirtti; bu hususu ve tazminat miktarlarındaki hataları bozma sebebi yaparak kararı bozdu.

… davacının sürekli yurt dışına çıkmak zorunda olduğu bir işinin de olmadığı, uygulanan adli kontrol tedbirlerinin süreleri dikkate alındığında orantılılık ilkesinin ihlal edilmediği anlaşıldığından, CMK’nın 109/3-a-b maddelerinde düzenlenen adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Adli kontrol en fazla ne kadar sürer?

CMK’da adli kontrol için azami süre yoktur. Devamı en geç 4 ayda bir incelenir ve süre ölçülülük ilkesine aykırı olamaz (CMK 110/4).

Adli kontrole itiraz süresi kaç gün?

İtiraz süresi kararı öğrenmeden itibaren 2 haftadır (CMK 268/1). Sulh ceza hâkimliği kararına itirazı asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.

Ev hapsi cezadan düşülür mü?

Evet, ev hapsinde geçen her 2 gün cezadan 1 gün olarak düşülür (CMK 109/6). İmza ve yurt dışı yasağında mahsup yoktur.

Adli kontrol kaldırma talebine ne zaman karar verilir?

Hâkim veya mahkeme, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra 5 gün içinde karar verir (CMK 111/1).

Adli kontrol kararını savcı verebilir mi?

Hayır, soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi karar verir (CMK 110/1). Savcı yalnız ehliyet yasağında meslekî izin verebilir (CMK 109/5).

Hamile kadın tutuklanır mı?

Gebe veya doğumdan itibaren 6 ay geçmemiş kadın şüpheli hakkında tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (CMK 109/4). Hâkim bu durumu tartışmak zorundadır.

CMK maddelerinin tamamı

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu madde açıklamasını hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.