Yokluğunda Yargılama: Kaçak Sanık Hakkında Dava
Yokluğunda yargılama hangi hâllerde olur? Sorgu kuralı, kaçak ve gaip farkı, el koyma, zamanaşımının durması ve yokluğunuzda hükme karşı yollar tabloyla.
Yokluğunda yargılama, sanık duruşmaya gelmediği hâlde ceza davasının sürdürülmesi ve bazen karara bağlanmasıdır. Kanunun başlangıç noktası tersidir: hazır bulunmayan sanık hakkında kural olarak duruşma yapılmaz. Ancak sorgusu yapılmış sanık sonradan gelmezse, suç yalnız adli para cezası gerektiriyorsa ya da sanık hakkında kaçak kararı verilmişse dava onu beklemeden ilerleyebilir. Dosyalarda en sık gördüğüm yanılgı, “ben gitmezsem dava durur” düşüncesidir. Aşağıda yokluğunuzda hangi kararın verilebileceğini, kaçak sayılmanın neleri değiştirdiğini ve hüküm çıktıysa ne yapmanız gerektiğini anlatıyorum.
Yokluğunda Yargılama Hangi Hâllerde Yapılabilir?
Kanun yokluğunda yargılamaya beş durumda izin verir: sorgudan sonra gelmeme, yalnız adli para cezası veya müsadere gerektiren suç, duruşmadan bağışık tutulma, kaçak sanık ve lehe karar. Bunların dışında sanık gelmezse duruşma ertelenir ve gelmemesinin geçerli nedeni yoksa zorla getirilmesine karar verilir (CMK 193/1).
Zorla getirme kararı, kolluğun sizi alıp mahkeme önüne götürmesidir; ayrıntısını zorla getirme kararı yazısında anlattım. Hangi hâlde neyin olabileceğini aşağıdaki tabloda topladım.
| Durum | Dayanak | Yokluğunuzda ne olabilir |
|---|---|---|
| Sorgunuz hiç yapılmadı, gelmiyorsunuz | CMK 193/1 ve 193/2 | Zorla getirme; yalnız beraat gibi lehe karar. Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri kararı verilemez |
| Sorgunuz yapıldı, sonraki oturumlara gelmiyorsunuz | CMK 194/2 | Mahkeme hazır bulunmanızı gerekli görmezse dava yokluğunuzda bitirilebilir |
| Suç yalnız adli para cezası veya müsadere gerektiriyor | CMK 195/1 | Gelmeseniz de duruşma yapılır; bu durum davetiyede yazılır |
| Sorgudan sonra isteğinizle bağışık tutuldunuz | CMK 196/1 | Duruşmalar yokluğunuzda sürer; sonradan eski hâle getirme isteyemezsiniz (CMK 198/2) |
| Hakkınızda kaçak kararı var | CMK 247/3 | Kovuşturma sürer; sorgunuz yoksa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez |
| Gaip sayıldınız | CMK 244 | Duruşma açılmaz; yalnız deliller toplanır ve korunur |
Bağışık tutulma, uygulamadaki adıyla vareste, sorgunuz yapıldıktan sonra her oturuma gelmemenin yasal yoludur. Şartlarını duruşmadan vareste tutulma yazısında ayrıca ele aldım. Duruşmaya hiç gitmemenin genel sonuçları için duruşmaya gitmezsem ne olur yazısına bakabilirsiniz.
Sorgunuz Yapılmadıysa Yokluğunuzda Ceza Verilebilir mi?
Hayır, sorgunuz yapılmadıysa mahkeme yokluğunuzda size ceza veremez; kanun bu hâlde yalnız lehe kararlara izin verir. Sorgu, sanığın mahkeme önünde suçlamaya karşı savunmasının alınmasıdır. CMK 193/2 istisnayı şöyle düzenler:
CMK 193/2: (2) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Metindeki “mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar” ifadesi, pratikte beraat ve bazı düşme kararları anlamına gelir. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı da bu yasağın içindedir, çünkü bu karar suçun işlendiğini kabul eder ve sanığın aleyhine sonuçlar doğurabilir.
Lehe karar istisnası da geniş yorumlanmaz. Yargıtay, sorgu yapılmadan hüküm kurma imkânını ancak araştırma gerektirmeyen ve derhal beraat verilecek durumlarla sınırlı tutuyor; delillerin tartışılması gerekiyorsa sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamaz. Yani “beraat edeceğim zaten, gitmeme gerek yok” hesabı tutmaz. Mahkeme delilleri tartışacaksa önce sizi dinlemek zorundadır ve bunun için zorla getirme ya da yakalama yoluna gider.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Kaçak Sanık Kimdir, Gaip Sanıktan Farkı Ne?
Kaçak sanık, soruşturma veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan ya da yurt dışında bulunan ve bu yüzden kendisine ulaşılamayan kişidir (CMK 247/1). Tanımın kalbi “amaç” unsurudur: yalnız adresinizin bilinmemesi sizi kaçak yapmaz, yargılamadan kaçmak amacıyla ulaşılmaz olmanız gerekir. Kaçak sanık kavramı bu yüzden savunmada ilk tartışılacak noktadır.
Gaip ise bulunduğu yer bilinmeyen ya da yurt dışında olup mahkeme önüne getirilemeyen veya getirilmesi uygun bulunmayan sanıktır (CMK 244/1). Gaip hakkında duruşma açılmaz; mahkeme yalnız delillerin elde edilmesi ve korunması için gerekli işlemleri yapar, bu işlemlerde müdafi, kanuni temsilci veya eş hazır bulunabilir (CMK 244/2, 244/4). Kısacası gaipte dava bekletilir, kaçakta ise kovuşturma devam eder.
Kaçak kararı nasıl verilir: ilan ve on beş gün
Hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, zimmet, rüşvet, suç örgütü ve silah kaçakçılığı gibi CMK 248/2’de sayılan suçlarda kanun ayrı bir usul öngörür. Usulüne uygun tebligata uyulmaz ve zorla getirme kararı da yerine getirilemezse, çağrı bir gazetede ve bilinen konutunuzun kapısında ilan edilir; ilanda on beş gün içinde gelinmezse 248. maddedeki tedbirlerin uygulanabileceği yazılır (CMK 247/2-a). Bu işlemlerin yapıldığı tutanakla saptandıktan sonra on beş gün içinde başvurmayan kişi hakkında kaçak kararı verilir (CMK 247/2-b).
Bu usulün adımları atlanmışsa kaçak kararının dayanağı zayıflar. Dosyayı incelerken ilk baktığım yerler, tebligatın gerçekten usulüne uygun olup olmadığı, zorla getirme tutanağının içeriği ve ilan tarihidir. Tebligatın sizin bilmediğiniz bir adrese yapıldığı dosyalarda usulsüz tebligat itirazı çoğu zaman bütün zinciri çözer.
Kaçak Sayılmanın Sonuçları Neler?
Kaçak kararı dört sonuç doğurur: yakalama emri, Türkiye’deki mal, hak ve alacaklara el konulması, yokluğunda tutuklama kararı ve dava zamanaşımının durması. Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emrini hâkim veya mahkeme düzenler (CMK 98/3); yakalandığınızda ne olacağını hakkımda yakalama kararı çıktı yazısında adım adım anlattım.
CMK 248/2’deki suçlarda savcının istemiyle sulh ceza hâkimi veya mahkeme, Türkiye’deki mallarınıza, hak ve alacaklarınıza amaçla orantılı olarak el koyabilir ve gerektiğinde idaresi için kayyım atar (CMK 248/1). Bu el koyma bir ceza değil, sizi mahkemeye getirmek için baskı aracıdır. Kanun aileyi de düşünmüştür: kaçağın bakmakla yükümlü olduğu yakınları yoksulluğa düşecekse, el konulan mallardan geçimleri için yardım yapılmasına izin verilir (CMK 248/6).
Kaçak hakkında sulh ceza hâkimi veya mahkeme yokluğunda tutuklama kararı da verebilir (CMK 248/5). El koyma ve tutuklama kararlarına itiraz edilebilir (CMK 248/8); itiraz süresi kararı öğrenmeden itibaren iki haftadır (CMK 268/1). Kaçak yakalandığında veya kendiliğinden gelip teslim olduğunda el koymanın kaldırılmasına karar verilir (CMK 248/4).
Dikkat: Gaip ve kaçak sanığa mahkeme, duruşmaya gelirse tutuklanmayacağına dair koşullu bir güvence belgesi verebilir (CMK 246/1, 248/7). Uygulamada nadir görülür, ama yurt dışından dönmek isteyen ve kaçma amacı taşımadığını belgeleyebilen kişiler için talep edilmeye değer.
Sorgunuz Yapıldıktan Sonra Kaçarsanız Ne Olur?
Sorgunuz bir kez yapıldıysa yokluğunuzda mahkûmiyet kararı verilebilir; kaçak sayılmanız bu ihtimali ortadan kaldırmaz, aksine hızlandırır. CMK 194/2, sorgusu yapılmış sanık savuşur ya da ara vermeden sonraki oturuma gelmezse, hazır bulunmasına gerek görülmüyorsa davanın yokluğunda bitirilebileceğini söyler. Kaçak sanıkla ilgili kural da aynı çizgidedir:
CMK 247/3: (3) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Bu fıkra 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanunla yeniden yazıldı; ayrıntıları 12. Yargı Paketi’nin getirdikleri yazısında var. Fıkranın ikinci cümlesi ters yönden okunduğunda sonuç açıktır: sorgusu daha önce yapılmış kaçak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilebilir.
Aleyhe sonucun istinafta da çıkabileceğini gösteren bir örnek var. İlk derece mahkemesinde sorgusu yapılıp beraat eden, savcının istinafı üzerine yurt dışına çıktığı belirlenen ve kaçak sayılan bir sanık için Yargıtay, sorgusu önceden yapıldığı için hakkında hüküm kurulmasını usule uygun buldu. Bu kararda iki üye karşı oy yazdı; yani tartışma bitmiş değil. Ama bugün için güvenli varsayım şudur: ilk duruşmada savunmanızı verdiyseniz, sonrasında ortadan kaybolmak size koruma sağlamaz.
Kaçak Sanığa Avukat Zorunlu mu, Avukat Sizi Temsil Edebilir mi?
Evet, kaçak sanık hakkında duruşma yapılıyorsa ve müdafii yoksa mahkeme barodan avukat görevlendirilmesini ister (CMK 247/4). Bu atama sizin isteğinize bağlı değildir. Sanık gelmese de müdafi bütün oturumlarda hazır bulunma yetkisine sahiptir (CMK 197/1); tanıkların dinlenmesine, bilirkişi raporuna, mütalaaya karşı beyanda bulunur.
Ancak avukatın duruşmaya girmesi sizin sorgunuzun yerine geçmez. Sorgu kişiseldir; mahkeme mahkûmiyet kararı verecekse sizi dinlemiş olmalıdır. Bu yüzden yurt dışında yaşayan müvekkillerde avukatın ilk işi, adresi mahkemeye bildirip sorgunun istinabe yoluyla yapılmasını istemektir. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis gerektiren suçlar dışında sanık istinabe ile sorguya çekilebilir (CMK 196/2); yurt dışındaki sanığın sorgusu duruşma gününden önce de yapılabilir (CMK 196/6). Bu yolun pratiğini yurt dışındayken Türkiye’deki ceza davası yazısında anlattım.
Dikkat: Avukatınız aracılığıyla temsil edilme yetkisini kullandıysanız ya da kendi isteğinizle duruşmadan bağışık tutulduysanız, yokluğunuzda yapılan duruşmanın kararlarına karşı eski hâle getirme isteyemezsiniz (CMK 198/2). Vareste talebini bu sonucu bilerek verin.
Kaçak Kararı Zamanaşımını Durdurur mu?
Evet, hakkınızda kaçak kararı verildiyse dava zamanaşımı bu karar kaldırılıncaya kadar durur (TCK 67/1). Yurt dışında yaşamak tek başına zamanaşımını durdurmaz; durduran şey usulüne uygun verilmiş kaçak kararıdır.
Uygulamada bunun etkisi büyüktür. Yargıtay, ilanen çağrıya rağmen gelmeyen sanık hakkında verilen kaçak sayılma kararıyla zamanaşımının durduğunu ve o tarihten sonra da durmaya devam ettiğini kabul ederek zamanaşımından verilen düşme kararını bozdu. “Yeterince beklersem dosya düşer” hesabı bu yüzden çoğu zaman tutmaz. Sürelerin genel hesabını ceza davasında zamanaşımı yazısında bulabilirsiniz.
Yokluğunuzda Hüküm Verildiyse Ne Yapmalısınız?
Yokluğunuzda verilen hükme karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurmalı, kanuni bir mazeretiniz varsa tebliğden itibaren bir hafta içinde eski hâle getirme de istemelisiniz. Sanık, yokluğunda aleyhine verilen hükümlere karşı eski hâle getirme isteyebilir; bu süre içinde istinaf süresi de işler ve ikisini birlikte yapmak gerekir (CMK 274/1). Duruşma sanık hazır bulunmadan yapıldıysa, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde eski hâle getirme istenebilir (CMK 198/1).
Eski hâle getirme, kusurunuz olmadan kaçırdığınız bir süreyi geri almanın yoludur; şartlarını eski hâle getirme yazısında anlattım. İstinaf süresinin nasıl hesaplandığını ise istinaf başvuru süresi yazısında bulabilirsiniz. Tebligat usulsüz yapıldıysa süre, kararı gerçekten öğrendiğiniz tarihten başlar (Tebligat Kanunu 32); usulüne uygun tebligatı görmemiş olmanız ise süreyi durdurmaz, bu durumda eski hâle getirme istemelisiniz.
Kaçak kararı nasıl kaldırılır
Kaçak kararını sona erdiren en kesin yol, mahkemeye ya da savcılığa kendiliğinden başvurup teslim olmaktır; bu durumda el koymanın kaldırılmasına karar verilir (CMK 248/4). Teslimden önce avukatınızın dosyayı inceleyip tutuklama riskini değerlendirmesi, adresinizi, işinizi ve dönüş planınızı belgeleyen bir dilekçe sunması sonucu çoğu zaman değiştirir. Kaçma amacınız olmadığını gösteren belge (iş sözleşmesi, okul kaydı, sağlık raporu) kaçak kararının hukuka uygunluğunu tartışmak için de kullanılır.
Güvenlik tedbirine hükmedilen kaçak sanık ya da müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini bildirerek yargılamanın yenilenmesini isteyebilir (CMK 247/3). Bu, yokluğunda verilen her karar için açık bir yol değildir; yalnız güvenlik tedbiri kararları için tanınmıştır.
Yaşanmış Olaydan
Bir gün bir kadın aradı; eşinin iş yerinden nitelikli hırsızlık suçlamasıyla yargılandığını, evlerinin tapusuna el koyma şerhi düştüğünü söyledi. Eşi ilk duruşmada savunmasını vermiş, birkaç ay sonra yurt dışında bir şantiyede işe başlamıştı. Telefon numarası değişmiş, tebligatlar eski kiralık eve gitmiş, zorla getirme kararı yerine getirilememiş, gazete ilanından sonra hakkında kaçak kararı verilmişti. Kadın, iki çocuğuyla oturdukları evden çıkarılacaklarından korkuyordu.
Önce yurt dışındaki konsolosluktan vekaletname çıkarttık ve dosyayı inceledik. Mahkemeye iş sözleşmesini, giriş çıkış kayıtlarını ve yurt dışı adresini sunarak yargılamadan kaçma amacı olmadığını, yalnız çalışmak için gittiğini anlattık. El koyma kararına itiraz ettik; itiraz reddedildi, ancak el koyma tapuya şerh olarak kaldığı için aile evde oturmaya devam etti. Müvekkil iki ay sonra izin alıp geldi ve duruşma salonunda teslim oldu.
Mahkeme tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü verdi, el koymayı kaldırdı. Sorgusu baştan yapılmış olduğu için yargılama kaldığı yerden sürdü ve mahkûmiyetle bitti. Ceza iki yılın üzerinde kaldığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olmadı; dosya şu an istinaf incelemesinde. Bu dosyada sorgudan sonra ortadan kaybolmak davayı durdurmadı; yalnız müvekkilin elindeki savunma imkânlarını azalttı.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 01.06.2026 tarihli, 2021/33925 E., 2026/5776 K.
Dolandırıcılık iddiasıyla yargılanan iki sanıktan birinin savunması hiç alınmadan, ilk derece mahkemesi her iki sanık için beraat kararı vermişti. Yargıtay, sorgu yapılmadan hüküm kurma imkânının yalnız araştırma gerektirmeyen ve derhal beraat verilecek durumlarla sınırlı olduğunu, delillerin değerlendirilmesi gereken hâllerde savunma alınmadan hüküm kurulamayacağını belirterek beraat hükümlerini bozdu. Yani yokluğunuzda verilecek beraat bile ancak dosya çok açıksa mümkündür; aksi hâlde mahkeme sizi dinlemek zorundadır.
… ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı …
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 24.12.2024 tarihli, 2024/5365 E., 2024/9975 K.
Uyuşturucu ticareti dosyasında ilk derece mahkemesi, sorgusunu yaptığı sanığı beraat ettirmişti. Savcının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, yurt dışına çıktığı tespit edilen sanık hakkında kaçak kararı verdi ve onu dinlemeden mahkûm etti. Yargıtay çoğunluğu, sanığın sorgusu ilk derece mahkemesinde yapılmış olduğu için hüküm kurulmasını usule uygun bularak onadı; iki üye, aleyhe hüküm kurulmadan önce sanığın mutlaka dinlenmesi gerektiği görüşüyle karşı oy yazdı.
… sanık … hakkında CMK’nın 247 vd. maddelerindeki kapsamların yargılanmasına dair usulün uygulanmasına nazaran daha önce İlk Derece Mahkemesince sorgusunun yapılmış olması itibariyle hakkında hüküm kurulmasının usule uygun olduğu …
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 15.06.2023 tarihli, 2022/7267 E., 2023/6471 K.
Banka zimmeti iddiasıyla yargılanan sanık uzun süre yakalanamamış, mahkeme çağrıyı Resmî Gazete’de ilan ettirmiş ve süresinde gelmeyen sanığın kaçak sayılmasına karar vermişti. İlk derece mahkemesi zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verdi, bölge adliye mahkemesi bunu onayladı. Yargıtay çoğunluğu, kaçak sayılma kararıyla zamanaşımının durduğunu ve durmaya devam ettiğini belirterek kararı bozdu; bir üye karşı oy kullandı.
… yapılan ilana rağmen yasal süresi içinde başvurmayan sanık hakkında 25.11.2013 tarihli 36. celsede 5271 sayılı Kanun’un 247 nci maddesi uyarınca “kaçak sayılmasına” karar verildiği ve bu tarih itibarıyla, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 5 inci maddesinde yer alan düzenleme de dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesi uyarınca zamanaşımının durduğu, o tarihten itibaren de durmaya devam ettiği …
Sık Sorulan Sorular
Duruşmaya hiç gitmezsem yokluğumda ceza verilir mi?
Sorgunuz hiç yapılmadıysa yokluğunuzda mahkûmiyet kararı verilemez (CMK 193/2). Mahkeme bu durumda zorla getirme veya yakalama emriyle sizi getirmeye çalışır.
Kaçak sanık ile gaip sanık arasındaki fark nedir?
Kaçak, yargılamadan kaçmak amacıyla ulaşılamayan kişidir ve hakkında kovuşturma sürer. Gaip ise yeri bilinmeyen veya yurt dışından getirilemeyen sanıktır; hakkında duruşma açılmaz, yalnız deliller toplanır.
Kaçak sayılan kişinin ailesi el konulan evde oturabilir mi?
El koyma amaçla orantılı olmalıdır ve kaçağın bakmakla yükümlü olduğu yakınları yoksulluğa düşecekse geçimleri için yardım yapılmasına izin verilir (CMK 248/6). Somut durumu mahkeme belirler; bu yüzden itiraz dilekçesinde ailenin durumunu belgeleyin.
Avukatım duruşmaya girerse kaçak sayılmaktan kurtulur muyum?
Avukatın dosyada olması tek başına kaçak kararını engellemez. Ancak adresinizi ve neden gelemediğinizi mahkemeye bildirmesi, yargılamadan kaçma amacınız olmadığını göstermenin en etkili yoludur.
Yokluğumda verilen karara itiraz süresi ne kadar?
İstinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1). Mazeretiniz varsa eski hâle getirme istemini kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde verin (CMK 198/1) ve aynı zamanda ayrıca istinaf isteyin; eski hâle getirme süresi içinde istinaf süresi de işler (CMK 274/1).
Kaçak kararı kendiliğinden kalkar mı?
Hayır, kaçak kararı yakalanana ya da teslim olana kadar sürer ve bu süre boyunca dava zamanaşımı durur (TCK 67/1). Teslim olunca el koyma da kaldırılır (CMK 248/4).
