İstinaf Nedir, Başvuru Süresi Kaç Gün? Kaçırırsanız Ne Olur

İstinaf nedir, başvuru süresi ne zaman başlar, süre kaçarsa ne yapılır? Dilekçe, duruşmada beyan ve eski hale getirme yolu tek tek anlatıldı.

İstinaf nedir, istinaf başvuru süresi kaç gündür sorusu, elinde yeni bir mahkeme kararı olan hemen herkesin ilk sorusu oluyor. İstinaf, ilk derece mahkemesinin verdiği hükmü bölge adliye mahkemesine taşıyıp dosyayı ikinci kez inceletme yoludur. Süre kısa, kaçırılması halinde geri dönüşü zor. Karar elinize ulaştığı anda takvime bakmanız gerekir. Aşağıda süreyi, başvuru şeklini ve kaçırdığınızda elinizde kalan tek imkanı anlatıyorum.

İstinaf Aslında Ne İşe Yarar: Dosyanız İkinci Kez Baştan İncelenir

Türkiye’de ceza yargısı üç basamaklıdır. Önce asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi karar verir. İkinci basamak bölge adliye mahkemesidir, halk arasında istinaf mahkemesi denir. Üçüncü basamak Yargıtay’dır ve her dosya oraya kadar gitmez.

İstinafın temyizden farkı şudur: bölge adliye mahkemesi sadece hukuka uygunluk denetimi yapmaz, gerektiğinde tanık dinler, duruşma açar, delil toplar. Yani dosyanız kağıt üzerinde değil, ihtiyaç varsa yeniden yargılanarak incelenir. Bu yüzden istinaf, savunma açısından gerçek bir ikinci şanstır. Hatalı bilirkişi raporu, dinlenmemiş tanık, eksik araştırma gibi eksiklikler burada giderilebilir.

CMK 272/1 kural olarak ilk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı istinaf yolunu açar. Aynı fıkra, belirli ağırlıktaki hapis cezalarına ilişkin hükümlerin siz başvurmasanız bile bölge adliye mahkemesince kendiliğinden inceleneceğini söyler. On beş yıl veya daha fazla hapis cezası aldıysanız bu size kendiliğinden bir güvence sağlar. Yine de başvuru yapmak, itiraz ettiğiniz noktaları dosyaya yazılı olarak koymanız açısından önemlidir.

Sürenin Saati Ne Zaman İşlemeye Başlar: Duruşmada Var mıydınız, Yok muydunuz

En çok karıştırılan konu bu. Sürenin başlangıcı, kararın açıklandığı duruşma günü değil, gerekçeli kararın tebliğ edildiği gündür.

CMK 273/1: (1) İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Duruşmada hazır bulunduysanız ve hüküm yüzünüze karşı açıklandıysa, mahkeme genellikle kararı size tebliğ eder ve süre o tarihten işler. Yokluğunuzda karar verildiyse gerekçeli karar adresinize tebligatla gönderilir. Tebligatın kapıya bırakıldığı, muhtara teslim edildiği tarih önemlidir; zarfı sizin kaç gün sonra açtığınız değil. Uygulamada insanların en sık kaybettiği hak tam burada kaybediliyor.

Dikkat: Adres değişikliğinizi mahkemeye bildirmediyseniz, tebligat eski adresinize usulüne uygun yapılmış sayılabilir. O zarfı hiç görmeseniz bile süre işlemeye başlar ve hüküm kesinleşir. Bir ceza davanız varsa taşındığınızda ilk iş mahkemeye dilekçe verip yeni adresinizi bildirin.

Tutuklu veya cezaevindeyseniz durumunuz farklıdır. CMK 273/1 tutuklu sanık bakımından 263. maddeyi saklı tutar; yani başvurunuzu ceza infaz kurumu müdürlüğüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek yapabilirsiniz. Kurum kaydına giren tarih, mahkemeye veriliş tarihi sayılır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Başvuruyu Nereye Yaparsınız: Dilekçe mi, Zabıt Katibine Beyan mı

İstinaf dilekçesi bölge adliye mahkemesine gönderilmez. Kararı veren mahkemeye verilir. O mahkeme dosyayı hazırlar, karşı tarafa tebliğ eder ve bölge adliye mahkemesine yollar. Yanlış mercie verilen dilekçe pratikte gönderilir ama zaman kaybettirir; süre bitmek üzereyse risk büyüktür.

İki yöntem vardır. Ya yazılı dilekçe verirsiniz ya da mahkeme kalemine gidip zabıt katibine sözlü beyanda bulunursunuz. Beyan tutanağa geçirilir ve hakime onaylatılır. Okuma yazması olmayan veya dilekçe yazamayacak durumda olan kişiler için ikinci yol hayat kurtarır.

Başvuru dilekçesinde gerekçe göstermek zorunlu mudur? CMK 273/4’e göre sanık, katılan ve katılan sıfatını alabilecek durumdaki suçtan zarar görenler bakımından gerekçe gösterilmemesi incelemeye engel değildir. Yani süre dolmak üzereyse “hükmü istinaf ediyorum” yazan tek satırlık bir dilekçe bile hakkınızı korur. Gerekçeleri sonradan ek dilekçeyle sunabilirsiniz. Savcı için durum farklıdır; CMK 273/5 savcının başvuru nedenlerini gerekçesiyle açıkça göstermesini ister ve bu istem size tebliğ edilir.

Her Karar İstinafa Gitmez: Hangi Hükümler Kapının Dışında Kalır

Kanun bazı hükümleri istinaf denetiminin dışında bırakmıştır. Bunlar genellikle miktarı düşük para cezaları ve hafif suçlara ilişkin beraat kararlarıdır.

CMK 272/3: (3) Ancak;

  • a) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,
  • b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,
  • c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

Bu fıkranın son cümlesi çoğu kişinin gözünden kaçar ama önemlidir: bu şekilde verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Yani ileride başka bir suçtan mahkûm olursanız, bu karar tekerrür hükümlerinin (mükerrirlere özgü infaz rejimi) uygulanmasına esas alınmaz.

Hükümden önce verilip hükme temel oluşturan ara kararlar için ayrı bir başvuru yolu aramanıza gerek yoktur. CMK 272/2 bunlara karşı hükümle birlikte istinaf yoluna gidilebileceğini söyler. Reddedilen tanık dinletme talebiniz, kabul edilmeyen keşif isteğiniz istinaf dilekçenizde ayrı birer başlık olarak yer alabilir.

Süresi geçtikten sonra veya istinafı kapalı bir karara karşı başvuru yaparsanız, kararı veren mahkeme dilekçenizi reddeder. CMK 276/1 bu yetkiyi ilk derece mahkemesine verir. Bu ret kararına da boyun eğmek zorunda değilsiniz; CMK 276/2 uyarınca ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesinden konu hakkında karar vermesini isteyebilirsiniz. Ancak aynı fıkra, bu talebin hükmün infazını ertelemeyeceğini açıkça belirtir.

Süreyi Kaçırdıysanız Elinizde Kalan Son Kapı: Eski Hale Getirme

Süre geçti diye her şey bitmez. Kanun, kusuru olmaksızın süreyi kaçıran kişiye bir kapı bırakmıştır. CMK 40/1, kusuru olmadan bir süreyi geçirmiş kişinin eski hale getirme isteminde bulunabileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemiş kişiyi kusursuz sayar.

Burada kritik olan “kusursuzluk”tur. Hastanede yatıyor olmak, yurt dışında bulunmak, tebligatın usulsüz yapılması, kararın kanun yolu bildirimini içermemesi kusursuzluk sayılabilecek hallerdendir. Buna karşılık “işlerim yoğundu”, “zarfı geç açtım”, “avukat bulamadım” gibi gerekçeler tek başına kabul edilmez. Kusursuzluğu belgeyle ispat etmeniz beklenir.

CMK 41/1: (1) Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.

Talebi verirken yapılamayan işlemi de aynı anda yerine getirmeniz gerekir. Yani sadece “sürem geçti, eski hale getirin” demeniz yetmez; istinaf dilekçenizi de birlikte sunmanız gerekir. CMK 274/1 bunu ayrıca vurgular: eski hale getirme süresi içinde istinaf süresi de işlemeye devam eder ve ayrıca istinaf isteminde bulunmanız gerekir. İstinafa ilişkin işler, eski hale getirme talebi karara bağlanana kadar bekletilir.

Başvurudan Sonra Ne Oluyor: Ceza İnfaza Verilir mi, Dosya Ne Kadar Bekler

En çok merak edilen soru budur. CMK 275/1’e göre süresi içinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Kesinleşmeyen hüküm infaz edilmez. Yani istinaf yolundayken kapınıza infaz savcılığından çağrı kağıdı gelmez.

Bunun tek istisnası tutukluluk halidir. Zaten tutukluysanız, istinaf başvurusu tutukluluğunuzu kendiliğinden sona erdirmez. Tahliye için ayrıca talepte bulunmanız ve tutukluluk incelemelerini takip etmeniz gerekir. Adli kontrol (tutuklanmadan, imza atma gibi yükümlülüklerle serbest kalma) tedbirleri de aynı şekilde devam eder.

Sürenin ne kadar olduğu konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değil. Dosyanın önce ilk derece mahkemesinde tebligat işlemleri tamamlanır, sonra bölge adliye mahkemesine gönderilir, orada ilgili ceza dairesine düşer. Ankara, İstanbul, İzmir gibi yoğun yerlerde bu süreç uzun sürebiliyor. Bu bekleme süresi boyunca hükmün kesinleşmemiş olması sizin lehinizedir.

Bölge Adliye Mahkemesi Ne Karar Verebilir ve Sonrasında Temyiz Var mı

Bölge adliye mahkemesi dosyayı önce evrak üzerinden inceler. CMK 280/1 burada birkaç ihtimal öngörür. Kararda hukuka aykırılık yoksa ve ispat değerlendirmesi yerindeyse başvuru esastan reddedilir. Küçük hatalar varsa hukuka aykırılık düzeltilerek başvuru reddedilir; örneğin yanlış uygulanmış bir güvenlik tedbiri düzeltilebilir.

Ciddi usul ihlalleri varsa, örneğin CMK 289’da sayılan mutlak bozma sebeplerinden biri gerçekleşmişse, hüküm bozulur ve dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilir. Soruşturma veya kovuşturma şartı gerçekleşmemişse ya da uzlaştırma usulü uygulanmamışsa yine bozma kararı verilir. Bunların dışındaki hallerde daire duruşma açar ve davayı yeniden görür. Duruşma sonunda ya başvuruyu esastan reddeder ya da ilk derece hükmünü kaldırıp yeni bir hüküm kurar.

Sizin için değerli olabilecek bir hüküm daha var. CMK 280/3’e göre verilen karar sanık lehineyse ve istinafa başvurmamış diğer sanıklara da uygulanabiliyorsa, o sanıklar da başvurmuş gibi bu karardan yararlanır. Yani aynı dosyadaki bir sanığın kazanımı, koşulları varsa size de yansıyabilir.

İstinaf kararından sonra temyiz her zaman mümkün değildir. CMK 286/1 bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümlerinin temyiz edilebileceğini söyler; ancak aynı maddenin ikinci fıkrası uzun bir istisna listesi getirir. Beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin esastan ret kararları, miktarı ne olursa olsun adli para cezaları, seçenek yaptırımlara ilişkin kararlar bu listede yer alır. Üçüncü fıkra ise nitelikli hakaret (TCK 125/3), silahlı örgüt, Cumhurbaşkanına hakaret gibi bazı suçları bu kısıtlamanın dışında tutar; yani o suçlarda temyiz yolu açık kalır.

Yaşanmış Olaydan

Birkaç yıl önce büroma gelen bir dosyada, müvekkilim hakkında yokluğunda mahkumiyet kararı verilmişti. Adam ilk duruşmada savunmasını verdikten sonra sonraki duruşmalara katılmamış, bir aşamada adresini de değiştirmiş. Gerekçeli karar eski adresine gitmiş, orada oturan yakını zarfı almış ve bir kenara koymuş. Müvekkil zarfı ancak bir ay sonra eline aldı ve doğrudan bana geldi. Elimizdeki tebliğ tarihine baktığımızda iki haftalık süre çoktan dolmuştu.

İlk iş olarak tebligat parçasını UYAP üzerinden inceledim. Tebligatın kime, hangi sıfatla teslim edildiği ve bildirim kağıdının kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığı kritikti. Tebligat evrakında adres teyidi konusunda ciddi bir eksiklik gördüm. Aynı gün hem eski hale getirme dilekçesini hem de istinaf dilekçesini hazırladım ve ikisini birlikte kararı veren mahkemeye sundum. Dilekçeye tebligat parçasının örneğini, müvekkilin yeni adresine ilişkin nüfus kayıt örneğini ve o dönem başka şehirde çalıştığını gösteren belgeleri ekledim.

Mahkeme talebi yerinde gördü ve dosya bölge adliye mahkemesine gitti. Orada duruşma açıldı, ilk derece aşamasında dinlenmemiş iki tanık dinlendi ve hüküm müvekkil lehine değişti. Buradan çıkan ders şu: süre kaçtı diye dosyayı kapatmayın, ama eski hale getirme talebini de “nasılsa kabul edilir” diye görmeyin. O talep, kusursuzluğu belgeyle ispatlayabildiğiniz ölçüde işe yarar.

Sık Sorulan Sorular

İstinaf başvuru süresi kaç gündür ve hangi günden itibaren sayılır?

CMK 273/1’e göre süre iki haftadır ve hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kararın duruşmada açıklandığı gün değil, gerekçeli kararın size ulaştığı gün esas alınır.

Duruşmada bulunmadıysam süre gerekçeli kararın tebliğinden mi başlar?

Evet, yokluğunuzda verilen kararlarda süre gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği tarihten işler. Zarfı geç açmanız süreyi durdurmaz; bu yüzden adres değişikliğinizi mahkemeye mutlaka bildirin.

İstinaf dilekçesini hangi mahkemeye vermem gerekir?

Dilekçeyi bölge adliye mahkemesine değil, kararı veren ilk derece mahkemesine verirsiniz. Dilerseniz o mahkemenin zabıt katibine sözlü beyanda da bulunabilirsiniz; beyanınız tutanağa geçirilip hakime onaylatılır.

İstinaf başvurusu yaparsam cezam infaz edilmeye başlar mı?

Hayır. CMK 275/1 uyarınca süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller, kesinleşmeyen hüküm de infaz edilmez. Zaten tutukluysanız tutukluluğunuz kendiliğinden sona ermez, ayrıca tahliye talebinde bulunmanız gerekir.

İstinaf süresini kaçırırsam yapabileceğim bir şey kalır mı?

Süreyi kusurunuz olmadan kaçırdıysanız eski hale getirme talebinde bulunabilirsiniz. Talebi engelin kalktığı tarihten itibaren iki hafta içinde (CMK 41/1), istinaf dilekçenizle birlikte ve kusursuzluğunuzu gösteren belgeleri ekleyerek sunmanız gerekir.

İstinaf başvurusunda avukat tutmak zorunlu mudur?

Zorunlu değildir, başvuruyu kendiniz de yapabilirsiniz. Ancak istinaf dilekçesinde ileri sürülecek hukuka aykırılıkların doğru saptanması sonucu doğrudan etkilediği için, dosyayı bir ceza avukatına inceletmenizi tavsiye ederim.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.