Zorla Getirme Kararı Nedir? Kaç Saat Sürer, Ne Yapmalı
Zorla getirme kararı nedir? Kimler için verilir, 24 saat kuralı, yakalama emrinden farkı, tanık ve sanık için sonuçları ve ne yapmanız gerektiği tabloyla.
Zorla getirme kararı nedir sorusu, çoğu zaman kapıya gelen polis “sizi savcılığa götürmemiz gerekiyor” dediğinde akla gelir. Zorla getirme, usulüne uygun çağrıldığı hâlde gelmeyen ya da hakkında tutuklama veya yakalama için yeterli neden bulunan kişinin kolluk eşliğinde savcının, hâkimin veya mahkemenin önüne getirilmesidir. Bir ceza değildir ve sizi suçlu yapmaz; amacı yalnızca ifadenizin veya sorgunuzun yapılmasıdır. Ama yanlış yönetildiğinde bir günü karakolda geçirmenize, daha kötüsü yakalama emrine dönüşmesine yol açabilir.
Zorla Getirme Kararı Nedir, Kimler İçin Verilir?
Zorla getirme kararı iki durumda verilir: kişi davetiyeyle çağrılıp gelmemişse ya da hakkında tutuklama veya yakalama emri için yeterli neden varsa. Kanun bu iki yolu aynı fıkrada sayar:
CMK 146/1: (1) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Birinci yol uygulamada en sık görülenidir. CMK 145/1’e göre ifadesi alınacak kişi davetiyeyle çağrılır, davetiyede çağrılma nedeni ve gelmezse zorla getirileceği yazılır. Bu şerhi taşıyan davetiye size usulüne uygun tebliğ edilmeden zorla getirme kararı vermek kanunun aradığı şartı karşılamaz. Telefonla yapılan çağrı da bu sonucu doğurmaz; telefonla aranıp gitmediyseniz önce yazılı davetiye gelir. Bu farkı polisin ifadeye çağırdığı durumlar yazısında ayrıntılı anlattım.
İkinci yol daha ağırdır. Hakkında tutuklama veya yakalama için yeterli neden bulunan kişi, önce davetiye gönderilmeden de doğrudan zorla getirilebilir. Kaçma şüphesi bulunan ya da delilleri karartabileceği düşünülen şüpheli için savcı bu yolu seçebilir. Kararın kendisi ise kişinin kimliğini, ilgili suçu, gerekirse eşkâlini ve zorla getirilme nedenlerini açıkça içermek zorundadır; bir örneği de size verilir (CMK 146/2, 146/3).
| Kişi | Dayanak | Ne zaman | Ek sonuç |
|---|---|---|---|
| Şüpheli veya sanık | CMK 145, 146/1 | Davetiyeye uymadıysa ya da tutuklama veya yakalama için yeterli neden varsa | Ulaşılamazsa yakalama emri gündeme gelir |
| Tutuksuz sanık (duruşma) | CMK 176/2, 193/1, 199 | Mazeretsiz duruşmaya gelmediyse | Hazır bulunmayan sanık hakkında kural olarak duruşma yapılmaz |
| Tanık | CMK 43/1, 44/1 | Usulüne uygun çağrılıp mazeretsiz gelmediyse; tutuklu işlerde ilk çağrıda da | Gelmemenin yol açtığı giderler ödettirilir |
| Bilirkişi, mağdur, şikâyetçi | CMK 146/7 | Çağrıya rağmen gelmediyse | Şikâyetçinin gelmemesi davayı kendiliğinden düşürmez |
Kararı Kim Verir, Polis Kendiliğinden Zorla Getirebilir mi?
Zorla getirme kararını yalnızca sizi çağıran makam verir: soruşturmada Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme. Kolluk bu kararı kendisi veremez, yalnızca yerine getirir.
Polis sizi telefonla ya da yazılı davetiyeyle karakola çağırdıysa ve gitmediyseniz, kolluk durumu savcıya bildirir; karar gerekiyorsa savcı verir. Karar çıktıktan sonra kolluk sizi adresinizde, iş yerinizde ya da yolda arayabilir. PVSK 4/A, polise hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş kişileri tespit etmek amacıyla kişileri ve araçları durdurma yetkisi verir. Yani bir trafik kontrolünde kimliğiniz sorgulandığında karar ortaya çıkabilir ve oradan doğrudan adliyeye götürülebilirsiniz.
Kolluk görevlisi kararı uygularken size kararın varlığını ve nedenini söylemek zorundadır. Kararın bir örneği size verilir (CMK 146/3); hangi makamın, hangi dosya için çağırdığını buradan öğrenirsiniz. Kararın yerine getirilememesi hâlinde ise nedenleri muhtar ve kolluk görevlisinin birlikte imzaladığı bir tutanakla saptanır (CMK 146/6).
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Zorla Getirilen Kişi En Fazla Kaç Saat Tutulabilir?
Zorla getirilen kişi derhal, mümkün değilse yol süresi hariç en geç 24 saat içinde çağıran makamın önüne çıkarılır. Bu süre kanunda açıkça yazılıdır:
CMK 146/4: (4) Zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmidört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır.
CMK 146/5’e göre zorla getirme “haklı görülecek bir zamanda” başlar ve ifade alma ya da sorgu bitene kadar sürer. Bu ifade önemlidir: kararın amacı sizi bir gece nezarethanede bekletmek değil, ifadenizi almaktır. Bu yüzden uygulamada kolluk zorla getirmeyi çoğu zaman adliyenin çalıştığı saatlere denk getirmeye çalışır. İfadeniz ya da sorgunuz bittiğinde zorla getirme kendiliğinden sona erer; ayrıca bir tahliye kararı gerekmez.
Zorla getirme gözaltı değildir. Ancak ifade sırasında savcı sizi gözaltına alırsa ya da tutuklama talebiyle hâkime sevk ederse artık gözaltı ve tutuklama kuralları işler; gözaltının süresi ve uzatılması için gözaltı süresi yazısına bakabilirsiniz. Zorla getirildiğinizde de avukat isteme, yakınınıza haber verme ve susma hakkınız aynen geçerlidir (CMK 147/1).
Dikkat: Zorla getirme sırasında kolluğa direnmek ya da kaçmaya çalışmak, ifadeye gitmemekten çok daha ağır sonuç doğurur. Görevi yaptırmamak için direnme ayrı bir suçtur; ayrıntıları polise mukavemet yazısında anlattım.
Zorla Getirme ile Yakalama Emri Arasındaki Fark Ne?
Zorla getirme kişiyi bir defalığına ifade için getirir; yakalama emri ise ulaşılamayan şüpheli için hâkimin verdiği daha ağır karardır (CMK 98/1). Yakalama emri, çağrıya rağmen gelmeyen ya da hiç ulaşılamayan şüpheli için savcının istemiyle sulh ceza hâkimince düzenlenir. Uygulamada sıra genellikle davetiye, zorla getirme, yakalama emri şeklinde ilerler.
İki karar arasındaki en önemli fark, kararı kimin verdiği ve sonrasında ne olduğudur. Zorla getirme kararını savcı da verebilir; soruşturmada yakalama emrini ise savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi düzenler. Hâkim veya mahkemenin yakalama emri üzerine yakalanan kişi de en geç 24 saat içinde hâkim önüne çıkarılır (CMK 94/1). Yakalama emri çıktıysa ne yapacağınızı hakkımda yakalama kararı çıktı yazısında adım adım anlattım.
| Konu | Zorla getirme | Yakalama emri | Gözaltı |
|---|---|---|---|
| Dayanak | CMK 145, 146 | CMK 98 | CMK 91 |
| Kim karar verir | Çağıran savcı, hâkim veya mahkeme | Soruşturmada sulh ceza hâkimi; kovuşturmada hâkim veya mahkeme | Cumhuriyet savcısı |
| Amaç | İfade veya sorgu için hazır etmek | Ulaşılamayan kişiyi yakalamak | Soruşturmanın tamamlanması için tutmak |
| Süre | Yol süresi hariç en geç 24 saat; ifade bitince sona erer | En geç 24 saat içinde hâkim önüne çıkarılır | Kural olarak 24 saat, toplu suçlarda uzatılabilir |
| Kimler için | Şüpheli, sanık, tanık, bilirkişi, mağdur, şikâyetçi | Şüpheli, sanık, kaçan tutuklu veya hükümlü | Şüpheli |
Zorla getirme kararı da yerine getirilemezse dosya bir sonraki aşamaya geçebilir. Kanunda sayılan bazı ağır suçlarda (hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, örgüt gibi) zorla getirme de sonuç vermezse çağrı gazetede ilan edilir ve 15 gün içinde gelmeyen kişi hakkında kaçak kararı verilebilir (CMK 247/2). Bu aşamada Türkiye’deki mallarınıza el konulması bile gündeme gelir (CMK 248/1).
Tanık, Mağdur veya Şikâyetçiyseniz Zorla Getirme Nasıl İşler?
Usulüne uygun çağrılıp mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin yol açtığı giderleri öder (CMK 44/1). Bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi için de aynı karar verilebilir:
CMK 146/7: (7) Çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı verilebilir.
Tanıklar için kanun bir adım daha ileri gider: tutuklu işlerde, yani sanığın tutuklu yargılandığı dosyalarda, tanık için ilk çağrıda da zorla getirme kararı verilebilir (CMK 43/1). Zorla getirilen tanık, gelmemesini haklı gösteren bir sebebi sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Gelmekle tanıklık etmek ise ayrı şeylerdir: gelip de yasal bir sebep olmadan tanıklıktan veya yeminden çekinen kişiye üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir (CMK 60/1). Tanık olarak çağrıldığınızda haklarınızı tanık olarak ifadeye çağrılma yazısında anlattım.
Zorla getirme kararına rağmen bulunamayan tanık, savunma açısından da önemli bir sorundur. Yargıtay, sanığın dinlenmesini istediği bir tanık için çıkarılan zorla getirme emri adres kapalı diye geri döndüğünde tanığı dinlemeden mahkûmiyet kurulmasını eksik araştırma sayarak hükmü bozdu. Öte yandan Ceza Genel Kurulu, defalarca zorla getirme emri çıkarılmasına rağmen hazır edilemeyen ve ifadesi davanın sonucu için zorunlu görülmeyen bir tanığın önceki beyanının okunmasını yeterli buldu. Yani “zorla getirme sonuç vermedi” demek tanıktan vazgeçmek için tek başına yeterli değildir; tanığın dosyadaki önemine bakılır.
Şikâyetçi duruşmaya gelmezse dava kural olarak düşmez. Şikâyetçinin gelmemesi, şikâyetinden vazgeçtiği anlamına da gelmez; vazgeçme açık bir beyan ister.
Sanık Duruşmaya Gelmezse Zorla Getirilir mi?
Evet, mazeretsiz duruşmaya gelmeyen tutuksuz sanık hakkında mahkeme kural olarak zorla getirme kararı verir (CMK 193/1). Çağrı kâğıdında da mazeretsiz gelinmezse zorla getirileceği yazılır (CMK 176/2).
Bunun sebebi, hazır bulunmayan sanık hakkında kural olarak duruşma yapılamamasıdır. Kanun bazı istisnalar tanır: suç yalnız adli para cezası veya müsadere gerektiriyorsa duruşma sanık gelmese de yapılabilir (CMK 195/1). Toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya güvenlik tedbiri dışında bir karar (örneğin beraat) verilecekse dava sanığın yokluğunda da bitirilebilir (CMK 193/2). Mahkeme sanığın hazır bulunmasına ve zorla getirilmesine her zaman karar verebilir (CMK 199/1).
İstinaf aşamasında durum biraz farklıdır. Ceza Genel Kurulu, ilk derece mahkemesinde savunması usulüne uygun alınmış sanığın bölge adliye mahkemesindeki duruşmaya gelmemesi hâlinde, mahkeme hazır bulunmasını zorunlu görmüyorsa zorla getirilmesinin mecburi olmadığını kabul etti. Duruşmaya gidemeyecekseniz ne olacağını ve mazeretinizi nasıl bildireceğinizi duruşmaya gitmezsem ne olur yazısında anlattım; hazır dilekçe metni için duruşma mazeret dilekçesi örneğine bakabilirsiniz. Başka bir şehirdeyseniz ifadenizin veya savunmanızın istinabe yoluyla ya da SEGBİS ile alınmasını istemek de mümkündür.
Hakkınızda Zorla Getirme Kararı Varsa Ne Yapmalısınız?
En doğru yol, kolluğun sizi bulmasını beklemeden bir avukatla birlikte kararı veren savcılığa veya mahkemeye kendiliğinden gitmektir. İfadeniz alındığında kararın amacı gerçekleşir ve karar tükenir.
Kararın pratikteki anlamı da budur: sizi bir kez getirmek içindir, siz giderseniz biter. Önce kararın hangi makamdan, hangi dosyadan ve hangi sıfatla (şüpheli, tanık, şikâyetçi) çıktığını öğrenin. Avukatınız UYAP üzerinden dosyaya bakarak bunu hızla tespit edebilir; dilerseniz ilgili savcılık bürosunu veya mahkeme kalemini arayıp dosya numarasıyla da sorabilirsiniz. Davetiyenin hiç eline geçmediği, eski bir adrese gittiği dosyalar çok sık karşıma çıkıyor; bu durumda yapmanız gereken ilk iş adresinizi güncellemek ve kendiliğinden başvurmaktır.
Gerçekten belirtilen gün gidemeyecekseniz, gününden önce yazılı mazeret bildirin; hastalıkta raporu ekleyin. Hastane, başka şehirde oturma ve tanıklık gibi durumlara göre seçeceğiniz paragrafları olan bir ifadeye gidemeyeceğim mazeret dilekçesi örneği hazırladım. Zorla getirme kararına karşı kanunda özel bir itiraz yolu düzenlenmemiştir; sulh ceza hâkiminin verdiği kararlara genel itiraz yolu (CMK 267) tartışılabilir, ama iki haftalık itiraz süresi (CMK 268/1) beklenirken kolluk kararı zaten uygulayabilir. Bu yüzden pratikte en hızlı çözüm, itirazla uğraşmak yerine ifadeyi vermektir.
Dikkat: Zorla getirme kararı tek başına yurt dışına çıkış yasağı değildir. Ancak karar kolluk kayıtlarında görünüyorsa havalimanında veya sınır kapısındaki kimlik kontrolünde uygulanabilir ve yolculuğunuz o gün iptal olur. Seyahatten önce kararı kendiniz kapatın.
İfadeye giderken neleri götürmeniz, neleri imzalamamanız gerektiğini savcılık ifadeye çağırdı yazısında anlattım. Zorla getirilmiş olmanız ifade sırasındaki haklarınızı azaltmaz; susma hakkınız ve avukat isteme hakkınız aynen geçerlidir.
Yaşanmış Olaydan
Ankara’da yaşayan bir müvekkilim, İstanbul’da açılmış bir dolandırıcılık soruşturmasında şüpheliydi ve bundan haberi yoktu. Davetiye adres kayıt sisteminde hâlâ görünen eski adresine gitmiş, kanun gereği oraya yapılan tebligat geçerli sayılmıştı; gelmediği için savcılık zorla getirme kararı vermişti. Bir akşam trafik kontrolünde kimliği sorgulandığında karar ekrana düştü ve karakola götürüldü. Eşi beni aradığında ilk işim karakoldaki görevliyle konuşup kararın hangi savcılıktan, hangi dosyadan çıktığını öğrenmek oldu.
Kararı veren savcılık başka şehirde olduğu için müvekkilim ertesi sabah Ankara’daki nöbetçi savcılığa götürüldü ve ifadesi istinabe yoluyla orada alındı. Gece boyunca karakolda kalması, kararın akşam saatinde uygulanmasının sonucuydu; adresini zamanında güncellemiş olsaydı davetiyeyi alır, randevulu bir günde avukatıyla gidip bu geceyi hiç yaşamazdı. İfadesinde kendisine ait banka hesabının nasıl kullanıldığını belgeleriyle açıkladı; hakkında gözaltı ya da tutuklama talebi olmadı ve aynı gün serbest kaldı.
Dosya birkaç ay sonra iddianameyle asliye ceza mahkemesine gitti. Yargılama sonunda müvekkilim hakkında hesap kullandırma iddiası yönünden mahkûmiyet çıkmadı, beraat etti. Zorla getirme kararı kendi başına bir suçlama değildir; ama bu dosyada olduğu gibi adresiniz güncel değilse en kötü zamanda karşınıza çıkar.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 13.05.2026 tarihli, 2024/6048 E., 2026/4206 K.
Nitelikli yağma davasında sanık, olay anında evde bulunan ve kendisiyle husumeti olan bir kişinin tanık olarak dinlenmesini istemişti. Mahkemenin çıkardığı zorla getirme emri, tanığın aranma kaydı olduğu ve adresin kapalı olduğu gerekçesiyle yerine getirilmeden dönmüş; mahkeme tanığı dinlemeden mahkûmiyet kurmuş, bölge adliye mahkemesi de istinafı reddetmişti. Yargıtay, tanığın dinlenmesi ve tarafların telefon kayıtlarının karşılaştırılması gerektiğini belirterek hükmü eksik araştırma nedeniyle bozdu. Zorla getirme sonuç vermedi diye savunma tanığından kolayca vazgeçilemez.
… mahkemenin tanık … hakkında çıkartılan zorla getirme emrine şahsın aranma kaydının olduğu ve adresin kapalı olduğundan bahisle bila infaz yanıt gelmesi sebebiyle dinlenilemediğini belirttiği görülmekle tanık …’ın olayla ilgili ifadesi alınmak suretiyle dinlenilmesi gerektiği …
… yazılı şekilde eksik araştırma ile sanık hakkında nitelikli yağmadan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı kabul edilmiştir. …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.01.2019 tarihli, 2016/135 E., 2019/32 K.
Bıçaklı yaralama davasında mahkeme şikâyetçi ve bir tanık için defalarca zorla getirme kararı çıkarmış, ikisi de hazır edilememişti; hüküm, soruşturma aşamasındaki ifadeleri okunarak kurulmuştu. Ceza Genel Kurulu, olayın diğer delillerine ve tanığın beyanının dosyadaki ağırlığına bakarak bu tanığın mutlaka dinlenmesi gerekmediğini, okunan beyanla yetinilmesinin eksik araştırma olmadığını kabul etti; karara katılmayan üyeler tanığın dinlenmesi gerektiğini savundu. Sonuç, tanığın o dosyada ne kadar önemli olduğuna göre değişir.
… şikâyetçi … ile tanık …’un duruşmada dinlenmeleri için birden çok zorla getirme emri çıkartılmasına rağmen yargılama süresince duruşmalarda hazır edilememeleri …
… tanığın soruşturma aşamasındaki beyanını içeren tutanağın CMK’nın 211. maddesi uyarınca duruşmada okunması karşısında; mevcut delil durumuna göre olayın üzerinden 6 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra tanık …’un Mahkemece dinlenmesinin gerekmediği ve eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmadığı kabul edilmelidir. …
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 16.10.2024 tarihli, 2023/216 E., 2024/315 K.
İlk derece mahkemesinde savunması alınmış bir sanık, bölge adliye mahkemesinin açtığı duruşmaya davetiye tebliğ edilmesine rağmen gelmemiş, avukatı duruşmaya katılmıştı; mahkeme sanığı zorla getirmeden istinaf başvurusunu esastan reddetti. Ceza Genel Kurulu, savunması usulüne uygun alınmış sanığın istinaf duruşmasında hazır bulunması mahkemece zorunlu görülmüyorsa zorla getirilmesinin mecburi olmadığına ve savunma hakkının kısıtlanmadığına karar verdi. İstinafta duruşmaya gitmemenin sonucunu avukatınızla birlikte önceden değerlendirin.
… Hatta halin icabına göre zaruri görülmesi durumunda hazır olmayan sanığın zorla getirilmesi de gerekebilir. Bütün bunlara rağmen, ilk derece mahkemesince usulüne uygun olarak savunması alınan sanığın, adaletin selameti ve halin icabına göre duruşmada hazır bulunması da mahkemece zaruri görülmüyorsa, duruşma açılmasına sebep olan yargılama işlemlerine ya da ikame olunan delillere karşı diyeceklerinin sorulması için duruşmada hazır olmayan sanığın zorla getirilmesinin mecburi olmadığı kabul edilmelidir. …
Sık Sorulan Sorular
Zorla getirme kararı gece uygulanır mı?
Kanun saat sınırı koymaz, zorla getirmenin “haklı görülecek bir zamanda” başlamasını ister (CMK 146/5). Akşam yakalanan kişi çoğu zaman adliye açılınca savcı önüne çıkarılır; bu yüzden kararı kendiniz, mesai saatinde kapatmanız en iyisidir.
Zorla getirme kararı e-Devlet’te görünür mü?
Bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla zorla getirme kararını öğrenmek için e-Devlet’e güvenmeyin; en güvenilir yol, avukatınızın UYAP’tan dosyaya bakması ya da ilgili savcılık veya mahkeme kalemini aramanızdır.
Zorla getirme kararı ne zaman düşer?
Karar, amacı olan ifade veya sorgu yapıldığında tükenir. Kendiliğinden gidip ifade vermeniz kararı fiilen sona erdirir; yerine getirilemeyen karar ise yeni bir duruşma için yeniden çıkarılabilir.
Tanık olarak zorla getirildim, masrafı ben mi öderim?
Mazeretsiz gelmediyseniz gelmemenizin yol açtığı giderler sizden kamu alacağı olarak tahsil edilir (CMK 44/1). Gelmemenizi haklı gösteren bir sebebi sonradan bildirirseniz bu giderler kaldırılır.
Zorla getirme kararı sabıka kaydına işlenir mi?
Hayır, zorla getirme bir ceza değil, bir muhakeme tedbiridir; adli sicile işlenmez. Hakkınızdaki suçlamanın sonucu ise ayrıca değerlendirilir.
Zorla getirmeye karşı direnirsem ne olur?
Kolluk kararı uygularken zor kullanma yetkisine sahiptir; direnmek görevi yaptırmamak için direnme suçunun soruşturulmasına yol açabilir. İtirazınız varsa bunu getirildiğiniz savcı veya hâkim önünde, avukatınızla birlikte dile getirin.
