Duruşmaya Gitmezsem Ne Olur? Yakalama Emri Çıkar mı

Duruşmaya gitmezseniz zorla getirme mi yakalama emri mi çıkar, yokluğunuzda karar verilir mi, mazeret dilekçesi nasıl verilir? Sıfatınıza göre net cevaplar.

“Duruşmaya gitmezsem ne olur” sorusunun tek bir cevabı yok; her şey mahkeme salonundaki sıfatınıza bağlı. Sanık olarak gelmezseniz zorla getirme kararı, hatta yakalama emri çıkabilir. Tanıksanız gelmemenizin bedelini para olarak ödersiniz. Şikâyetçiyseniz gelmemeniz kural olarak davayı düşürmez. Aşağıda hangi durumda ne olduğunu tek tek anlatıyorum.

Önce Şunu Netleştirin: Duruşmada Sıfatınız Ne

Elinize gelen tebligatı açın ve üzerinde ne yazdığına bakın. “Sanık” yazıyorsa hakkınızda kamu davası açılmış demektir. “Mağdur”, “müşteki” ya da “katılan” yazıyorsa siz şikâyet eden taraftasınız. “Tanık” yazıyorsa olayla ilgili bildiklerinizi anlatmanız için çağrılıyorsunuz.

Bu ayrım basit görünür ama sonuçları taban tabana zıttır. Sanığın gelmemesi özgürlüğünü riske atar. Tanığın gelmemesi cebini yakar. Müştekinin gelmemesi ise kural olarak davanın seyrini değiştirmez.

Tebligatta ayrıca “gelmediğiniz takdirde…” diye başlayan bir uyarı satırı bulunur. O satırı mutlaka okuyun. Kanun, gelmemenin sonuçlarının çağrı kâğıdında bildirilmesini şart koşar; orada yazan sonuç, sizin karşılaşacağınız sonuçtur.

Sanık Gelmezse: Zorla Getirme, Yakalama ve Yokluğunda Yargılama

Ceza yargılamasında temel kural şudur: sanık olmadan duruşma yapılmaz. Mahkeme sizi dinlemeden karar veremez, çünkü savunma hakkı bunu gerektirir. Ama gelmemeniz dosyayı sonsuza kadar bekletmez; kanun mahkemeye bir alet verir.

CMK 193/1: (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Zorla getirme kararı, kolluğun sizi bulup adliyeye götürmesi demektir. Genellikle sabah erken saatte evinize gelirler. Gözaltı değildir, duruşma bitince serbest kalırsınız; ama komşularınızın gözü önünde araca binmek hoş bir deneyim olmuyor.

Adresinizde bulunamazsanız, tebligat yapılamıyorsa ve dosya “kaçak sanık” haline geldiyse tablo değişir. CMK 98/3’e göre kovuşturma aşamasında kaçak sanık hakkında mahkeme kendiliğinden ya da savcının istemiyle yakalama emri düzenler. Yakalama emri sistemde durur; bir trafik kontrolünde, havalimanında ya da başka bir işlemde karşınıza çıkar.

Yokluğunuzda karar verilebilen haller

Suç yalnızca adli para cezasını veya müsadereyi (suçta kullanılan malın devlete geçmesi) gerektiriyorsa mahkeme sizsiz de duruşma yapar. CMK 195/1 bunu açıkça düzenler ve davetiyeye “gelmeseniz de duruşma yapılacaktır” ibaresinin yazılmasını ister. O ibare tebligatınızda varsa, gelmemeniz dosyanın karara çıkmasını engellemez.

Bir de şu var: mahkeme eldeki delillere göre lehinize bir karar verecekse, sizi hiç sorguya çekmemiş olsa bile davayı yokluğunuzda bitirebilir. CMK 193/2 buna izin verir. Yani her gelmeme mutlaka aleyhinize sonuçlanmaz; ancak bunu önceden kestirmek mümkün değildir.

Dikkat: Sorgunuz bir kez yapıldıktan sonra ara verilen oturuma gelmezseniz, mahkeme hazır bulunmanıza gerek görmediği takdirde davayı yokluğunuzda bitirebilir. İlk celseye gidip sonrakileri savsaklamak, sandığınızdan hızlı bir şekilde mahkûmiyet kararına dönüşebilir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Tanık Gelmezse: Para Cezası ve Giderleri Ödeme Riski

Tanıklık bir vatandaşlık yükümlülüğüdür, davet değildir. Usulüne uygun çağrılıp mazeret bildirmeden gelmezseniz iki şey birden olur.

CMK 44/1: (1) Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir.

Buradaki “giderler” kalemi çoğu kişinin gözden kaçırdığı yerdir. Duruşmanın ertelenmesinden doğan masraflar, diğer tarafların yol gideri, yeniden tebligat ücretleri hâkim tarafından takdir edilir ve vergi dairesi kanalıyla sizden tahsil edilir. Uygulamada bu rakam sembolik kalmayabilir.

İyi haber şu: zorla getirildikten sonra gelememenizin haklı sebebini belgelerseniz, aleyhinize hükmedilen giderler kaldırılır. Hastaneye yattığınızı, yurt dışında olduğunuzu ya da tebligatın size ulaşmadığını gösteren belgeyi mahkemeye sunun. Ayrıca zorla getirme kararı telefon veya elektronik posta yoluyla da bildirilebilir; dosyada iletişim bilginiz varsa haberiniz olmadığını söylemek zorlaşır.

Müşteki veya Katılan Gelmezse Dosya Düşer mi

Ceza davası kamu adına yürür. Siz şikâyetçi olarak gelmeseniz de savcı iddianamesini savunur, deliller toplanır, karar verilir. Bu yüzden “gitmezsem dava düşer mi” sorusunun genel cevabı hayırdır.

Takibi şikâyete bağlı suçlarda da sonuç değişmez. Basit yaralama, hakaret, konut dokunulmazlığını ihlal gibi suçlarda şikâyetiniz olmadan yargılama başlamaz; ama şikâyet edildikten sonra duruşmaya gelmemeniz şikâyetten vazgeçme sayılmaz. Bu suçlarda dava, ancak mahkemeye açıkça vazgeçtiğinizi bildirirseniz düşer (TCK 73/4).

Katılan sıfatını almışsanız, yani davaya müdahil olmuşsanız, gelmemeniz katılan sıfatınızı doğrudan düşürmez ama hak kaybı yaratır. Duruşmada söylenenlere itiraz edemez, delil sunamaz, tanığa soru soramazsınız. Tazminat talebiniz varsa dosyanın seyrini takip etmeniz kendi yararınızadır.

Mazeretiniz Varsa Ne Yapmalısınız: Dilekçe, Rapor ve Zamanlama

Mazeret dilekçesinin sihirli bir formülü yok ama üç şartı var: erken olacak, belgeli olacak, doğru mahkemeye ulaşacak.

Erken derken duruşmadan en az birkaç gün önce demek istiyorum. Hâkim duruşma sabahı dosyayı eline aldığında dilekçenizi görmeli. UYAP üzerinden avukatınız saniyeler içinde gönderebilir; siz de bulunduğunuz yerdeki nöbetçi mahkemeye başvurup muhabere yoluyla gönderebilirsiniz.

Belge kısmı kritik. “Hastaydım” demek yetmez, tek hekim raporu ya da hastane belgesi ekleyin. Rapor mutlaka duruşma gününü kapsamalı. İş nedeniyle gidemiyorsanız işverenden yazı alın, ama şunu bilin: uygulamada iş mazereti hastalık kadar güçlü kabul edilmez ve genelde bir kez hoş görülür.

Dikkat: Mazeret dilekçesi vermek, duruşmaya gitmeme izni anlamına gelmez. Mahkeme mazereti kabul etmeyip yine de zorla getirme kararı verebilir. Bu yüzden dilekçeyi gönderdikten sonra dosyanızı UYAP’tan ya da kalemden takip edin.

Duruşmadan Bağışık Tutulma: Her Celseye Gitmemenin Yasal Yolu

Her duruşmaya gitmek zorunda değilsiniz. Kanun bunun düzgün bir yolunu göstermiş: bağışık tutulma talebi.

CMK 196/1: (1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.

Yani önce sorgunuzun yapılmış olması gerekiyor. İlk celseye gidip savunmanızı verdikten sonra, siz veya yetkilendirdiğiniz avukatınız sonraki oturumlardan bağışık tutulmanızı isteyebilirsiniz. Mahkeme kabul ederse duruşmaları avukatınız takip eder, siz işinize gücünüze bakarsınız.

Başka kolaylıklar da var. Başka şehirde yaşıyorsanız CMK 196/2 uyarınca istinabe yoluyla, yani bulunduğunuz yerdeki mahkemede sorgunuz yapılabilir; bunun sınırı, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis gerektiren suçlardır. Mahkeme zorunlu görürse CMK 196/4 kapsamında SEGBİS denilen görüntülü ve sesli sistemle bağlanmanıza da karar verebilir. Yurt dışındaysanız CMK 196/6 ayrı bir yol sunar.

Dikkat: Kendi isteğinizle bağışık tutulduysanız ya da avukatınız sizi temsil ettiyse, sonradan “haberim yoktu” diyerek eski hâle getirme (kaçırılan sürenin sonuçlarını ortadan kaldırma) talebinde bulunamazsınız. CMK 198/2 bu kapıyı kapatır.

Hakkınızda Yakalama Emri Çıktıysa Bundan Sonra Ne Olur

Panik yapmayın, ama oturup beklemeyin de. Yakalama emri sistemde aktif durduğu sürece herhangi bir kimlik kontrolünde gözaltına alınırsınız. Gece yarısı bir trafik uygulamasında karakola götürülmek, ertesi sabah adliyeye çıkmak demektir.

Yapılacak en doğru iş, kendiliğinizden mahkemeye başvurmaktır. Avukatınız aracılığıyla dilekçe verip duruşma gününüzü öğrenin, gelmeme sebebinizi belgeleriyle açıklayın ve hazır bulunacağınızı bildirin. CMK 90/6’ya göre yakalama emrinin çıkarılma amacı ortadan kalktığında emrin derhâl iadesi istenir. Yani siz mahkemenin karşısına çıktığınızda o emir kalkar.

Yokluğunuzda karar verilmiş, siz de bunu çok sonra öğrenmişseniz eski hâle getirme yolu açıktır. CMK 198/1, kararın size tebliğinden itibaren bir hafta içinde bu talebi yapmanıza imkân tanır. Bu süre kısa; tebligatı aldığınız gün harekete geçin.

Duruşmalara hiç katılmadan yargılanmak istiyorsanız izlemeniz gereken yolu duruşmadan vareste tutulma yazısında anlattım.

Yaşanmış Olaydan

Bir sabah telefonum çaldı, arayan kadın ağlıyordu. Eşini o sabah evden almışlar, “polis geldi, götürdüler” diyordu. Dosyayı açtığımda tablo netleşti: basit yaralamadan yargılanan bir adam, ilk duruşmaya gitmemiş. Sebebi de gayet insani; fabrikada vardiyalı çalışıyor, izin isteyince ustabaşı vermemiş, o da “nasılsa küçük bir dava” diye düşünüp gitmemiş. Mahkeme mazeret görmeyince zorla getirme kararı vermiş.

Adliyeye gittim, müvekkilimi nezarethanede buldum. Duruşma saatini bekledik. Hâkimin karşısına çıktığımızda önce gelmeme sebebini anlattık, işyerinden aldığımız vardiya çizelgesini sunduk. Sonra asıl işe geçtik: olayın karşılıklı bir tartışmadan çıktığını, müvekkilin de darp izi taşıdığını, aynı gün alınmış raporun dosyada bulunduğunu anlattık. Sorgusu yapıldı, savunmasını verdi ve o gün serbest kaldı.

Aynı celsede sonraki duruşmalardan bağışık tutulmasını talep ettim, mahkeme kabul etti. Kalan iki celseyi ben takip ettim, müvekkil bir gün bile iş kaybetmedi. Dosya sonunda şikâyetten vazgeçme ile düştü. Şunu söylemek istiyorum: adam işini kaybetmemek için duruşmaya gitmedi ve neredeyse işini de itibarını da kaybediyordu. Oysa on satırlık bir mazeret dilekçesi bütün bunları baştan önleyebilirdi.

Sık Sorulan Sorular

Duruşmaya gitmezsem doğrudan tutuklanır mıyım?

Hayır, ilk adım genellikle zorla getirme kararıdır ve duruşma bitince serbest kalırsınız. Ancak adresinizde bulunamaz, kaçak konumuna düşerseniz hakkınızda yakalama emri çıkar ve tutuklama ihtimali doğar.

Avukatım duruşmaya girse benim gitmeme gerek kalır mı?

Sorgunuz yapılmadan önce hayır; ilk celsede savunmanızı bizzat vermeniz gerekir. Sorgudan sonra CMK 196/1 uyarınca bağışık tutulma talep ederseniz, mahkeme kabul ettiği takdirde duruşmaları avukatınız takip edebilir.

Mazeret dilekçesini duruşma günü faksla göndersem kabul edilir mi?

Riskli; dilekçe hâkimin önüne duruşma başlamadan ulaşmazsa yok hükmündedir. Dilekçeyi birkaç gün önceden UYAP üzerinden veya bulunduğunuz yerdeki nöbetçi mahkeme aracılığıyla gönderin.

Tanık olarak çağrıldım, gitmezsem ne kadar para cezası öderim?

Sabit bir rakam yok; CMK 44/1’e göre gelmemenizin sebep olduğu giderler hâkim tarafından takdir edilir ve kamu alacağı olarak tahsil edilir. Sonradan haklı bir mazeret belgelerseniz bu giderler kaldırılır.

Şikayetçi olarak duruşmaya gitmezsem davam düşer mi?

Kural olarak düşmez, çünkü kamu davasını savcı yürütür. Takibi şikâyete bağlı suçlarda da gelmemeniz şikâyetten vazgeçme sayılmaz; vazgeçme ancak açık bir beyanla olur.

Yokluğumda karar verilirse istinafa nasıl başvururum?

Gerekçeli karar size tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde istinaf dilekçenizi kararı veren mahkemeye verirsiniz (CMK 273/1). Duruşmadan haberiniz olmadıysa, CMK 198/1 uyarınca tebliğden itibaren bir hafta içinde eski hâle getirme talebinde de bulunabilirsiniz.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.