Ceza Davasında Zamanaşımı Ne Kadar? Süreler ve Hesabı

Ceza davasında zamanaşımı ne kadar sürede dolar, süre neye göre hesaplanır, hangi işlemler süreyi keser ve dosya ne zaman düşer? Pratik anlatım.

Ceza davasında zamanaşımı ne kadar sorusunun tek bir cevabı yok; süre, size isnat edilen suçun kanunda yazan ceza üst sınırına göre değişir. En hafif suçlarda sekiz yıl, en ağırlarında otuz yıla kadar çıkar. Bu süre dolduğunda devletin sizi yargılama hakkı ortadan kalkar, mahkeme davayı düşürür. Ancak sayacın ne zaman başladığı, arada hangi işlemlerin süreyi sıfırladığı çoğu kişinin gözden kaçırdığı noktadır. Kağıt üstünde dolmuş görünen bir süre, uygulamada yarı yarıya uzamış olabilir.

Ceza Davasında Zamanaşımı Ne Kadar: Cezanın Üst Sınırına Bakılır

Hesap, size verilecek cezaya göre değil, kanunda o suç için yazan cezanın en yüksek haline göre yapılır. Diyelim ki maddede “bir yıldan üç yıla kadar hapis” yazıyor; siz muhtemelen alt sınırdan ceza alacak olsanız bile hesaba giren rakam üç yıldır. Üç yıl, beş yılı aşmadığı için zamanaşımı sekiz yıl olur.

TCK 66/1: (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

  • a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
  • b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
  • c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
  • d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
  • e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Bir suç hem hapis hem adli para cezası seçenekli düzenlenmişse, TCK 66/4 gereği hesapta hapis cezası esas alınır. Ayrıca dosyadaki delillere göre suçun nitelikli hali söz konusuysa, TCK 66/3 uyarınca o ağır halin cezası dikkate alınır. Yani basit hırsızlık sandığınız dosya, geceleyin veya konutta işlenmiş kabul ediliyorsa süre değişir.

Suçu işlediği sırada on iki ile on beş yaş arasında olan çocuklar için bu sürelerin yarısı, on beş ile on sekiz yaş arasındakiler için üçte ikisi uygulanır. Bu, TCK 66/2’nin getirdiği ayrı bir hesaptır. Dosyada yaş küçüklüğü varsa hesabı baştan yapmak gerekir.

Sayaç Ne Zaman Çalışmaya Başlar

Çoğu kişi süreyi şikayet tarihinden ya da ifade verdiği günden saymaya başlıyor. Doğrusu bu değil. Tamamlanmış suçlarda sayaç, suçun işlendiği gün çalışmaya başlar. Şikayetin bir yıl sonra yapılmış olması başlangıcı geri almaz.

TCK 66/6: (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

Bu fıkra pratikte çok işe yarar. Örneğin uzun süre devam eden bir eylemde başlangıç, eylemin bittiği gündür. Aynı suçun birden fazla kez işlendiği zincirleme hallerde ise son eylem tarihi esas alınır. Çocuğa karşı üstsoy tarafından işlenen suçlarda sayaç, çocuk on sekiz yaşını bitirene kadar hiç başlamaz.

Sürelerin hesabında TCK 72/1’e göre bir ay otuz gün sayılır, yıl ise resmi takvime göre hesaplanır. Gün hesabı gerektiren sınır dosyalarda bu ayrıntı sonucu değiştirebilir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Hangi İşlemler Süreyi Sıfırlar, Hangileri Durdurur

İki farklı kavram var ve sonuçları birbirinden çok farklı. Kesilme, işlemiş olan sürenin silinip sayacın sıfırdan başlaması demektir. Durma ise sayacın geçici olarak dondurulması; engel kalkınca kaldığı yerden devam eder.

TCK 67/2: (2) Bir suçla ilgili olarak;

  • a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
  • b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
  • c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
  • d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir.

Buradaki dört işlem sınırlıdır. Savcının kolluğa talimat yazması, bilirkişi raporu istemesi veya tanık dinletmesi tek başına kesme sebebi değildir. Kesme için ifadenin bizzat savcı huzurunda alınmış olması aranır; kolluk ifadesi bu sonucu doğurmaz. İddianamenin düzenlenmesi ise açık bir kesme sebebidir.

Durma halleri farklı çalışır. Soruşturma bir iznin alınmasına bağlıysa, örneğin memur hakkında soruşturma izni bekleniyorsa, TCK 67/1 uyarınca izin gelene kadar süre durur. Hakkınızda kaçaklık kararı verilmişse bu karar kaldırılana kadar da sayaç işlemez. Duran süre sıfırlanmaz, sadece bekler.

Uzatılmış Zamanaşımı: Süre Dolmuş Görünüp Dolmamış Olabilir

Kesilme her seferinde sayacı sıfırlarsa dosya sonsuza kadar sürer mi? Hayır. Kanun buna bir tavan koymuş.

TCK 67/4: (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.

Bunun anlamı şu: sekiz yıllık zamanaşımına tabi bir suçta, kaç kez kesilme olursa olsun toplam süre on iki yılı aşamaz. On beş yıllık sürede tavan yirmi iki buçuk yıldır. Uygulamada buna uzatılmış zamanaşımı deniyor ve asıl belirleyici olan çoğu zaman bu üst sınırdır.

Dikkat: Ben bu hesabı yaparken hep iki rakamı yan yana yazarım. Birincisi suç tarihinden itibaren geçen ham süre, ikincisi son kesme işleminden itibaren geçen süre. Dosyanın düşüp düşmeyeceğini bu ikisinden hangisinin önce tavana çarptığı belirler. Tek bir tarihe bakarak “süre doldu” demek en sık yapılan hatadır.

Dava Zamanaşımı ile Ceza Zamanaşımını Karıştırmayın

Buraya kadar anlattığım her şey dava zamanaşımıydı; yani henüz kesinleşmiş bir hüküm yokken yargılama hakkının düşmesi. Ceza zamanaşımı ise bambaşka bir şey. Hüküm kesinleşmiş, ceza verilmiş ama infaz edilmemişse devreye girer.

TCK 68/1: (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:

  • a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
  • b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
  • c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
  • d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
  • e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.

TCK 68/5’e göre bu süre hükmün kesinleştiği veya infazın kesintiye uğradığı günden başlar ve kalan ceza miktarı üzerinden hesaplanır. Yani yatmadığınız kısım esas alınır. Ceza zamanaşımının kesilmesi de farklı işler: TCK 71/1 uyarınca infaz için yapılan tebligat ya da bu amaçla yakalanmanız süreyi keser. Ayrıca hükümlünün üst sınırı iki yıldan fazla hapis gerektiren kasıtlı yeni bir suç işlemesi de kesme sebebidir.

Bu ayrımı gözden kaçıran çok kişi görüyorum. Hakkında kesinleşmiş ceza olan biri, dava zamanaşımı sürelerine bakıp “benimki doldu” diye düşünüyor. Oysa onun için geçerli olan tablo tamamen başka ve süreler daha uzun.

Süre Dolduysa Mahkeme Ne Karar Verir, Sicilinizde İz Kalır mı

Süre dolmuşsa soruşturma aşamasında savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Dava açılmışsa mahkeme düşme kararı verir. Bu bir beraat değildir; mahkeme suçlu olup olmadığınızı tartışmaz, sadece yargılama hakkının sona erdiğini tespit eder.

TCK 72/2: (2) Dava ve ceza zamanaşımı re’sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.

Bu fıkra sizin için önemli bir güvence. Zamanaşımını mahkeme kendiliğinden gözetmek zorundadır, siz talep etmeseniz bile. Üstelik bundan feragat de edemezsiniz; “ben yargılanmak istiyorum, beraat etmek istiyorum” deseniz bile mahkeme davayı düşürür.

Adli sicil tarafına gelirsek: düşme kararı mahkumiyet olmadığı için adli sicil kaydınıza mahkumiyet olarak işlenmez. Arşiv kaydı da mahkumiyetin sonuçlarına bağlı olduğundan, düşmeyle biten dosya sabıka belgenizde görünmez. Ancak dosyanın kendisi UYAP kayıtlarında durmaya devam eder; bu, işveren ya da üçüncü kişilerin göreceği bir kayıt değildir. TCK 74/2 uyarınca kamu davasının düşmesi, mağdurun tazminat için hukuk mahkemesinde dava açmasına engel olmaz.

Zamanaşımı Dolduğu Halde Dosya Devam Ediyorsa Ne Yapacaksınız

Önce dosyayı görmeniz gerekiyor. Avukatınız UYAP üzerinden dosyayı inceleyip suç tarihini, sevk maddesini ve varsa kesme işlemlerinin tarihlerini çıkarır. Kendi başınıza yapacaksanız savcılıktan ya da mahkeme kaleminden dosya örneği talep edin.

Sonra hesabı yazılı hale getirin. Suç tarihi, sevk maddesindeki cezanın üst sınırı, buna karşılık gelen zamanaşımı süresi, varsa savcı huzurunda ifade veya iddianame tarihi ve uzatılmış zamanaşımının dolacağı gün. Bu beş kalemi tek sayfaya döktüğünüzde sonuç genelde net görünür.

Dikkat: Zamanaşımı itirazınızı sözlü olarak duruşmada söylemekle yetinmeyin. Yazılı dilekçe verin ve dilekçenin havale edildiği tarihi mutlaka kayıt altına aldırın. Talebiniz reddedilirse bu ret, hükümle birlikte istinaf ve temyiz aşamasında ileri sürülebilir; sözlü beyan tutanağa geçmediğinde ise elinizde hiçbir şey kalmaz. Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden gözetmek zorunda olsa da, pratikte dosyayı hatırlatan taraf olmak işinizi hızlandırır.

Yaşanmış Olaydan

Bir gün büroma orta yaşlı bir bey geldi. Bankadan kredi başvurusu yapmış, adli sicil talebi sırasında kendisine “hakkınızda derdest dosya görünüyor” denmiş. Ne olduğunu bilmiyordu. Yıllar önce eski bir iş ortağıyla arasında çek meselesi yaşandığını, karşı tarafın şikayetçi olduğunu duyduğunu ama sonrasını hiç takip etmediğini anlattı. Bu arada üç kez ev değiştirmiş, tebligatların hiçbirini eline almamıştı.

İlk iş olarak vekaletname alıp dosyayı UYAP’tan inceledim. Suç tarihi on bir yıl öncesiydi. Sevk maddesindeki cezanın üst sınırı beş yılın altındaydı, yani sekiz yıllık zamanaşımına tabiydi. Dosyada bir kesme işlemi vardı: savcılık iddianame düzenlemişti ve bu tarih suç tarihinden yaklaşık dört yıl sonraydı. Kesme sebebiyle sayaç sıfırlanmıştı ama uzatılmış zamanaşımı tavanı on iki yıldı ve suç tarihinden itibaren o tavana yaklaşık bir yıl kalmıştı. Yani süre henüz dolmamıştı; müvekkilim de bunu duyunca rahatlamak yerine iyice gerildi.

Duruşmaya girdim, dosyayı savunma yönünden hazırladık ve eş zamanlı olarak zamanaşımı takvimini mahkemeye sunduk. İki celse sonra tavan süresi doldu ve mahkeme düşme kararı verdi. Karar kesinleştiğinde adli sicil kaydında mahkumiyet oluşmadı. Bu dosyadan çıkardığım ders şu: adres değiştirdiğinizde nüfus müdürlüğüne bildirim yapmamak, sizi tebligattan kurtarmıyor; sadece savunma yapma fırsatınızı elinizden alıyor. Müvekkilim yıllar boyunca hakkında dava olduğunu bilmeden yaşamıştı ve şansı yaver gitmeseydi hakkında zorla getirme ya da yakalama kararı çıkarılabilirdi.

Sık Sorulan Sorular

Zamanaşımı süresi dolduğunda dosya kendiliğinden mi kapanır, dilekçe vermem gerekir mi?

TCK 72/2 uyarınca zamanaşımı re’sen uygulanır, yani mahkemenin kendiliğinden gözetmesi gerekir. Yine de pratikte yazılı dilekçeyle hatırlatmak sonucu hızlandırır ve gözden kaçma ihtimalini ortadan kaldırır.

Soruşturma aşamasında savcının yaptığı işlemler zamanaşımını keser mi?

Hepsi kesmez; TCK 67/2’de sayılan işlemler sınırlıdır ve bunlar savcı huzurunda ifade alınması, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkumiyet kararıdır. Kolluk ifadesi, bilirkişi talebi veya müzekkere yazılması tek başına kesme sebebi sayılmaz.

Zamanaşımı dolarsa adli sicil veya arşiv kaydımda bir kayıt oluşur mu?

Düşme kararı mahkumiyet olmadığı için adli sicil ya da arşiv kaydınızda sabıka olarak görünmez. Dosya yalnızca yargı kayıtlarında kalır, üçüncü kişilere verilen belgelere yansımaz.

Şikayetten vazgeçme süresi ile zamanaşımı süresi aynı şey mi?

Hayır, tamamen ayrı kavramlardır; TCK 73/1’e göre şikayete bağlı suçlarda mağdurun altı ay içinde şikayet etmesi gerekir, bu süre kaçırılırsa soruşturma hiç yapılamaz. Zamanaşımı ise şikayet yapılmış olsa bile devletin yargılama hakkının belli bir sürenin sonunda düşmesidir.

Yurt dışındayım ve dosyadan haberim yok; zamanaşımı işlemeye devam eder mi?

Kural olarak evet, yurt dışında olmanız tek başına süreyi durdurmaz. Ancak hakkınızda kaçaklık kararı verilmişse TCK 67/1 uyarınca bu karar kaldırılıncaya kadar süre durur ve o dönem hesaba katılmaz.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.