Zorunluluk hâli
Zorunluluk hâli, kişinin bir tehlikeyle karşılaştığında ondan kurtulmak için başka birinin hakkına zarar vermek zorunda kaldığı durumu anlatır. Tehlike bir saldırgandan değil; yangın, sel, kaza, ani bir hastalık ya da saldırgan bir hayvan gibi herhangi bir kaynaktan gelebilir. Kanun bu durumdaki kişiyi cezalandırmaz, ama bunu sıkı şartlara bağlar.
Kanundaki yeri
TCK 25/2’ye göre tehlike kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş olmalı, ağır ve muhakkak olmalı, kişi bu tehlikeye bilerek neden olmamış olmalı ve başka türlü korunma imkânı bulunmamalıdır. Ayrıca tehlikenin ağırlığı ile zarar verilen değer ve kullanılan araç arasında orantı aranır. Bu şartlar varsa mahkeme beraat değil, kusur bulunmadığı için ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir (CMK m. 223/3-b). Sınır kast olmadan aşılırsa ve fiilin taksirli hâli de suçsa, taksirli suçun cezası altıda birden üçte bire kadar indirilerek verilir (TCK m. 27/1).
Uygulamada ne anlama gelir
Dosyada “mecburdum” savunması yapıldığında mahkeme sırayla şunlara bakar: tehlike gerçek miydi ve o anda var mıydı, başka bir çıkış yolu var mıydı, tehlikeyi kişinin kendisi mi yarattı ve verilen zarar önlenen tehlikeye göre makul müydü. Ağır yaralı bir yakınını hastaneye yetiştirmeye çalışırken bir başkasının aracını izinsiz kullanmak ya da yangından kaçmak için komşunun kapısını kırmak tipik örneklerdir. Tehlike geçtikten sonra yapılan davranış veya çok daha hafif bir yolla önlenebilecek bir tehlike için büyük zarar verilmesi bu korumadan yararlanmaz. Ceza verilmemesi, zarar görenin hukuk mahkemesinde tazminat istemesini her zaman engellemez.
Örnek
Kış gecesi dağ yolunda aracı arızalanan ve telefonu çekmeyen bir kişi, donma tehlikesiyle karşılaşınca yakındaki boş bir yazlık evin camını kırarak içeri girer ve sabaha kadar orada kalır. Konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarının unsurları oluşsa da, başka sığınak ya da yardım çağırma imkânı yoksa ve verdiği zarar hayati tehlikeye göre orantılıysa zorunluluk hâli nedeniyle ceza verilmez. Kırılan camın bedeli ise ev sahibince ayrıca istenebilir.
Sık karıştırılan
Zorunluluk hâli en çok meşru müdafaa ile karıştırılır. Meşru savunmada ortada haksız bir saldırı vardır ve karşılık saldırgana yönelir; zorunluluk hâlinde ise saldırı değil tehlike vardır ve zarar çoğu zaman olayla ilgisi olmayan bir üçüncü kişiye verilir. Sonuçları da farklıdır: meşru savunma fiili hukuka uygun hâle getirir ve beraatle sonuçlanır, zorunluluk hâli ise kusuru kaldırır.
Sık sorulan sorular
Zorunluluk hâli ile cebir veya tehdit altında suç işleme arasındaki fark nedir?
Zorunluluk hâlinde tehlike olayların akışından doğar ve kişi kendi kararıyla kurtulmaya çalışır; cebir veya tehdit hâlinde ise bir başkası kişiyi zorla suç işlemeye mecbur eder (TCK m. 28). İkincisinde zorlayan kişi suçun faili sayılır.
Maddi sıkıntı veya işsizlik zorunluluk hâli sayılır mı?
Hayır, kural olarak sayılmaz. Uygulamada süregelen ekonomik zorluklar, kanunun aradığı ağır, muhakkak ve başka yolla önlenemeyen tehlike olarak kabul edilmemektedir.
Tehlikeyi kendim yarattıysam zorunluluk hâlinden yararlanabilir miyim?
Hayır, kanun tehlikeye bilerek neden olmamış olmayı şart koşar. Tehlikeyi bilerek yaratan kişi, ondan kurtulmak için verdiği zarardan sorumlu olur.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı adli sicile işlenir mi?
Hayır, bu karar bir mahkûmiyet değildir ve adli sicil belgesinde görünmez. Ancak karar kesinleşene kadar savcılığın kanun yoluna başvurma hakkı vardır.
Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?
Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.
