İlgilinin rızası
İlgilinin rızası, suçla korunan hakkın sahibinin o hakka yönelik fiile izin vermesidir: kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden kimseye ceza verilmez (TCK m. 26/2). Bir hukuka uygunluk nedenidir; rıza geçerliyse fiil baştan hukuka uygun sayılır ve sonuç beraattir (CMK m. 223/2-d). Malınıza zarar verilmesine önceden izin vermeniz bu kapsama girer; yaşam hakkı ise girmez.
Bilmeniz gerekenler
- Hak, sahibinin serbestçe vazgeçebileceği türden olmalı. Malvarlığına ilişkin haklar kural olarak böyledir; yaşam hakkı gibi değerlerde rıza cezayı kaldırmaz.
- Rızayı veren kişinin rıza açıklama ehliyeti bulunmalı, yani vazgeçtiği hakkın anlamını ve sonucunu kavrayabilmeli. Kanun bazı suçlarda bunu açıkça sınırlar: 15 yaşını tamamlamamış çocuğa yönelik her türlü cinsel davranış, rızası olsa bile cinsel istismardır (TCK m. 103/1-a).
- Rıza fiilden önce ya da en geç fiil sırasında bulunmalı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sonradan ortaya çıkan rızanın hukuka uygunluk nedeni olmadığını açıkça belirtiyor.
- Fiil, açıklanan rızanın sınırları içinde kalmalı. Rızanın kapsamını aşan kısım için ceza sorumluluğu devam eder; cebir, tehdit veya hileyle alınmış bir izin de serbest iradeye dayanmadığı için uygulamada geçerli sayılmaz.
- Bazı suçlarda rızanın yokluğu zaten suçun unsurudur. Konut dokunulmazlığının ihlali, girişin sahibinin rızasına aykırı olmasını arar (TCK m. 116/1); bu suçlarda rıza varsa suç tanımı hiç gerçekleşmez. Başkasının hesabına girmede de benzer bir tartışma yaşanır: şifre, rıza ve ceza ilişkisi.
- Rıza iddiası uygulamada sanığın savunmasında gelir ve yazışma, tanık veya belgeyle desteklenmesi gerekir. Rızanın kimden, ne zaman ve hangi kapsamda alındığı ilk ifadede net anlatılmalıdır.
Sık karıştırılan
İlgilinin rızası şikâyetten vazgeçme ile karıştırılır. Rıza fiilden önce verilir ve fiili hukuka uygun hâle getirir. Şikâyetten vazgeçme ise suç işlendikten sonra yapılır, fiili hukuka uygun kılmaz; yalnız kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda davayı düşürür (TCK m. 73/4). Aynı maddedeki hakkın kullanılmasından farkı da şudur: orada dayanak hukuk düzeninin tanıdığı bir haktır, burada ise hak sahibinin kendi iznidir.
Yargıtay Kararı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 26.12.2023 tarihli, 2021/264 E., 2023/704 K.
Yurttan kaçan, 14 yaşındaki iki çocuk birkaç gece sanıkların arabasında kaldı; sanıklar durumu ailelerine ya da yetkili makamlara bildirmedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, çocukların kendi rızasıyla kaldığını, eylemin daha hafif olan çocuğu ailesine haber vermeden yanında tutma suçu (TCK m. 234/3) olduğunu ileri sürdü. Ceza Genel Kurulu, rızanın hukuka uygunluk nedeni sayılması için hakkın mutlak surette tasarruf edilebilir olması, rıza ehliyeti ve rızanın fiilden önce ya da fiil sırasında bulunması gerektiğini açıkladı; 15 yaşını tamamlamamış çocukların bu konudaki rızasının geçerli olmadığı sonucuna vararak eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma saydı ve itirazı oy birliğiyle reddetti. Buna göre rıza, ancak onu vermeye ehil kişiden, zamanında ve hakkın sınırları içinde verilmişse cezayı kaldırır.
… Sözü edilen hukuka uygunluk nedeninin doğabilmesi, rızanın kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin olmasına ve kişinin bu hakla ilgili olarak rıza açıklama ehliyetinin bulunmasına bağlıdır. Yine rızanın bir hukuka uygunluk nedeni olabilmesi için fiilin işlenmesinden önce ve en geç işlendiği sırada mevcut olması gerekir. Fiilin işlendiği sırada olmayıp sonradan ortaya çıkan rıza bir hukuka uygunluk nedeni değildir …
… Birinci kategoride yer alan “onbeş yaşını tamamlamamış” olan çocukların kendi özgür iradeleri ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibarıyla üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabilecekleri bir hak olmadığından, bu haklarının ihlaline yönelik olarak gerçekleştirilen eylemlerle ilgili gösterdikleri rıza, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyecektir …
Sık sorulan sorular
Mağdur sonradan “razıydım” derse dava düşer mi?
Sonradan verilen onay fiili hukuka uygun hâle getirmez. Suç şikâyete bağlıysa bu beyan şikâyetten vazgeçme sayılabilir ve dava düşer (TCK m. 73/4); şikâyete bağlı değilse dava sürer. Ancak mağdurun beyanı, fiil sırasında rızanın zaten var olduğunu da gösteriyorsa durum yeniden değerlendirilir.
Çocuğun rızası geçerli mi?
Yaşa ve suça göre değişir. Ceza Genel Kurulu, 15 yaşını tamamlamamış çocukların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundaki rızasını geçersiz saymış; 15–18 yaş arasındaki çocukların rızasının ise ayırt etme gücü varsa hukuka uygunluk nedeni olabileceğini kabul etmiştir. Cinsel suçlarda sınırı doğrudan kanun çizer (TCK m. 103/1).
Rıza her suçta cezayı kaldırır mı?
Hayır. Yalnız kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği haklarda geçerlidir (TCK m. 26/2). Topluma veya devlete karşı suçlarda tek bir kişinin rızası sonucu değiştirmez.
Rızayı nasıl ispat ederim?
Fiilden önceki yazışmalar, mesajlar, tanık anlatımları ve varsa yazılı izin en güçlü delillerdir. Bunları soruşturma aşamasında dosyaya koyun; savcılık rızanın açıkça varlığını görürse dava açmadan dosyayı kapatabilir.
Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?
Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.
