Kasten Öldürmeye Teşebbüs Cezası: 10-18 Yıl ve İstisnalar

Kasten öldürmeye teşebbüs cezası: 10-18 ve 14-21 yıl aralığı, yaralamadan ayrım, olası kast, gönüllü vazgeçme, tahrik indirimi, tutuklama ve yatar.

Kasten öldürmeye teşebbüs cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 35. maddesine göre basit öldürmede 10 yıldan 18 yıla, nitelikli hâllerde 14 yıldan 21 yıla kadar hapistir. Yani mağdur ölmediği için ceza müebbetten süreli hapse iner, ama yine de ağır ceza mahkemesinde, çoğu zaman tutuklu yürüyen bir dosyadan söz ediyoruz. Bu dosyalarda asıl kavga cezanın miktarında değil, kastın niteliğinde kopar: savcılık “öldürmek istedi” der, savunma “yaralamak istedi” der. Bu ayrım kazanılırsa dosya kasten yaralamaya döner ve konuşulan ceza yıllarca aşağı iner. Aşağıda ceza aralığını, hâkimin kastı nasıl belirlediğini, olası kast ve gönüllü vazgeçmeyi, tutuklamayı ve yatarı sırasıyla anlatıyorum.

Kasten Öldürmeye Teşebbüs Cezası Kaç Yıl? Duruma Göre Tablo

Kasten öldürmeye teşebbüsün cezası, tamamlanmış suçun cezasına göre iki farklı aralıktan gelir: müebbet gerektiren hâlde 10-18 yıl, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren hâlde 14-21 yıl. Bu aralık içinde nereye düşüleceğini mağdurun ne kadar ağır yaralandığı belirler.

Kasten öldürmeye teşebbüs dosyasında olası sonuçlar
Durum Dayanak Ceza
Basit öldürmeye teşebbüs (nitelikli hâl yok) TCK 81 + 35/2 10 – 18 yıl hapis
Eşe, kadına, çocuğa karşı, tasarlayarak veya diğer nitelikli hâllerle teşebbüs TCK 82 + 35/2 14 – 21 yıl hapis
Kast öldürmeye değil yaralamaya yönelik TCK 86, 87 Kasten yaralama cezası (yaraya ve silaha göre)
Olası kast (ölümü öngörüp umursamama), ölüm yok TCK 21/2 Teşebbüs yok; meydana gelen yaralamadan ceza
Gönüllü vazgeçme veya neticeyi kendi çabasıyla önleme TCK 36 Teşebbüsten ceza yok; yalnız tamamlanan suçtan (çoğu zaman yaralama)
Haksız tahrik TCK 29 Teşebbüs cezasından 1/4 – 3/4 indirim
Meşru savunma TCK 25/1 Ceza verilmez
Tablo genel bilgi amaçlıdır. İndirimlerin hangi sırayla uygulanacağı TCK 61/5’te yazılıdır; sonuç ceza her dosyada ayrıca hesaplanır.

Kanun aralığı şöyle düzenler:

TCK 35/2: (2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Teşebbüsün genel kurallarını, hazırlık ile icra hareketi arasındaki sınırı ve indirimin mantığını suça teşebbüste cezanın nasıl düştüğünü anlattığım yazıda ayrıntılı ele aldım. Bu yazıda yalnız öldürme dosyalarına özgü sorulara odaklanıyorum. Mağdurun öldüğü dosyalardaki cezayı ise kasten öldürme suçunun cezası yazısında bulabilirsiniz.

Öldürme Kastı mı, Yaralama Kastı mı? Hâkimin Baktığı 7 Ölçüt

Öldürme kastını, failin “öldürmek istemedim” demesi değil, olayın dış görünüşü belirler; Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında aşağıdaki ölçütlere birlikte bakılır. Hâkim kafanızın içini göremez; kastı, olay anında ne yaptığınızdan çıkarır.

  • Taraflar arasındaki geçmiş: önceden süren bir husumet, tehdit mesajları, öldürme kastını destekler
  • Kullanılan araç: ateşli silah, uzun namlulu bıçak gibi öldürmeye elverişli araçlar ağır basar
  • Darbe sayısı ve şiddeti: tek darbe ile art arda darbe arasında büyük fark vardır
  • Hedef alınan bölge: baş, boyun, göğüs ve karın gibi hayati bölgeler öldürme kastına işaret eder; bacak ve kol yaralama kastına
  • Atış veya darbe mesafesi: yakın mesafeden ateş, uzaktan rastgele ateşle aynı değerlendirilmez
  • Eylemin nasıl sona erdiği: fırsatı varken durmak mı, birileri araya girince durmak zorunda kalmak mı
  • Olay sonrası davranış: ambulans çağırmak, mağduru hastaneye götürmek, olay yerinde beklemek

Bu ölçütlerin hiçbiri tek başına sonuç doğurmaz. Bacağa tek bıçak darbesi vurup olay yerinde ambulansı bekleyen kişi ile yere düşen mağdura yeniden yönelen kişi aynı dosyada yargılanmaz. Yara hayati tehlike doğurduysa bile, failin fırsatı olduğu hâlde ikinci darbeyi vurmaması çoğu dosyada kasten yaralama yönünde değerlendirilir.

Kast yaralamaya yönelik kabul edilirse suç kasten yaralama olur. Silahla yaralamada ceza yarı oranında artar, yaralama mağdurun hayatını tehlikeye soktuysa TCK 87/1 uyarınca bir kat daha artar. Bıçak ve ateşli silahla yaralamanın hesabını silahla yaralama cezası yazısında ayrıca gösterdim. Ancak silahla yapılan ve hayati tehlike doğuran yaralamada ceza 6 yıldan az olamaz (TCK 87/1); bu hesapta konuşulan ceza 6 ile 9 yıl arasıdır ve yine de 10 yıllık teşebbüs alt sınırının altında kalır.

Dikkat: Olay yerindeki ve çevredeki kamera kayıtları kısa sürede silinir. Darbe sayısını, olayın nasıl bittiğini ve sonrasında ne yaptığınızı en iyi bu kayıtlar gösterir; savcılıktan bunların ilk günlerde istenmesi gerekir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Hangi Hâllerde Ceza 14-21 Yıla Çıkar?

TCK 82’deki nitelikli hâllerden biri varsa teşebbüs cezası 10-18 yıl değil 14-21 yıl olur; uygulamada en sık eşe, boşandığı eşe, kadına ve çocuğa karşı teşebbüste görülür. Bu hâllerde tamamlanmış suçun cezası ağırlaştırılmış müebbettir; teşebbüs indirimi de bu cezanın üzerinden yapılır.

Listede şunlar var: tasarlama, canavarca his veya eziyet, yangın ya da bombalama gibi genel tehlikeli araçlar, üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı işleme, çocuğa ya da kendini savunamayacak kişiye karşı işleme, kadına karşı işleme, kamu görevi nedeniyle işleme, başka bir suçu gizlemek amacı, kan gütme ve töre saiki. Erkek bir failin kadın mağdura yönelik teşebbüsü, eş olmasa bile, kadına karşı işlendiği için bu aralığa girer.

Tasarlama iddiası savcılıktan sık gelir ve sık çürür. Tasarlama, kararın önceden verilip soğukkanlılıkla planlandığını gösterir; birkaç dakika içinde alevlenen bir kavgada bu unsur kurulmaz. Silahı yanında taşımak tek başına tasarlama değildir. İddianamedeki nitelikli hâlin delille desteklenip desteklenmediği, cezada dört yıllık alt sınır farkı yarattığı için ayrıca tartışılmalıdır.

Olası Kastla Öldürmeye Teşebbüs Olur mu?

Hayır, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre olası kastla öldürmeye teşebbüs olmaz; ölüm gerçekleşmediyse fail yalnız meydana gelen yaralamadan sorumlu tutulur. Olası kast, failin sonucu istemediği ama öngördüğü ve “olursa olsun” diyerek hareket ettiği durumdur.

TCK 21/2: (2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.

Teşebbüs, belirli bir sonuca yönelmiş bir iradeyi gerektirir. Kalabalığa rastgele ateş eden, düğünde ya da kavgada gelişigüzel kurşun sıkan kişi bir insanın ölümünü istememiş, ama öngörmüştür. Kimse ölmezse bu kişi öldürmeye teşebbüsten değil, mermi kimi yaraladıysa ona karşı olası kastla yaralamadan yargılanır; olası kastta temel ceza üçte birden yarıya kadar indirilir. Ölüm gerçekleşirse ise 20-25 yıl hapis gerektiren olası kastla öldürme gündeme gelir.

Uygulamada bu sınır kolay çizilmez. Hedef gözeterek tek bir kişiye ateş etmek doğrudan kast; kimseyi hedef almadan kalabalığın üzerinden ateş etmek ise olası kast tartışması doğurur. Bu yüzden olası kast iddiası gelen dosyada atışın yönü, mesafesi ve hedefi bilirkişi incelemesiyle ayrıca ortaya konmalıdır.

Gönüllü Vazgeçme: Kendi İsteğinizle Durduysanız Ne Olur?

TCK 36’ya göre eylemi kendi isteğinizle bırakır ya da sonucu kendi çabanızla önlerseniz kasten öldürmeye teşebbüsten ceza almazsınız; yalnız o ana kadar tamamlanan suçtan, çoğu zaman yaralamadan cezalandırılırsınız.

TCK 36/1: (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.

Vazgeçmenin gönüllü sayılması için dışarıdan bir engelin bulunmaması gerekir. Polis sireni duyunca kaçmak, silah tutukluk yapınca durmak ya da mağdurun yakınları araya girince geri çekilmek gönüllü vazgeçme değildir. Buna karşılık yaraladığınız kişiyi kendi aracınızla hastaneye götürüp hayatını kurtarmanız, “kendi çabasıyla neticeyi önleme” kapsamına girebilir.

Bu savunma en çok ilk ifadede kaybedilir. “Birileri geldi, ben de bıraktım” cümlesi gönüllü vazgeçmeyi baştan bitirir. Olayı olduğu gibi anlatın, ama neden durduğunuzu bir avukatla konuşmadan yorumlamayın.

Sonuç Ceza Nasıl Hesaplanır: Tahrik, Meşru Savunma, Yaş ve İyi Hâl

TCK 61/5’e göre sonuç ceza dört adımda bulunur: önce 10-18 veya 14-21 yıllık teşebbüs cezası belirlenir, sonra sırasıyla haksız tahrik, yaş küçüklüğü ve iyi hal indirimi uygulanır. Sıranın yanlış kurulması tek başına bozma sebebidir.

Somut bir örnekle anlatayım. Basit öldürmeye teşebbüste mağdurda hayati tehlike doğduysa hâkim 13 yıl belirlemiş olsun. Mağdur önce failin ailesine hakaret edip saldırdıysa ve hâkim haksız tahrikten dörtte bir indirim yaparsa ceza 9 yıl 9 aya iner. Ardından iyi hal indirimi (altıda bir) uygulanırsa sonuç ceza 8 yıl 1 ay 15 gün olur. Aynı olayda tahrik ağır kabul edilip yarı oranında indirim yapılsaydı sonuç ceza 5 yıl 5 ay olurdu. Görüldüğü gibi tahrikin derecesi, dosyada yıllara karşılık gelir; haksız tahrikin cezayı ne kadar düşürdüğünü ayrı yazıda örneklerle anlattım.

Saldırı size yönelmişse ve onu orantılı biçimde defettiyseniz, ceza indirimi değil cezasızlık konuşulur. Meşru müdafaanın şartları varsa ceza verilmez; sınırı mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla aştıysanız da ceza verilmez (TCK 27/2). Fail olay tarihinde 18 yaşından küçükse (18 Ağustos 2026 ve sonrasında işlenen kasten öldürme suçlarında hâkimin 15-18 yaş grubunda bu indirimi uygulamama yetkisi saklı kalmak üzere, TCK 31/4) yaş küçüklüğü indirimi ayrıca uygulanır. Bütün indirim kalemlerini bir arada görmek için ceza indirimi sebepleri rehberine bakabilirsiniz.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme, sonuç cezanın 2 yıl veya altında kalmasını gerektirir. 10 yıllık alt sınırdan başlayan bir hesapta bu sınıra inmek, ağır tahrik ile yaş küçüklüğünün birlikte uygulandığı istisnai dosyalar dışında mümkün olmaz.

Dava Süreci: Tutuklama, Ağır Ceza, Şikâyet ve Zamanaşımı

Kasten öldürmeye teşebbüs dosyasına ağır ceza mahkemesi bakar, suç tutuklama için “katalog suç” sayılır ve şüpheliye istemi aranmadan avukat atanır. Süreç gözaltıyla başlar, çoğu dosyada tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine gider.

Kasten öldürmeye teşebbüste tutuklama riski ne kadar?

Risk yüksektir, çünkü CMK 100/3’e göre kasten öldürmede kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Bu, tutuklamanın zorunlu olduğu anlamına gelmez; katalog suç olması hâkimin işini kolaylaştırır, ama kuvvetli şüphenin somut delillerle gösterilmesi yine gerekir. Kast tartışmalıysa, mağdurun yarası hafifse ve şüpheli olay yerinde kalıp yardım çağırdıysa adli kontrol (tutuklanmadan, imza veya yurt dışı yasağı gibi yükümlülüklerle serbest kalma) savunulabilir. Tutuklama kararına iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK 268/1); itirazın nasıl yazılacağını tutuklama kararına itiraz yazısında anlattım.

Ağır ceza mahkemesinin görevindeki işlerde tutukluluk soruşturmada en çok 1 yıl, kovuşturmada en çok 2 yıl sürebilir; kovuşturmadaki süre zorunlu hâllerde, uzatmalar toplam 3 yılı geçmemek üzere ayrıca uzatılabilir (CMK 102). Ayrıntılar tutukluluk süresinin üst sınırı yazısında var.

Mağdur şikâyetini geri alırsa dava düşer mi?

Düşmez. Kasten öldürmeye teşebbüs şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında da değildir; savcı suçu öğrendiği anda soruşturur. Mağdurla barışmanın hukuki karşılığı, iyi hal indirimi ve tutukluluk değerlendirmesinde bir veri olmaktan ibarettir.

Zorunlu avukat ve zamanaşımı

Kasten öldürmenin alt sınırı 5 yılın üzerinde olduğu için CMK 150/3 gereği şüpheliye istemi aranmadan baro tarafından müdafi atanır. Dava zamanaşımı uzundur ve teşebbüste son hareketin yapıldığı günden işlemeye başlar (TCK 66/6); süre teşebbüs hâlinde bile 15 yılın altına inmez. Bu yüzden “aradan yıllar geçti, dosya kapanır” beklentisi bu suçta gerçekçi değildir.

Kasten Öldürmeye Teşebbüste Yatar Ne Kadar?

Kasten öldürmeye teşebbüsten verilen süreli hapis cezasında koşullu salıverilme oranı yarı değil üçte ikidir; 12 yıl ceza alan kişi iyi hâlli olursa 8 yıl sonra koşullu salıverilir; açık cezaevine geçip denetimli serbestlikten yararlanırsa bunun yaklaşık 7 yılını cezaevinde geçirir. İnfaz Kanunu 107/2, kasten öldürme suçlarını (TCK 81, 82 ve 83) üçte iki oranına tabi tutar ve uygulamada teşebbüs hâli de bu kapsamda değerlendirilir.

Gözaltı ve tutuklulukta geçen her gün bu süreden düşülür. Hükümlü açık cezaevine ayrıldıktan sonra koşullu salıverilmesine 1 yıl kala denetimli serbestlikten yararlanabilir. Suç tarihine göre değişen geçici hükümler ve örnek hesaplar için kasten öldürme yatarı yazısına bakın.

Dikkat: Hükümden sonra yapılacak istinaf ve temyiz, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK 273/1, 291/1). Bu süreyi kaçırmak, yanlış hesaplanmış bir cezanın kesinleşmesi demektir.

Yaşanmış Olaydan

Geçen yıl bana gelen bir dosyada müvekkilim trafikte sözlü bir tartışmanın ardından aracıyla karşı taraftaki sürücüye doğru hareket etmişti. Adam aracın önünden çekilmeye çalışırken kaputa çarpıp düşmüş, bacağı kırılmıştı. Savcılık olayı araçla kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirdi; müvekkilim gözaltına alındı ve sulh ceza hâkimliği tutuklama yerine yurt dışı yasağı ile haftada iki gün imza yükümlülüğü getirdi.

Dosyada iki delil belirleyici oldu. Birincisi, yakındaki bir dükkânın kamerası: araç neredeyse duruş hâlinden kalkmış, birkaç metre sonra fren lambaları yanmıştı. İkincisi, müvekkilimin olaydan hemen sonra araçtan inip ambulansı kendisinin araması ve olay yerinde polisi beklemesiydi. Bilirkişi incelemesi aracın düşük hızda olduğunu doğruladı. Savunmada öldürme kastını gösterecek hız, tekrar yönelme ya da hayati bölgeyi hedefleme bulunmadığını, kastın korkutup yaralamaya yönelik olduğunu anlattık.

Ağır ceza mahkemesi suçun vasfını değiştirdi: aracı silah olarak kullanarak kasten yaralama ve kemik kırığı nedeniyle artırım. Sonuç ceza 2 yıl 6 ay hapis oldu; HAGB ve erteleme için 2 yıl sınırı aşıldığından ikisi de mümkün olmadı ve dosyayı istinafa taşıdık. Müvekkilim için 10 yıllık alt sınırdan konuşulan bir dosyanın bu noktaya gelmesi, ilk günlerde istenen tek bir kamera kaydına bağlıydı.

Sık Sorulan Sorular

Kasten öldürmeye teşebbüs cezası paraya çevrilir mi?

Çevrilmez. Hapis cezası ancak 1 yıl veya daha az ise adli para cezasına çevrilebilir; kasten öldürmeye teşebbüste sonuç ceza pratikte bu sınıra inmez.

Ateş ettim ama isabet etmedi, yine teşebbüs mü?

Kişiyi hedef alarak ateş ettiyseniz isabet olmasa da kasten öldürmeye teşebbüs söz konusu olabilir. Bu durumda mağdurda zarar doğmadığı için ceza çoğu zaman alt sınıra yakın belirlenir, ama hâkim atışın yarattığı tehlikeye de bakar; havaya veya hedef gözetmeden ateş edildiyse teşebbüs değil başka suçlar tartışılır.

Mağdur hiç yaralanmadıysa da hapis cezası alır mıyım?

Alabilirsiniz. Teşebbüs için yaralanma şartı yoktur; öldürmeye elverişli bir hareketle icraya başlamak yeterlidir, ancak zararın olmaması cezanın alt sınırdan verilmesine yol açar.

Kasten öldürmeye teşebbüste tutuksuz yargılanmak mümkün mü?

Mümkündür. Katalog suç olması tutuklamayı zorunlu kılmaz; kastın tartışmalı olduğu, yaranın hafif kaldığı ve kaçma şüphesi bulunmayan dosyalarda adli kontrolle tutuksuz yargılama sık görülür.

Kasten öldürmeye teşebbüs davası hangi mahkemede görülür?

Ağır ceza mahkemesinde görülür. Soruşturmada tutuklama ve adli kontrol kararlarını ise sulh ceza hâkimliği verir.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.