Suça Teşebbüs Ceza Düşer mi? İndirim Oranları ve Şartlar
Suça teşebbüste ceza düşer mi? İndirim oranını neyin belirlediğini, gönüllü vazgeçmenin sonucunu ve savunmada nelere dayanacağınızı anlatıyorum.
Suça teşebbüs ceza düşer mi sorusunun cevabı kısaca evet, ama “düşer” kelimesi burada yanıltıcı. Ceza tamamen ortadan kalkmaz; kanunun öngördüğü oranlar içinde indirilir. Teşebbüs, kişinin işlemeye karar verdiği suça elverişli hareketlerle başlaması, fakat kendi elinde olmayan bir sebeple sonucu gerçekleştirememesidir. Silahın tutukluk yapması, mağdurun kaçması, üçüncü kişilerin araya girmesi gibi durumlar bu kapsamdadır. Suçun tamamlanmamış olması dosyanın seyrini kökten değiştirir, çünkü hem ceza miktarı hem de tutukluluk değerlendirmesi buna göre şekillenir.
Suç Tamamlanmadıysa Ceza Nereden Hesaplanır
Hakim teşebbüs indirimini havadan yapmaz. Önce o suç için kanunda yazan alt ve üst sınır arasında bir temel ceza belirler. Bu belirlemede suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, meydana gelen zararın ağırlığı ve failin kusurunun derecesi rol oynar. Ancak bu aşamadan sonra teşebbüs indirimi devreye girer.
İndirimlerin hangi sırayla uygulanacağı da kanunda yazılıdır. TCK 61/5’e göre teşebbüs, iştirak, haksız tahrik, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim sırasıyla uygulanır. Bu sıralama önemsiz bir detay değil; sıra değişirse sonuç ceza da değişir. Uygulamada bozma sebebi olan hataların bir kısmı tam da bu hesap sırasından kaynaklanır.
Teşebbüs indirimi, haksız tahrik veya takdiri indirim gibi diğer indirimlerin yerini almaz. Hepsi ayrı ayrı, sırayla uygulanır. Yani dosyanızda hem tahrik hem teşebbüs varsa, ikisini birden talep etmeniz gerekir.
TCK 35/2: (2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Hazırlık mı İcra Hareketi mi: Sınır Tam Olarak Nerede
Bu ayrım dosyanın en kritik noktasıdır. Hazırlık hareketleri cezalandırılmaz; icra hareketleri ise teşebbüs sorumluluğu doğurur. Bıçak satın almak hazırlıktır. O bıçakla kişiye yönelmek, saldırıya geçmek icra hareketidir.
Kanun icra hareketinin başlamış sayılması için iki şart arıyor. Hareket suça elverişli olacak ve doğrudan doğruya icraya yönelecek. Elverişsiz bir araçla, örneğin öldürücü niteliği olmayan bir maddeyle sonuç almaya çalışmak teşebbüs sayılmaz. Aynı şekilde, sonuca götürmeyecek kadar uzak hazırlık davranışları da bu kapsam dışındadır.
TCK 35/1: (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
Dikkat: Savcılık iddianamesinde çoğu zaman hazırlık aşamasındaki davranışlar da icra hareketi gibi anlatılır. Bu ayrımı savunmanızda açıkça ortaya koymazsanız, mahkeme iddianameyi olduğu gibi kabul edebilir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
İndirim Oranını Belirleyen Şey Ortaya Çıkan Zararın Ağırlığıdır
Dörtte bir ile dörtte üç arasında ciddi bir fark var. Aynı suç için bir kişi cezanın çeyreği kadar indirim alırken, başkası dörtte üç indirim alabilir. Bu farkı yaratan şey, failin icra hareketlerinde ne kadar ilerlediği ve ortaya çıkan zararın büyüklüğüdür.
Somut olarak şöyle düşünün. Öldürme kastıyla ateş edip mağduru hayati bölgeden ağır yaralayan kişi, sonuca çok yaklaşmıştır; indirim oranı düşük tutulur. Buna karşılık silahı doğrultup ateş edemeden yakalanan kişide zarar çok sınırlıdır ve indirim üst orana yaklaşır.
Bu yüzden dosyada adli tıp raporu belirleyicidir. Yaranın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığı, hayati tehlike bulunup bulunmadığı, hangi organın etkilendiği doğrudan indirim oranına yansır. Rapora itiraz etmek ya da yeni rapor talep etmek çoğu dosyada yıllara mal olan bir fark yaratır.
Son Anda Kendiniz Vazgeçtiyseniz Teşebbüsten Ceza Almazsınız
Teşebbüsün temelinde “elinde olmayan nedenler” ifadesi var. Sonuç sizin dışınızdaki bir engel yüzünden gerçekleşmediyse teşebbüs vardır. Ama siz kendi iradenizle durduysanız, tablo tamamen değişir. Buna gönüllü vazgeçme denir.
TCK 36/1: (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.
Vazgeçmenin gönüllü sayılması için dış bir zorlamanın bulunmaması gerekir. Polis sireni duyup kaçmak gönüllü vazgeçme değildir. Buna karşılık kimse görmezken, hiçbir engel yokken saldırıyı bırakıp gitmek gönüllü vazgeçmedir. Yaraladıktan sonra mağduru kendi arabanızla hastaneye götürüp hayatını kurtarmanız da bu kapsama girebilir, çünkü kendi çabanızla neticeyi önlemişsinizdir.
Uygulamada bu ayrım ifadelerde kaybediliyor. Kişi karakolda “korktum, vazgeçtim” demek yerine “birileri geldi, ben de kaçtım” diyor. İkinci cümle gönüllü vazgeçme savunmasını baştan bitirir. İlk ifadenin ne kadar önemli olduğunu bu yüzden vurguluyorum.
Vazgeçtiniz Ama Ortada Tamamlanmış Başka Bir Suç Kaldıysa
Gönüllü vazgeçme sizi hedeflenen suçun teşebbüsünden kurtarır, her şeyden değil. O ana kadar yaptıklarınız başlı başına bir suç oluşturuyorsa, o suçtan sorumlu olursunuz. Kanun bunu açıkça düzenlemiş durumda.
Örnek üzerinden bakalım. Öldürme kastıyla saldırdınız, mağduru yaraladınız, sonra kendi iradenizle durdunuz ve onu hastaneye ulaştırdınız. Kasten öldürmeye teşebbüsten ceza almazsınız. Ancak meydana gelen yaralama tamamlanmış bir suçtur ve kasten yaralamadan yargılanırsınız.
Bu fark pratikte büyük. Öldürmeye teşebbüs dosyasında konuşulan ceza on yılların üstündedir; kasten yaralamada ise çok daha alt seviyelerdedir. Aynı olay, doğru anlatıldığında tamamen başka bir dosyaya dönüşür.
Her Suç Tipinde Teşebbüs Mümkün Değildir
Teşebbüs, icra hareketlerinin bölünebildiği suçlarda söz konusu olur. Hareket tek bir anda tamamlanıyorsa, arada teşebbüs aşaması kalmaz. Hakaret suçunda söz ağızdan çıktığı anda suç tamamlanır; yarım kalmış hakaret diye bir şey yoktur.
Taksirle işlenen suçlarda da teşebbüs olmaz. Teşebbüs kastı gerektirir; kişinin belirli bir sonucu istemesi ve ona yönelmesi şarttır. Dikkatsizlik sonucu ortaya çıkan bir olayda böyle bir yönelme bulunmaz.
Tehlike suçlarında durum tartışmalıdır. Kanun bazı suçlarda tehlikenin doğmasını yeterli sayar, ayrıca zarar aramaz. Bu tür suçlarda tehlike doğduğu anda suç tamamlanmış olur ve teşebbüs tartışması kapanır. Dosyanızdaki suçun hangi kategoride olduğunu belirlemek, savunmanın ilk adımıdır.
Dosyanızda Teşebbüsü Kanıtlayan Deliller ve Savunma Hattınız
Teşebbüs dosyalarında tartışma çoğunlukla kast üzerinden yürür. Savcılık öldürme kastı olduğunu, savunma ise yaralama kastı bulunduğunu ileri sürer. Bu tartışmayı kazandıran şey tanık beyanı değil, çoğu zaman fiziksel delillerdir.
Şu delilleri baştan toplamanızı öneriyorum. Olay yeri güvenlik kamerası görüntüleri, kullanılan aletin özellikleri, darbe sayısı ve vücuttaki yeri, mağdurun adli tıp raporu, olay sonrası davranışlarınız. Tek darbeyle yetinip olay yerinden ayrılmak ile ısrarla darbe sürdürmek, kast bakımından birbirinin tam zıddı sonuçlar doğurur.
Dikkat: Görüntü kayıtları çoğu işletmede kısa sürede otomatik siliniyor. Bu kayıtların istenmesi için savcılığa dilekçe vermekte gecikirseniz, lehinize olan en güçlü delili kaybedebilirsiniz.
Savunmanızı kurarken üç ayrı hat aynı anda çalıştırılabilir. Birincisi kastın öldürmeye değil yaralamaya yönelik olduğu, ikincisi gönüllü vazgeçmenin bulunduğu, üçüncüsü teşebbüs indiriminin üst orandan uygulanması gerektiği. Bunlar birbirini dışlamaz; mahkeme birini kabul etmezse diğeri devreye girer.
Yaşanmış Olaydan
Bir yıl kadar önce bana gelen dosyada müvekkilim tutukluydu. Kahvehane önünde çıkan kavgada bıçak çekmiş, karşı tarafı karın bölgesinden bir kez yaralamış ve olay yerinden ayrılmıştı. Savcılık dosyayı kasten öldürmeye teşebbüsten açmıştı. Ailesi bana geldiğinde en çok korktukları şey, konuşulan ceza miktarıydı.
İlk yaptığım iş adli tıp raporunu ve olay yeri görüntülerini istemek oldu. Rapor hayati tehlike bulunduğunu söylüyordu, bu aleyhimizeydi. Ama görüntülerde iki şey vardı: müvekkilim tek darbe vurmuş, mağdur yere düştükten sonra yanına yaklaşmamış ve geri çekilmişti. Oysa yerde savunmasız kalan birine ikinci darbeyi vurması önünde hiçbir engel yoktu. Bunu savunmanın merkezine koydum. Ayrıca kavgayı karşı tarafın başlattığını gösteren tanık beyanlarını dosyaya kazandırdım.
Yargılama boyunca iki şeyi birlikte savundum: kastın öldürmeye yönelik olmadığını, o kabul edilmezse gönüllü vazgeçme bulunduğunu. Mahkeme sonuçta öldürme kastını kabul etmedi ve dosyayı kasten yaralamaya çevirdi. Haksız tahrik indirimi de uygulandı. Müvekkilim tutukluluk süresini fazlasıyla karşılayan bir cezayla tahliye oldu. Fark yaratan şey hukuki bilgi değildi; zamanında istenmiş bir görüntü kaydıydı.
Sık Sorulan Sorular
Suça teşebbüste ceza tam cezanın ne kadarına iner?
TCK 35/2’ye göre verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir; ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet gerektiren suçlarda ise kanunda gösterilen belirli hapis aralıkları uygulanır. Oranı hakim, ortaya çıkan zarar veya tehlikenin ağırlığına göre belirler.
Suçtan kendi isteğimle vazgeçtim, yine de ceza alır mıyım?
Gönüllü vazgeçme varsa teşebbüsten ceza almazsınız, ancak o ana kadar yaptıklarınız ayrı bir suç oluşturuyorsa sadece o suçtan sorumlu olursunuz. Vazgeçmenin dış bir zorlama olmadan, kendi iradenizle gerçekleşmiş olması şarttır.
Teşebbüs indirimi alan biri tutuklu kalmaya devam eder mi?
Teşebbüs indirimi tutukluluğu kendiliğinden sona erdirmez, ama beklenen ceza miktarını düşürdüğü için tahliye talebinin en güçlü gerekçesidir. Tutukluluk süresi olası cezayla orantısız hale geldiğinde mahkemeden tahliye veya adli kontrol (tutuklanmadan, imza atma gibi yükümlülüklerle serbest kalma) istenmelidir.
Öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama arasındaki farkı mahkeme neye göre belirler?
Mahkeme kullanılan aletin niteliğine, darbe sayısına, yaranın vücuttaki yerine, saldırının sürdürülüp sürdürülmediğine ve olay sonrası davranışlara bakar. Tek darbeyle yetinip uzaklaşmak, öldürme kastının bulunmadığı yönünde güçlü bir gösterge sayılır.
Teşebbüs aşamasında kalan suçta uzlaşma veya HAGB uygulanabilir mi?
Uzlaşma, suçun kanunda uzlaştırma kapsamında sayılmış olmasına bağlıdır; teşebbüs aşamasında kalması tek başına uzlaşma imkanı yaratmaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise teşebbüs indirimi sonrası çıkan sonuç ceza kanuni sınırın altında kalıyorsa ve diğer koşullar varsa gündeme gelebilir.
