18 Yaşından Küçük Suç İşlerse Ne Olur? Yaşa Göre Sonuçlar
Çocuğunuz hakkında soruşturma mı var? Yaşa göre ceza, tedbir, tutuklama ve sicil sonuçlarını, ailenin ilk günlerde ne yapması gerektiğini anlattım.
18 yaşından küçük bir çocuk suç işlerse ne olur sorusunun tek bir cevabı yok; her şey çocuğun fiil sırasındaki yaşına bağlı. Türk hukukunda 18 yaşını doldurmamış herkes çocuktur ve bu kişiler yetişkinlerle aynı sürece tabi tutulmaz. Ceza sorumluluğu yaş gruplarına göre değişir, bazı çocuklara hiç ceza verilemez, bazılarına verilse bile ciddi indirim uygulanır. Dosyaya çocuk mahkemeleri bakar, ifade usulü farklıdır, tutuklama son çaredir. Aşağıda bu sürecin her aşamasını, ailenin ne yapması gerektiğiyle birlikte anlatıyorum.
Karakoldan Haber Geldi: Ailenin İlk 24 Saatte Yapması Gerekenler
Telefon genellikle gece gelir. Kolluk size çocuğunuzun bir olayla ilgili karakolda olduğunu söyler ve gelmenizi ister. Yapmanız gereken ilk şey, panikle çocuğa telefonda “ne dedin, ne anlattın” diye baskı kurmak değil. Hemen karakola gidin ve orada avukat gelmeden ifade verilmemesini isteyin.
Çocuk şüpheli için avukat zorunludur. CMK 150/2, müdafii bulunmayan şüpheli çocuk ise istem aranmaksızın müdafi görevlendirileceğini söyler.
CMK 150/2: (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Yani çocuğunuz “avukat istemiyorum” dese bile bu geçerli değildir; baro mutlaka bir avukat görevlendirir. Siz ayrıca kendi seçtiğiniz avukatı da tutabilirsiniz. Uygulamada ilk ifade, dosyanın kaderini belirleyen belgedir. Ergen bir çocuk korkuyla ya da arkadaşını korumak amacıyla üstlenmediği bir fiili üstlenebilir; bu yüzden ifade öncesi avukatla baş başa görüşme mutlaka yapılmalıdır.
Dikkat: Çocuğun ifadesi alınırken yanında kanuni temsilcisinin, yani sizin bulunma hakkınız var. Kolluk sizi dışarıda bekletmeye çalışırsa bunu tutanağa geçirtin ve avukatınıza söyleyin.
Kaç Yaşında Olduğu Her Şeyi Değiştiriyor: 12, 15 ve 18 Eşikleri
Burada kritik olan, yakalandığı tarihteki değil, fiili işlediği tarihteki yaştır. Suç tarihinde 14 olan bir çocuk, dava sırasında 17 yaşına gelmiş olsa bile 14 yaş rejimine göre yargılanır. Bu ayrımı gözden kaçıran aileler çok görüyorum. Nüfus kaydındaki doğum tarihi ile olay tarihini yan yana koyun; sürecin nasıl ilerleyeceğini büyük ölçüde bu belirler.
İlk eşik 12. TCK 31/1 açık: bu yaşı doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur.
TCK 31/1: (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
İkinci eşik 15. Bu yaş grubunda ceza sorumluluğu otomatik değildir, mahkeme sosyal inceleme raporu ve gerekirse adli tıp değerlendirmesiyle çocuğun algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini ölçer. Üçüncü eşik ise 18. Bu yaşı doldurmamış olan herkes çocuk sayılır ve dosya çocuk mahkemesine gider; ancak 15-18 arasında ceza sorumluluğu tartışmasız kabul edilir, tartışma yalnızca cezanın miktarında olur.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Ceza Yerine Tedbir: Hangi Çocuğa Ne Uygulanıyor
12 yaşını doldurmamış çocuk hakkında hiçbir koşulda ceza verilemez, hatta kovuşturma bile yapılamaz. Savcı dosyayı kapatır ve gerekli görürse çocuğa özgü koruyucu ve destekleyici tedbir için çocuk hâkimliğine gönderir. Bu tedbirler ceza değildir; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma başlıkları altında toplanır. Amacı çocuğu cezalandırmak değil, aynı ortama geri dönmesini engellemektir.
12-15 yaş grubunda ise mahkeme önce algılama yeteneğini inceler. Çocuk fiilin hukuki anlamını kavrayamıyorsa ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse, TCK 31/2 gereği ceza verilmez ve yine tedbire hükmedilir. Bu değerlendirme dosya üzerinden yapılmaz; sosyal çalışma görevlisinin hazırladığı rapor, okul kayıtları ve aile görüşmeleri belirleyicidir.
Tedbir kararı çıkması ailenin sorumluluğunu bitirmez. Danışmanlık tedbirinde velinin de görüşmelere katılması istenir, eğitim tedbirinde çocuğun okula devamı takip edilir. Bu yükümlülüklere uyulmazsa mahkeme tedbiri değiştirebilir, daha ağır bir tedbire geçebilir. Uygulamada tedbir sürecini ciddiye alan ailelerin dosyaları çok daha temiz kapanıyor.
Ceza Verilecekse Ne Kadar İniyor: Yetişkine Göre Fark
Algılama yeteneği bulunan 12-15 yaş grubundaki çocuk için indirim oranı kural olarak yarıdır ve bir tavan uygulanır. TCK 31/2’nin son cümlesi diğer cezaların yarısının indirileceğini ve her fiil için verilecek hapis cezasının belirli bir sınırı aşamayacağını söyler. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet gerektiren suçlarda ise doğrudan süreli hapse çevrilir.
TCK 31/2: (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onüç yıldan onsekiz yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası dokuz yıldan fazla olamaz.
15-18 yaş grubunda indirim oranı daha düşüktür. TCK 31/3’e göre diğer cezaların üçte biri indirilir ve yine bir üst sınır devreye girer.
TCK 31/3: (3) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde ondokuz yıldan yirmiyedi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onbeş yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası onbeş yıldan fazla olamaz.
Bu indirimler kural olarak otomatiktir. İstisna TCK 31/4’tedir: kasten öldürme (TCK 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87/2 ve 87/4) suçlarında, kusurun ağırlığı, saik, işleniş şekli veya daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyet gözetilerek 15-18 yaş grubuna 31/3 indirimi uygulanmayabilir; ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubuna ise 31/2 yerine 31/3 uygulanabilir. Ama indirim tek başına sonucu belirlemez. Temel cezanın alt sınırdan mı üst sınırdan mı belirleneceği, haksız tahrik indirimi, teşebbüs hükümleri ve iyi hâl indirimi de hesaba girer. İyi hazırlanmış bir savunmada bu kalemlerin her biri ayrı ayrı tartışılır; sadece yaş indirimine güvenmek dosyayı zayıf bırakır.
Çocuk Tutuklanır mı, Nerede Kalır, Adli Kontrol Nasıl Çıkar
Çocuk tutuklanabilir, ama tutuklama çocuklar bakımından gerçekten son çaredir. Hâkim önce adli kontrolü (tutuklanmadan, imza atma ya da belirli yerlere gitmeme gibi yükümlülüklerle serbest kalma) değerlendirmek zorundadır. Uygulamada 15 yaşından küçük çocuklar için tutuklama kararı oldukça istisnai çıkıyor. Yaralama, hırsızlık gibi dosyalarda çoğunlukla adli kontrolle serbest bırakma yoluna gidiliyor.
Tutuklama kararı verilirse çocuk yetişkin cezaevine konulmaz. Çocuk eğitimevi ya da çocuklara ayrılmış kapalı kurumlarda barındırılır. Eğitim ve öğretime devam hakkı bu süreçte de korunur; bunu sağlamak için kuruma ve mahkemeye dilekçe vermek gerekebilir.
Adli kontrol kararı çıktıysa yükümlülükler ciddiye alınmalı. İmza yükümlülüğüne uymayan, yasaklanan yere giden ya da yeni bir olaya karışan çocuk hakkında tutuklama kararı verilmesi gündeme gelir. Ben ailelere imza günlerini takvime işlemelerini ve çocuğu tek başına bırakmamalarını söylüyorum.
Dosya Hangi Mahkemeye Gidiyor ve Duruşma Nasıl Geçiyor
Çocuklar hakkındaki dosyalara çocuk mahkemeleri bakar. Suç ağır cezalık nitelikteyse, örneğin kasten öldürme ya da nitelikli yağma gibi, dosya çocuk ağır ceza mahkemesine gider. Bulunmayan yerlerde asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi çocuk sıfatıyla bakar. Hâkim cübbe giymez, duruşma salonu yetişkin duruşmalarındaki gibi düzenlenmez.
Duruşmalar kapalı yapılır. Yani salonda dinleyici bulunmaz, basın giremez, karar da kapalı olarak açıklanır. Çocuğun kimliği ve olayı ifşa edilemez. Bu, çocuğu damgalanmaktan korumak için konulmuş bir kuraldır ve ailelerin en çok rahatladığı noktalardan biridir.
Yargılama sırasında sosyal inceleme raporu neredeyse her dosyada alınır. Sosyal çalışma görevlisi evinize gelir, çocukla ve sizinle görüşür, okuluyla iletişime geçer. Bu raporu hafife almayın; hâkimin tedbir mi ceza mı vereceği, ceza verecekse alt sınırdan mı gideceği çoğu zaman bu rapordaki değerlendirmeye dayanıyor.
Uzlaşma, HAGB ve Erteleme: Davayı Bitiren Yollar
İlk bakılacak yol uzlaşmadır. Kasten yaralamanın temel hâlleri (TCK 86/3 ve 87 hariç), tehdidin basit hâli, basit hırsızlık (TCK 141), basit dolandırıcılık (TCK 157) gibi suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Çocuklar bakımından kapsam daha da geniştir; CMK 253/1-c, mağdurun gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla adli süreçteki çocuklar için ek bir kategori tanır.
CMK 253/1-c: Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
Uzlaşma sağlanır ve çocuk edimini hemen yerine getirirse savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Yani dava hiç açılmaz, sicile bir şey işlenmez. Uzlaşma teklifi çocuğa değil, kanuni temsilcisine yapılır ve cevap için tanınan süre kısadır; teklifi aldıktan sonra beklemeyin.
Uzlaşma mümkün değilse ya da sonuçsuz kalırsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB, cezanın açıklanmayıp denetim süresine bağlanması) gündeme gelir. CMK 231/5’e göre iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında bu karar verilebilir. Denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer. Ayrıca hapis cezasının ertelenmesi ve adli para cezasına çevrilmesi de çocuklar bakımından geniş uygulanır.
Dikkat: Anayasa Mahkemesi CMK 231’in HAGB’ye ilişkin fıkralarını iptal etmişti; ancak bu fıkralar, iptal kararı yürürlüğe girmeden 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlendi. HAGB bugün de aynı şartlarla uygulanıyor.
18’ine Geldiğinde Sicilinde Ne Kalıyor, Okul ve Askerlik Etkilenir mi
Tedbir kararları adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez. Çünkü tedbir bir ceza değildir; 12 yaşından küçük çocuklarda ve algılama yeteneği bulunmayan 12-15 yaş grubunda verilen kararlar bu niteliktedir. Uzlaşmayla kapanan dosyalarda da mahkûmiyet doğmaz, kovuşturmaya yer olmadığı kararı sicilde görünmez.
HAGB kararı ise genel adli sicile değil, yalnızca buna mahsus özel bir sisteme kaydedilir. Bu kayıt ancak yeni bir soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı veya hâkim tarafından istendiğinde kullanılabilir. İşe girerken istenen adli sicil kaydında görünmez. Denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer ve ortada mahkûmiyet kalmaz.
Kesinleşmiş mahkûmiyet varsa durum farklıdır. Ancak çocukken işlenen suçlardan doğan kayıtlar bakımından adli sicil mevzuatı özel bir arşiv rejimi öngörür ve bu kayıtlar 18 yaşın doldurulmasıyla birlikte genel kayıttan çıkarılıp arşive alınır. Askerlik yükümlülüğü çocukluk dönemi mahkûmiyetleri nedeniyle kural olarak ortadan kalkmaz. Belirli kamu görevlerine girişte arşiv kaydı sorulabildiğinden, mahkûmiyet ihtimali olan dosyalarda HAGB veya erteleme için savunmayı buna göre kurmak gerekir.
Çocukken işlenen bir suçun sicilde nasıl görüneceğini ve ne zaman silineceğini çocuğun adli sicil kaydı yazısında ayrıca anlattım.
Soruşturma sırasında çocuğun tutuklanıp tutuklanamayacağını ve yaşa göre sınırları çocuk tutuklanabilir mi yazısında anlattım.
Yaşanmış Olaydan
Gece bir buçukta telefonum çaldı. Arayan bir tanıdığımdı, 16 yaşındaki oğlu okul çıkışı başlayan bir tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine karakoldaydı. Karşı tarafta bir çocuk yaralanmıştı ve doktor raporu henüz belli değildi. Aile telefonda “ifadesini versin bitsin” diye düşünüyordu; ben ifadeyi durdurmalarını söyleyip karakola gittim. Çocukla baş başa görüştüğümde, olayda hiç vurmadığını ama arkadaşları öyle söylediği için üstlenmeyi düşündüğünü öğrendim.
İfadeyi olduğu gibi, yani gerçekte ne yaptıysa o şekilde verdirdik. Kamera kayıtlarının istenmesini talep ettik ve olay yerindeki iş yerinin görüntülerinin silinmeden temin edilmesi için savcılığa dilekçe sunduk. Görüntüler geldiğinde çocuğun ilk darbeyi almış olduğu, sonrasında itip uzaklaştığı görülüyordu. Savcı yine de kasten yaralamadan soruşturmayı sürdürdü, ancak dosya uzlaştırma bürosuna gönderildi.
Karşı tarafın ailesiyle uzlaştırmacı eşliğinde yapılan görüşmede tedavi giderlerinin karşılanması üzerine anlaşma sağlandı. Çocuk edimi hemen yerine getirdi ve savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Dava hiç açılmadı, sicile hiçbir kayıt düşmedi. O gece ifadeyi durdurmasaydık ve kamera kaydı için dilekçe vermeseydik, bu dosya çok başka bir yere giderdi.
Sık Sorulan Sorular
12 yaşından küçük çocuğa hiç ceza verilmez mi?
Hayır, verilemez; TCK 31/1’e göre bu çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz. Sadece çocuklara özgü koruyucu ve destekleyici güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
15 yaşındaki çocuk hapis cezası alır mı, cezaevine girer mi?
15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında algılama yeteneği araştırılmaz; ceza sorumluluğu vardır ve hapis cezası alabilir. Ancak TCK 31/3 uyarınca süreli hapis cezaları üçte bir oranında indirilir ve bu hâlde her fiil için on beş yılı aşamaz; ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet gerektiren suçlarda ise kanunda yazılı süreli hapis aralıkları uygulanır (TCK 31/4’teki istisna saklıdır). Bu sınırlar ve 31/4, 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunla geldi; bu tarihten önce işlenen suçlarda lehe olan eski hüküm uygulanır: üst sınır 12 yıl, müebbet yerine 12-15, ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl ve 31/4 istisnası yok. İnfaz yetişkin cezaevinde değil, çocuk eğitimevi veya çocuklara ayrılmış kurumlarda yapılır.
Çocuğun işlediği suçtan anne baba sorumlu tutulur mu, tazminat öderler mi?
Cezai sorumluluk kişiseldir, anne babaya ceza verilmez. Ancak gözetim yükümlülüğü nedeniyle mağdurun açacağı tazminat davasında velilerin hukuki sorumluluğu doğabilir.
Çocuğun ifadesi alınırken anne veya babanın orada bulunması şart mı?
Çocuğun kanuni temsilcisi ifadede hazır bulunma hakkına sahiptir ve uygulamada bu hakkın kullandırılması esastır. Avukatın bulunması ise zorunludur, çocuk istemese bile baro müdafi görevlendirir.
Çocuk hakkındaki ceza adli sicilde görünür mü, ileride işe girerken sorun olur mu?
Tedbir kararları ve uzlaşmayla kapanan dosyalar sicilde mahkûmiyet olarak görünmez, HAGB kararı ise yalnızca kendine özgü kapalı bir sisteme kaydedilir. Kesinleşmiş mahkûmiyetler bakımından çocukluk dönemi kayıtları özel arşiv rejimine tabidir ve olağan adli sicil belgesinde çıkmaz.
Mağdur şikayetinden vazgeçerse dosya kapanır mı?
Suç şikâyete bağlıysa vazgeçme dosyayı bitirir; basit yaralama (TCK 86/2) ile malvarlığına veya sair bir kötülüğe yönelik tehdit bu kapsamdadır. Tehdidin temel hâli ise şikâyete bağlı değildir, ama uzlaştırma kapsamındadır. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda vazgeçme tek başına yetmez, ama uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.
