5326 sayılı Kabahatler Kanunu · Madde 40

Kabahatler Kanunu 40 Kimlik Bildirmeme Cezası: Tutar, Gözaltı, İtiraz

Kabahatler Kanunu 40 madde metni ve açıklaması: kimlik bildirmeme idari para cezası, kimlik belirlenene kadar gözaltı, başkasının adını vermek TCK 268 mi, 15 gün itiraz, örnek süre hesabı ve Yargıtay kararları.

Kabahatler Kanunu 40 madde metni (güncel)

Kimliği bildirmeme

(1) Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

(2) Açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve tutuklamaya karar verme yetkisi ve usulü bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.

(3) Kişinin kimliğinin belirlenmesi durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya tutuklanma haline derhal son verilir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 40 — 2005’teki ilk metin, değişiklik yok

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Değişiklik geçmişi

40. maddenin metni 2005’ten beri değişmedi. Cezanın bugünkü tutarını, ödemesini ve itiraz sonucunu belirleyen genel hükümler ise sonradan değişti; dosyanızda bunlara bakmak gerekir.

Kabahatler Kanunu 40 ve bağlantılı hükümlerin değişiklik geçmişi
Tarih Düzenleme Ne değişti
RG 31.3.2005, yürürlük 1.6.2005 5326 sayılı Kanun (ilk metin) Kimliği bildirmeme kabahati, 50 TL idari para cezası ve kimlik belirlenene kadar tutma kuralı kabul edildi; madde o günden beri değişmedi
2.6.2007 (kabul) 5681 sayılı Kanun m. 1 (PVSK 4/A) Polisin durdurma ve kimlik sorma yetkisi, kimliği belirlenemeyen kişiyi tutma ve talep hâlinde tutma belgesi verme kuralları ayrıca düzenlendi
1.7.2022 (kabul) 7417 sayılı Kanun m. 46 (5326 m. 17/6) Ödeme süresi tebliğden 1 ay oldu; süresinde ödemede yüzde 25 indirim ve ödemenin itiraz hakkını etkilemeyeceği kuralı getirildi
2024 7499 sayılı Kanun (5326 m. 28/10 ve 29/1) Sulh ceza kararının kesin olduğu sınır 3.000 TL’den 15.000 TL’ye çıktı; kesin olmayan kararlara itiraz süresi iki hafta oldu
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Cezanın tutarı her takvim yılı başında yeniden değerleme oranıyla güncellenir; tutanakta yazan tutar fiilin işlendiği yılın tutarıdır.

Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama

40. madde kamu görevlisinin işini yapabilmesi için kimliğin doğru öğrenilmesini korur. Madde iki şey yapar: kimlik bilgisini vermemeyi ya da yanlış vermeyi idari para cezasına bağlar ve kimliği bu yüzden belirlenemeyen kişinin tutulmasına izin verir.

1. fıkra: kimlik veya adres bilgisini vermemek ya da yanlış vermek

Kabahat için önce sorunun görevle bağlantılı olması gerekir. Polisin, jandarmanın, zabıtanın ya da başka bir kamu görevlisinin görevini yaparken sorduğu kimlik ve adres bilgisi bu kapsamdadır; görevle ilgisi olmayan bir merak sorusu değildir. Polis için kimlik sorma yetkisinin şartları Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu 4/A’da yazılıdır: polis kendisinin polis olduğunu gösteren belgeyi gösterdikten sonra kimlik sorabilir ve kişiye kimliğini ispat için kolaylık gösterir. Kavramın ayrıntısı kimlik sorma maddesindedir.

Fiil iki türlü işlenir. Birincisi bilgi vermekten kaçınmaktır: adını, soyadını ya da adresini söylememek. İkincisi gerçeğe aykırı beyandır: başka bir isim, yanlış doğum tarihi ya da yanlış adres vermek. Kimlik kartını evde unutmak bu ikisinden biri değildir; bilgilerinizi doğru söylediğiniz sürece kabahat oluşmaz. Yine de PVSK 4/A, belgesi bulunmadığı için kimliği belirlenemeyen kişinin de kimliği anlaşılıncaya kadar tutulabileceğini söyler; bu bir yaptırım değil, kimlik tespiti tedbiridir. Cezayı, kanun gereği soruyu soran görevli verir.

2. fıkra: kimliği belirlenemeyen kişinin tutulması ve gözaltı

Kişi bilgi vermediği ya da yanlış bilgi verdiği için kimliği belirlenemiyorsa görevli onu tutar ve durumu derhâl Cumhuriyet savcısına bildirir. Kişi kimliği açıkça anlaşılıncaya kadar gözaltına alınabilir, gerekirse tutuklanabilir. Bu kararların yetki ve usulünde CMK uygulanır; yani gözaltı süresi, avukatla görüşme ve yakına haber verme gibi güvenceler burada da geçerlidir. Gözaltı süresinin sınırları gözaltı süresi ne kadar yazısındadır.

Tutma yetkisi, kimliği tespit etmek için gereken ölçüyle sınırlıdır. Kişi direnirse polis bu direnişi kıracak ölçüde zor kullanabilir; ama kimliğini sordu diye kişiye vurmak bu yetkinin içinde değildir. Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu 4/A’ya göre kimliğinin tespiti için tutulan kişiye, talep ederse tutulduğuna ve tutulma süresine dair bir belge verilir.

3. fıkra: kimlik belirlenince tutma hemen biter

Kimlik belirlendiği anda bu nedenle yapılan gözaltı ya da tutukluluk derhâl sona erer. Parmak izi sorgusu, nüfus kaydı ya da bir yakının getirdiği belgeyle kimlik anlaşıldıktan sonra kişiyi “işlemler bitsin” diye bekletmek bu fıkraya aykırıdır. Kişi hakkında ayrıca bir suç şüphesi varsa, o andan sonraki gözaltı artık 40. maddeye değil, o suçun soruşturmasına dayanmalıdır.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Uygulamada en çok sorulanlar

Kimlik bildirmeme dosyalarında asıl soru çoğu zaman cezanın tutarı değil, olayın kabahatte mi kalacağı yoksa bir suça mı dönüşeceğidir. Aşağıdaki sorular bu ayrımı ve tutma sırasındaki sınırları cevaplar.

Polise başkasının adını verdim; suç mu, kabahat mi?

Tutanaklar gerçek kimliğinize göre düzenlendiyse ve kimliğiniz soruşturma başlamadan ortaya çıktıysa kural olarak kabahattir. Yargıtay, hakkında yakalama kararı bulunduğu için kontrolde teyzesinin oğlunun adını veren, parmak izi tespitinde gerçek kimliği ortaya çıkan ve bütün tutanakları kendi adına düzenlenen kişinin eylemini 268. madde suçu değil, 40. maddedeki kimliği bildirmeme kabahati saydı. Kişi o yalanla başkasını suçlu, kendini suçsuz göstermemiştir.

Hakkınızda bir suçtan soruşturma başlamışken başkasının kimliğini kullanmak ise kabahatte kalmaz. Yargıtay, uyuşturucu aramasında üzerinden madde çıkan ve polise abisinin sürücü belgesini veren kişinin, hakkında soruşturma başlatıldığı için TCK 268’deki başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu işlediğini, ancak gerçeği hemen söylediği için etkin pişmanlıktan yararlanması gerektiğini kabul etti. İki karar arasındaki çizgi incedir: ilk dosyada da kişi yakalama kararından kaçmak için yanlış isim vermişti, ama tutanaklar gerçek kimliğe göre düzenlendiği için kabahat sayıldı. Sonuç her dosyada somut olaya göre belirlenir; aynı olayın 268 mi 40 mı olacağı kesin değildir. Bu yüzden yanlış isim verdiyseniz düzeltmeyi beklemeyin; iftiradan mağdur hakkında soruşturma başlamadan dönmek cezada beşte dört indirim sağlar (TCK 269/1). Suçun ayrıntısı başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması maddesindedir.

Kimlik kontrolünde başkasının ehliyetini gösterdim; resmi belgede yalan beyan mı?

Adınıza resmi bir belge düzenlenmediyse hayır. TCK 206, resmi belgeyi düzenlemeye yetkili görevliye yalan beyanı cezalandırır; belge yalan bilgiye göre düzenlenmemişse bu suç oluşmaz. Yargıtay, şüphe üzerine durdurulan araçtaki kimlik kontrolünde dayısının oğluna ait sürücü belgesini gösteren, ama tutanakları gerçek kimliğine göre düzenlenen sanığın eylemini 40/1’deki kabahat saydı ve 3 yıllık zamanaşımı dolduğu için idari para cezası verilmesine de yer olmadığına karar verdi. Belgenin yalan bilgiye göre düzenlendiği durumlar için resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan yazısına bakabilirsiniz.

Kimliğimi vermedim diye karakola götürülebilir miyim?

Evet, kimliğiniz bu yüzden belirlenemiyorsa tutulabilir ve kimliğiniz anlaşılıncaya kadar gözaltına alınabilirsiniz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kimliğini göstermeyen ve ekip aracına binmemek için direnen kişiyi ite kaka araca bindiren polislerin bu davranışını PVSK 4/A, 16 ve 40/2’deki tutma ve zor kullanma yetkisi içinde gördü; ama araçta kişinin yüzüne biber gazı sıkıp yumrukla vuran polisin eylemini kasten yaralama saydı. Kimliğinizi bir an önce söylemek, tutmanın da süresini kısaltır. Polise karşı fiilen direnmek ise ayrı bir suç doğurur; bunu polise mukavemet cezası yazısında anlattım.

15 yaşını doldurmamış çocuğuma kimlik bildirmeme cezası kesildi; ödemek zorunda mıyız?

Fiil tarihinde 15 yaşını doldurmamış çocuğa idari para cezası uygulanamaz (5326 m. 11/1); 15 yaşını doldurmuş çocuk bu korumadan yararlanmaz. Yargıtay, 15 yaşından küçükken kimlik konusunda yanlış beyanda bulunan çocuk hakkında verilen idari para cezasına yapılan itirazın reddini kanun yararına bozdu. Ceza tutanağında çocuğun doğum tarihine bakın; 15 günlük süre içinde veli olarak sulh ceza hâkimliğine başvurun.

Polis kimliğimi neden sorduğunu söylemek zorunda mı?

Polis, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir ve kendisinin polis olduğunu gösteren belgeyi gösterdikten sonra kimlik sorabilir (PVSK 4/A). Durdurma için polisin tecrübesine ve durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebep gerekir; keyfî ve sürekli durdurma yapılamaz. Sebep söylenmedi diye kimlik vermemek ise 40. maddedeki cezayı ortadan kaldırmaz; itirazınızı sonradan yapmanız daha güvenlidir. Kontrol sırasında haklarınızı polis kimlik sorabilir mi yazısında adım adım anlattım.

İlgili maddeler

Kimlik bildirmeme cezasının ödenmesi, itirazı ve suçla ilişkisi aşağıdaki maddelerle birlikte belirlenir.

  • Kabahatler Kanunu 17: İdari para cezasının ödeme süresini, yüzde 25 indirimi ve tutarların her yıl yeniden değerleme ile artırılmasını düzenler.
  • Kabahatler Kanunu 27: İdari para cezasına karşı 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvuruyu düzenler.
  • Kabahatler Kanunu 28: Başvurunun nasıl inceleneceğini ve 15.000 TL dahil cezalarda kararın kesin olduğunu düzenler.
  • Kabahatler Kanunu 15 ve 20: Fiil hem suç hem kabahatse yalnız suç yaptırımının uygulanacağını ve soruşturma zamanaşımı sürelerini düzenler.
  • Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu 4/A: Polisin durdurma ve kimlik sorma yetkisinin şartlarını ve kimliği belirlenemeyen kişinin tutulmasını düzenler.
  • CMK 91: Gözaltı süresini düzenler; kimlik tespiti için yapılan gözaltıda da uygulanır.
  • TCK 268 ve 206: Soruşturmadan kaçmak için başkasının kimliğini kullanmayı ve resmi belge düzenlenirken yalan beyanı suç olarak düzenler.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 12.03.2025 tarihli, 2024/89 E., 2025/1990 K.

Hakkında yakalama kararları bulunan kişi, şüphe üzerine durdurulan araçta kimliği sorulunca teyzesinin oğlunun adını vermiş, parmak izi tespitinde gerçek kimliği ortaya çıkmıştı; başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmaktan mahkûm edilmişti. Yargıtay, bütün tutanakların gerçek kimliğe göre düzenlendiğini ve kişinin başkasını suçlu göstermediğini belirterek eylemin 40. maddedeki kabahat olduğunu kabul etti. Kararı kanun yararına bozup cezayı kaldırdı, soruşturma zamanaşımı dolduğu için idari para cezası verilmesine de yer olmadığına karar verdi.

… olay tarihinde hükümlünün içinde bulunduğu aracın kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulduğu, yapılan kimlik kontrolü sırasında hakkında yakalama kararları bulunması sebebiyle görevlilere teyzesinin oğlu mağdur …’in ismini verdikten sonra parmak izi tespitinde gerçek kimliğinin ortaya çıktığı olayda, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tüm tutanakların hükümlünün gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği, kovuşturma işlemleri başlamadan hükümlünün gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıktığı anlaşılmakla; hükümlünün başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 268. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun unsurlarının oluşmadığı, kolluk görevlilerine verilen isme göre de bir resmi belgenin düzenlenmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 206. maddesinde tanımlanan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun da oluşmadığı, hükümlünün eyleminin 5326 sayılı Kanun’un 40. maddesinde “görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması” şeklinde tanımlanan “kimliği bildirmeme” kabahatini oluşturacağı gözetilmeden …

↑ Metne dön

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 26.02.2026 tarihli, 2025/11698 E., 2026/2903 K.

Uyuşturucu ticareti ihbarı üzerine savcılık emriyle aranan bir evde bulunan kişi, polise abisinin sürücü belgesini vermiş, üst aramasında uyuşturucu çıkmış, fotoğraf uyuşmayınca gerçek kimliğini söylemişti. Yargıtay, 268, 206 ve 40. maddelerin ayrımını ortaya koydu: kişi hakkında 191. maddeden soruşturma başlatıldığı için eylem 268. madde suçudur. Ancak mağdur hakkında soruşturma başlamadan gerçeği söylediğinden TCK 269/1’deki etkin pişmanlığın uygulanmaması hukuka aykırı bulunarak karar kanun yararına bozuldu.

… hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinde düzenlenen “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçundan soruşturma başlatıldığının anlaşılması karşısında, hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu, ancak mağdur hakkında adlî soruşturma başlamadan önce gerçeği söylemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 269/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi …

… İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 268. maddesinde düzenlenen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, herhangi bir suç soruşturması olmadan resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise 5237 sayılı Kanun’un 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektiren bir suç bulunmayan veya resmi bir belgenin düzenlenmesini de gerektirmeyen hallerde görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin eyleminin ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesine aykırılık olarak değerlendirilmesi gerekeceği belirlenmiştir …

↑ Metne dön

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 10.03.2025 tarihli, 2023/1958 E., 2025/3009 K.

Arkadaşının aracıyla gezerken şüphe üzerine durdurulan sanık, kimlik kontrolünde dayısının oğluna ait sürücü belgesini göstermiş, arkadaşının ona kendi adıyla seslenmesi üzerine belgenin ona ait olmadığı anlaşılmıştı; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyandan mahkûm edildi. Yargıtay, tutanakların gerçek kimliğe göre düzenlendiğini, eylemin 40/1’deki kabahat olduğunu belirterek hükmü bozdu. 2010’daki fiilden bu yana soruşturma zamanaşımı dolduğu için idari para cezası verilmesine de yer olmadığına karar verdi.

… Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde TCK’nin 206. maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması halinde Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir …

… tutulan tutanakların sanığın gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1 maddesinde düzenlenen “kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak” kabahatini oluşturduğu gözetilmeden …

↑ Metne dön

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.02.2023 tarihli, 2021/90 E., 2023/60 K.

Devriyedeki iki polis, kendilerini görünce yön değiştiren genci durdurup kimliğini istemiş, kimliğini vermeyen ve araca binmek istemeyen genci ite kaka ekip aracına bindirmişti; araçta polislerden biri gencin yüzüne biber gazı sıkıp yumrukla vurmuştu. Ceza Genel Kurulu, kimlik için tutma ve araca bindirmeyi PVSK 4/A, 16 ve 5326 m. 40/2’deki yetki içinde görüp hürriyetten yoksun kılma suçunu oluşmamış saydı. Araçtaki darbeyi ise işkence değil, silahla ve nüfuz kötüye kullanılarak işlenen basit kasten yaralama olarak nitelendirdi. Hürriyetten yoksun kılma suçunun oluşmadığı yönündeki sonuç ve ikinci polisin eyleminin suç oluşturup oluşturmadığı oy çokluğuyla, diğer konular oy birliğiyle karara bağlandı.

… Makul şüphe üzerine durdurdukları mağdurdan kimliğini ibraz etmesini istemelerine karşın kimliğini göstermemesi üzerine birlikte mağduru kollarından tutan, ardından kimliğini tespit edip GBT sorgulamasını yapmak amacıyla mağdurdan ekip aracına binmesini isteyen, mağdurun ekip aracına binmek istemeyerek direnmesi nedeniyle de tanık Özlem Kılıç’ın beyanından da anlaşılacağı üzere mağduru ite kaka ekip aracına bindiren sanıkların bu eylemlerinin PVSK’nın 4/A, 16 ile Kabahatler Kanunu’nun 40/2. maddelerinde düzenlenen tutma ve zor kullanma yetkileri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda da kanun hükmünü yerine getiren sanıklar bakımından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı …

… mağdurun ekip aracına bindirilmesinden sonra mağduru darbeden sanık …’ın eylemi ile mağdurun sanık … tarafından … içinde darbedilmesine müdahale etmeyen ve sanık …’ın istemi üzerine ekip aracı ile karakola girmeyip sanık …’ın mağduru darbetmeye devam etmesi için uygun ortam hazırlayan sanık …’ın eyleminin silahla ve kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenen basit kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir …

↑ Metne dön

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 10.02.2025 tarihli, 2024/3583 E., 2025/1661 K.

Fiil tarihinde 15 yaşından küçük olan çocuk hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyandan dava açılmış, mahkeme eylemi 40/1’deki kimliği bildirmeme kabahati sayıp idari para cezası vermiş, itiraz da reddedilmişti. Yargıtay, 5326 m. 11/1 gereği 15 yaşını doldurmamış çocuğa idari para cezası uygulanamayacağını belirterek itirazın bu yönden kabul edilmesi gerektiğini söyledi ve itiraz üzerine verilen kararı kanun yararına bozdu.

… 14.09.2006 doğumlu olup, fiilin işlendiği 18.06.2021 tarihinde 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde; suça sürüklenen çocuğun eyleminin suç teşkil etmediği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde yer alan kimliği bildirmeme kabahatini oluşturduğundan bahisle idari para cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmış ise de; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 11/1. maddesinde; “fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idarî para cezası uygulanamaz.” hükmünün yer alması karşısında, suça sürüklenen çocuğa idari para cezası uygulanamayacağı gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Kabahatler Kanunu 40’a göre kimlik bildirmeme cezası ne kadar?

Kanunda 50 TL yazar; bu tutar 2005’ten beri her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve tutanaktaki tutar o yılın güncel tutarıdır. Bir ay içinde ödenirse yüzde 25 indirim yapılır.

Kimliğim yanımda değilse ceza yer miyim?

Hayır, kimlik kartını taşımamak tek başına bu kabahat değildir. Adınızı, soyadınızı ve adresinizi doğru söylerseniz 40. madde uygulanmaz; kimliğinizi teyit etmek için sorgulama yapılabilir. Ancak belgeniz olmadığı için kimliğiniz başka yolla da belirlenemiyorsa, kimlik tespit edilinceye kadar tutulabilirsiniz (PVSK 4/A).

Kimlik bildirmeme cezasına itiraz süresi kaç gün?

Tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gündür ve başvuru sulh ceza hâkimliğine yapılır (5326 m. 27/1). Başvuru harca tabi değildir.

Sulh ceza hâkimliğinin kararına itiraz edilebilir mi?

Kanunda 15.000 TL dahil idari para cezalarına ilişkin kararlar kesindir (5326 m. 28/10). Kimlik bildirmeme cezası bu sınırın altında kaldığından sulh ceza kararı kesindir.

Polise sahte isim vermek hapis cezası gerektirir mi?

Hakkınızda soruşturmadan kaçmak için başkasının kimliğini kullandıysanız TCK 268, adınıza resmi belge yalan bilgiyle düzenlendiyse TCK 206 uygulanabilir. Belge düzenlenmeden gerçek kimlik ortaya çıktıysa olay çoğu zaman 40. maddedeki kabahatte kalır.

Kimlik tespiti için ne kadar tutulabilirim?

Kimliğiniz açıkça anlaşılıncaya kadar ve CMK’daki gözaltı sınırları içinde tutulabilirsiniz; kimlik belirlendiği anda tutmaya derhâl son verilir (5326 m. 40/3). Talep ederseniz tutulduğunuza dair belge verilir.

Kabahatler Kanunu maddelerinin tamamı

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu madde açıklamasını hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.