Gözaltı Süresi Ne Kadar? Kaç Saat, Kaç Gün? (CMK 91)

Gözaltı süresi ne kadar, saat ne zaman başlar, toplu suçlarda kaç güne çıkar, süre dolduğu hâlde bırakılmayan kişi için ne yapılır? Pratik anlatım.

Gözaltı süresi ne kadar diye soranlara verdiğim cevap nettir: kural olarak yakalama anından itibaren yirmi dört saat. Gözaltı, savcının talimatıyla kişinin soruşturma tamamlanana kadar kolluk gözetiminde tutulmasıdır. Yani ceza değildir, tutukluluk hiç değildir; geçici bir tedbirdir. Ama süre konusunda kanun kolluğa esneklik tanımaz, dakika hesabı yapılır. Sizin ya da yakınınızın kaç saattir içeride olduğunu bilmek, bu yüzden hayati bir bilgidir.

Saat Nereden İşlemeye Başlar: Yakalama Anı mı, Karakol Kapısı mı?

Saat, polisin size elini attığı andan itibaren işlemeye başlar. Karakola varış saati değil, karakolda tutanağın imzalandığı saat hiç değil. Kanun bunu açıkça “yakalama anından itibaren” diye yazar.

CMK 91/1: (1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.

Kanun maddeleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmıştır.

Bu ayrım pratikte çok işe yarar. Diyelim ki gece 02.00’de evinizden alındınız, karakola 03.30’da giriş yapıldı. Yirmi dört saatlik süre 02.00’de başlar, 03.30’da değil. Aradaki bir buçuk saat sizin lehinizedir ve kimse onu silemez.

Dikkat: Yakalama tutanağındaki saati mutlaka kontrol edin. Uygulamada en sık karşılaştığım hata, tutanağa gerçek yakalama saatinin değil, karakola giriş saatinin yazılmasıdır. İtirazınızı ifade sırasında tutanağa geçirtin; sonradan ispatlaması çok zorlaşır.

İlgili yazı: Yakınımın Gözaltına Alındığını Nasıl Öğrenirim?

Gözaltı süreleri tek bakışta
Durum Azami süre Dayanak Dikkat edin
Toplu suç sayılmayan olay, savcının gözaltı kararı Yakalama anından itibaren 24 saat CMK 91/1 Süre karakola girişten değil, yakalama anından işler.
En yakın hâkime götürme (yol süresi) En fazla 12 saat; 24 saate eklenir CMK 91/1 Aynı ilde adliye varsa yol süresi doğmaz.
Toplu suç, savcının uzatma emri Her defasında 1 gün, toplam 3 gün uzatma (en çok 4 gün) CMK 91/3 Her uzatma emri yazılı olmalı ve size derhâl tebliğ edilmeli.
Suçüstü, kolluk amirinin kararı (sayılan suçlar) 24 saat; toplumsal olay ve toplu suçlarda 48 saat CMK 91/4 Hâkim önüne en geç 48 saat, toplu suçlarda 4 gün içinde çıkarılmak zorunlu.
Sulh ceza hâkimine serbest bırakılma başvurusu Karar en geç 24 saat içinde CMK 91/5 Eş, avukat, birinci ve ikinci derece kan hısımları da başvurabilir.
Süre doldu, bırakılmadınız Hâkim önüne çıkarılma zorunlu CMK 91/7 Süre aşımı tazminat sebebidir (CMK 141/1-b).
Tablo genel bilgi amaçlıdır; somut dosyadaki süreleri yakalama ve uzatma tutanakları belirler.

Toplu Suç Sayılmayan Olayda Süre Ne Kadardır?

Toplu suç sayılmayan bir olayda, yani suç üçten az kişi tarafından işlenmişse, gözaltı yirmi dört saatte biter. Bu sürenin sonunda savcı sizi ya serbest bırakır ya da sulh ceza hâkimi önüne çıkarır. Üçüncü bir seçenek yoktur. “Biraz daha kalsın, dosyayı toparlayalım” diye bir uzatma toplu suç niteliği taşımayan olaylarda mümkün değildir.

Gözaltının kendisi de keyfî olamaz. CMK 91/2’ye göre gözaltına alma, hem soruşturma bakımından zorunlu olmalı hem de kişinin suçu işlediğini gösteren somut delil bulunmalıdır. Sadece ihbar üzerine, elinde hiçbir maddi bulgu olmadan kişiyi bir gün tutmak hukuka aykırıdır.

Bir noktayı da baştan söyleyeyim: gözaltı süresi dolup serbest bırakıldıysanız, yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve savcı yeniden karar vermedikçe aynı olay yüzünden tekrar yakalanamazsınız (CMK 91/6). Ancak yeni ve yeterli delil ortaya çıkar ve savcı da karar verirse durum değişir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Toplu İşlenen Suçlarda Süre Nasıl Uzar, Kararı Kim Verir?

Suç üç veya daha fazla kişi tarafından işlenmişse (toplu suç, CMK 2/1-k) tablo değişir. Şüpheli sayısının çokluğu veya delilleri toplamanın güçlüğü nedeniyle savcı süreyi uzatabilir. Uzatma kararını hâkim değil, doğrudan Cumhuriyet savcısı verir ve yazılı olmak zorundadır. Yazılı emir yoksa uzatma da yoktur: Yargıtay, olağanüstü hâl döneminin uzun gözaltı sürelerinde bile, süre aşılmışsa savcının yazılı uzatma emrinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını, emir yoksa makul tazminata hükmedilmesini istiyor.

CMK 91/3: (3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir.

Buradaki mekanizmayı iyi anlayın. Savcı “üç gün uzattım” diye tek kalemde karar veremez; her gün için ayrı ayrı yazılı emir düzenlemesi gerekir. Toplamda gözaltı dört günü aşamaz. Hesap yakalama saatinden yapılır; sürenin dolmasından önce hâkimliğe sevk edilip işlem başlatılmışsa süre aşılmış sayılmaz; Yargıtay, her defasında bir gün uzatılan ve dördüncü günün dolmasından birkaç saat önce sulh ceza hâkimliğine sevk edilen şüpheli için sürenin aşılmadığını kabul ediyor. Ayrıca her uzatma emri size derhâl tebliğ edilir; yani kaç güne uzatıldığını öğrenme hakkınız var, sormanız gerekmez.

Bunu CMK 91/4’teki listeyle karıştırmayın. O fıkra; toplumsal olaylarda işlenen cebir ve şiddet içeren fiiller, kasten öldürme, kasten yaralama, cinsel saldırı, hırsızlık, yağma, uyuşturucu imal ve ticareti, terör suçları ve kaçakçılık gibi suçlarda, yalnızca suçüstü hâlinde kolluk amirine yirmi dört saate, toplu suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltı kararı verme yetkisi tanır. Kişi yine de en geç kırk sekiz saat, toplu suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılmak zorundadır. Uygulamada uyuşturucu ve örgütlü dolandırıcılık dosyalarında uzatmayla en sık karşılaşırım.

Eski bir yönetmelik hükmü hâlâ kafa karıştırıyor. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 13. maddesinde bazı ağır ceza suçlarında gözaltıyı kırk sekiz saate çıkaran bir fıkra yer alıyor; bu fıkranın yürütmesi Danıştay Onuncu Dairesinin 9 Ekim 2024 tarihli kararıyla durduruldu, bu nedenle uygulanmıyor. Bugün uygulanacak süreler CMK 91’deki sürelerdir: kural olarak yirmi dört saat, toplu suçta uzatmalarla en çok dört gün. Aşağıdaki tablo, aynı yakalama saati için farklı durumlarda sürenin nerede bittiğini gösteriyor.

Örnek hesap: pazartesi saat 02.00’de yakalanan kişi
Durum En geç ne zamana kadar Dayanak
Tek şüpheli, savcının gözaltı kararı Salı 02.00; adliye uzaksa zorunlu yol süresi eklenir (en çok 12 saat, en geç salı 14.00) CMK 91/1
Toplu suç, bir uzatma emri Çarşamba 02.00 CMK 91/3
Toplu suç, üç uzatma emri Cuma 02.00 (dört günün sonu) CMK 91/3
Suçüstü, kolluk amirinin kararı, tek şüpheli Kolluk gözaltısı salı 02.00; hâkim önüne çıkarma en geç çarşamba 02.00 CMK 91/4
Suçüstü, kolluk amirinin kararı, toplu suç Kolluk gözaltısı çarşamba 02.00; hâkim önüne çıkarma en geç cuma 02.00 CMK 91/4
Hâkimin verdiği yakalama emriyle yakalama Hâkim önüne çıkarma en geç salı 02.00 CMK 94/1
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Hafta sonu ve resmî tatil süreyi uzatmaz; hesap tutanaktaki gerçek yakalama saatinden yapılır.

Yol Süresi Ne Demek, Gözaltına Eklenir mi?

Yol süresi, sizi yakalandığınız yerden en yakın hâkim veya mahkemeye götürmek için harcanan zorunlu süredir. Bu süre yirmi dört saatin içinde sayılmaz, üstüne eklenir. Ancak sınırsız değildir: on iki saati geçemez.

Küçük bir ilçede yakalanıp il merkezindeki adliyeye sevk edilecekseniz, aradaki yolculuk bu kapsamdadır. Ama yakalandığınız şehirde adliye varsa yol süresi diye bir kalem oluşmaz. Kolluğun “sevk bekliyoruz” demesi yol süresi anlamına gelmez; fiilen yolda geçen zaman esastır.

Dikkat: Yol süresini gözaltı süresinin uzatılması gibi kullanmaya çalışan uygulamalarla karşılaşıyorum. Aynı ildeki bir adliyeye sevk için on iki saat beklenmesinin hukuki karşılığı yoktur. Bu durumda süre aşımı doğar ve tazminat hakkı gündeme gelir.

Yakalama Emriyle Alındıysanız veya Yakınınız Çocuksa Süre Değişir mi?

Yakalama emriyle alınan kişi en geç yirmi dört saat içinde hâkim önüne çıkarılır; çocuklarda ise süre değişmez, yalnız usul değişir. İki durum birbirine karıştırıldığı için ayrı ayrı yazıyorum.

Yakalama emri ile yakalama (CMK 94)

“Gece evden aldılar” denen dosyaların bir kısmı aslında gözaltı değil, hâkimin verdiği bir yakalama emrinin yerine getirilmesidir. Çoğu zaman ifade çağrısına gelmeyen ya da adresinde bulunamayan şüpheli için savcının istemiyle sulh ceza hâkimi bu emri düzenler (CMK 98/1). CMK 94/1’e göre yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır.

Yetkili hâkim başka bir şehirdeyse kişi o şehre götürülmeyi beklemez: CMK 94/2 uyarınca yakalandığı yer adliyesindeki ses ve görüntü bağlantısıyla (SEGBİS) sorgusu yapılır veya ifadesi alınır. Yalnız ifade için çıkarılmış bir emirle mesai dışında yakalanan kişi, belirlenen gün hazır bulunmayı taahhüt ederse savcı serbest bırakılmasını emredebilir (CMK 94/3). Bu imkân her emir için bir kez kullanılır; taahhüdüne uymayana bin Türk lirası idari para cezası verilir.

Çocuklarda gözaltı süresi

On iki ile on sekiz yaş arasındaki çocuklar için ayrı bir gözaltı süresi yoktur; CMK 91’deki süreler aynen uygulanır. Fark usuldedir: çocuk ailesine ve avukata haber verilerek derhâl savcılığa sevk edilir, ifadesi avukat olmadan alınamaz, kolluğun çocuk biriminde ya da yetişkinlerden ayrı yerde tutulur. On iki yaşını doldurmamış çocuk suç sebebiyle yakalanamaz, yalnız kimliği tespit edilip bırakılır (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.19). Ailenin o gece yapacaklarını çocuğu gözaltına alınan aileler için yazdığım rehberde topladım.

Süre Dolduğu Hâlde Bırakılmadıysa Ne Yaparsınız?

Elinizde somut ve hızlı bir yol var: sulh ceza hâkimine başvurmak. Bu başvuruyu sadece gözaltındaki kişi yapamaz. Avukatı, kanuni temsilcisi, eşi, birinci veya ikinci derece kan hısımları da yapabilir. Yani anne, baba, çocuk, kardeş, dede ve torun bu listeye girer. Başvuruda kullanabileceğiniz metni gözaltına itiraz dilekçesi örneğinde hazırladım.

Hâkim incelemeyi evrak üzerinden, duruşma yapmadan yürütür ve kararını en geç yirmi dört saat dolmadan verir (CMK 91/5). Başvuruyu haklı bulursa serbest bırakılmanıza karar verir; gözaltıyı yerinde görürse başvuruyu reddeder ya da soruşturma evrakıyla birlikte derhâl savcılıkta hazır bulundurulmanıza karar verir. Başvurunun kimler tarafından ve nasıl yapılacağını, kanun metniyle birlikte yakını gözaltına alınan aileler için hazırladığım ilk 24 saat rehberinde anlattım.

Bir de bilgilendirme hakkı var. CMK 95/1 uyarınca yakalandığınızda, gözaltına alındığınızda veya süre uzatıldığında savcının emriyle bir yakınınıza gecikmeksizin haber verilir. Yakınınızdan haber alamıyorsanız, bu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğini karakoldan sormak ilk adımdır.

Süre Dolunca Ne Olur: Serbest Bırakma mı, Hâkime Sevk mi?

Süre dolduğunda savcı ya sizi serbest bırakır ya da adli kontrol (tutuklama yerine imza, yurt dışı çıkış yasağı gibi yükümlülükler) veya tutuklanmanız talebiyle sulh ceza hâkimine sevk eder. CMK 91/7’ye göre bırakılmayan kişi en geç bu sürelerin sonunda hâkim önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda avukatı da hazır bulunur. Sevk edilmek tutuklanmak demek değildir; hâkim talebi reddedebilir. Sevkten sonraki aşamaları gözaltından sonra ne olduğunu anlattığım yazıda ayrıca ele aldım.

Süre Aşımı Varsa Tazminat ve Şikâyet Hakkınız

Kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmadıysanız, Devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilirsiniz. Bu hak CMK 141’de düzenlenmiştir ve doğrudan kanundan doğar. Sonunda beraat edip ayrıca tazminat alacak olsanız bile süre aşımı ayrı bir taleptir; Yargıtay, kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama gibi asıl davanın sonucuna bağlı olmayan taleplerin her birinin ayrı ayrı incelenip karşılanmasını istiyor.

CMK 141/1-b: Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,

Tazminat davası görevliye karşı değil, Devlet aleyhine açılır. CMK 141/3 bunu açıkça belirtir. Devlet ödediği tazminatı, görevini kötüye kullanan hâkim veya savcıdan sonradan geri isteyebilir; bu sizi ilgilendiren bir aşama değildir.

Tazminat yolu dışında iki imkânınız daha var. Kolluk görevlileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunabilir, ayrıca ilgili kurumun disiplin birimine şikâyet yazabilirsiniz. Bu üç yol birbirinin alternatifi değildir; aynı anda kullanılabilir.

Yaşanmış Olaydan

Bir pazartesi sabahı büroma genç bir kadın geldi. Eşi gece vardiyasında çalıştığı depodan alınmıştı ve o saatten beri hiç haber alamamışlardı. Ne suçlamayı biliyorlardı ne de nerede tutulduğunu. En çok da şunu soruyordu: “Ne zaman çıkar?” Kendisine ilk sorduğum şey saat oldu; eşiyle son telefon konuşmasının kaçta yarıda kesildiğini hatırlamasını istedim. Gece 00.40 dedi. O andan itibaren süreyi hesaplamak mümkün hâle geldi.

Öğleden sonra ilgili şube müdürlüğüne gidip müdafilik görevini üstlendiğimi bildirdim ve yakalama tutanağını inceledim. Tutanakta yakalama saati 01.30 olarak yazılmıştı, oysa deponun giriş kamerası 00.40’ı gösteriyordu. Elli dakikalık bir fark, sürenin son saatinde her şeyi değiştirebilir. Bu tespiti tutanağa geçirttim ve ailenin bilgilendirilip bilgilendirilmediğini sordum; savcılık bildirimi yapılmıştı ama telefon numarası yanlış yazıldığı için ulaşılamamıştı. Eşine bu bilgiyi aynı gün ilettim, en azından belirsizlik bitti.

Dosya tek şüpheliliydi, dolayısıyla uzatma ihtimali yoktu. Aynı gün akşam saatlerinde savcı ifadeyi aldı ve adli kontrol talebiyle hâkime sevk etti. Hâkim yalnız haftada bir karakolda imza yükümlülüğü verdi, başka bir tedbire gerek görmedi. Toplam gözaltı, yol süresi hariç yirmi dört saatin altında kaldı; süre aşımı doğmadı. Bu dosyada asıl işe yarayan şey, ailenin yakalama anını doğru hatırlaması oldu.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 17.04.2023 tarihli, 2021/7012 E., 2023/1274 K.

Toplu işlenen suçlar kapsamındaki bir soruşturmada gözaltına alınan davacı, kanuni gözaltı süresinin aşıldığını ileri sürerek tazminat istemişti. Yargıtay, gözaltının CMK 91/3 uyarınca her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatıldığını, sürenin 17.04.2015 saat 13.30’da dolacağını, şüphelinin ise aynı gün saat 09.35’te tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edildiğini tespit ederek süre aşımı olmadığına karar verdi. Yani süre saatine kadar yakalama anından hesaplanır; hâkime sevk bu saatten önce yapılmışsa aşım doğmaz.

… Davacının 13.04.2015 tarihinde saat 13:30’da gözaltına alındığı, gözaltı kararının 5271 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına karar verildiği, en son gözaltı süresinin 17.04.2015 saat 13:30’da sona erdiği, 17.04.2015 tarihinde saat 09:35’te UYAP sistemi üzerinden … 5. Sulh Ceza Hâkimliğine aralarında davacının da bulunduğu 27 şüphelinin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme, Bilişim Sisteminin İşleyişini Engelleme veya Bozma” suçlarından tutuklama talebiyle sevk edildiği, Sulh Ceza Hâkimliğince yasal gözaltı süresi dolmadan 17.04.2015 günü saat 09:38 itibariyle işlem başlatıldığı, kanuni gözaltı süresinin aşılmadığı anlaşılmakla …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 25.09.2023 tarihli, 2021/8999 E., 2023/3280 K.

Olağanüstü hâl döneminde gözaltına alınan davacı dokuz gün sonra hâkime sevk edilmişti; o dönemde 6749 sayılı Kanun’la gözaltı süresi yedi gün, uzatmayla on dört güne kadar çıkabiliyordu. Yargıtay, yedi günlük sürenin aşıldığını tespit edip savcının yazılı uzatma emrinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını, bulunmuyorsa makul tazminata hükmedilmesini istedi ve kararı bozdu. Bugün süreler CMK 91’deki gibidir; ama ilke aynıdır: yazılı uzatma emri olmadan kanuni süreyi aşan gözaltı tazminat sebebidir.

… dosyanın incelenmesi neticesinde davacının 12.09.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 21.09.2017 tarihinde tutuklama istemi ile gönderildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandığı, bu şekilde davacı yönünden 6749 sayılı Kanun’da öngörülen yedi günlük gözaltı süresinin aşılmış olduğu tespit edilmekle, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısının, gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin yazılı emrinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinin ve bulunmaması halinde davacının makul miktarda tazminata hak kazanacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. …

↑ Metne dön

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 20.01.2026 tarihli, 2022/4696 E., 2026/638 K.

Gözaltına alınıp tutuklanan, sonra beraat eden davacı; haksız tutukluluğun yanında kanuni gözaltı süresi içinde hâkime çıkarılmama, haklarının hatırlatılmaması gibi sebeplerle de tazminat istemişti. Mahkeme talebi kısmen kabul etmiş ama bu sebepleri ayrıca incelememişti. Yargıtay, bu taleplerin asıl davanın sonucuna bağlı olmadığını, ceza dosyasının tamamı getirtilerek her biri için tazminat koşullarının ayrı ayrı gerekçelendirilmesi gerektiğini, ayrıca hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu belirterek kararı bozdu. Bu yüzden dava dilekçesinde süre aşımını ayrıca ileri sürün; mahkeme bunu beraat tazminatının içinde eritemez.

… Davacının tazminat taleplerinin dayanağının 5271 sayılı CMK’nın 141/1-a, b, c, d, i, j ve k maddeleri kapsamında haksız gözaltı, yakalama, kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama, yasal hakları hatırlatılmama, makul sürede yargı mercii huzuruna çıkarılmama, arama, el koyma, tutukluluk ve tutukluluk devam kararlarının gerekçesiz olması, bu işlemlere karşı başvuru yollarından yararlandırılmama işlemlerine ilişkin olduğu, söz konusu taleplerin asıl davanın sonucuna bağlı olmadığı gözetilerek, davacı hakkındaki ceza dosyasının tamamının denetime elverişli olacak şekilde onaylı örneği dosya içerisine alınarak her bir talep yönünden tazminat koşullarının oluşup olmadığının gerekçelendirilerek karşılanması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Gözaltı süresi ne zaman başlar, yakalandığım andan mı sayılır?

Evet, süre karakola varışınızdan değil, fiilen yakalandığınız andan itibaren işler. Bu yüzden yakalama tutanağındaki saatin doğruluğu son derece önemlidir.

Gözaltı süresi hafta sonu veya resmî tatilde uzar mı?

Hayır, uzamaz. Gözaltı süreleri saat ve gün hesabıyla kesintisiz işler; nöbetçi savcı ve nöbetçi sulh ceza hâkimliği tatil günlerinde de çalışır.

Gözaltı süresi dolduğu hâlde serbest bırakılmazsam nereye başvurabilirim?

Sulh ceza hâkimliğine başvurabilirsiniz; bu başvuruyu avukatınız, eşiniz veya birinci ya da ikinci derece kan hısımlarınız da yapabilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinden yapar ve yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır.

Gözaltında geçen süre daha sonra cezadan düşülür mü?

Evet, gözaltında geçirdiğiniz süre mahkûmiyet hâlinde cezanızdan mahsup edilir. Beraat eder ya da hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse tazminat isteme hakkınız doğar.

Gözaltı süresi biten kişi doğrudan tutuklanır mı?

Hayır. Savcı sizi serbest bırakabilir, adli kontrol talebiyle veya tutuklama talebiyle hâkime sevk edebilir; hâkim de bu talepleri reddedebilir.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.