Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan: TCK 206

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan: TCK 206'da 3 ay-2 yıl. 204 farkı, nüfus ve adres, sahte isim, kaza tutanağı, seri muhakeme, HAGB.

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, bir resmi belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisine gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktır ve TCK 206’ya göre 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Belgeyi memur düzenler, ama içine yazılan bilgi sizin yalanınızdır; bu yüzden uygulamada “fikri sahtecilik” de denir. Polise hayali bir isim vermek, kolluk tutanağında olayı gerçeğe aykırı anlatmak ya da noter veya tapuda kimlik ve durumla ilgili yanlış bilgi vermek bu suçun tipik örnekleridir. Ancak her yalan beyan bu suçu oluşturmaz; memurun beyanı araştırma yükümlülüğü varsa suç oluşmaz. Aşağıda suçun şartlarını, resmi belgede sahtecilikten farkını ve dosyanın hapisle bitmemesi için açık olan yolları anlatıyorum.

Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Ne Zaman Oluşur?

Suç için iki şart birlikte aranır: belge, kamu görevlisinin sizin beyanınıza dayanarak düzenlediği resmi bir belge olmalı ve belge o beyanın doğruluğunu ispat edecek niteliğe sahip olmalıdır. Kanun metni kısadır:

TCK 206/1: (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında belirleyici olan, kamu görevlisinin beyanı araştırmadan belgeye geçirmek zorunda olup olmadığıdır. Memurun beyanın doğruluğunu kontrol etme görevi varsa ya da belge yalnız “kişinin böyle söylediğini” gösteriyorsa, yalan beyan bu suçu oluşturmaz. Örneğin şüpheli olarak verdiğiniz ifadede gerçeği söylememek suç değildir, çünkü ifade tutanağı söylenenin doğruluğunu ispat etmez ve şüphelinin kendini savunma hakkı vardır.

Tanık olarak yalan söylemek ise ayrı bir suçtur; soruşturmada tanıklık yapan kişinin gerçeğe aykırı beyanı TCK 272’deki yalan tanıklık kapsamına girer. Yalan beyanın hukuki bir sonuç doğurmadığı, yani belgenin delil gücünü etkilemediği durumlarda da suç oluşmaz.

Resmi Belgede Sahtecilikten (TCK 204) Farkı Nedir?

TCK 204’te belgenin kendisi sahtedir veya değiştirilmiştir; TCK 206’da belge gerçektir, yetkili memur tarafından düzenlenmiştir, ama içine yalan bir bilgi yazdırılmıştır. Ceza farkı da büyüktür:

TCK 204/1: (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Sahte kimlik kartı basmak, bir resmi belgeyi kazıyıp tarih değiştirmek ya da sahte bir resmi belgeyi bir kuruma sunmak 204’e girer ve 2 ile 5 yıl hapis gerektirir. Kamu görevlisinin bilerek gerçeğe aykırı belge düzenlemesi ise 204/2’deki daha ağır suçtur; memurla anlaşarak yalan bilgi yazdıran kişi de o suça iştirakten sorumlu olabilir. Resmi belgede sahteciliğin bütün ayrıntılarını resmi belgede sahtecilik cezası yazısında anlattım; aşağıdaki tablo yakın suçları bir arada gösteriyor.

Yalan beyan ve yakın suçlar karşılaştırması
Fiil Dayanak Ceza
Yetkili memura yalan beyanda bulunup resmi belgeye yazdırmak TCK 206 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası
Resmi belgeyi sahte düzenlemek, değiştirmek veya sahte belgeyi kullanmak TCK 204/1 2 – 5 yıl hapis
Memurun bilerek gerçeğe aykırı belge düzenlemesi TCK 204/2 3 – 8 yıl hapis
Özel belgede sahtecilik (sahte imzalı kira sözleşmesi, senet) TCK 207/1 1 – 3 yıl hapis
Nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyan (adres dışı işlemler) 5490 s. K. m.67/1 6 ay – 4 yıl hapis
Gerçeğe aykırı adres beyanı 5490 s. K. m.68/1-c İdari para cezası
Suçtan kurtulmak için başkasının kimliğini kullanmak TCK 268 İftira hükümlerine göre ceza
İşlemediği bir suçu üstlenmek TCK 270/1 2 yıla kadar hapis
Tablo genel bilgi amaçlıdır. İdari para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Nüfus Müdürlüğü, Adres ve İkametgâh Beyanı

Nüfus müdürlüğüne yapılan gerçek dışı beyanlar için TCK 206 değil, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun özel hükümleri uygulanır. Kanunun 67. maddesine göre herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunan ve buna tanıklık eden kişiye 6 ay ile 4 yıl hapis cezası verilir. Doğum, ölüm, evlenme ve kimlik bilgileriyle ilgili yanlış bildirimler bu kapsamdadır.

Gerçeğe aykırı adres beyanı için ise 2016’daki değişiklikten bu yana aynı Kanun’un 68. maddesinde ayrıca idari para cezası öngörülür. Çocuğunu belli bir okula yazdırmak, bir ilçeden hizmet almak veya tebligattan kaçmak için yapılan sahte adres kayıtları en sık karşılaşılan örneklerdir. Ancak adres beyanı sahte bir belgeyle desteklenmişse, örneğin sahte imzalı bir kira sözleşmesi veya sahte bir muhtarlık belgesi sunulmuşsa, ayrıca sahtecilik suçları gündeme gelir.

Dikkat: Başkası adına, onun bilgisi olmadan adres kaydı yaptırmak veya bir yabancıyı gerçekte oturmadığı bir adrese kaydettirmek, idari para cezasıyla sınırlı kalmayabilir; bu dosyalarda savcılıklar genellikle sahtecilik ve 5490 sayılı Kanun yönünden birlikte soruşturma yürütür.

Sahte Kira Kontratı ile Adres veya Başvuru Yapmak

Ev sahibinin imzası taklit edilerek hazırlanan sahte kira sözleşmesi bir özel belgedir ve kullanıldığında TCK 207/1’e göre 1 ile 3 yıl hapis gerektirir. Bu sözleşme nüfus müdürlüğüne, bir okula, bankaya veya göç idaresine sunulduğunda “kullanma” fiili tamamlanır.

İmzalar gerçek, ama içerik hayaliyse, yani ev sahibi ile “kiracı” gerçekte kira ilişkisi olmadan sözleşme imzalamışsa, durum farklıdır. Özel belgede içeriğin gerçeğe aykırı olması tek başına sahtecilik sayılmaz; bu durumda sorumluluk, sözleşmenin sunulduğu işleme göre belirlenir. Adres kaydı için kullanıldıysa 5490 sayılı Kanun, bir menfaat sağlanmışsa dolandırıcılık tartışılır. Özel belgede sahteciliğin ayrıntılarını özel belgede sahtecilik yazısında bulabilirsiniz.

Polise Sahte İsim Vermek veya Başkasının Kimliğini Söylemek

Kolluk görevlisine gerçekte var olmayan hayali bir kişinin kimlik bilgilerini vermek ve bu bilgilerin tutanağa geçmesi, uygulamada çoğunlukla TCK 206 kapsamında değerlendirilir; ancak kolluğun kimliği araştırma yükümlülüğü bulunduğundan fiilin yalnız Kabahatler Kanunu 40 kapsamında kaldığı da savunulabilir. Gerçek bir kişinin, örneğin kardeşinizin veya arkadaşınızın kimliğini kendi suçunuzdan kurtulmak için kullanırsanız TCK 268’deki daha ağır suç oluşur.

Kimliğini hiç söylememek ise suç değil, kabahattir: Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesine göre görevle bağlantılı olarak sorulduğunda kimlik veya adres bilgisi vermekten kaçınan ya da gerçeğe aykırı bilgi veren kişiye idari para cezası verilir. Aynı fiil hem kabahat hem suç oluşturuyorsa kişi yalnız suçtan sorumlu tutulur. Polisin hangi durumlarda kimlik sorabileceğini polis kimlik sorabilir mi yazısında anlattım.

Kaza Tutanağı, Noter ve Tapu İşlemlerinde Yalan Beyan

Trafik kazasında sürücüyü değiştirmek, kolluğun tuttuğu tutanaktaki beyana ve kazada suç bulunup bulunmamasına göre TCK 206, TCK 270 veya dolandırıcılık kapsamına girebilir. Ehliyetsiz ya da alkollü eşin yerine “aracı ben kullanıyordum” demek, en sık karşılaştığım örnektir.

Trafik kazasında sürücü değiştirmek

Kazada yaralanma veya ölüm varsa ortada taksirle yaralama ya da öldürme suçu vardır; bu suçu gerçeğe aykırı olarak üstlenen kişi TCK 270’teki suç üstlenme suçundan sorumlu olur. Üstlenme eş, kardeş, anne baba veya çocuğu kurtarmak için yapılmışsa ceza dörtte üç oranında indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir. Kazada yalnız maddi hasar varsa ve beyan kolluğun tuttuğu tutanağa geçmişse yalan beyan tartışılır. Tarafların kendi doldurduğu anlaşmalı kaza tespit tutanağı resmi belge değildir; sigortadan haksız ödeme alınmışsa dolandırıcılık gündeme gelir.

Noterde ve tapuda yanlış bilgi vermek

Noter veya tapu memuru önünde kimlik, medeni hâl ya da yetki konusunda yalan beyanda bulunmak ve bunun düzenlenen belgeye geçmesi, belgenin bu beyanı ispat edip etmediğine göre TCK 206 kapsamında değerlendirilir. Başkasının kimliğiyle işlem yapılmışsa, ya da sahte vekaletname veya sahte kimlik kullanılmışsa, artık yalan beyan değil TCK 204’teki resmi belgede sahtecilik söz konusudur. Tapuda satış bedelinin düşük gösterilmesi gibi konular ise çoğunlukla harç ve vergi mevzuatı yönünden sonuç doğurur; ceza boyutu her dosyada ayrıca incelenir.

Önödeme, Uzlaştırma, Seri Muhakeme ve HAGB

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan önödeme ve uzlaştırma kapsamında değildir; ama kamu davasının açılmasının ertelenmesi, seri muhakeme, basit yargılama ve HAGB yollarının hepsi açıktır. Önödeme için cezanın üst sınırının 6 ayı aşmaması gerekir; bu suçta üst sınır 2 yıldır ve suç TCK 75/6’daki istisna listesinde de yer almaz.

Üst sınırı 3 yılı aşmadığından savcı şartlar varsa CMK 171/2’ye göre kamu davasının açılmasını 5 yıl erteleyebilir. Erteleme kararı verilmezse suç seri muhakeme listesinde yer aldığından savcı, avukatınız yanında kabul etmeniz şartıyla yarı oranında indirimli bir ceza teklif edebilir; teklifi değerlendirirken seri muhakemenin artı ve riskleri yazısına göz atın. Dava açılırsa asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulünü uygulayabilir.

Hâkim doğrudan adli para cezasını seçebilir; hapis seçerse ve ceza 1 yıl veya altındaysa paraya çevrilmesi mümkündür. Sonuç ceza 2 yılı aşamayacağı için HAGB ve erteleme her zaman tartışılabilir. Üst sınır 2 yıl olduğundan CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanır. Dava zamanaşımı 8 yıldır.

Memur İseniz veya Memur Adayıysanız

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan TCK’nın “belgelerde sahtecilik” bölümünde yer aldığından, mahkûmiyet 657 sayılı Kanun’un 48. maddesindeki “sahtecilik” suçları arasında değerlendirilme riski taşır. O maddedeki suçlarda ceza süresine bakılmaksızın mahkûmiyet memuriyete engel olur.

Bu nedenle memur veya memur adayı için HAGB ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi, adli para cezasından daha korunaklı sonuçlardır; çünkü bu kararlar mahkûmiyet sayılmaz. Hangi suçların memuriyete engel olduğunu memuriyete engel suçlar yazısında ayrıntılı anlattım. Kamu görevlisinin kendisi gerçeğe aykırı belge düzenlemişse olay 206 değil, 204/2’deki ağır suçtur.

Yaşanmış Olaydan

Bir süre önce yirmili yaşlarda bir müvekkil, bir trafik kontrolünde üzerinde kimlik olmadığını, ehliyetinin de daha önce alındığını ve paniğe kapılıp polise uydurduğu bir isimle doğum tarihi söylediğini anlattı. Polis bu bilgilerle tutanak düzenlemiş, ancak sistemde böyle bir kişi bulunmayınca müvekkil karakola götürülmüş ve parmak izinden gerçek kimliği tespit edilmişti.

Savcılık, hayali kimlik bilgisinin resmi tutanağa geçirilmesi nedeniyle TCK 206’dan soruşturma başlattı. Verilen isim gerçek bir kişiye ait olmadığı ve ortada müvekkilin kurtulmak istediği bir suç bulunmadığı için TCK 268 tartışması çıkmadı; ehliyetsiz araç kullanma da trafik idari yaptırımı olarak ayrıca işlendi. İfadede müvekkil olayı inkâr etmedi, panikle hareket ettiğini ve daha önce hiçbir dosyasının olmadığını anlattı.

Savcı, adli sicil kaydı temiz olan müvekkil hakkında CMK 171/2’ye göre kamu davasının açılmasını 5 yıl süreyle erteledi. Bu süre içinde kasıtlı bir suç işlemezse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilecek. Gerçek kimliğini ilk anda söyleseydi yalnız trafik cezasıyla karşılaşacaktı; bir yalan, 5 yıllık bir denetim süresine dönüştü.

Sık Sorulan Sorular

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu şikâyete bağlı mı?

Hayır. Savcılık suçu öğrendiğinde re’sen soruşturur; şikâyetten vazgeçme dosyayı kapatmaz.

Bu suçta uzlaştırma veya önödeme var mı?

İkisi de yok. Buna karşılık kamu davasının açılmasının ertelenmesi, seri muhakeme ve HAGB mümkündür.

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan tutuklanır mıyım?

Hayır. Cezanın üst sınırı 2 yıl olduğu için CMK 100/4’teki tutuklama yasağı uygulanır.

Zamanaşımı ne kadar?

Dava zamanaşımı 8 yıldır. Bu süre içinde soruşturma veya kovuşturma başlatılabilir.

Hayali isim vermekle başkasının kimliğini vermek arasında fark var mı?

Var. Hayali kimlik bilgisi uygulamada TCK 206 kapsamında, suçtan kurtulmak için gerçek bir kişinin kimliğini kullanmak ise TCK 268 kapsamında değerlendirilir ve daha ağırdır.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.