Suç Duyurusu Dilekçesi Nasıl Yazılır: Adım Adım Örnek

Savcılığa verilecek suç duyurusu dilekçesi nasıl yazılır, içine ne yazılır, nereye verilir ve dilekçeden sonra dosyada ne olur; adım adım anlatım.

Suç duyurusu dilekçesi nasıl yazılır sorusunun cevabı, aslında tek bir cümlede özetlenebilir: olayı savcının anlayacağı sırayla, tarih vererek ve delil göstererek anlatacaksınız. Suç duyurusu, bir kişinin işlendiğini düşündüğü bir suçu Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmesidir. Kanun bunun için özel bir form aramaz; ama uygulamada kötü yazılmış bir dilekçe, dosyanın daha ilk aşamada kapanmasına yol açar. Elinizdeki olay ne kadar haklı olursa olsun, anlatım dağınıksa savcı somut bir iddia göremez.

Dilekçeyi Yazmadan Önce: Anlattığınız Olay Gerçekten Suç mu

Vatandaşın en sık yaptığı şey, hukuken suç olmayan bir haksızlığı ceza dosyasına taşımak. Borcunu ödemeyen komşu, sözleşmeye uymayan müteahhit, sizi engelleyen eski iş ortağı. Bunların çoğu hukuk mahkemesinin işidir. Savcılığa gittiğinizde karşınıza soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar çıkar ve aylar boşa gider.

CMK 158/6 bu konuda açık bir yol çiziyor. Anlattığınız olay hiçbir araştırma gerektirmeden suç oluşturmuyorsa ya da iddianız soyut ve genel kalıyorsa, savcı dosyayı en baştan kapatır.

CMK 158/6: (6) İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Bu fıkranın önemli bir yanı daha var: böyle bir kararda karşı taraf şüpheli sıfatı bile almaz. Yani “en azından ifadeye çağrılsın da korksun” diye dilekçe vermenin pratikte bir karşılığı yok. Yazmadan önce şu soruyu kendinize sorun: karşı taraf tam olarak hangi hareketi yaptı ve bu hareket hangi kanun maddesine giriyor? Maddeyi bilemeseniz de olur, ama hareketi somut bir fiil olarak tarif edebilmelisiniz.

Suç Duyurusu Dilekçesi Nasıl Yazılır: Hangi Bilgi Nereye Konur

Dilekçenin şekli konusunda kanun sizi zorlamıyor. CMK 158/5’e göre ihbar veya şikâyet yazılı olabileceği gibi, tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir. Yine de yazılı dilekçe tercih edin; sözlü beyanda anlattıklarınızın yarısı tutanağa girmez.

Sıralama şöyle olmalı. En üste muhatap makam: hangi ildeki başsavcılığa veriyorsanız onun adı. Hemen altına “ŞİKÂYETÇİ” başlığıyla adınız, TC kimlik numaranız, adresiniz ve telefonunuz. Sonra “ŞÜPHELİ” başlığı; adını biliyorsanız ad soyad, biliyorsanız TC kimlik numarası, adres, telefon. Ardından “SUÇ” satırında olayın adını yazın, örneğin dolandırıcılık ya da tehdit.

Bundan sonrası dilekçenin gövdesi. “AÇIKLAMALAR” başlığı altında olayı anlatırsınız. “DELİLLER” başlığı altında elinizdekileri sayarsınız. En sonda “SONUÇ VE TALEP” gelir, altına tarih ve imza atarsınız. Ekleriniz varsa dilekçenin arkasına fotokopi olarak iliştirin, aslını yanınızda taşıyın.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Olayı Anlatırken Yapılan En Büyük Hata: Duygu Yazmak, Tarih Yazmamak

Bana gelen dilekçe taslaklarının çoğu şöyle başlıyor: “Şahıs beni mağdur etmiş, canımdan bezdirmiştir.” Savcı bu cümleden hiçbir şey çıkaramaz. Tarih yok, yer yok, hangi hareketin yapıldığı yok. Duygu kısmını çıkarın; olayı bir kamera kaydını anlatır gibi yazın.

Şu formatı kullanın: tarih, yer, kim, ne yaptı. “12 Mart 2024 günü saat 14.00 sıralarında, şüpheli beni cep telefonumdan aradı. Kendisini banka görevlisi olarak tanıttı. Aynı gün saat 14.40’ta talimatıyla şu IBAN’a 45.000 TL gönderdim.” Bu üç cümle, iki sayfalık duygusal anlatımdan daha güçlüdür. Her olayı ayrı paragraf yapın ve kronolojik gidin.

Dikkat: Anlattığınız olayı abartmayın, olmayan ayrıntı eklemeyin. TCK 267/1, işlemediğini bildiğiniz bir fiili birine yüklemenizi ayrı bir suç sayar ve bunun cezası hafif değildir. Emin olmadığınız bir hususu “olduğunu düşünüyorum” diye yazın, “yaptı” diye değil.

Delil Kısmı: Elinizde Olanı Ekleyin, Olmayanı Savcıdan İsteyin

Delil bölümünü iki kolona ayırarak düşünün. Birinci kolon: elinizde fiziken var olanlar. Banka dekontu, ekran görüntüsü, mesaj yazışması, ses kaydı, fatura, tanık isimleri. Bunları dilekçeye ek olarak koyun ve dilekçede tek tek sayın.

İkinci kolon: elinizde olmayan ama devletin elinde bulunanlar. HTS kayıtları (telefonun hangi numarayla ne zaman görüştüğünü gösteren operatör kaydı), güvenlik kamerası görüntüleri, banka hesap hareketleri, şüphelinin kimlik bilgileri. Bunları kendiniz temin edemezsiniz. Dilekçede açıkça talep edin: “Şu tarihte şu adresteki iş yerinin kamera kayıtlarının temin edilmesini talep ederim.”

Savcının bu talebi dikkate almak gibi bir yükümlülüğü var. CMK 160/1 uyarınca savcı, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar; CMK 160/2 ise lehe ve aleyhe delilleri toplama görevini ona yükler. Ama pratikte savcı, sizin işaret etmediğiniz bir delilin varlığını çoğu zaman bilemez. Kamera kaydı otuz gün sonra silinir, o yüzden talebi ilk dilekçede yazın.

Talep Bölümü: Dilekçenin Sonunda Ne İstediğinizi Açıkça Yazın

Talep bölümü tek cümleyle geçiştirilmemeli. Burada üç şey söylersiniz: soruşturma başlatılmasını istiyorsunuz, şüpheli hakkında kamu davası açılmasını istiyorsunuz, toplanmasını istediğiniz deliller şunlar. Ayrıca soruşturma sonucunda verilecek kararın adresinize tebliğ edilmesini talep edin.

Bu son cümle sanıldığından önemli. Tebligat adresiniz dosyada doğru yazılı değilse, takipsizlik kararı size ulaşmaz. Ulaşmayınca itiraz süresini kaçırırsınız. Adres değişikliğinizi de soruşturma boyunca savcılığa bildirin.

Şikâyete bağlı bir suçtan gidiyorsanız dilekçede “şikâyetçiyim” ifadesini mutlaka geçirin. “İhbar ediyorum” demek yeterli sayılmayabilir. İki kelime arasındaki fark, dosyanın açılıp açılmamasını belirleyebilir.

Dilekçeyi Nereye Verirsiniz: Savcılık, Karakol ve UYAP Seçeneği

En sağlam yol, dilekçeyi iki nüsha hazırlayıp adliyedeki Cumhuriyet Başsavcılığı ön bürosuna elden vermek. Bir nüshaya kayıt tarihi ve numarası alın, onu saklayın. O evrak, süreyi kaçırmadığınızın tek ispatıdır.

CMK 158/1: (1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.

Karakola vermek de geçerlidir; kolluk evrakı savcılığa gönderir. Valiliğe, kaymakamlığa ya da mahkemeye verilen dilekçe de CMK 158/2 gereği ilgili başsavcılığa iletilir. Yurt dışındaysanız CMK 158/3, Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına başvurma imkânı tanır. Bir kamu görevlisinin görevi sırasında işlediği iddia edilen suçlarda kurumuna verdiğiniz dilekçe de CMK 158/4 uyarınca gecikmeksizin savcılığa gönderilir.

e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı ile de suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Pratik bir yol, ama ek belge yüklemekte sınır olabiliyor. Kapsamlı bir dosyanız, dekontlarınız, yazışma çıktılarınız varsa elden vermeyi tercih edin.

Şikâyet Süresi Dolduysa Dilekçeniz İşe Yarar mı

Burada iki suç tipini ayırmak gerekiyor. Suçların büyük kısmı re’sen soruşturulur; yani savcı öğrendiği anda kendiliğinden harekete geçer ve şikâyet süresi diye bir engel yoktur. Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, nitelikli dolandırıcılık bu gruptadır. Bu suçlarda yıllar sonra bile dilekçe verebilirsiniz; sınır sadece dava zamanaşımıdır.

İkinci grup, soruşturulması şikâyete bağlı olan suçlar. Basit yaralama, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali, malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit gibi. Burada süre kaçarsa dosya açılmaz.

TCK 73/1: (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Sürenin ne zaman başladığı çoğu tartışmanın kaynağı. TCK 73/2, süreyi fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden başlatır. Yani olay üç yıl önce olmuş ama failin kim olduğunu geçen ay öğrenmişseniz, süre geçen ay işlemeye başlar. Hakaret suçunda ise aynı fıkra, şikâyet süresinin fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyeceğini söyler. Ayrıca birden fazla şikâyet hakkı sahibi varsa, birinin süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını düşürmez.

Dilekçeyi Verdiniz: Dosyada Sırayla Ne Olur, Takipsizlik Çıkarsa Ne Yaparsınız

Dilekçe kayda girer ve bir soruşturma numarası alır. Savcı dosyayı inceler, gerekli gördüğü delilleri kolluk aracılığıyla toplatır. Sizi müşteki sıfatıyla ifadeye çağırabilir; şüpheli de ifade vermeye davet edilir. Bu aşama basit bir dosyada birkaç ay, karmaşık bir dosyada bir yılı bulabilir.

Sonuç iki türlü çıkar. Savcı yeterli şüphe görürse iddianame düzenler ve dosya mahkemeye gider. Görmezse kovuşturmaya yer olmadığına, yani halk arasındaki adıyla takipsizlik kararına hükmeder. CMK 172/1 bu kararı, kamu davası açmaya yetecek delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerine bağlar.

Takipsizlik son nokta değil. Karar size tebliğ edildiğinde itiraz hakkınız doğar.

CMK 173/1: (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

İtiraz dilekçesini rastgele yazmayın. CMK 173/2, dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayları ve delilleri belirtmenizi ister. Yani “karar haksızdır” demek yetmez; savcının değerlendirmediği hangi delil var, hangi tanık dinlenmemiş, bunu somut yazmalısınız. Hâkimlik istemi yerinde bulursa CMK 173/4 uyarınca savcı iddianame düzenler. Reddederse CMK 173/3 gereği giderlere mahkûm edilirsiniz. Ayrıca CMK 172/2, takipsizlikten sonra aynı fiilden dava açılabilmesi için yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı arar.

Yaşanmış Olaydan

Birkaç yıl önce büroma orta yaşlı bir bey geldi. Telefonla arayan birine kandırılmış, farklı hesaplara üç taksitte yaklaşık yüz bin lira göndermiş. Olayın hemen ertesi günü karakola gitmiş, orada yarım sayfalık bir tutanak imzalamış ve “biz gereğini yaparız” cevabıyla evine dönmüş. Yedi ay boyunca kimse aramamış. Sonunda posta kutusuna takipsizlik kararı düşmüş, elinde o kâğıtla bana geldi.

Dosyayı incelediğimde eksik neredeyse tümüyle ilk aşamadaydı. Tutanakta sadece “dolandırıldım” yazıyordu; hangi numaradan arandığı, paranın gittiği IBAN’lar, gönderim saatleri yoktu. Adam dekontları bankadan almış, çekmecede saklamış ama dosyaya hiç girmemiş. Savcı da somut bir bağlantı göremeyince delil yetersizliğinden karar vermiş. Tebliğ tarihi henüz taze olduğu için itiraz süresi elimizdeydi. İtiraz dilekçesine üç dekontu, arayan numaranın HTS kayıtlarının istenmesi talebini ve parayı çeken ATM’nin kamera görüntüsü talebini ekledim.

Sulh ceza hâkimliği itirazı kabul etti ve dosya yeniden savcılığa döndü. HTS kayıtları üzerinden hattın kayıtlı olduğu kişiye, oradan da hesabı kullandıran kişiye ulaşıldı. Sonuçta iddianame düzenlendi ve dava açıldı. Bu dosyadan çıkardığım ders şu: karakolda imzaladığınız kısa tutanak, dilekçe yerine geçmez. Elinizdeki belgeyi ilk gün dosyaya koyarsanız yedi ay kaybetmezsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Suç duyurusu dilekçesi için avukat tutmak zorunda mıyım?

Hayır, dilekçeyi kendiniz yazıp verebilirsiniz. Ancak olay karmaşıksa ya da toplanması gereken çok sayıda delil varsa, avukatla hazırlanan dilekçe soruşturmanın seyrini belirgin biçimde değiştirir.

Dilekçeyi hangi ildeki savcılığa vermem gerekir?

Kural olarak suçun işlendiği yer savcılığı yetkilidir. Başka bir ilde verirseniz de dilekçeniz reddedilmez, yetkili başsavcılığa gönderilir; sadece birkaç hafta gecikme olur.

Suç duyurusunda bulunduğum kişi beni iftiradan şikâyet edebilir mi?

Şikâyet edebilir, ancak TCK 267/1’deki iftira suçu için o fiili işlemediğini bilerek isnat etmiş olmanız gerekir. Gerçekten yaşandığına inandığınız bir olayı bildirmeniz, takipsizlikle sonuçlansa bile iftira sayılmaz.

Suç duyurusu dilekçemi verdikten sonra geri çekebilir miyim?

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetinizden vazgeçebilirsiniz ve TCK 73/4 uyarınca bu, davanın düşmesine yol açar. Re’sen soruşturulan suçlarda ise vazgeçmeniz soruşturmayı durdurmaz.

Takipsizlik kararı gelirse ne kadar sürede itiraz etmem gerekir?

CMK 173/1’e göre kararın size tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edersiniz. Bu süre kesindir, kaçırırsanız karar kesinleşir.

Şüphelinin adını bilmiyorum, yine de suç duyurusunda bulunabilir miyim?

Evet, şüpheli bölümüne “kimliği tespit edilecek şahıs” yazmanız yeterlidir. Elinizdeki telefon numarası, IBAN, plaka veya sosyal medya hesabı gibi bilgileri dilekçeye yazın; kimlik tespiti savcılığın görevidir.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.