Koruma Kararına Aykırılık Cezası: Kaç Gün Hapis Var
Koruma kararına aykırılık cezası kaç gün, ikinci ihlalde ne oluyor, tebligat almadıysanız ne değişir? Zorlama hapsi ve savunma yolları tek yazıda.
Koruma kararına aykırılık cezası, hakkınızda verilmiş bir uzaklaştırma ya da iletişim yasağı kararının gereğine uymadığınızda karşınıza çıkan yaptırımdır. Bu yaptırımın adı “zorlama hapsi”dir ve karar, kararı veren aile mahkemesi tarafından verilir. Çoğu dosya büyük bir olayla değil, bir mesajla, bir telefonla ya da kapı önünde beklemekle başlar. Elinize bir tebligat geçtiyse ve “zorlama hapsi talebi” ifadesini gördüyseniz, sürecin nasıl işlediğini bilmeniz gerekir.
Bir Mesaj, Bir Telefon, Bir Kapı Önü: Hangisi Aykırılık Sayılıyor
Ölçü tek bir yerdedir: kararın kendisi. Hâkim size hangi yükümlülükleri yüklediyse, ihlal de o yükümlülüklerin ihlalidir. Kimi kararda sadece konuta yaklaşmama vardır, kimisinde iletişim kurmama da eklenir. İkisi aynı şey değildir ve dosyalarda en çok bu karıştırılıyor.
İletişim yasağı varsa yöntem önemli değildir. Telefon, kısa mesaj, WhatsApp, sosyal medyadan mesaj isteği, hatta beğeni bile ihlal olarak değerlendirilebiliyor. Üçüncü bir kişi aracılığıyla haber göndermek de aynı kapıya çıkar. Kardeşinize “şunu söyle” demeniz, uygulamada doğrudan mesaj atmakla aynı sonucu doğurur.
Yaklaşmama tedbirinde ise kararda yazan mesafe ve adresler belirleyicidir. Konut, iş yeri, okul ve çoğu kararda mağdurun bulunduğu yer sayılır. Tamamen tesadüfi karşılaşmalar, örneğin aynı hastanede sıra beklemek, kasıt unsuru bulunmadığı için savunulabilir. Ancak orada kalmaya devam eder, konuşmaya çalışırsanız tesadüf savunması ayakta durmaz.
Zorlama Hapsi Kaç Gün, İkinci İhlalde Ne Kadara Çıkıyor
Kanun burada sabit bir rakam vermez, bir aralık verir: ilk ihlalde üç günden on güne kadar zorlama hapsi öngörülür (6284 m.13/1). Hâkim ilk ihlalde bu aralığın alt sınırına yakın bir gün sayısı belirler. İhlalin niteliği ağırsa, örneğin kapı önünde bekleme ya da bağırma varsa, üst sınıra yaklaşır. Karar duruşmasız da verilebilir, ancak uygulamada mahkemeler çoğunlukla sizi dinlemek için duruşma günü verir.
İkinci ve sonraki ihlallerde tablo değişir. Tekrarlanan her ihlalde zorlama hapsi on beş günden otuz güne kadar olur ve hâkim bu aralığı uygulamak zorundadır. Toplam süre ise altı ayı geçemez. Yine de art arda üç dört ihlal biriken dosyalarda ortaya çıkan toplam süre, insanların beklediğinden çok daha yüksek oluyor.
Dikkat: Gün sayısını internetteki genel yazılardan değil, size tebliğ edilen kararın kendisinden öğrenin. Karar metninde hangi fıkraya dayanıldığı ve kaç gün verildiği açıkça yazar. Yanlış rakamla hesap yapıp itiraz süresini kaçıranları çok gördüm.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Bu Hapis Normal Ceza Gibi mi: Para Cezasına Çevrilir mi, Ertelenir mi
Hayır, aynı şey değil. Zorlama hapsi bir suçun karşılığı olarak verilen ceza değildir; tedbir kararına uymanızı sağlamak için öngörülmüş bir zorlama aracıdır. Bu ayrım sizin lehinize sonuçlar doğurur. Adli sicil kaydınıza işlemez, memuriyetinize ve silah ruhsatı gibi işlemlerinize doğrudan yansımaz.
Aynı ayrım aleyhinize de işler. Adli para cezasına çevrilmez, ertelenmez, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu olmaz. Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme hükümleri de burada uygulanmaz. Yani karar kesinleştiğinde gün sayısı ne ise, kurumda geçirilecek süre odur.
İnsanların en çok şaşırdığı nokta da burası. “Sabıkaya işlemiyorsa ciddi bir şey değildir” diye düşünüp savunmayı hafife alan çok kişi oldu. Oysa kapıya infaz için gelindiğinde sonuç son derece somuttur.
Kararı Size Hiç Tebliğ Etmedilerse Durum Değişir mi
Değişir, hem de dosyanın kaderini belirleyecek ölçüde. Bir yükümlülüğe uymanız için önce o yükümlülüğün size bildirilmiş olması gerekir. Kararın tefhim edilmesi, yani yüzünüze karşı okunması ya da usulüne uygun tebliğ edilmesi şarttır. Tebligat yoksa, kasten ihlal ettiğinizden söz etmek zorlaşır.
Uygulamada kararlar çoğunlukla kolluk eliyle elden tebliğ edilir ve bir tutanak tutulur. Savunma hazırlarken ilk baktığım belge budur. Tutanakta imza yoksa, imza size ait değilse ya da tebliğ tarihi ihlal iddiasının tarihinden sonraysa itiraz noktanız hazır demektir. Bazı dosyalarda karar sadece telefonla haber verilmiş oluyor; bu tek başına yeterli sayılmaz.
Adres değişikliği de sık karşılaştığım bir başlıktır. Ayrılık sonrası eski adrese yapılan tebligat, koşulları oluşmadan geçerli sayılamaz. Tebligat parçasının aslını dosyadan istemek, savunmanın en verimli adımıdır.
O Aradı, Barıştık, Beni Eve O Çağırdı Denilen Dosyalar
Bu cümleyi her ay birkaç kez duyuyorum. Hukuki cevap net: tedbir kararı sizin için bir yükümlülük doğurur, karşı tarafın rızası bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Eşiniz sizi arasa, mesaj atsa, hatta eve çağırsa bile karar yürürlüktedir. Mahkeme kararı kaldırmadıkça sorumluluk sizde kalır.
Peki barışma gerçekse ne yapılacak? Doğru yol, kararı veren aile mahkemesine başvurup tedbirin kaldırılmasını veya değiştirilmesini istemektir. Karşı tarafın da bu yönde beyanda bulunması süreci hızlandırır. Çocukla kişisel ilişki kurulması gerekiyorsa bunun ayrıca düzenlenmesini talep edin; teslim günü ve teslim noktası kararda gösterilirse ihlal tartışması bitmiş olur.
Dikkat: Karşı tarafın davetiyle eve gitmek, ihlali ortadan kaldırmaz ama cezanın gün sayısında dikkate alınabilir. Bu nedenle davetin somut kaydını, mesajı veya çağrı dökümünü saklayın. Sözlü anlatım tek başına yeterli olmuyor.
Aynı Davranış Ayrıca Tehdit veya Israrlı Takip Suçu Olur mu
Olur. Zorlama hapsi bir suç yaptırımı olmadığı için, aynı davranış hakkında ayrıca ceza soruşturması yürütülebilir. Yani aile mahkemesindeki dosya devam ederken savcılıkta ikinci bir dosyanız açılabilir. İki süreç birbirinden bağımsız yürür.
En sık karşılaşılan suç tehdittir. Mesajın içeriği can veya vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı ifadesi taşıyorsa tablo ağırlaşır.
TCK 106/1: (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
İçerik tehdit boyutuna varmıyor ama arama ve mesaj ısrarla sürüyorsa, bu kez kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu gündeme gelir.
TCK 123/1: (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Takip etme, sürekli gözetleme ve peşine düşme biçimindeki davranışlar ise ısrarlı takip suçu kapsamında değerlendirilir. Savcı, CMK 170/2 uyarınca toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenler ve dosya ceza mahkemesine gider. Bu ihtimalde artık disiplin hapsinden değil, adli sicile işleyen gerçek bir cezadan söz ediyoruz.
Duruşmaya Kadar Toplamanız Gerekenler ve Yapmamanız Gerekenler
Savunmanın gücü belgeden gelir. Toplamanız gerekenler şunlardır:
- Telefonunuzun arama kayıtları ve operatörden alınacak HTS dökümü
- Mesajlaşmanın tamamı, sadece işinize gelen kısmı değil, baştan sona ekran görüntüsü
- Kararın size tebliğ edildiği tarihi gösteren tutanak
- İhlal iddia edilen saatte başka yerde olduğunuzu gösteren iş giriş çıkış kaydı, kamera görüntüsü veya bilet
- Olayı gören ve mahkemede dinlenebilecek tanıkların bilgileri
Yapmamanız gerekenler daha kritik. Mesajları silmeyin; karşı tarafta zaten kayıtlı ve silmek aleyhinize yorumlanır. Şikâyetini geri alması için karşı tarafla temas kurmayın, bu davranış hem yeni bir ihlal hem de ayrı bir suç doğurabilir. Sosyal medyada dosyaya ilişkin paylaşım yapmaktan uzak durun.
Dikkat: Duruşmaya gitmemek en kötü tercihtir. Zorlama hapsi kararı yokluğunuzda da verilebilir. Beyanınızı bizzat ya da vekiliniz aracılığıyla mahkemeye ulaştırın.
Zorlama Hapsi Kararı Çıktıysa İtiraz Hakkınız ve Süresi
Karara itiraz edebilirsiniz. İtiraz dilekçesi, kararı veren aile mahkemesine verilir ve inceleme başka bir mahkemede yapılır. Süre kısadır ve tefhim ya da tebliğ tarihinden itibaren işler. Kararın son sayfasında itiraz süresi ile mercii yazar; hesabınızı oradaki tarihe göre yapın.
İtiraz dilekçesinde neyi tartıştığınız önemlidir. Tebligatın usulsüzlüğü, kasıt bulunmaması, tesadüfi karşılaşma veya gün sayısının ihlalin ağırlığıyla orantısızlığı en çok sonuç alınan gerekçelerdir. Soyut şekilde “haksız buluyorum” yazmak işe yaramaz; her iddianın altına belgeyi ekleyin.
İtiraz, infazı kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle dilekçede ayrıca infazın geri bırakılmasını talep etmek gerekir. Kararı kaçırmamak için, tebligatı aldığınız gün avukatınıza iletin.
Yaşanmış Olaydan
Bir müvekkilim büroma elinde iki sayfalık bir tebligatla geldi. Eşi hakkında altı ay süreyle uzaklaştırma kararı çıkmıştı ve karar iletişim yasağını da içeriyordu. Çocuğu okulda hastalanınca dayanamamış, üç gün içinde dört mesaj göndermiş. Mesajların hepsi çocukla ilgiliydi, hakaret ya da tehdit yoktu. Ama karşı taraf mesajları kolluğa teslim etmiş, dosya zorlama hapsi talebiyle aile mahkemesine gitmişti.
İlk iş olarak mesajların tamamını baştan sona döktürdüm, sadece dört mesajı değil önceki haftaların yazışmasını da. İkinci olarak tebligat parçasını dosyadan istedim; karar usulüne uygun tebliğ edilmişti, orada bir açık yoktu. Üçüncü olarak okuldan çocuğun o gün revire çıktığına dair yazı aldık. Aynı hafta aile mahkemesine ayrı bir dilekçe verip çocukla kişisel ilişkinin belirli bir gün ve teslim noktası üzerinden düzenlenmesini talep ettik.
Duruşmada iki şeyi anlattım: iletişimin amacı çocuğun sağlığıydı ve kararın ihlaline yönelik süreklilik gösteren bir davranış yoktu. Mahkeme ihlalin varlığını kabul etti, çünkü hukuken mesajın içeriği yasağı ortadan kaldırmıyor. Ancak gün sayısını alt sınırdan belirledi ve kişisel ilişki talebimiz de ayrıca karara bağlandı. Müvekkil o tarihten sonra çocukla iletişimi mahkemenin belirlediği kanaldan kurdu; ikinci bir ihlal dosyası hiç açılmadı.
Sık Sorulan Sorular
Koruma kararına aykırılık cezası sabıka kaydına işler mi?
Zorlama hapsi disiplin hapsi niteliğinde olduğu için adli sicil kaydınıza işlemez. Ancak aynı davranış tehdit gibi ayrı bir suç oluşturursa, o dosyadan çıkacak mahkûmiyet kaydınıza girer.
Eşim beni kendisi aradıysa yine de ihlal sayılır mı?
Evet, karar kaldırılmadıkça yükümlülük sizin üzerinizdedir ve karşı tarafın rızası bunu ortadan kaldırmaz. Davetin kaydını saklamanız yalnızca gün sayısının belirlenmesinde işinize yarar.
Zorlama hapsi kararı verilmeden önce beni dinlerler mi?
Mahkeme sizi dinlemeden de karar verebilir, ancak uygulamada çoğunlukla duruşma günü verilip beyanınız alınır. Tebligat elinize geçtiğinde mutlaka katılın veya yazılı beyanınızı sunun.
Tedbir kararının süresi bittikten sonra yapılan davranış ceza gerektirir mi?
Kararın süresi dolmuşsa ve uzatılmamışsa, sonraki davranış tedbir ihlali sayılmaz. Buna karşılık davranış başlı başına bir suç oluşturuyorsa savcılık ayrıca soruşturma yürütür.
Zorlama hapsi kararına itiraz edersem hapis infazı durur mu?
İtiraz tek başına infazı durdurmaz; dilekçenizde ayrıca infazın geri bırakılmasını talep etmeniz gerekir. Bu talebi kabul edip etmemek inceleme merciinin takdirindedir.
