Aile İçi Şiddette Şikayetten Vazgeçme Dosyayı Kapatır mı

Aile içi şiddette şikayetten vazgeçme hangi suçta dosyayı kapatır, hangisinde kapatmaz? Vazgeçme dilekçesi, süresi, koruma kararına etkisi anlatılıyor.

Aile içi şiddette şikayetten vazgeçme, uygulamada en çok yanlış bilinen konulardan biri. İnsanlar karakolda ifade veriyor, birkaç gün sonra barışıyor ve “vazgeçtim” diyerek dosyanın kapanacağını sanıyor. Oysa eşe, anne babaya, çocuğa veya kardeşe karşı işlenen yaralama suçlarında şikayetin geri alınması çoğu zaman hiçbir sonuç doğurmuyor. Savcılık kamu adına soruşturmayı sürdürüyor, dava açılıyor, duruşma günü geliyor. Bu yazıda hangi olayda vazgeçmenin işe yaradığını, hangisinde tamamen etkisiz kaldığını adım adım anlatacağım.

Aile İçi Şiddette Şikayetten Vazgeçme Dosyayı Kendiliğinden Kapatmaz

Ceza yargılamasında iki tür suç vardır. Birincisinde devlet mağdurun isteğine bakmadan harekete geçer. İkincisinde ise soruşturmanın başlaması da devam etmesi de mağdurun iradesine bağlıdır. Vazgeçme dilekçesi sadece ikinci gruptaki suçlarda sonuç doğurur.

TCK 73/4 bu konuyu açıkça düzenler.

TCK 73/4: (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

 

DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Buradaki kilit ifade “şikayete bağlı suçlarda” sözü. Suç şikayete bağlı değilse, verdiğiniz dilekçe dosyaya konur, okunur ve yargılama kaldığı yerden devam eder. Savcı size “bu suç şikayete tabi değil” der ve soruşturmayı tamamlar. Mahkeme aşamasındaysanız hakim beyanınızı tutanağa geçirir, ama düşme kararı vermez.

Peki dilekçeniz tamamen boşa mı gider? Hayır. Vazgeçme beyanı, mahkemenin takdiri indirim uygularken veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verirken dikkate alabileceği bir unsurdur. Yani cezayı ortadan kaldırmaz ama sonucu yumuşatabilir.

Hangi Şiddet Olayında Vazgeçme İşe Yarar, Hangisinde Hiç Etkisi Yok

En sık karşılaştığım tablo şu: kadın eşinden darp görüyor, karakola gidiyor, adli tıpa sevk ediliyor. Rapora “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” yazılıyor. Normalde bu, TCK 86/2 kapsamındadır ve şikayete bağlıdır. Ama fail eş olduğu için devreye başka bir hüküm girer.

TCK 86/3: (3) Kasten yaralama suçunun;

  • a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
  • b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
  • c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
  • e) Silahla,
  • f) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.

Fıkranın (a) bendine dikkat edin. Eşe, boşandığı eşe, anne babaya, çocuğa veya kardeşe karşı yaralamada şikayet aranmaz. Ceza da yarı oranında artar. Bu yüzden aile içi darp olaylarının neredeyse tamamında vazgeçme dosyayı kapatmaz.

Vazgeçmenin gerçekten sonuç doğurduğu haller

Bazı suçlarda tablo tersine döner. TCK 106/1’in ikinci cümlesindeki “sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit”, yani malvarlığına zarar verme ya da başka bir kötülük yapma tehdidi, mağdurun şikayetine bağlıdır. Hakaret suçu da TCK 131/1 uyarınca şikayete tabidir. Aynı konutta yaşadığı kişiye kötü muamele suçunda ise durum farklıdır; TCK 232/1 şikayet şartı öngörmez.

Dikkat: Dosyanızda birden fazla suç olabilir. Tehditten vazgeçmeniz yaralama dosyasını etkilemez. Savcılık her suçu ayrı değerlendirir ve bir kısmı için kovuşturmaya yer olmadığına karar verirken diğeri için iddianame düzenleyebilir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Darp Raporunda Yazan Tek Cümle Dosyanın Kaderini Değiştiriyor

Adli tıp raporu bu dosyaların omurgasıdır. Rapordaki ifade “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ise suç TCK 86/2 kapsamındadır. “Giderilemez” ise doğrudan TCK 86/1 devreye girer ve ceza ağırlaşır. Kemik kırığı, duyu kaybı, yüzde sabit iz gibi bulgular varsa iş TCK 87’ye kadar uzanır.

Hangi kategoride olursanız olun, fail eşinizse TCK 86/3-a artırımı uygulanır ve şikayet şartı ortadan kalkar. Yani rapor hafif çıksa bile dosya kamu davası olarak yürür. Rapor ağır çıktığında ise vazgeçme beyanının etkisi neredeyse sıfırdır; mahkeme yalnızca ceza miktarını belirlerken bunu göz önünde bulundurabilir.

Pratikte şunu görüyorum: olaydan hemen sonra hastaneye gitmeyen kişiler, birkaç gün sonra morluk çıkınca rapor almaya kalkıyor. Bu durumda hekim darbenin tarihini net yazamıyor ve savunma “bu yaralanma başka bir olaydan” diyor. Şiddet gördüğünüz gün mutlaka hastaneye gidin ve raporu alın.

Vazgeçmeyi Nereye, Ne Zamana Kadar Bildirebilirsiniz

Soruşturma aşamasındaysanız, yani henüz dava açılmadıysa, dilekçenizi Cumhuriyet Başsavcılığına verirsiniz. Karakola da verebilirsiniz; kolluk evrakı savcılığa gönderir. Dava açılmışsa dilekçe mahkeme kalemine sunulur veya duruşmada sözlü olarak beyan edilir ve tutanağa geçirilir.

Zaman sınırı konusunda kritik nokta şudur: şikayete bağlı bir suçta vazgeçme, hüküm kesinleşene kadar mümkündür. TCK 73/4’ün son cümlesi, hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçmenin cezanın infazına engel olmayacağını söyler. Yani karar kesinleştikten sonra “vazgeçiyorum” demeniz artık hiçbir işe yaramaz.

Şikayet süresi de ayrı bir konu. TCK 73/1’e göre şikayete bağlı suçlarda hak sahibi altı ay içinde şikayette bulunmazsa soruşturma yapılamaz. Bu süre, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden işlemeye başlar.

Bir Kez Vazgeçtikten Sonra Tekrar Şikayetçi Olabilir misiniz

Şikayete bağlı bir suçta vazgeçtiyseniz ve savcılık bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiyse, aynı olay için yeniden şikayetçi olamazsınız. Vazgeçme geri alınamayan bir irade beyanıdır. Uygulamada bunu bilmeden dilekçe veren çok kişi görüyorum; bir hafta sonra dönüp “pişman oldum” diyorlar ama kapı kapanmış oluyor.

Buna karşılık suç şikayete bağlı değilse, örneğin eşe karşı yaralamada, vazgeçmeniz dosyayı zaten kapatmadığı için “geri dönüş” diye bir mesele de doğmaz. Mahkemede tekrar şikayetçi olduğunuzu söyleyebilirsiniz, beyanınız tutanağa geçer.

Dikkat: Şiddet tekrar ederse bu yeni bir suçtur. Eski dosyadan vazgeçmiş olmanız, yeni olay için şikayet hakkınızı ortadan kaldırmaz. Her yeni darp, her yeni tehdit ayrı bir soruşturma konusudur.

Koruma Kararı Duruyor mu: Şikayetten Vazgeçmek Uzaklaştırmayı Kaldırmaz

Bu, en çok kafa karıştıran nokta. Uzaklaştırma kararı 6284 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesi hakimi tarafından verilir. Ceza soruşturmasından bağımsız bir koruma tedbiridir. Savcılık dosyasında şikayetinizden vazgeçmeniz, aile mahkemesinin verdiği tedbir kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Kararın kalkması için aile mahkemesine ayrıca başvurmanız ve tedbirin kaldırılmasını talep etmeniz gerekir. Hakim bu talebi değerlendirir; şiddet riskinin sürdüğü kanaatindeyse talebinizi reddedebilir. Yani “barıştık” demeniz otomatik sonuç doğurmaz.

Dikkat: Uzaklaştırma kararı yürürlükteyken siz eşinizi eve davet etseniz bile, o kişi karara aykırı davranmış sayılır ve zorlama hapsi ile karşılaşabilir. Kararı kaldırtmadan birlikte yaşamaya başlamak, iyi niyetli olsanız da hukuken riskli bir durumdur.

Baskı Altında Vazgeçen Kişiler İçin: Mahkemeye Ne Söylemeniz Gerekir

Vazgeçme beyanının geçerli olması için özgür iradeyle verilmesi şarttır. Tehdit altında, ailenin ısrarıyla veya ekonomik baskıyla imzalanan dilekçe, sonradan bu durum ortaya konursa hükümsüz sayılabilir. Ancak bunu ispat yükü sizdedir.

Duruşmada söylemeniz gereken şey nettir: dilekçeyi hangi koşullarda yazdığınızı, kimin yönlendirdiğini, o sırada nerede olduğunuzu somut biçimde anlatın. “Zorlandım” demek yetmez. Baskının içeriğini tarif edin; mesaj varsa telefonunuzu mahkemeye sunun, tanık varsa adını verin.

Vazgeçmeye zorlanmanız ayrı bir suç da oluşturabilir. Tehdit yoluyla dilekçe imzalatan kişi hakkında TCK 106 kapsamında ayrıca şikayette bulunabilirsiniz. Bu tür durumlarda karakolda değil, doğrudan savcılığa dilekçe vermenizi öneririm.

Şüpheli Tarafındaysanız: Karşı Taraf Vazgeçti Diye Rahatlamayın

Hakkınızda aile içi yaralama soruşturması varsa ve eşiniz vazgeçtiyse, dosyanın kapandığını düşünmeyin. TCK 86/3-a nedeniyle savcı iddianame düzenler ve dava açılır. Duruşmaya gitmezseniz hakkınızda zorla getirme kararı çıkar.

Uzlaştırma konusunda da yanlış bir beklenti oluşuyor. CMK 253/1-b maddesinde kasten yaralama uzlaştırma kapsamında sayılmış, ancak TCK 86’nın üçüncü fıkrası açıkça hariç tutulmuştur. Yani eşe karşı yaralamada uzlaştırma bürosu devreye girmez. Tehdit suçunda ise sadece TCK 106’nın birinci fıkrası uzlaştırmaya tabidir. Hakaret suçunda CMK 253/3 uyarınca uzlaştırma yoluna hiç gidilemez.

Gözaltına alınırsanız CMK 91/1’e göre süre yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Bu süre içinde avukatınızla görüşme hakkınız vardır ve ifade vermeden önce mutlaka kullanın. İlk ifade dosyanın seyrini belirler; sonradan düzeltmek çok zordur.

Yaşanmış Olaydan

Birkaç yıl önce bir müvekkil telefonla aradı, sesi titriyordu. Eşi tarafından darp edilmiş, komşusunun ısrarıyla karakola gitmiş, adli tıpa sevk edilmiş ve rapor almış. Raporda “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte” yazıyordu. Beş gün sonra tekrar aradı; barışmışlardı, şikayetinden vazgeçmek istiyordu. Ona dosyanın kapanmayacağını, bu suçun eşe karşı işlendiği için şikayete bağlı olmadığını anlattım. İnanmadı, “ama ben şikayetçi değilim” dedi.

Dilekçeyi yine de verdik, çünkü mahkemenin takdirini etkileyebileceğini biliyordum. Savcılık kısa sürede iddianame düzenledi ve asliye ceza mahkemesinde dava açıldı. İlk duruşmada müvekkil şikayetçi olmadığını beyan etti, tutanağa geçti. Mahkeme düşme kararı vermedi; yargılamaya devam etti. Sanık savunmasında olayı kabul etti ve pişmanlığını dile getirdi.

Sonuçta mahkeme mahkumiyet kararı verdi, ancak hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Müvekkilin beyanı ve tarafların bir arada yaşamaya devam etmesi bu kararda etkili oldu. Ben o gün ona şunu söyledim: bu karar bir güvence değil, denetim süresi boyunca yeni bir suç işlenirse hüküm açıklanır. Nitekim bu tür dosyalarda ikinci bir olay yaşandığında tablo çok daha ağır oluyor.

Sık Sorulan Sorular

Şikayetimden vazgeçersem eşim hakkındaki dava düşer mi?

Yaralama suçu eşe karşı işlendiği için TCK 86/3-a uyarınca şikayete bağlı değildir; vazgeçmeniz davayı düşürmez. Dava kamu adına devam eder, beyanınız yalnızca ceza belirlenirken dikkate alınabilir.

Şikayetten vazgeçtikten sonra tekrar şikayetçi olabilir miyim?

Şikayete bağlı bir suçta vazgeçme geri alınamaz; aynı olay için yeniden şikayetçi olamazsınız. Ancak şiddet tekrarlanırsa bu yeni bir suçtur ve yeni şikayet hakkınız doğar.

Şikayetten vazgeçince uzaklaştırma kararı da kalkar mı?

Hayır, uzaklaştırma 6284 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesince verilen ayrı bir tedbirdir. Kaldırılması için aile mahkemesine ayrıca başvurmanız ve hakimin bu talebi kabul etmesi gerekir.

Vazgeçme dilekçesini karakola mı yoksa savcılığa mı vermeliyim?

Dava açılmamışsa Cumhuriyet Başsavcılığına, dava açılmışsa dosyanın görüldüğü mahkemeye verin. Karakola verdiğiniz dilekçe de savcılığa iletilir, ancak doğrudan savcılığa vermek gecikmeyi önler.

Eşim beni vazgeçmem için zorluyor, ne yapmalıyım?

Baskı altında imzalanan dilekçe özgür iradeye dayanmadığı için sonradan geçersiz sayılabilir; bu durumu somut delillerle mahkemeye anlatın. Ayrıca zorlama tehdit içeriyorsa TCK 106 kapsamında ayrı bir şikayette bulunabilirsiniz.

Darp raporu almıştım, şikayetten vazgeçsem bile ceza alır mı?

Evet, rapor dosyada delil olarak kalır ve eşe karşı yaralamada şikayet aranmadığı için yargılama sürer. Mahkeme mahkumiyet kararı verebilir, ancak koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkündür.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.