Polis İfadeye Çağırdı, Gitmek Zorunda mıyım?
Polis ifadeye çağırdı, gitmek zorunda mısınız? Davetiye, zorla getirme kararı, avukat isteme ve susma hakkı hakkında bilmeniz gereken her şey.
Polis ifadeye çağırdı, gitmek zorunda mıyım? Ofisime telefonla en sık sorulan sorulardan biri bu. Genellikle sabah saatlerinde bilinmeyen bir numaradan aranıyorsunuz, karşıdaki kişi kendini polis memuru olarak tanıtıyor ve “yarın karakola gel, ifaden alınacak” diyor. Ne suçlaması olduğunu söylemiyor, dosya numarası vermiyor, sadece bir saat söylüyor. O andan itibaren aklınızda tek bir soru dönüyor: gitmezsem başıma ne gelir? Cevap, sandığınızdan daha teknik ve lehinize.
Telefonla Arandıysanız Bu Bir Çağrı Değildir
Kanun, ifadeye çağırmanın şeklini net biçimde belirlemiş. Davetiye yazılı olacak, size tebliğ edilecek ve içinde neden çağrıldığınız yazacak. Ayrıca gelmediğiniz takdirde zorla getirileceğiniz de o kağıtta belirtilecek.
CMK 145/1: (1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.
Uygulamada kolluk çoğu zaman önce telefon açar. Bunun sebebi kötü niyet değil, iş yükü; memur size ulaşıp işi hızlıca kapatmak ister. Ama telefon konuşmasının hukuki bir bağlayıcılığı yoktur. Telefonda “gelmezsen hakkında işlem yaparız” denmesi de bir yaptırım doğurmaz.
Dikkat: Kendini polis olarak tanıtan her arayan gerçekten polis değildir. Son yıllarda dolandırıcılar tam olarak bu senaryoyu kullanıyor. Arayan kişiden isim, rütbe ve karakol adı isteyin, telefonu kapatın, o karakolun santralini kendiniz arayıp doğrulayın. Sizden telefonda kimlik bilgisi, banka bilgisi ya da “hesabınızı güvenceye alalım” türü bir talep gelirse, o kişi polis değildir.
Gitmezseniz Ne Olur: Zorla Getirme Kararı
Usulüne uygun davetiye elinize ulaştıysa ve mazeretsiz gitmezseniz, hukuki sonucu vardır. Savcı ya da hakim hakkınızda zorla getirme kararı verebilir. Bu karar, polisin sizi evinizden veya iş yerinizden alıp doğrudan savcının önüne çıkarması anlamına gelir.
CMK 146/1: (1) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
Zorla getirme kararı gelişigüzel uygulanmaz. CMK 146/2’ye göre kararın içinde kim olduğunuz, hangi suçla ilgili çağrıldığınız ve neden zorla getirildiğiniz yazmak zorundadır. CMK 146/3 uyarınca bu kararın bir örneği size verilir. Yani polis kapınıza geldiğinde “neden” sorusunun cevabını yazılı olarak alma hakkınız var.
Süre bakımından da bir sınır var. CMK 146/4’e göre zorla getirilen kişi derhal, bu mümkün değilse yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran makamın önüne çıkarılır. Bu, gözaltı değildir; sadece sizi ifade makamına ulaştırmak için geçen süredir. İşlem, ifadenin sonuna kadar devam eder ve orada biter.
İlgili yazı: İfadeye Çağrıldım Ne Olur? Adım Adım Süreç ve Haklarınız
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Tanık mısınız Şüpheli mi? Önce Bunu Öğrenin
Bu ayrım, bütün sürecin kaderini belirler. Tanık olarak çağrıldıysanız gördüğünüzü, bildiğinizi anlatmakla yükümlüsünüz ve doğru söylememenin ayrı bir cezai sorumluluğu var. Şüpheli olarak çağrıldıysanız durum tam tersi: konuşmak zorunda değilsiniz, susma hakkınız var.
İnsanların en sık düştüğü tuzak şu: Kendini tanık sanıp rahat rahat konuşmak, sonra o beyanın kendi aleyhine delil haline geldiğini görmek. Örneğin bir kavga olayında “ben de oradaydım, ilk ben itmiştim ama o bana küfretmişti” diyen kişi, tanıklıktan şüpheliliğe kendi eliyle geçer.
Öğrenmenin yolu basit. Davetiyede sıfatınız yazar. Yazmıyorsa ya da sadece telefonla arandıysanız, ifadeye gittiğinizde tutanağın en başında hangi sıfatla dinlendiğinizin belirtilmesini isteyin. Avukatınız varsa, o zaten UYAP üzerinden soruşturma dosyasını sorgulayıp size hangi suçtan şüpheli olduğunuzu önceden söyleyebilir.
Karakola Gitmeden Önce Yapmanız Gereken Üç Şey
Birincisi, çağrının gerçek olup olmadığını doğrulayın. Karakolun resmi numarasını internetten değil, 155’i arayıp teyit ederek bulun. Sonra o numarayı arayıp “bana şu isimde bir memur ulaştı, doğru mu” diye sorun.
İkincisi, dosyanın konusunu öğrenin. Hangi suç isnadı var, kim şikayetçi, olay tarihi ne? Bu bilgiyi almadan ifade vermek, sorunun ne olduğunu bilmeden cevap yazmaya benzer. Avukat tutmayı düşünmüyorsanız bile, en azından bir avukatla yarım saatlik bir görüşme yapın.
Üçüncüsü, tarihi kendiniz belirleyin. İfade saati sizin için uygun değilse, karakolu arayıp mazeretinizi bildirerek yeni bir gün isteyebilirsiniz. Uygulamada bu talepler genellikle kabul edilir. Önemli olan ortadan kaybolmamanız; ulaşılabilir olduğunuz sürece hakkınızda zorla getirme kararı verilmesi ihtimali ciddi biçimde azalır.
Yanınıza almanız gerekenler
- Kimlik belgeniz
- Varsa davetiyenin aslı
- Olayla ilgili lehinize olan belgeler: mesaj dökümü, fatura, banka kaydı, fotoğraf
- Avukatınızın telefon numarası
İfade Sırasında Size Söylenmesi Zorunlu Haklar
İfade almanın kanunda yazılı bir usulü var ve bu usul size hak tanır. Kimliğiniz saptandıktan sonra, size yüklenen suçun ne olduğu anlatılır. Kimliğe ilişkin soruları doğru cevaplamak zorunludur; ama isnat edilen suça dair konuşmak zorunlu değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hakkında şüphe somutlaşmış kişiye bu haklar hatırlatılmadan sorulan sorulara verdiği ve sonradan doğrulamadığı cevapların hükme esas alınamayacağını kabul ediyor.
CMK 147/1-e: Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.
İkinci temel hakkınız müdafi yardımıdır. CMK 147/1-c uyarınca avukat seçme hakkınız olduğu, avukatın ifade sırasında yanınızda bulunabileceği size bildirilmek zorundadır. CMK 149/3, avukatın ifade süresince yanınızda olma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini, kısıtlanamayacağını açıkça söyler. Yani “avukat gelene kadar biz başlayalım” teklifi hukuka aykırıdır.
Üçüncüsü, lehinize delil toplanmasını isteme hakkınız. CMK 147/1-f, şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını talep edebileceğinizi düzenler. Kamera kaydı, telefon sinyal bilgisi, tanık dinlenmesi gibi taleplerinizi ifade tutanağına geçirtin. Sözlü söyleyip tutanağa yazdırmadığınız hiçbir talebin dosyada karşılığı olmaz.
Susmak Aleyhinize mi Sayılır?
Hayır. Susma hakkı, ceza muhakemesinin temel güvencelerinden biridir ve kullanılması hiçbir şekilde suçun ikrarı sayılamaz. Hakim, “sanık susmuştu, demek ki suçluydu” gerekçesiyle mahkumiyet kuramaz. Pratikte de yerleşik yargı uygulaması bu yöndedir. Yargıtay, takdiri indirim değerlendirmesinde bile susma hakkının kullanılmasının sanığın yasal hakkı olarak gözetilmesi gerektiğini kabul ediyor.
Ancak susmayı otomatik bir refleks haline getirmeyi de doğru bulmuyorum. Bazı dosyalarda tek bir cümle, örneğin olay saatinde başka şehirde olduğunuzu gösteren bir açıklama, soruşturmayı daha ilk günde bitirir. Bazılarındaysa konuşmak, savcıya elinde olmayan bilgiyi hediye etmek anlamına gelir. Bu ayrımı dosyayı görmeden yapmak mümkün değil, kararı avukatınızla birlikte verin.
Şunu da bilin: Beyanınız özgür iradenize dayanmak zorundadır. Yorma, aldatma, tehdit, “itiraf edersen serbest kalırsın” tarzı vaatler kanunen yasaktır.
CMK 148/3: (3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.
Buna ek olarak CMK 148/4 çok önemli bir koruma getirir: Avukat olmadan kollukta alınan ifade, siz hakim veya mahkeme önünde doğrulamadıkça hükme esas alınamaz. Yani karakolda avukatsız verdiğiniz beyan, mahkemede kabul etmezseniz tek başına mahkumiyet dayanağı olmaz. Yargıtay, kolluktaki ikrarından mahkemede dönen ve başka yeterli delil bulunmayan sanık hakkında bu ifadeye dayanılarak kurulan mahkûmiyeti bozdu.
İfade Verdikten Sonra Gözaltına Alınabilir misiniz?
Evet, teorik olarak mümkün. Ama gözaltı keyfi bir işlem değildir. CMK 91/2’ye göre gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma açısından zorunlu olmasına ve suçu işlediğiniz şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Kendi ayağınızla gelip ifade veren bir kişi bakımından “kaçma şüphesi” gerekçesi zayıflar.
Gözaltı süresi de sınırsız değil. CMK 91/1 uyarınca süre, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; hakime gönderilme için gereken zorunlu süre bu hesabın dışındadır. Toplu işlenen suçlarda savcı bu süreyi uzatabilir, ama uzatma emrinin size derhal tebliğ edilmesi gerekir.
Gözaltına alınırsanız elinizde bir itiraz yolu var. CMK 91/5’e göre siz, avukatınız, eşiniz ya da yakın hısımlarınız serbest bırakılma talebiyle sulh ceza hakimine başvurabilir. Hakim incelemeyi evrak üzerinden yapar ve yirmi dört saat dolmadan karara bağlar. Bu başvuru pratikte ihmal ediliyor; oysa haksız gözaltılarda en hızlı çözüm yoludur.
İfade Saati Uymuyorsa Karakola Nasıl Haber Verirsiniz?
Saat uymuyorsa karakolu arayıp yeni gün isteyin ve soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına kısa bir mazeret dilekçesi verin. Dilekçede soruşturma numarasını, gelemeyeceğiniz sebebi ve hazır olabileceğiniz tarihi yazın, raporu veya bileti ekleyin; elden verirseniz havale alın. Doldurup kullanabileceğiniz bir örneği savcılık ifadesine çağrılanlar için hazırladığım rehberde verdim. Hangi mazeretlerin kabul gördüğünü ve hiç gitmemenin bütün sonuçlarını ise karakola çağrılıp gitmeyenleri bekleyenleri anlattığım yazıda ayrıntılı yazdım.
Gitmezsem yakalama kararı çıkar mı, polis eve gelir mi?
Çıkabilir. Davetiyeyle yapılan usulüne uygun çağrıya gelmeyen şüpheli için zorla getirme kararı verilebilir (CMK 146/1); kolluk sizi evden veya iş yerinden alıp ifade makamına götürür. Bundan ayrı olarak CMK 98/1, çağrı üzerine gelmeyen ya da kendisine çağrı yapılamayan şüpheli hakkında savcının istemiyle sulh ceza hâkiminin yakalama emri düzenleyebileceğini söyler. Yani yalnız telefonla arandığınız için davetiye şartı henüz doğmamış olsa bile, sürekli ulaşılamaz olmak sizi yakalama emrine kadar götürebilir. Yakalama emri sisteme işlendiğinde sıradan bir kimlik kontrolünde de karşınıza çıkar.
Hakkımda yakalama kararı var mı, nasıl öğrenirim?
En güvenli yol, vekâlet vereceğiniz bir avukatın UYAP üzerinden adınıza kayıtlı dosyaları incelemesi, gerekirse adliyede araştırma yapmasıdır; e-Devlet’teki UYAP Vatandaş Portal’a da bakabilirsiniz ama yakalama emirleri orada her zaman görünmez. Karakola gidip “hakkımda kayıt var mı” diye sormak risklidir: emir varsa o an yakalanırsınız ve yanınızda avukat olmaz. Emir çıktıysa ne yapacağınızı hakkında yakalama kararı çıkanlar için yazdığım yazıda adım adım anlattım.
Yaşanmış Olaydan
Bir öğleden sonra beni arayan genç adam, sesi titreyerek “avukat bey ben galiba bir hata yaptım” dedi. Bir gün önce bilinmeyen numaradan aranmış, kendini polis olarak tanıtan biri “yarın sabah dokuzda karakola gel, bir ifaden alınacak, basit bir şey” demiş. Ne suçlaması olduğunu sormamış, sorduğunda da net cevap alamamış. Ertesi sabah tek başına gitmiş ve iki saat boyunca ifade vermiş.
Meğer dosya, ortağıyla arasındaki bir ticari ilişkiden doğan güveni kötüye kullanma iddiasıymış. Müvekkil, kendini samimi göstermek adına şirketin nakit hareketleri hakkında uzun uzun anlatmış; savcının o güne kadar hiç bilmediği bir hesap detayını kendi ağzıyla tutanağa geçirtmiş. Üstelik “ben avukat istemiyorum, saklayacak bir şeyim yok” diye beyanda bulunmuş. Dosyayı incelediğimde, ifade tutanağının şikayet dilekçesinden daha zengin bilgi içerdiğini gördüm.
Yaptığımız iş, o beyanı yok saymak değil, dengelemek oldu. Ticari defterleri, ortaklar arası yazışmaları ve para transferlerinin dayanağını gösteren belgeleri toplayıp savcılığa ek beyan sunduk. İlk ifadedeki eksik anlatımın hangi noktada yanlış anlaşıldığını kalem kalem açıkladık. Sonuçta kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi, yani dava açılmadı. Ama bu sonuca ulaşmak, ilk günden bir avukatla gitmiş olsaydı gerekmeyecek altı ay sürdü ve ciddi bir masrafa mal oldu.
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.12.2022 tarihli, 2022/388 E., 2022/824 K.
Sanığın kullandığı araç uçurumdan yuvarlanmış, eşi ölmüştü. Olay yerine gelen jandarmaya sanık aracı bilerek uçuruma sürdüğünü söylemiş, bu sözler tutanağa geçirilmişti; sanık sonraki bütün ifadelerinde olayın kaza olduğunu savundu. Ceza Genel Kurulu, olay yerinde sanık üzerinde şüphenin somutlaştığını, buna rağmen CMK 147’deki hakları hatırlatılmadan ve müdafi olmadan alınıp sonradan doğrulanmayan beyanların ve bu tutanağı düzenleyen jandarmaların ifadelerinin hükme esas alınamayacağını kabul ederek mahkûmiyeti oy çokluğuyla bozdu ve sanığın tahliyesine karar verdi. Kısacası şüpheli konumundaki kişiye hakları hatırlatılmadan sorulan sorular ve verilen cevaplar ifade yerine geçmez.
… Jandarma görevlilerinin olay yerine gittiklerinde uçurumdan yuvarlanan aracın sürücüsü olan sanığı yaralı, sanığın eşi olan …’ı ise ölü vaziyette görmeleri sebebiyle en azından taksirle ölüme neden olma suçu bakımından sanık üzerinde somutlaşan bir şüphenin bulunması, kolluk görevlileri tarafından bilgisine başvurulmadan önce sanığa CMK’nın 147. maddesinde belirtilen haklarının hatırlatılmaması ve eşinin ölümü ile sonuçlanan olayın hemen ardından müdafii bulundurulmaksızın jandarma görevlilerine verdiği 22.11.2009 tarihli tutanağa konu beyanların sonradan sanık tarafından doğrulanmaması sebebiyle anılan tutanak ile bu tutanağı düzenleyen tanık jandarma görevlileri …, … … ve … tarafından verilen ifadelerin CMK’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 206 ve 217. maddeleri uyarınca hükme esas alınmasının mümkün olmadığı kabul edilmelidir. …
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 08.07.2025 tarihli, 2022/31070 E., 2025/20571 K.
Mahkûmiyet hükmünde sanık lehine takdiri indirim yalnızca dokuzda bir oranında uygulanmıştı. Yargıtay, takdiri indirimde sanığın susma hakkını kullanmasının veya yargılamaya katkıda bulunmamasının yasal hakkı olduğunun gözetilmesi gerektiğini; sabıkası ve olumsuz davranışı bulunmayan sanık hakkında üst sınırdan indirim yapılması gerekirken yetersiz gerekçeyle az indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmü oy birliğiyle bozdu. Susma hakkını kullanmak, cezanın belirlenmesi aşamasında bile yasal bir hakkın kullanılması olarak görülmelidir.
… Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri, sanığın susma hakkını kullanması veya yargılamaya herhangi bir katkıda bulunmamasının yasal hakkı olduğu gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum ve davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK’nın 62. maddesi uyarınca üst hadden indirim yapılması gerekirken; dosya içeriği ile uyumlu olmayan biçimde yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle takdir hakkı kullanılırken dokuzda bir oranında indirim yapılması suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, …
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 08.01.2026 tarihli, 2023/6791 E., 2026/957 K.
Sanık, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasında kollukta suçu kabul etmiş, mahkemede ise suç tarihinde telefonunun çalındığını ve paylaşımın kendisine ait olmadığını söyleyerek bu ifadesinden dönmüştü; dosyada ihbardaki ekran görüntüsünden başka delil yoktu, araştırma raporunda da hesapta suç içerikli paylaşım bulunamamıştı. Yargıtay, müdafi olmadan kollukta alınan ifadenin hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağını, kalan delillerin de mahkûmiyete yetmediğini belirterek kararı oy birliğiyle bozdu. Karakolda avukatsız verdiğiniz bir ikrar, mahkemede kabul etmezseniz tek başına mahkûmiyete dayanak yapılamaz.
… Sanığın, mahkemedeki savunmasında suç tarihinde telefonunun çalındığını, suça konu paylaşımın bu dönemde yapıldığını, paylaşımın kendisine ait olmadığını belirtip, suçlamayı kabul ettiği kolluktaki ifadesinden dönmesi, 5271 sayılı Kanun’un 148/4. maddesi uyarınca müdafii hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifadenin hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınmasının mümkün olmaması, 17.02.2020 tarihli araştırma raporunda, suçta kullanılan hesapta herhangi bir suç içerikli paylaşıma veya ihbar ekinde gönderilen ekran görüntüsündeki paylaşıma rastlanılmadığının belirtilmiş olması, dosyada ihbar ekinde gönderilen ekran görüntüsü dışında bir delilin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığı halde yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. …
Sık Sorulan Sorular
Polis beni telefonla ifadeye çağırabilir mi, yazılı davetiye şart mı?
CMK 145/1 davetiye ile çağrılmayı öngörür, dolayısıyla usule uygun çağrı yazılıdır. Telefon araması pratikte yapılıyor ama tek başına hukuki bir zorunluluk doğurmaz; siz yine de arayanın kimliğini doğrulayıp karakolla iletişimde kalın.
İfadeye gitmezsem hakkımda yakalama kararı çıkar mı?
Usulüne uygun çağrıya rağmen gitmezseniz CMK 146/1 uyarınca zorla getirme kararı verilebilir; bu, polisin sizi alıp savcının önüne çıkarması demektir. Yakalama emri ise daha ağır koşullara bağlıdır ve her gitmeme halinde otomatik olarak çıkmaz.
İfade verirken avukat bulundurmak zorunlu mu, param yoksa ne olur?
Kural olarak zorunlu değil, ama CMK 150/1 gereği müdafi seçebilecek durumda olmadığınızı beyan edip talep ederseniz baro tarafından size ücretsiz avukat görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda ise CMK 150/3 uyarınca siz istemeseniz de avukat atanır.
Karakolda ifade verdim, aynı soruları savcılıkta yeniden cevaplamak zorunda mıyım?
CMK 148/5’e göre aynı olayla ilgili yeniden ifade alma ihtiyacı doğarsa bu işlemi ancak Cumhuriyet savcısı yapabilir, kolluk ikinci kez ifade alamaz. Savcılıkta da susma hakkınız aynen devam eder ve önceki beyanınızı düzeltme imkanınız vardır.
İfadeye giderken yanımda ne götürmeliyim ve neleri imzalamamalıyım?
Kimliğinizi, varsa davetiyeyi ve lehinize olan belgeleri götürün. Tutanağı baştan sona okumadan, söylemediğiniz bir cümle içeriyorsa düzelttirmeden hiçbir kağıdı imzalamayın; itirazınız varsa “beyanım şu şekilde değildir” notunu tutanağa yazdırın.
Başka şehirden çağrıldım, ifademi bulunduğum ildeki karakolda verebilir miyim?
Evet, uygulamada talimatla ifade alma yaygın bir yöntemdir; çağıran savcılığa dilekçe verip bulunduğunuz ilde ifade vermeyi talep edebilirsiniz. Talebinizi mutlaka yazılı yapın ve dosyaya girdiğinden emin olun, aksi halde gelmemiş sayılabilirsiniz.
Polis WhatsApp veya SMS ile ifadeye çağırabilir mi?
Mesajla bilgi verilmesi uygulamada olur, ama şüpheli için kanunun aradığı çağrı CMK 145/1’deki davetiyedir. Mesajı gönderen numarayı değil, karakolun santralini kendiniz arayarak doğrulayın ve davetiye ya da elektronik tebligat gelip gelmediğini takip edin.
Polis evime gelip beni ifadeye götürebilir mi?
Polisin sizi zorla götürebilmesi yazılı bir zorla getirme kararına ya da yakalama emrine bağlıdır; sırf telefonla yapılan davete gitmemeniz tek başına zorla getirme sebebi değildir, zorla getirme için kural olarak davetiyeyle çağrılmış olmanız gerekir (CMK 145/1, 146/1). Zorla getirme kararının bir örneği size verilir (CMK 146/3); kapıya gelen görevliden bu belgeyi isteyin.
Kanun maddeleri mevzuat.gov.tr adresinden alınmıştır.
