Savcılık İfadeye Çağırdı Ne Yapmalıyım? Adım Adım Rehber
Savcılık ifadeye çağırdı ne yapmalıyım? Davetiyeyi okuma, mazeret bildirme, avukatla hazırlık ve ifade sonrası çıkabilecek kararlar tek yazıda.
Savcılık ifadeye çağırdı ne yapmalıyım sorusu, çoğu kişinin hayatında bir kez karşılaştığı ama hazırlıksız yakalandığı bir sorudur. Elinize bir davetiye ulaşmıştır; üzerinde bir tarih, bir saat, bir de suç adı yazar. Bu kağıt sizi suçlu ilan etmez, sadece savcının anlatacaklarınızı dinlemek istediğini gösterir. Ancak nasıl davrandığınız, dosyanın kaderini gerçekten değiştirir. Doğru adımı atmak için önce çağrının ne anlama geldiğini bilmeniz gerekir.
Dilekçe Örneği
[İL] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
SORUŞTURMA NO: [Yıl/Sıra]
İFADE GÜNÜ VE SAATİ: [gg.aa.2026, saat ss:dd]
MAZERET BİLDİREN: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [………..], Adres: [………..], Telefon: [………..]
SIFATI: [Şüpheli / Tanık / Mağdur-Şikâyetçi]
[varsa: MÜDAFİİ / VEKİLİ: Av. Ad Soyad]
KONU: [gg.aa.2026] tarihli ifade günüme aşağıda açıklanan mazeretim nedeniyle gelemeyeceğimin bildirilmesi, hakkımda zorla getirme kararı verilmemesi ve yeni ifade günü belirlenmesi, bu mümkün görülmezse ifademin bulunduğum yer Cumhuriyet Başsavcılığınca alınması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Başsavcılığınızın yukarıda numarası yazılı soruşturma dosyasında [şüpheli / tanık / mağdur] sıfatıyla [gg.aa.2026] günü saat [ss:dd] için ifadeye çağrıldım. Davetiye bana [gg.aa.2026] tarihinde [posta yoluyla / elektronik tebligatla] tebliğ edilmiştir. [Yalnız telefonla veya SMS ile haber verildiyse bu cümleyi şöyle yazın: Bana [gg.aa.2026] tarihinde telefonla / SMS ile bilgi verilmiştir.]
2. [Mazeretin somut anlatımı: ör. gg.aa.2026 tarihinde [hastane adı] tarafından […] gün istirahat raporu verilmiştir / [tarih] tarihleri arasında görev nedeniyle [il veya ülke] bulunmaktayım.] Ekte sunduğum belge ifade gününü kapsamaktadır.
3. Mazeretimi ifade gününden önce ve belgesiyle bildiriyorum. Soruşturmadan kaçma amacım yoktur; Başsavcılığınızın belirleyeceği ilk günde hazır bulunacağımı beyan ederim. Mazeretini önceden bildiren kişi hakkında zorla getirme kararına gerek bulunmadığı kanaatindeyim.
4. [Başka şehirde oturuyorsanız:] Sürekli olarak [il] ilinde oturduğumdan, ifademin bulunduğum yer Cumhuriyet Başsavcılığınca istinabe yoluyla alınmasını terditli olarak talep ederim.
5. Bildirimlerin [telefon numarası] numaralı telefonuma ve [elektronik tebligat / adres] adresime yapılmasını rica ederim.
HUKUKİ NEDENLER: CMK m.43, 44, 145, 146 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: [Sağlık raporu / yatış belgesi], [görev yazısı, bilet, konaklama belgesi], davetiye ve tebliğ belgesi, dosya kapsamı.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Mazeretimin kabulüne,
2. Hakkımda zorla getirme kararı verilmemesine ve yeni ifade gününün tarafıma bildirilmesine,
3. Bu mümkün görülmezse, terditli olarak, ifademin [il] Cumhuriyet Başsavcılığınca alınmasına
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
[gg.aa.2026]
Mazeret Bildiren [Şüpheli / Tanık / Mağdur]
[Ad Soyad / İmza]
EKLER:
1. [Sağlık raporu / görev belgesi / bilet]
2. Davetiyenin veya SMS’in örneği
3. Kimlik kartı fotokopisi
Bu metin örnek niteliğindedir; dosyanızın ayrıntısına göre uyarlanmalıdır. İndirdiğiniz UDF dosyasını UYAP Doküman Editörü ile açabilirsiniz.
Elinize Ulaşan Kağıt Gerçekten Savcılıktan mı Geldi?
Son yıllarda sahte savcılık davetiyesi ve sahte “hakkınızda yakalama var” telefonları çok yaygınlaştı. Gerçek davetiye size tebligatla ulaşır: ya postacı imza karşılığında kâğıdı teslim eder ya da e-Devlet üzerinden elektronik tebligat adresi aldıysanız belge oraya düşer. Önce bir SMS veya telefon gelmesi de olağandır; bunu nasıl doğrulayacağınızı hemen aşağıda anlattım. Üzerinde Cumhuriyet Başsavcılığının adı, soruşturma numarası, çağrılma nedeni ve gelmemeniz halinde ne olacağı yazar. Davetiyeniz Ankara’dan geldiyse yazan başsavcılık adının Sıhhiye’deki ana binayı mı, Elvankent’teki Ankara Batı Adliyesi’ni mi gösterdiğini Ankara adliyesinde ifade vermek yazısında anlattım. CMK 145/1 bu içeriği zorunlu tutar.
CMK 145/1: (1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.
Size telefonla ulaşıp “savcıyım, hesabınızdaki parayı güvenli hesaba aktarın” diyen kimse savcı değildir. Hiçbir savcı telefonda para istemez, hiçbir savcı sizden banka bilgisi sormaz. Yargıtay, kendilerini savcı ve komiser olarak tanıtıp “çeteyi yakalamak” bahanesiyle para yatırtanların eylemini bugünkü kanuna göre TCK 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak görüyor. Şüpheye düşerseniz e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portal’a bakın; ama soruşturma dosyaları orada her zaman görünmez, çağrının gerçek olup olmadığını adliyeyi kendi bulduğunuz numaradan arayarak doğrulayın. Kağıdın gerçekliğinden emin olmak beş dakikanızı alır.
Dikkat: Kendinizi savcı, polis veya hakim olarak tanıtan bir aramaya asla para göndermeyin, kimlik ve banka bilgisi vermeyin. Böyle bir arama aldıysanız hattı kapatın ve doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığının santralini kendiniz arayın.
Kanun maddeleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmıştır.
Telefonla, SMS ile veya e-Devlet’ten haber geldiyse
Telefon veya SMS ile gelen haber tek başına davetiye değildir, ama çoğu zaman gerçektir ve görmezden gelinmemelidir. Telefon numarası dosyada kayıtlıysa UYAP üzerinden bilgilendirme mesajı gönderilebilir; savcılık kalemi de ifade gününü ayarlamak için arayabilir. Şüpheli için kanunun aradığı çağrı biçimi CMK 145/1’deki davetiyedir. Tanıklar içinse CMK 43/2 telefon, faks veya e-posta ile çağrıya açıkça izin verir; ancak bu yolla çağrılan tanığa çağrı kâğıdının sonuçları, yani zorla getirme ve gider ödetme uygulanmaz.
E-Devlet’ten elektronik tebligat adresi aldıysanız davetiye oraya gönderilir ve Tebligat Kanunu 7/a uyarınca adresinize ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Yani bildirimi açmamanız tebliği engellemez. Mesajın içeriğini nasıl okuyacağınızı adliyeden gelen SMS’i anlattığım yazıda, kalemden gelen aramada neleri soracağınızı savcılıktan telefon geldiğinde izlenecek yolda ayrıntılı yazdım. Kısaca sıra şöyle:
- Mesajın ekran görüntüsünü alın; içindeki linke tıklamayın, numarayı geri aramayın.
- E-Devlet’te UYAP Vatandaş Portal’a ve elektronik tebligat kutunuza bakın.
- Dosya görünmüyorsa adliyenin santralini kendi bulduğunuz numaradan arayıp soruşturma numarasını sorun.
- Sıfatınızı (şüpheli, tanık, mağdur) ve ifade gününü öğrenin.
- Şüpheliyseniz gitmeden önce bir avukatla görüşün; gün uymuyorsa aşağıdaki örnekle mazeret bildirin.
Davetiyede Hangi Sıfatla Çağrıldığınız Yazar: Şüpheli mi, Tanık mı?
Davetiyenin en önemli satırı sıfatınızın yazdığı yerdir. Şüpheli olarak çağrıldıysanız hakkınızda bir suç isnadı vardır ve savunma yapacaksınız. Tanık olarak çağrıldıysanız başkası hakkındaki soruşturmada bildiklerinizi anlatacaksınız. Bu iki durumun hakları ve yükümlülükleri tamamen farklıdır.
Şüphelinin susma hakkı vardır, kendini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamaz. Tanığın ise kural olarak doğruyu söyleme yükümlülüğü vardır; yalan tanıklık ayrı bir suçtur. Tanıklar CMK 43/1 uyarınca çağrı kağıdıyla çağrılır ve gelmemenin sonuçları o kağıtta bildirilir. Mazeretsiz gelmeyen tanık için CMK 44/1 hem zorla getirmeyi hem de gelmemenin yol açtığı giderlerin ödettirilmesini öngörür.
Pratikte şu durumu çok görüyorum: Kişi tanık sanıp rahat davranıyor, ifade sırasında anlattıkları kendi aleyhine dönüyor ve dosyada sıfatı şüpheliye çevriliyor. Özellikle ortak hesap, ortak şirket veya aile içi mali işlerin konu olduğu dosyalarda bu risk yüksektir. Sıfatınız tanık bile olsa, konu size dokunuyorsa önce bir avukata danışın.
| Konu | Şüpheli | Tanık | Mağdur / şikâyetçi |
|---|---|---|---|
| Susma | Açıklama yapmama hakkı var (CMK 147/1-e) | Susma hakkı yok; kendisini veya yakınlarını suçlayacak sorulara cevap vermeyebilir (CMK 48/1) | Tanık gibi dinlenir, yemin ettirilmez (CMK 236/1) |
| Doğruyu söyleme yükümlülüğü | Yok; savunma yapar | Var; yalan tanıklık ayrı suçtur | Tanık gibi dinlenir |
| Avukat | Her aşamada; isterse barodan (CMK 150/1), alt sınırı 5 yılı aşan suçta zorunlu (CMK 150/3) | CMK’da ayrı bir avukat hakkı düzenlenmemiştir; avukatla gitmenize engel yoktur | Vekil tutabilir; sayılan suçlarda barodan avukat isteyebilir (CMK 234/1-a) |
| Gelmezse | Zorla getirme (CMK 146/1) | Zorla getirme ve giderlerin ödettirilmesi (CMK 44/1) | Zorla getirme (CMK 146/7) |
Mağdur veya şikâyetçi olarak çağrıldıysanız
Mağdur ya da şikâyetçi olarak çağrıldıysanız şüpheli değilsiniz; beyanınız tanık beyanı gibi alınır, yalnız yemin ettirilmez (CMK 236/1). Gitmemek sizin aleyhinize işler: CMK 146/7 çağrıya gelmeyen mağdur ve şikâyetçi için de zorla getirme kararına izin verir, beyanınız alınamazsa dosya delilsiz kalabilir. Bu sıfatla delil toplanmasını isteyebilir, savcıdan belge örneği talep edebilirsiniz (CMK 234/1-a). Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı kasten yaralama, işkence, eziyet ve alt sınırı beş yılı aşan suçlarda vekiliniz yoksa barodan avukat istenebilir. Haklarınızın tamamını suç mağdurunun haklarını anlattığım yazıda topladım.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Belirtilen Gün Uymuyorsa Mazeret Bildirebilir misiniz?
Evet, bildirebilirsiniz. Hastalık, şehir dışında olma, iş seyahati veya bir yakınınızın vefatı gibi haklı nedenler varsa savcılığa dilekçe verip yeni gün istersiniz. Dilekçenizi ifade gününden önce vermeniz gerekir; gün geçtikten sonra verilen mazeret çoğu zaman işe yaramaz.
Mazeretinizi belgeleyin. Hastalık için rapor, seyahat için bilet veya konaklama kaydı ekleyin. Kuru bir “gelemiyorum” dilekçesi savcıyı ikna etmez. Dilekçeyi bulunduğunuz yerdeki adliyeden muhabere yoluyla da gönderebilirsiniz; UYAP üzerinden avukatınız aracılığıyla göndermek en hızlı yoldur. Aşağıdaki örneğin yanında, cezaevi ve mağduriyet gibi durumlar için seçmeli paragrafları da olan ayrıntılı bir ifadeye gidemeyeceğim mazeret dilekçesi örneği hazırladım.
Başka bir şehirde yaşıyorsanız istinabe (bulunduğunuz yerdeki savcılıkta ifade verme) talep edebilirsiniz. Savcı kabul ederse ifadeniz oradaki Cumhuriyet savcısı tarafından alınır ve dosyaya gönderilir. Her dosyada kabul edilmez; özellikle savcının sizi bizzat dinlemek istediği dosyalarda talep reddedilebilir. İki talebi aynı dilekçede birlikte yazabilirsiniz; aşağıdaki örnek buna göre hazırlandı.
Gitmezseniz Savcı Ne Yapabilir?
Davetiyeyi görmezden gelmek işlerin en kötü şekilde ilerlemesini sağlar. Çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Bu kararı kolluk uygular; yani bir sabah kapınız çalınır, ekip aracıyla adliyeye götürülürsünüz.
CMK 146/1: (1) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
Zorla getirme kararının içeriğinde kim olduğunuz, hangi suçla ilgili arandığınız ve neden zorla getirildiğiniz yazar; bunu CMK 146/2 düzenler. Kararın bir örneği CMK 146/3 uyarınca size verilir. Yakalandığınızda derhal, imkân yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde (CMK 146/4) savcının önüne çıkarılır ve ifadeniz alınır. Yani gitmemekle kazandığınız şey, birkaç günlük gecikme ve komşularınızın gözü önünde götürülmektir.
Bunun daha ağır bir sonucu da var. Gelmemeniz, savcının gözünde “kaçma şüphesi” doğuran bir davranış olarak yorumlanabilir. CMK 100/2-a, kaçma şüphesini uyandıran somut olguları tutuklama nedeni sayar; mazeretsiz gelmemek bu kapsamda değerlendirilebilir. Yani kendi elinizle tutuklanma ihtimalinizi yükseltmiş olursunuz.
İlgili yazı: Polis İfadeye Çağırdı, Gitmek Zorunda mıyım?
İfadeye Gitmeden Önce Dosyayı İnceletin ve Belgelerinizi Toplayın
İfadeye hazırlıksız gitmek en sık yapılan hatadır. Avukatınız soruşturma dosyasını inceleyip size hangi suçlamayla karşı karşıya olduğunuzu, dosyada hangi delillerin bulunduğunu ve kimin şikayetçi olduğunu söyleyebilir. Bunu bilerek gitmekle bilmeden gitmek arasında dağlar kadar fark vardır. Dosyada kısıtlama kararı varsa avukatınız şikâyet dilekçesini göremeyebilir; ancak bilirkişi raporlarını, varsa daha önce verdiğiniz ifadenin tutanağını ve hazır bulunmaya yetkili olduğunuz işlemlerin tutanaklarını her durumda görebilir (CMK 153/3).
İkinci iş belge toplamaktır. Ticari bir uyuşmazlıktan doğan dolandırıcılık iddiasında sözleşmeler, faturalar, banka dekontları ve yazışmalar sizi kurtarabilir. Hakaret veya tehdit iddiasında mesaj kayıtlarının tamamı önemlidir; sadece size gelen değil, sizin gönderdikleriniz de. Belgeleri düzenli bir klasörde götürün ve dilekçeyle dosyaya sunun.
Savcı sadece aleyhinize olan delilleri toplamakla görevli değildir. CMK 160/2 savcıya lehe ve aleyhe delilleri birlikte toplama ve şüphelinin haklarını koruma yükümlülüğü yükler. Bu yüzden lehinize olan tanıkları, kamera kayıtlarının bulunduğu yerleri ve HTS kayıtlarının istenmesini ifadeniz sırasında talep edin. Talebinizin tutanağa geçtiğinden emin olun.
İfade Odasında Size Söylenmesi Zorunlu Olanlar ve Susma Hakkınız
İfade alma keyfi bir sohbet değildir, kanunun çizdiği bir usulü vardır. CMK 147/1 uyarınca önce kimliğiniz saptanır, sonra size yüklenen suç anlatılır. Ardından müdafi (avukat) hakkınız hatırlatılır ve açıklamada bulunmama hakkınız olduğu söylenir.
CMK 147/1-e: Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.
Susma hakkı, “bir şey söylemiyorum” demekten ibaret değildir. Bazı soruları cevaplayıp bazılarında susabilirsiniz. Ne yapmanız gerektiğine avukatınızla birlikte, dosyanın içeriğine bakarak karar verin. Hiçbir hakim susmanızı “demek ki suçlu” diye gerekçe yapamaz; ancak sağlam bir savunmanız varsa da susmak her zaman en iyi yol değildir.
Avukat hakkınız kısıtlanamaz. CMK 149/3 avukatın ifade süresince yanınızda olma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini açıkça belirtir. Avukat tutacak durumda değilseniz CMK 150/1’e göre isteminiz üzerine barodan bir müdafi görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda ise CMK 150/3 uyarınca siz istemeseniz de müdafi görevlendirilir.
Dikkat: Tutanağı imzalamadan önce baştan sona okuyun. Söylemediğiniz bir cümle yazılmışsa veya söylediğiniz bir şey eksik geçmişse düzeltilmesini isteyin. İmzaladığınız tutanak, sonraki tüm aşamalarda karşınıza çıkar.
Baskı Altında Alınan İfade Ne Olur?
Beyanınız özgür iradenize dayanmak zorundadır. Yorma, aldatma, tehdit veya kanuna aykırı yarar vaadiyle alınan ifadeler geçerli değildir. CMK 148/3 bu usullerle elde edilen ifadenin, siz rıza gösterseniz bile delil sayılamayacağını söyler. Ancak baskı iddiası somut olmalıdır: Yargıtay, müdafi huzurunda alınan ve müdafiin baskı olmadığını doğruladığı kolluk ifadesinden sonradan “dayak yedim” denilerek dönülmesini beraat için yeterli görmüyor. Ayrıca CMK 148/4’e göre avukat olmadan kollukta alınan ifade, hakim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
İfadeden Sonra Ne Olur: Serbest Bırakılma, Adli Kontrol, Tutuklama
Davetiyeyle çağrılan kişilerin büyük çoğunluğu ifadesini verip evine döner. Savcı ifadenizi alır, dosyaya koyar ve soruşturmaya devam eder. Bu aşamada size bir tebligat adresi bırakmanız ve adres değişikliğinizi bildirmeniz söylenir. Bunu ihmal etmeyin, sonraki tebligatları kaçırmayın.
Savcı tutuklama nedeni gördüğünde sizi sulh ceza hakimliğine sevk eder. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni birlikte aranır; CMK 100/1 bunu ölçülülük şartına da bağlar. Kararı savcı değil, savcının talebi üzerine sulh ceza hakimi verir. Tutuklama kararı verilmezse CMK 101/4 uyarınca derhal serbest bırakılırsınız.
Tutuklamanın ağır kaldığı dosyalarda hakim adli kontrole karar verebilir. Bu, yurt dışına çıkış yasağı, karakola belirli aralıklarla imza atma, güvence bedeli yatırma veya konutu terk etmeme gibi yükümlülükler anlamına gelir. CMK 109/1 tutuklama sebepleri varken tutuklama yerine bu tedbirin uygulanabileceğini düzenler. Adli kontrol kararına da itiraz edebilirsiniz.
Soruşturmanın Sonu: Takipsizlik Kararı mı, İddianame mi?
Soruşturma iki kapıdan birine çıkar. Deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler ve dava açılır; CMK 170/2 bunu düzenler. İddianamede yüklenen suç, uygulanacak kanun maddeleri ve deliller tek tek gösterilir. Mahkeme iddianameyi kabul ederse artık sanık sıfatıyla yargılanırsınız.
İkinci ihtimal takipsizlik kararıdır. Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememişse savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
CMK 172/1: (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Takipsizlik kararı çıkarsa dosyanız kapanır. Yeni delil elde edilmedikçe ve sulh ceza hakimliği bu yönde karar vermedikçe aynı fiilden dolayı tekrar dava açılamaz; CMK 172/2 bu güvenceyi getirir. Yargıtay, bu usule uyulmadan açılan davada yargılamaya devam edilip hüküm kurulmasını bozma sebebi sayıyor. Şikayetçiyseniz ve takipsizlik kararı sizin aleyhinize çıktıysa, kararın size tebliğinden itibaren iki hafta içinde (CMK 173/1) sulh ceza hakimliğine itiraz edebilirsiniz. Bu süre kısadır, kararı elinize alır almaz avukatınıza gösterin.
Yaşanmış Olaydan
Birkaç yıl önce büroma gelen bir müvekkilim, sabah evinden polis ekibiyle alınmış ve doğruca adliyeye götürülmüştü. Bana ilk söylediği cümle şuydu: “Avukat bey, ben hiçbir şey yapmadım, sadece bir kağıt gelmişti, önemsemedim.” Meğer aylar önce şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmış, davetiyeyi bir kenara atmış. Dosyada iddia şuydu: Onun adına kayıtlı hattı kullanılarak açılan bir dijital cüzdan hesabı üzerinden birkaç kişi dolandırılmıştı ve para o hesaptan geçmişti.
Adliyede yaptığım ilk iş dosyayı incelemek oldu. Şikayet dilekçelerini, banka hareketlerini ve hat kayıtlarını gördükten sonra müvekkilimle görüştüm. Anlattığına göre hattı iki yıl önce bir tanıdığına kullanması için vermiş, geri almamıştı. Bunun ispatlanabilir yanları vardı: hattın hangi cihazlarda kullanıldığına dair kayıtlar, para çekilen ATM’lerin kamera görüntüleri ve o tarihlerde müvekkilimin başka bir şehirde çalıştığını gösteren SGK ile puantaj kayıtları. İfadesinde bunları sırasıyla anlattık ve aynı gün delil toplama talebini dilekçeyle dosyaya sunduk.
Savcı o gün müvekkilimi tutuklama talebiyle sevk etmedi, serbest bıraktı. Ancak zorla getirme kararının dosyaya bıraktığı izi silmek kolay olmadı; savcı bir dönem yurt dışına çıkış yasağı da tartıştı. Aylar sonra kamera görüntüleri ve cihaz kayıtları geldi, paranın çekildiği yerlerde müvekkilim yoktu ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Sonuçta aklandı, ama o ilk davetiyeye zamanında cevap verseydi ne evinden alınırdı ne de bir yıl boyunca bu tedirginliği yaşardı.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 18.02.2026 tarihli, 2021/40447 E., 2026/1724 K.
Katılanı kendilerini komiser ve savcı olarak tanıtan kişiler aramış, bir dolandırıcılık çetesini yakalamak için verdikleri hesaba para yatırması gerektiğini söyleyerek sanığın hesabına para yatırtmıştı. Yargıtay, bu eylemin sonradan yürürlüğe giren TCK 158/1-l’deki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, ancak suç tarihinde bu bent bulunmadığından basit dolandırıcılık sayılacağını belirtti ve dava zamanaşımı dolduğu için davanın düşmesine karar verdi. Telefonda savcı ya da polis kimliğiyle para isteyen biri, kanunun bugün nitelikli hâl olarak ayrıca ağır cezalandırdığı bir dolandırıcılık yapıyor demektir.
… Katılanın, kendilerini komiser ve savcı olarak tanıtan kişiler tarafından aranıp, bir dolandırıcılık çetesinin peşinde olduklarını, çeteyi yakalamak için verdikleri hesaba para yatırması gerektiğini söyleyerek sanığın hesabına para yatırmasını sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiği iddiasından ibaret eylemin, suç tarihinden sonra yürülüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu …
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 06.09.2022 tarihli, 2021/13198 E., 2022/14097 K.
Sanık kollukta, müdafii yanındayken suçu kabul etmiş ve yer göstermişti; savcılıkta ise dayak yediği için böyle konuştuğunu söyleyerek ifadesinden döndü ve ilk derece mahkemesi beraat verdi. Kollukta yanında bulunan müdafi ise ifadede zorlama ve baskı olmadığını, sanığın soruları kendisinin cevapladığını beyan etmişti. Yargıtay bu durumda suçun sabit olduğunu belirterek beraat kararını bozdu. Avukatınızın yanında verdiğiniz kolluk ifadesi delil değeri taşır; sonradan ileri sürülen ve dosyadaki bilgilerle desteklenmeyen bir baskı iddiası onu kendiliğinden geçersiz kılmaz.
… Sanığın kollukta müdafi huzurunda alınan ifadesinde suçunu kabul ettiği ve yer göstermesi üzerine tutanak tutulduğu, Cumhuriyet Başsavcılığındaki sorgusunda ise soruşturma aşamasında dayak yediği için suçunu kabul etmek zorunda kaldığını ve zorla yer gösterme yaptırıldığını, kollukta da bu yüzden bu yönde ifade verdiğini üzerine atılı suçları işlemediğini ifade etmiş ise de, kollukta birlikte savunmada bulunduğu müdafii savcılıkta verdiği beyanında sanığın kollukta alınan ifadesinde zorlama ve baskı olmadığını, sanığın susma hakkını kullanmadan sorulan sorulara kendisinin cevap verdiğini, itirazda bulunmadığını belirttiğinin anlaşılması karşısında, atılı suçları işlediği sabit olmasına rağmen yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, …
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 04.05.2026 tarihli, 2023/24944 E., 2026/9146 K.
Sanık hakkında aynı fiilden daha önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, bu karar CMK 172/2’deki usulle kaldırılmadan dava açılmıştı. Yargıtay, takipsizlik kararının, yeni delil üzerine sulh ceza hâkimliğince kaldırılmadıkça aynı fiil için dava açılmasına engel bir kovuşturma şartı olduğunu belirtti; mahkemenin şart gerçekleşinceye kadar durma kararı vermesi gerekirken yargılamaya devam edip hüküm kurmasını sanık lehine bozdu. Takipsizlik kararınız kesinleştiyse, yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı olmadan aynı olay için açılan dava yürütülemez.
… bir suç şüphesi nedeniyle açılan soruşturma neticesinde verilen “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesine istinaden sulh ceza hâkimliğince kaldırılmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılmasına engel teşkil eden bir kovuşturma şartıdır. …
… verilen 08.06.2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 172/2 nci maddesinde öngörülen usule uyularak kaldırılması yoluna gidilmeksizin açıldığı anlaşılan kamu davasının anılan Kanun’un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartı gerçekleşinceye kadar durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devamla hüküm kurulması …
Sık Sorulan Sorular
Savcılık ifadesine avukatsız gitmek zorunda mıyım?
Hayır, tam tersi; şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız avukatla gitmenizi öneririm. Avukat tutacak durumunuz yoksa talebiniz üzerine barodan müdafi görevlendirilir; ücretini önce devlet karşılar, mahkûm olursanız yargılama gideri olarak sizden istenebilir (CMK 324/1).
İfade gününde şehir dışındaysam veya hastaysam ne yapmalıyım?
Gün geçmeden savcılığa mazeret dilekçesi verin ve rapor, bilet gibi belgeleri ekleyin. Sürekli başka bir şehirde yaşıyorsanız bulunduğunuz yerdeki savcılıkta ifade verme talebinde bulunabilirsiniz.
Savcılık ifadesinden sonra doğrudan tutuklanabilir miyim?
Savcı tek başına tutuklayamaz; sizi tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edebilir ve kararı hakim verir. Davetiyeyle çağrılan dosyaların çoğunda ifade sonrası serbest bırakılırsınız.
Şüpheli olarak çağrıldığım dosyanın içeriğini ifadeden önce öğrenebilir miyim?
Evet, avukatınız soruşturma dosyasını inceleyip size suçlamayı ve delilleri anlatabilir. Dosyada kısıtlama kararı varsa şikâyet dilekçesi gibi belgeler gösterilmeyebilir; ancak bilirkişi raporları, varsa önceki ifade tutanağınız ve hazır bulunmaya yetkili olduğunuz işlemlerin tutanakları yine incelenebilir (CMK 153/3).
Susma hakkımı kullanırsam bu aleyhime yorumlanır mı?
Hayır, susmak kanuni bir haktır ve mahkumiyet gerekçesi yapılamaz. Ancak elinizde güçlü bir savunma varsa susmak yerine anlatmak bazen daha isabetlidir; bu kararı avukatınızla birlikte verin.
Yalnız SMS veya telefonla çağrıldım, gitmezsem zorla getirilir miyim?
Şüpheli için zorla getirmenin dayanağı CMK 145’e göre davetiyeyle yapılan çağrıdır; önce davetiye veya elektronik tebligat gelip gelmediğine bakın. Yine de kayıtsız kalmayın: çağrıya gelmeyen ya da kendisine ulaşılamayan şüpheli hakkında CMK 98/1 uyarınca yakalama emri çıkarılabilir.
Davetiye elime hiç ulaşmadıysa gelmemem yüzünden sorumlu tutulur muyum?
Usulüne uygun tebliğ edilmemiş bir davetiye nedeniyle gelmemeniz size kusur olarak yüklenmemelidir. Böyle bir durumda tebligat parçasının usulsüz olduğunu belgeleriyle ortaya koyup savcılığa açıklama yapmanız gerekir.
