Yakınım Şüpheli Şekilde Öldü: Otopsi ve Suç Duyurusu

Yakınım şüpheli şekilde öldü, otopsi ve suç duyurusu nasıl olur? İlk saatler, vekil hekim, mezardan çıkarma, Adli Tıp raporuna itiraz ve 2 haftalık süre.

“Yakınım şüpheli şekilde öldü otopsi ve suç duyurusu için ne yapmalıyım?” diye arayan ailelere ilk söylediğim şey şudur: cenazeyi teslim almadan ve defin yapılmadan önce Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurun. Ölüm sebebini ortaya koyacak tek inceleme otopsidir ve kararını savcı verir; aile otopsiyi isteyebilir, ama engelleyemez. Avukatınızın getirdiği bir hekim de otopside hazır bulunabilir (CMK 87/1). Defin yapılmış olsa bile mezardan çıkarma yoluyla inceleme mümkündür (CMK 87/4). Aşağıda ilk saatlerde yapılacakları, otopsi raporunun nasıl alınıp itiraz edileceğini ve takipsizlik kararına karşı yolu anlatıyorum.

Yakınım Şüpheli Şekilde Öldü Otopsi ve Suç Duyurusu İçin İlk Saatlerde Ne Yapmalıyım?

İlk iş, ölümün “adli vaka” olarak kayda geçmesini ve cenazenin otopsiden önce defnedilmemesini sağlamaktır. Hastanede gerçekleşen ve şüphe taşıyan ölümlerde hastane kolluğa haber verir; evde, iş yerinde ya da açık alanda bulunan cesette kolluk ve savcı olay yerine gelir.

  1. Savcılığa ya da olay yerindeki kolluğa, şüphenizi ve otopsi istediğinizi yazılı olarak bildirin; sözlü söylediyseniz tutanağa geçirilmesini isteyin.
  2. Evde ölüm olduysa odaya, ilaç kutularına, bardaklara, kablolara ve yazılı notlara dokunmayın; olay yeri inceleme ekibi gelmeden temizlik yapmayın.
  3. Ölenin telefonunu, bilgisayarını ve şifrelerini kimseye teslim etmeden kolluğa verin; son mesajların ve arama kayıtlarının incelenmesini isteyin.
  4. Çevredeki işyeri, apartman ve sokak kameralarının kayıtlarının hemen istenmesi için savcılığa başvurun; bu kayıtlar kısa sürede silinebilir.
  5. Ölenin son günlerde görüştüğü kişileri, şikâyetlerini ve kullandığı ilaçları bir kâğıda yazın.
  6. Kimlik teşhisine siz katılacaksanız, cesedi gördüğünüzde fark ettiğiniz morluk, yara ya da iz varsa bunu teşhis tutanağına yazdırın.

Kanun, ölü muayenesinden ya da otopsiden önce ölünün kimliğinin, özellikle onu tanıyanlara gösterilerek belirlenmesini ister (CMK 86/1). Ailenin bu sırada gördükleri, sonradan rapordaki bulgularla karşılaştırılabilecek önemli bir kayıttır.

Otopsi Ne Zaman Yapılır, Aile Karşı Çıkabilir mi?

Ölümün nedeni ve şekli şüpheliyse savcı otopsi yaptırır; ailenin rızası aranmaz ve aile karşı çıksa da otopsi yapılır. Önce savcının huzurunda bir hekimle ölü muayenesi yapılır ve tıbbi belirtiler, ölüm zamanı ve ölüm nedeni için bütün bulgular saptanır (CMK 86/2-3).

Ölü muayenesi her zaman ölüm sebebini kesin göstermez. Savcı bazen dış muayeneyle yetinip “klasik otopsiye gerek yoktur” diyerek defin izni verir. Aile tam tersini düşünüyorsa, defin yapılmadan önce yazılı olarak klasik otopsi istemelidir. Yargıtay, adli vaka sonucu gerçekleşen ölümlerde ölüm nedeninin ve gözle görülmeyen başka bir nedenin açığa çıkarılması için klasik otopsinin zaruri olduğunu belirtti; otopsi yapılmamışsa Adli Tıp’tan illiyet raporu alınmadan kurulan hükmü eksik inceleme saydı.

Otopsinin kimler tarafından ve nasıl yapılacağı da kanunda yazılıdır:

CMK 87/1: (1) Otopsi, Cumhuriyet savcısının huzurunda biri adlî tıp, diğeri patoloji uzmanı veya diğer dallardan birisinin mensubu veya biri pratisyen iki hekim tarafından yapılır. Müdafi veya vekil tarafından getirilen hekim de otopside hazır bulunabilir. Zorunluluk bulunduğunda otopsi işlemi bir hekim tarafından da yapılabilir; bu durum otopsi raporunda açıkça belirtilir.

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Otopsi, cesedin durumu elverdiği ölçüde mutlaka baş, göğüs ve karnın açılmasını gerektirir (CMK 87/2) ve bütün işlemler görüntü olarak kayda alınır (CMK 87/5). Zehirlenme şüphesinde organlardan parça alınır ve şüpheli maddeler uzmanına tahlil ettirilir (CMK 89). Dini ya da ailevi kaygılar anlaşılır bir durumdur; ama bu kaygı, ölüm sebebini bir daha öğrenme imkânınızın olmayacağı bir karara dönüşmemelidir.

Şüpheli ölümde yapılan incelemeler ve ailenin hakları
İnceleme Kim karar verir, kim yapar Ailenin yapabileceği Dayanak
Kimlik teşhisi Savcı; ölüyü tanıyanlara gösterilir Gördüğü iz ve yaraları tutanağa yazdırmak CMK 86/1
Ölü muayenesi Savcı huzurunda bir hekim Klasik otopsi istemek CMK 86/2-3
Klasik otopsi Savcı huzurunda iki hekim Vekilin getirdiği hekimin hazır bulunması CMK 87/1-2
Zehirlenme incelemesi Savcı veya mahkeme; uzman tahlili İlaç ve madde listesini savcılığa vermek CMK 89
Mezardan çıkarma Soruşturmada savcı, kovuşturmada mahkeme Gerekçeli dilekçeyle talep etmek; karar kural olarak yakına bildirilir CMK 87/4
Raporun yeniden incelenmesi Savcı veya mahkemenin göndermesiyle Adli Tıp ihtisas kurulu, çelişkide üst kurul Gerekçeli itiraz, uzman mütalaası CMK 67/6; Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi No. 4
Tablo genel bilgi amaçlıdır. Rapora ve dosyaya erişim, soruşturmada kısıtlama kararı olup olmamasına göre değişebilir.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Otopsiye Kendi Hekiminizi Getirebilir misiniz?

Evet; vekiliniz aracılığıyla getirdiğiniz bir hekim otopside hazır bulunabilir (CMK 87/1). Bunun için önce bir avukatı vekil tayin etmeniz, sonra avukatın savcılığa otopsi saatini sorup hekimin katılacağını bildirmesi gerekir.

Bu hekim otopsiyi kendisi yapmaz; işlemi izler, gördüğü bulguları not eder ve gerekirse sorular yöneltir. Sonradan raporla çelişen bir durum görürse bu, itirazınızın ve uzman mütalaasının temelini oluşturur. Ölümden hemen önce hastayı tedavi eden hekim ise otopsiyi yapamaz; yalnız hazır bulunup hastalığın seyri hakkında bilgi verebilir (CMK 87/3). Hastanede tedavi sırasında olan ölümlerde bu kural, öleni tedavi eden hekimin kendi tedavisini otopsi raporunda değerlendirmesini önler. Tedavi sırasındaki ölümde izlenecek yolu doktor hatasına uğradım ne yapmalıyım yazısında anlattım.

Dikkat: Otopsi çoğu zaman ölümden sonraki ilk saatlerde ya da ertesi gün yapılır. Hekim getirmek istiyorsanız avukatla aynı gün konuşun; otopsi bittikten sonra bu imkân bir daha doğmaz.

Cenaze Ne Zaman Teslim Edilir, Defnedildiyse Mezar Açılır mı?

Cenaze, otopsi ve kimlik tespiti tamamlandıktan sonra aileye teslim edilir; defnedilmiş bir ceset de gerektiğinde savcının ya da mahkemenin kararıyla mezardan çıkarılarak incelenebilir. Mezardan çıkarma kararının nasıl verildiği kanunda şöyle yazılıdır:

CMK 87/4: (4) Gömülmüş bulunan bir ceset, incelenmesi veya otopsi yapılması için mezardan çıkarılabilir. Bu husustaki karar, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilir. Mezardan çıkarma kararı, araştırmanın amacını tehlikeye düşürmeyecekse ve ulaşılması da zor değilse ölünün bir yakınına derhâl bildirilir.

Mezardan çıkarma, defin sonradan şüphe doğduğunda başvurulan bir yoldur: örneğin ölümün hastanede “doğal ölüm” olarak kaydedilip otopsisiz defnedilmesi, sonra ölenin günler önce darp edildiğinin ortaya çıkması gibi. Zaman geçtikçe cesetteki bulgular kaybolur; çürüme bazı bulguları ortadan kaldırabilir, ama kemik kırıkları ya da bazı zehirler uzun süre tespit edilebilir. Bu yüzden talebinizi, şüphenizin dayandığı somut olguları yazarak ve geciktirmeden yapın.

Savcı bu talebi reddederse ya da şüpheyi araştırmadan dosyayı kapatırsa, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazda bu eksiklik ileri sürülür. Yargıtay, askerlik sırasında hastanede ölen bir gencin kafa muayenesi yapılmadan kapatılan dosyasında, tanıkların dinlenmesini ve gerekirse mezarın açılmasını öngören eksik soruşturma gerekçesini yerinde bularak itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.

Şüpheli Ölümde Suç Duyurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?

Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır; valiliğe, kaymakamlığa ya da mahkemeye verilen dilekçe de savcılığa gönderilir (CMK 158/1-2). Dilekçe yazılı verilebileceği gibi sözlü başvuru tutanağa geçirilebilir (CMK 158/5). Kasten veya taksirle öldürme şikâyete bağlı olmadığı için altı aylık bir şikâyet süresi yoktur; savcı ölümü öğrendiği anda kendiliğinden araştırmaya başlamak zorundadır (CMK 160/1).

Savcı zaten soruşturma başlatmışsa sizin dilekçeniz yine önemlidir: şüphenizi ve isteklerinizi dosyaya sokar, sizi şikâyetçi sıfatıyla dosyaya bağlar ve size karar tebliğ edilmesini sağlar. Dilekçeye şunları yazın:

  • Ölenin kimliği, ölüm tarihi, yeri ve size nasıl haber verildiği.
  • Şüphenizin sebepleri: vücuttaki izler, ölümden önceki tehditler, borç ya da miras anlaşmazlığı, çelişkili anlatımlar.
  • Şüphelendiğiniz kişiler ve olayı bilebilecek tanıklar.
  • İstekleriniz: klasik otopsi, toksikoloji incelemesi, kamera kayıtları, telefonların inceleme ve arama kayıtları, hastane ya da işyeri belgeleri.

Ayrıntılı yazım biçimini ve örnek metni suç duyurusu dilekçesi nasıl yazılır yazısında bulabilirsiniz. Soyut ve genel bir dilekçeye savcı “soruşturma yapılmasına yer olmadığı” kararı verebilir; bu karara da 173. maddedeki usulle itiraz edilir (CMK 158/6). Bu yüzden dilekçenizde tarihleri, yeri ve kişileri açıkça yazın.

Kasıt mı, Taksir mi, İntihar mı? Ölümün Türüne Göre Dosya

Otopsi ve deliller, ölümün cinayet, taksirli bir ölüm, intihar ya da doğal ölüm olduğunu ayırır; aynı ölüm, faile göre farklı suçlara girebilir. Ailenin ilk sorusu genellikle “biri onu öldürdü mü”dür; ama dosyaların önemli bir kısmı ihmal ve dikkatsizlik etrafında döner.

  • Kasten öldürme: Ceza müebbet hapistir (TCK 81/1). Failin ölümü öngörüp kabullendiği durumlar olası kast sayılır; ayrımı kast ve taksir farkı yazısında anlattım.
  • Taksirle öldürme: Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla ölüme neden olmak 2 yıldan 6 yıla kadar hapistir (TCK 85/1). Ayrıntısını taksirle öldürme cezası yazısında bulabilirsiniz.
  • İhmal: Bakım yükümlüsü olan birinin hiçbir şey yapmaması da ölümden sorumlu tutulmasına yol açabilir; bunun için ihmalin icrai bir davranışa eşdeğer olması gerekir (TCK 83/1).
  • İntihar görünümlü ölüm: Ölümün gerçekten intihar olup olmadığı, ölenin intihara yönlendirilip yönlendirilmediği ayrıca araştırılır; bu suç TCK 84’te düzenlenir ve intihara yönlendirme cezası yazısında anlattım.
  • İş kazası: İşverenin ve iş güvenliği sorumlularının taksiri tartışılır; yol haritası iş kazasında yakınımı kaybettim yazısındadır.

Bu ayrım dosyanın zamanaşımını da belirler. Taksirle öldürmede dava zamanaşımı 15 yıl, müebbet hapis gerektiren kasten öldürmede 25 yıldır (TCK 66/1). Yani ölümden yıllar sonra ortaya çıkan bir şüphe için de suç duyurusu yapılabilir; ama zaman geçtikçe delil kaybolur.

Otopsi Raporunu Nasıl Alırsınız, Nasıl İtiraz Edersiniz?

Rapor, soruşturmanın gizliliğini bozmamak koşuluyla savcıdan belge örneği istenerek ya da vekil aracılığıyla dosya incelenerek alınır (CMK 234/1-a). Kasten öldürme soruşturmalarında hâkim, dosyayı incelemeyi kısıtlayabilir; ama bilirkişi raporları bu kısıtlamanın dışındadır (CMK 153/2-3). Otopsi raporu bir bilirkişi raporu olduğundan, kısıtlama kararı olsa bile vekilinizin inceleyebileceği belgelerdendir.

Otopsi raporu tek seferde gelmeyebilir. Önce ön bulguları içeren otopsi tutanağı düzenlenir; toksikoloji ve doku incelemeleri bittikten sonra kesin rapor çıkar ve bu süre aylar alabilir. Kesin rapor “ölüm sebebi tespit edilemedi” diyorsa ya da tanık anlatımlarıyla çelişiyorsa üç yol vardır:

  • Savcılığa gerekçeli dilekçeyle, raporun Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas kuruluna gönderilmesini isteyin; ihtisas kurulları, kanaat verici bulunmayan ve aralarında çelişki olan raporları inceler.
  • Raporlar arasında çelişki sürerse dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesini isteyin; üst kurul çelişkileri kesin olarak karara bağlar.
  • Kendi seçtiğiniz bir uzmandan bilimsel mütalaa alın (CMK 67/6); bunun yolunu uzman mütalaası yazısında anlattım.

Adli Tıp kurullarına dosyayı aile doğrudan gönderemez; gönderen savcı ya da mahkemedir. Sizin işiniz, talebi gerekçesiyle yazmak ve hangi soruların sorulacağını belirlemektir: ölüm sebebi, ölüm zamanı, yaraların niteliği, ölümle eylem arasındaki bağ. Yargıtay, darp iddiası bulunan bir ölüm dosyasında ölümle eylem arasındaki illiyet bağı için rapor alınmasını ve raporlar çelişirse dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesini gerekli gördü.

Takipsizlik Kararı Çıkarsa Ne Yapılır?

Savcının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına, tebliğden itibaren iki hafta içinde, ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edilir (CMK 173/1). İtiraz dilekçesinde, yapılmayan otopsiyi, alınmayan Adli Tıp raporunu, dinlenmeyen tanığı ve istenmeyen kamera kaydını tek tek yazın; “eksik soruşturma” itirazın en güçlü gerekçesidir.

Süreyi kaçırmamak için kararın size tebliğ edildiği tarihi not edin. Dilekçenin yapısını ve delil listesini takipsizlik kararına itiraz yazısında anlattım. İtiraz kabul edilirse savcı soruşturmayı genişletir; iddianame düzenlenirse aile kamu davasına katılan olarak katılabilir (CMK 237/1).

Dava açıldıktan sonraki süreci, barodan avukat isteme hakkını ve tazminat yollarını yakınım öldürüldü: katılan olarak dava yazısında ayrıntılı anlattım. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda, avukatınız yoksa istemeniz hâlinde baro size avukat görevlendirir (CMK 234/1-a-3); taksirle öldürmede alt sınır 2 yıl olduğu için bu hak doğmaz.

Yaşanmış Olaydan

Bir aile, huzurevinde kalan annelerinin “kalp yetmezliğinden” öldüğünü öğrendikten sonra bana geldi. Cenazeyi yıkarken kollarda ve kalçada morluklar görmüşlerdi. Defin ertesi gün yapılacaktı. Aynı akşam savcılığa yazılı başvurduk, morlukların fotoğraflarını ekledik ve klasik otopsi istedik; savcılık, ölü muayenesinden sonra otopsi kararı verdi. Aile adına bir adli tıp uzmanının otopside hazır bulunmasını sağladık.

Kesin rapor dört ay sonra geldi. Ölüm sebebi zatürre ve buna bağlı solunum yetmezliği olarak belirlendi; morlukların, yatağa kaldırma ve çevirme sırasında oluşabilecek nitelikte olduğu ve ölümle bağlantısı bulunmadığı yazıldı. Huzurevinin bakım kayıtlarını ve kamera görüntülerini istettik; hemşire ve bakıcıların ifadeleri alındı. Raporun ihtisas kuruluna gönderilmesi talebimiz üzerine kurul da aynı sonuca vardı.

Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi; itirazımız da reddedildi. Aile istediği cezayı alamadı, ama annelerinin nasıl öldüğünü artık biliyor. Otopsi yapılmasaydı bu sorunun cevabı hiç olmayacaktı ve morluklar yıllarca ailenin içinde bir yara olarak kalacaktı.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 01.07.2025 tarihli, 2025/2676 E., 2025/5342 K.

Darp edildikten sonra hastanede yaklaşık altı ay tedavi gören kişi ölmüş, ölü muayenesinde ölüm sebebi belirlendiği gerekçesiyle klasik otopsi yapılmadan defin izni verilmişti. Daire, adli vaka sonucu ölümlerde ölüm nedeninin ve gözle görülmeyen başka bir nedenin açığa çıkarılması için klasik otopsinin zaruri olduğunu belirtti. Otopsi yapılmadıysa tüm tedavi belgeleri ve görüntülerle Adli Tıp İhtisas Kurulu’ndan illiyet bağı konusunda rapor alınmadan hüküm kurulmasını eksik inceleme sayarak hükmü bozdu; samimi beyanlarıyla olayın ortaya çıkmasını sağlayan bir sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasını da ayrıca bozma sebebi yaptı. Karar, defin öncesinde klasik otopsi istemenin neden önemli olduğunu gösteriyor.

… Adli vaka sonucu gerçekleşen tüm ölüm olaylarında, suç vasfının belirlenebilmesi adına ölüme neden olan darbelerin yerleri ile ölüme neden olan tıbbi nedenin tam ortaya çıkarılabilmesi ve ölüme neden olan gözle görülemeyen başkaca bir nedenin var olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi adına klasik otopsi yapılması kanuni bir zorunluluk olmakla birlikte zaruri bir durumdur …

↑ Metne dön

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 09.05.2025 tarihli, 2025/926 E., 2025/3756 K.

Askerlik görevi sırasında rahatsızlanıp hastanede ölen gencin ailesi, ölüm sebebi olarak bildirilen hidrosefalinin ancak bir darbeyle oluşabileceğini ileri sürmüş; savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği de itirazı reddetmişti. Kanun yararına bozma isteminde, Adli Tıp raporunda kafa muayenesinin yapılmadığı, aynı yerde askerlik yapanların tanık olarak dinlenmesi ve gerekirse mezarın açılması gerektiği ileri sürüldü. Daire, eksik soruşturmaya ilişkin bu bozma isteğini dosya kapsamına göre yerinde buldu ve itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.

… Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki eksik soruşturmaya ilişkin bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir …

↑ Metne dön

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 05.05.2026 tarihli, 2026/179 E., 2026/3610 K.

Birden fazla kişinin darp ettiği iddia edilen maktulün ölümüyle ilgili davada bazı sanıklar mahkûm edilmiş, bazıları beraat etmişti. Daire, tedavi evrakıyla birlikte dosyanın ilgili Adli Tıp İhtisas Kurulu’na gönderilerek yaralanmaların niteliğinin ve ölümle eylem arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesini, raporlar arasında çelişki çıkarsa dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesini istedi. Bu eksik inceleme ile lehe kanun değerlendirmesi yapılmamasını bozma sebebi yaptı. Karar, ölüm sebebinde tereddüt olan dosyalarda üst kurul incelemesinin istenebileceğini gösteriyor.

… meydana gelen ölüm ile eylem arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor alınması, dosyada bulunan raporlar arasında çelişki oluşması halinde dava dosyasının Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilerek rapor aldırılması …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Aile otopsiyi reddedebilir mi?

Hayır. Ölüm şüpheliyse otopsiye savcı karar verir ve ailenin rızası aranmaz; aile yalnız otopsinin yapılmasını isteyebilir.

Otopsi raporu ne zaman çıkar?

Otopsi tutanağı işlem günü düzenlenir; toksikoloji ve doku incelemeleri gerektiğinde kesin rapor aylar sürebilir. Dosyanın durumunu vekiliniz savcılıktan takip eder.

Hastanede ölen yakınım için de otopsi istenir mi?

Evet. Tedavi sırasında ya da sonrasında şüpheli bir ölüm olduysa, cenaze teslim alınmadan savcılığa başvurup otopsi isteyin; tedavi eden hekim otopsiyi yapamaz (CMK 87/3).

Defnedildikten aylar sonra şüphelendim, ne yapabilirim?

Şüphenizin dayanaklarını yazarak savcılığa suç duyurusunda bulunun ve mezardan çıkarma isteyin (CMK 87/4). Karar, soruşturmada savcıya, kovuşturmada mahkemeye aittir.

Suç duyurusu için avukat şart mı?

Şart değil; dilekçeyi kendiniz verebilirsiniz. Ama otopsiye hekim getirmek ve dosyayı incelemek vekil aracılığıyla olduğundan, ilk günlerde bir avukatla çalışmak pratikte büyük fark yaratır.

Takipsizlik kararına itiraz süresi ne kadar?

Kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; itiraz, ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK 173/1).

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.