Hukuk terimi

Delil karartma şüphesi

Delil karartma şüphesi, şüpheli veya sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunma konusunda kuvvetli şüphe oluşturmasıdır (CMK m. 100/2-b). Kaçma şüphesi gibi bir tutuklama nedenidir ve kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerle birlikte aranır (CMK m. 100/1). Kanun şüphenin kişinin kendi “davranışlarından” doğmasını ister. Bu yüzden “delillerin henüz toplanmamış olması” gibi her dosyaya yazılabilecek kalıp gerekçeler, itirazda en çok eleştirilen noktadır.

Ayrıntılı rehber: hâkimin tutuklama kararı verirken nelere baktığı

Bilmeniz gerekenler

  • Kanun iki davranış türü sayar: delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ile tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişimi (CMK m. 100/2-b-1, 2). Uygulamada telefon kayıtlarının silinmesi ya da mağdurun aranıp şikâyetinden vazgeçmeye zorlanması bu başlıkta değerlendirilir.
  • Kararda bu şüpheyi gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça yazılmalıdır (CMK m. 101/2-b). Hangi davranışa dayanıldığını göstermeyen matbu bir cümle, tutuklama kararına itiraz dilekçesinde ilk ele alınacak eksikliktir.
  • Bu şüphe zamanla zayıflar: deliller toplandıkça ve tanıklar dinlendikçe karartılacak bir şey kalmayabilir. Yargıtay, bu amaçla uygulanan tedbirin geçici olduğunu ve şartları kalkınca kaldırılması gerektiğini vurguluyor.
  • Tutuklamaya gerek görülmezse hâkim adli kontrole başvurabilir; mağdura ya da tanığa yaklaşmayı önlemek için belirlenen yer veya bölgelere gitmeme yükümlülüğü verilebilir (CMK m. 109/3-l).
  • Delil karartma tehlikesi olan tutukluya soruşturmada savcı, kovuşturmada hâkim ziyaretçi kabulü ve telefon görüşmesi kısıtlaması gibi önlemler uygulayabilir (5275 SK m. 115/1).
  • Tutuklama kararına öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir (CMK m. 268/1).

Sık karıştırılan

Delil karartma şüphesi bir suç değil, tutuklama nedenidir. Gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek için bir suçun delillerini yok etmek, silmek, gizlemek veya değiştirmek ise ayrıca suçtur ve altı aydan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m. 281/1). Kişi kendi işlediği ya da iştirak ettiği suçun delillerini karartırsa bu fıkraya göre ceza almaz; davranışı ancak tutuklama gerekçesi olarak karşısına çıkar. Bu ayrım suç delillerini yok etme suçu yazısında ayrıntılı anlatılıyor. Dosyaya erişimin sınırlanması ise ayrı bir kurumdur: kısıtlama kararı müdafiin dosyayı incelemesini, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse ve yalnız sayılan suçlarda sınırlar (CMK m. 153/2). Öteki tutuklama nedeni için bkz. kaçma şüphesi.

Sık sorulan sorular

Deliller toplandıysa delil karartma şüphesiyle tutukluluk devam edebilir mi?

Kanun bunu açıkça yasaklamaz, ama gerekçe giderek zayıflar. Tutukluluğun devamı kararlarında da şüphenin somut olgularla gösterilmesi gerekir (CMK m. 101/2); bu nedenle delillerin toplandığı aşamada yeni bir tahliye talebi yapılmalıdır (CMK m. 104/1).

Mağdurla konuşmak delil karartma sayılır mı?

Baskı girişimi niteliğindeyse sayılabilir (CMK m. 100/2-b-2). Uzlaşma ya da zararın giderilmesi için görüşme gerekiyorsa bunu doğrudan değil, avukat aracılığıyla ve kayıt altında yapmak gerekir.

Telefonumu silmem delil karartma suçu olur mu?

Kendi işlediğiniz iddia edilen suçun delilleri söz konusuysa TCK 281/1’e göre ceza almazsınız. Ancak bu davranış, hakkınızda delil karartma şüphesine dayanan tutuklama kararı için gerekçe olarak kullanılabilir.

Delil karartma şüphesi varken adli kontrol mümkün mü?

Evet. Tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde de tutuklama yerine adli kontrole karar verilebilir (CMK m. 109/1). Hâkim, adli kontrolün neden yetersiz kalacağını göstermeden tutuklama kararı veremez (CMK m. 101/2-d).

Bu terimin geçtiği rehberler
Ceza Muhakemesi Hukuku alanındaki diğer terimler

Bu terim sizin dosyanızda mı geçiyor?

Tanım genel bilgi verir; sizin olayınızda ne anlama geldiğini birlikte değerlendirelim.

Danışma Talebi