Sahte Sigortalılık Cezası: İşveren, Sigortalı ve SGK İadesi
Sahte sigortalılık cezası: kamu zararına dolandırıcılık 4-10 yıl, e-bildirgede bilişim suçu, işveren ve sigortalı sorumluluğu, SGK'nın 10 yıllık iadesi.
Sahte sigortalılık cezası, bir işyerinde fiilen çalışmadığı hâlde çalışıyor gibi gösterilen kişi ile bu bildirimi yapan işveren ve muhasebeci için ayrı ayrı sonuç doğurur. Ceza dosyası çoğu zaman Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) denetmeninin raporuyla açılır; aynı rapor hizmetlerin iptaline, emekliliğin kesilmesine ve ödenen aylıkların geri istenmesine de dayanak olur. Yani elinizde biri savcılıkta, biri SGK ve iş mahkemesinde yürüyen iki ayrı dosya olur. Bu yazıda hangi suçun gündeme geldiğini, kimin ne ceza aldığını ve SGK’nın neyi geri isteyebileceğini anlatıyorum.
Sahte Sigortalılık Cezası Kaç Yıl? Duruma Göre Tablo
Sahte sigortalılıkta ceza, Kurum zararı varsa 4 ila 10 yıl hapis gerektiren nitelikli dolandırıcılıktan, zarar yoksa 6 ay ile 3 yıl arasındaki bilişim suçuna kadar uzanır. Savcılık genellikle en ağır vasıfla dava açar; savunmanın ilk işi, dosyadaki fiilin gerçekte hangi suça uyduğunu tartışmaktır.
| Durum | Suç ve dayanak | Ceza | Not |
|---|---|---|---|
| Sahte hizmetle SGK’dan aylık, sağlık hizmeti veya ödenek alındı | Kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-e) | 4 – 10 yıl hapis ve menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası | Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenirse ceza yarı oranında artar (158/3) |
| Sahte bildirim e-bildirgeyle yapıldı, menfaat ispatlanamadı | Bilişim sistemine veri yerleştirme (TCK 244/2) | 6 ay – 3 yıl hapis | Yargıtay’ın 2026 kararlarında bu vasıf benimsendi; konu tartışmalı |
| E-bildirgeyle haksız çıkar sağlandı, başka suç oluşmuyor | TCK 244/4 | 2 – 6 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası | Dolandırıcılık oluşuyorsa o suçtan ceza verilir |
| Kâğıt belge veya sahte evrakla bildirim | Resmi belgede sahtecilik (TCK 204/1) veya özel belgede sahtecilik (TCK 207/1) | 2 – 5 yıl / 1 – 3 yıl hapis | Belgenin niteliğine göre değişir |
| Sigortalı gösterilen kişinin hilesi yok, ödeme almadı | Suç oluşmayabilir | Beraat ihtimali yüksek | SGK hizmeti yine iptal eder |
Kurum zararına dolandırıcılıkta nitelikli hâl şu bentte yazılıdır:
TCK 158/1-e: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (158/1 son cümle). E-bildirgeyle yapılan bildirimlerde ise şu fıkralar tartışılır:
TCK 244/2: (2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 244/4: (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Özel bir sigorta şirketini sahte kazayla zarara uğratmak ise başka bir dosyadır; onu sigorta dolandırıcılığı cezası yazısında anlattım. Nitelikli dolandırıcılığın bent bent hesabı için nitelikli dolandırıcılık cezası hesaplama yazısına bakabilirsiniz.
Sahte Sigortalılık Nasıl Ortaya Çıkar?
Sahte sigortalılık çoğunlukla SGK denetmenlerinin işyeri denetimi, toplu sigortalı girişi yapılan işyerlerinin incelenmesi ya da bir ihbarla ortaya çıkar. Dosyalarda en sık gördüğüm tablo, üretimi ve geliri olmayan, yalnız kâğıt üzerinde var olan “tabela işyerleri” ya da küçük bir ofiste çalışabilecek kişiden çok daha fazla sigortalı bildiren işyerleridir.
Denetmen; işyerinin büyüklüğüne, elektrik ve su tüketimine, banka kayıtlarına, ücretin gerçekten ödenip ödenmediğine, komşu işyerlerinin beyanlarına ve sigortalıların ifadelerine bakar. Rapor “fiili çalışma yok” sonucuna varırsa Kurum ilgili hizmetleri iptal eder ve Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunur. Bu aşamada sigortalı ya da işveren olarak ifadeye çağrılırsanız, ifadeden önce ifade sürecinde haklarınızı bilmeniz önemlidir.
Kurumun işyerine de ayrı yaptırımları vardır. Bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı tespit edilen işyeri, ilk tespitte bir ay, üç yıl içinde tekrar eden her tespitte bir yıl süreyle sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz (5510 sayılı Kanun ek m.14). Bildirge ve belge yükümlülüklerinin ihlali için 5510 m.102’deki asgari ücrete bağlı idari para cezaları da uygulanabilir; bu cezalara itiraz ayrı bir süreçtir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
İşveren ve Muhasebeci Hangi Suçtan Yargılanır?
İşveren ve muhasebeci, sahte bildirimle Kurumdan ödeme alınmasını sağladılarsa nitelikli dolandırıcılıktan, ödeme yoksa ya da ispatlanamıyorsa çoğu dosyada bildirimin yapılış biçimine göre bilişim veya sahtecilik suçundan yargılanır. Bugün işe giriş bildirgeleri ve aylık bildirimler e-bildirgeyle internetten gönderildiği için bilişim suçları öne çıkıyor.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, muhasebecinin e-bildirgeyle yaptığı gerçeğe aykırı bildirimleri bilişim sistemine veri yerleştirme suçu olarak değerlendirdi. Aynı daire başka bir dosyada bu görüşü oy çokluğuyla tekrarladı; karşı oyda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2020 tarihli bir kararına dayanılarak işyeri şifresini hukuka uygun biçimde elinde bulunduran kişinin yaptığı bildirimin resmi belgede sahtecilik olduğu savunuldu. Fark küçük değildir: resmi belgede sahteciliğin cezası 2 ila 5 yıl, veri yerleştirmenin 6 ay ile 3 yıldır ve zamanaşımı süreleri de buna göre değişir. Sahtecilik suçlarının genel çerçevesi için resmi belgede sahtecilik cezası yazısına bakabilirsiniz.
Bildirimi kim yaptı: şifre, log ve IP kayıtları
İşverenin en güçlü savunma noktası, bildirimi kendisinin yapıp yapmadığıdır. İşyeri şifresi çoğu zaman muhasebecide, bazen eski bir ortakta ya da şifreyi ele geçiren üçüncü bir kişidedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, şifrenin kimde olduğu, giriş kayıtları ve IP adresleri araştırılmadan işyeri sahibinin kastı hakkında hüküm kurulamayacağını kabul etti. Bu kayıtların SGK’dan ve internet servis sağlayıcısından istenmesini soruşturma aşamasında talep etmek gerekir.
Aynı suç işleme kararıyla aylar boyunca yapılan bildirimlerde zincirleme suç hükmü (TCK 43) uygulanır ve tek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Üç veya daha fazla kişinin birlikte işlediği kabul edilirse dolandırıcılık cezası ayrıca yarı oranında artar (TCK 158/3).
Çalışmadan Sigortalı Gösterilen Kişi Ceza Alır mı?
Sigortalı gösterilen kişi, Kurumu aldatmaya yönelik hileli bir davranışı yoksa ve Kurumdan haksız bir ödeme almadıysa çoğu dosyada ceza almaz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hileli hareketi bulunmayan ve Kurum zararı oluşmayan bir sigortalı hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etti; Kurumun bildirimleri her zaman denetleme imkânı olduğunu da gerekçeye yazdı.
Tablo, kişinin bilerek ve para ödeyerek kayıt yaptırdığı, ardından bu sahte günlerle emekli olduğu, sağlık hizmeti, rapor parası ya da işsizlik ödeneği aldığı dosyalarda değişir. Burada kişi, işverenle birlikte dolandırıcılığın faili ya da iştirakçisi olarak yargılanabilir. “Prim günümü tamamlamak için ödedim, kimseye zarar vermedim” savunması, Kurumdan aylık alındıysa tek başına yeterli olmaz.
Adıma haberim olmadan sigorta girişi yapılmış
Hiç çalışmadığınız bir işyerinden sigorta girişi görüyorsanız, e-Devlet’teki SGK hizmet dökümünüzü alın ve tarihleri not edin. SGK’ya yazılı başvuruyla bu hizmetin size ait olmadığını bildirin; kimlik bilgilerinizin kötüye kullanıldığını düşünüyorsanız savcılığa şikâyet dilekçesi verin. Bu tür girişler bazen başka bir dolandırıcılığın parçasıdır; dolandırıcılık soruşturmasının nasıl işlediğini bilmek, kendi konumunuzu korumanıza yardım eder.
Emekliliğim İptal Edildi: Aylıklar Geri İstenir mi?
Evet. Sahte sayılan hizmetler iptal edilince bu hizmetlere dayanan emeklilik de iptal edilir ve SGK ödediği aylıkları, ikramiyeleri ve sağlık giderlerini geri ister (5510 m.96). Ödeme kişinin kasıtlı veya kusurlu davranışından doğduysa, hatanın tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık ödemeler, ödeme tarihlerinden itibaren kanuni faiziyle istenir. Hata Kurumdan kaynaklandıysa geriye dönük süre beş yıldır ve tebliğden itibaren yirmi dört ay içinde ödenirse faiz işlemez.
Kurumdan alacağınız varsa borç önce bundan mahsup edilir. Aylık almaya devam eden bir hak sahibi varsa borç, aylıktan yüzde 25 oranında kesilerek tahsil edilir. Ödeme yapılmazsa Kurum genel hükümlere göre takip başlatır.
Kurum işlemine karşı dava açılabilir mi?
Evet. Gerçekten çalıştığınız hâlde hizmetiniz sahte sayıldıysa önce Kuruma itiraz edersiniz, sonuç alamazsanız iş mahkemesinde Kurum işleminin iptalini ve çalışmanızın tespitini istersiniz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu davaların hizmet tespiti niteliğinde olduğunu ve bordro tanıkları ile komşu işyeri çalışanlarının beyanlarıyla da ispatın mümkün olduğunu kabul etti; ama mahkemenin eylemli çalışmayı özenle araştırması gerektiğini de vurguladı. Ücretin banka kaydı, işyerinden fotoğraf, mesai yazışmaları ve sizi orada gören komşu esnaf, bu davalarda en çok işe yarayan delillerdir.
SGK Zararını Ödemek Cezayı Düşürür mü?
Evet, dolandırıcılık suçlamasında Kurum zararını tamamen ödemek cezayı üçte ikiye ya da yarıya kadar indirir (TCK 168/1, 168/2). İndirim, kovuşturma başlamadan, yani iddianame kabul edilmeden önce ödemede üçte ikiye kadar, iddianamenin kabulünden sonra hükümden önce ödemede yarıya kadardır. Ödeme Kurumun hesapladığı tutar üzerinden ve tamamen yapılmalıdır; kısmi ödemede mağdur Kurumun rızası gerekir (168/4). Şartları etkin pişmanlık yazısında ayrıntılı anlattım.
Etkin pişmanlık TCK 168’de sayılan suçlar içindir; bilişim sistemine veri yerleştirme bu listede yoktur. Bu yüzden suç vasfı tartışması, ödemenin cezaya etkisini de belirler. Nitelikli dolandırıcılıkta alt sınır dört yıl olduğu için ödeme yapılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ya da erteleme pratikte mümkün olmaz; etkin pişmanlık indirimiyle ceza 2 yıl veya altına inerse bu imkânlar açılır.
Dava Hangi Mahkemede Görülür, Zamanaşımı Ne Kadar?
Kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık davası 7571 sayılı Kanun’dan sonra asliye ceza mahkemesinde görülür; bilişim ve sahtecilik suçları da asliye cezadadır. Asliye ceza ile ağır ceza farkı yazısında görevin nasıl belirlendiğini bulabilirsiniz.
Dava zamanaşımı cezanın üst sınırına göre hesaplanır. Üst sınırı 10 yıl olan nitelikli dolandırıcılıkta olağan süre 15 yıl, üst sınırı 3 yıl olan veri yerleştirmede 8 yıldır (TCK 66/1-d, e); zamanaşımı kesilirse süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK 67/4). Yukarıdaki 2026 kararlarında 2012 yılındaki bildirimler için davaların düşmesi, suç vasfının veri yerleştirme olarak belirlenmesinin doğrudan sonucudur. SGK’nın geri isteme hakkı ise ceza zamanaşımından bağımsızdır.
Yaşanmış Olaydan
Yıllarca ev hanımı olarak çalışmamış bir müvekkilim, emekliliğe yetecek prim gününü tamamlamak için bir tanıdığın önerisiyle bir işyerinde sigortalı gösterilmeyi kabul etmiş, primleri de her ay elden işverene ödemişti. Üç yıl sonra SGK denetmeni işyerinin yalnız kâğıt üzerinde var olduğunu tespit etti; otuzu aşkın kişinin hizmeti iptal edildi. Müvekkilim emekli olmamıştı, ama sahte sigortalı olduğu dönemde birkaç kez hastanede tedavi görmüştü.
Savcılık, Kurumun sağlık giderlerini zarar sayarak kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılıktan soruşturma başlattı. İfadeden önce SGK’dan zarar hesabını istedik ve iddianame düzenlenmeden tutarın tamamını Kuruma ödedik. Kovuşturma aşamasında, bildirimleri yapan işverenle müvekkilimin bağlantısını, ödediği primlerin dekontlarını ve tedavi dışında hiçbir ödeme almadığını ortaya koyduk.
Mahkeme müvekkilimin bilerek kayıt yaptırdığını kabul etti ve mahkûmiyet kurdu; ama etkin pişmanlık indirimi sonuç cezayı 2 yılın altına indirdi ve hükmün açıklanması geri bırakıldı. İşveren hakkındaki dosya ayrı yürüdü. Müvekkilimin iptal edilen hizmetleri ise geri gelmedi; emeklilik için gerçek bir işte çalışarak prim gününü yeniden doldurması gerekti.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 15.04.2026 tarihli, 2021/30974 E., 2026/4067 K.
Bir işyerinin muhasebecisinin, fiilen çalışmayan kişileri işverenin işyerinde çalışıyor gibi Kuruma bildirdiği iddia edilmiş, sanıklar kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan cezalandırılmıştı. Yargıtay, bildirimlerin e-bildirge yoluyla internetten gönderildiğini belirterek eylemin bilişim sistemine veri yerleştirme suçuna temas ettiğini kabul etti ve zamanaşımı dolduğu için davaları düşürdü. Aynı dosyada nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararları onandı.
… işe giriş bildirgelerinin e-bildirge yoluyla internet üzerinden katılan kuruma gönderildiği ve en son sigortalı bildiriminin 2012/4. döneminde yapıldığı anlaşılmakla, sanıklara yüklenen eylemlerin 5237 sayılı TCK’nin 244/2. maddesinde düzenlenen “bilişim sistemine veri yerleştirme” suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 20.05.2026 tarihli, 2021/42611 E., 2026/5654 K.
Üretimi olmayan paravan işyerleri üzerinden yüzlerce kişinin sahte sigortalı gösterildiği iddia edilen dosyada, işyeri sahiplerinden biri kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılıktan cezalandırılmıştı. Sanık, bildirimleri kendisinin yapmadığını savunuyordu. Yargıtay, işyeri şifresinin kimde olduğu, bildirgeleri kimin düzenlediği, sisteme giriş kayıtları ve IP adresleri araştırılmadan kast hakkında karar verilemeyeceğini belirterek mahkûmiyeti bozdu.
… işe giriş bildirgelerinin Kurum sistemine girildiği ana ilişkin LOG kayıtları ile Kurum sistemine erişimin sağlandığı IP adres bilgilerinin Sosyal Güvenlik Kurumu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumun ya da internet servis sağlayıcısı kurumlardan araştırıldıktan ve tüm deliller toplandıktan sonra sanığın kastı ve hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. …
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 09.06.2026 tarihli, 2021/42985 E., 2026/6212 K.
Bir şirkette fiilen çalışmadığı hâlde sigortalı gösterilen kişi nitelikli dolandırıcılıktan mahkûm edilmişti. Yargıtay, bu kişinin Kurumun denetimini engelleyecek hileli bir hareketi bulunmadığını, Kurumun bildirimleri her zaman denetleyebileceğini ve oluşmuş bir Kurum zararı bulunmadığını, olsa bile tahsilinin mümkün olduğunu belirterek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını bozma sebebi saydı.
… sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerlerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişilerin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, iş yeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması ve ayrıca oluşan kurum zararının olmaması, olsa dahi tahsilinin mümkün olması karşısında, sanık hakkında atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi …
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 27.04.2026 tarihli, 2025/18522 E., 2026/5484 K.
Çalışmaları sahte sayılıp yaşlılık aylığı iptal edilen kişi Kurum işleminin iptali için dava açmış, ilk derece mahkemesi bordro ve tanık beyanlarına dayanarak davayı kabul etmişti. Yargıtay, bu davaların hizmet tespiti niteliğinde olduğunu, tanıkla ispatın mümkün olduğunu ama eylemli çalışmanın özenle araştırılması gerektiğini belirtti. Tanık çelişkileri giderilmeden, işyerinin büyüklüğü ve ücret ödenip ödenmediği araştırılmadan verilen kabul kararını bozdu.
… Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. …
Sık Sorulan Sorular
Sahte sigortalılık cezası hapis olarak yatırılır mı?
Nitelikli dolandırıcılıkta alt sınır 4 yıl olduğu için zarar ödenmezse cezanın ertelenmesi veya HAGB pratikte mümkün olmaz; zarar ödenip etkin pişmanlık indirimi uygulanırsa bu yollar açılabilir.
SGK sahte sigortalılık için savcılığa suç duyurusunda bulunur mu?
Evet. Denetmen raporu fiili çalışma olmadığı sonucuna varırsa Kurum hizmetleri iptal eder ve suç duyurusunda bulunur; ceza dosyası ile Kurum işlemleri ayrı yürür.
Sahte sigortalılık soruşturmasında tutuklama olur mu?
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesi ile kaçma veya delil karartma şüphesi varsa mümkündür; dolandırıcılık katalog suçlar arasında olmadığı için bu dosyalarda çoğunlukla tutuksuz yargılama ya da adli kontrol görülür.
SGK’nın verdiği idari para cezasına nasıl itiraz edilir?
İdari para cezası ceza dosyasından ayrı bir işlemdir ve kendi itiraz yolu vardır; tebliğ tarihini kaydedip süreyi kaçırmadan başvurmanız gerekir.
Haberim olmadan adıma sigorta girişi yapıldıysa suçlu sayılır mıyım?
Hayır. Bilginiz ve menfaatiniz yoksa kast yoktur; yine de SGK’ya ve savcılığa yazılı başvuru yaparak durumu kayda geçirmeniz sizi korur.
