657 sayılı Devlet Memurları Kanunu · Madde 127

DMK 127 Disiplin Zamanaşımı Süresi: 1 Ay, 6 Ay, 2 Yıl

DMK 127 madde metni ve açıklaması: disiplin soruşturmasına başlama süresi 1 ay ve 6 ay, fiilden itibaren 2 yıl, 7573 ile iptal sonrası yeniden ceza süresi, örnek hesap ve Danıştay kararları.

DMK 127 madde metni (güncel)

Zamanaşımı

(Değişik: 12/5/1982 – 2670/33 md.) Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,

Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

(Değişik fıkra: 23/1/2026 – 7573/3 md.) Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içinde; zamanaşımı süresinin dolması veya altı aydan daha az süre kalması hâlinde en geç altı ay içinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 127 — son değişiklik: 7573 sayılı Kanun

 

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.

Değişiklik geçmişi

DMK 127 bugünkü iki fıkralı yapısını 1982’de 2670 sayılı Kanunla aldı. 2025’te Anayasa Mahkemesi ikinci fıkradaki 2 yıllık kuralı kınama cezası yönünden iptal etti; iptal yürürlüğe girmeden önce 2026’da 7573 sayılı Kanun ikinci fıkrayı yeniden yazdı ve iptal edilen cezalar için yeniden ceza verme süresini ekledi.

DMK 127’nin değişiklik geçmişi
Tarih Düzenleme Ne değişti
14.7.1965 (kabul), RG 23.7.1965 657 sayılı Kanun (ilk metin) Disiplin zamanaşımını düzenleyen 127. madde ilk kez yer aldı
12.5.1982 (kabul) 2670 sayılı Kanun m. 33 Madde değişti: öğrenmeden itibaren 1 ay ve 6 ay soruşturmaya başlama süresi, fiilden itibaren 2 yıl ceza verme süresi
27.3.2025 (karar), RG 26.6.2025, yürürlük yayımdan 9 ay sonra Anayasa Mahkemesi, E.2025/13, K.2025/89 İkinci fıkra “kınama cezası” yönünden iptal edildi; birinci fıkraya ilişkin başvuru yetkisizlik nedeniyle reddedildi
23.1.2026 (kabul), yürürlük 29.1.2026 7573 sayılı Kanun m. 3 İkinci fıkra yeniden düzenlendi: 2 yıllık süre korundu; ceza yargı kararıyla iptal edilirse kalan süre içinde, süre dolmuşsa veya 6 aydan az kalmışsa en geç 6 ay içinde yeniden ceza verilebilmesi eklendi
Anayasa Mahkemesi iptali, yürürlüğe girmeden önce değiştirilen eski fıkra metnine ilişkindir.

Madde ne diyor? Fıkra fıkra açıklama

DMK 127 iki fıkradan oluşur. Birinci fıkra idarenin harekete geçme süresini, ikinci fıkra cezanın verilmesi gereken en uzun süreyi düzenler. İkisi birbirinden bağımsız işler: idare 1 aylık süreye uysa bile 2 yılı kaçırırsa ceza veremez, 2 yıl dolmamış olsa bile 1 aylık süreyi kaçırırsa yine veremez. Hangi fiile hangi cezanın karşılık geldiği DMK 125’te sayılıdır.

1. fıkra (a): 1 ay içinde soruşturmaya başlama

Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren fiillerde, fiilin “işlendiğinin öğrenildiği” tarihten itibaren 1 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmalıdır. Ölçüt, fiilin ceza vermeye yetkili disiplin amirinin ya da soruşturma açmaya yetkili makamın bilgisine girmesidir; Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği de amirin öğrendiği tarihten itibaren süreler içinde soruşturma başlatmasını ister. Uygulamada öğrenme tarihini çoğu zaman bir ön inceleme ya da araştırma raporunun yetkili makama sunulduğu gün belirler.

Soruşturmaya “başlama” da belli bir işlemdir: soruşturma onayının, yani soruşturmacı görevlendiren emrin verildiği tarih esas alınır. Danıştay, raporun valilik makamına sunulduğu tarihten sonra 1 ay geçtikten sonra alınan Bakan onayıyla başlatılan soruşturmanın zamanaşımına uğradığını kabul ediyor; bu kararı aşağıda aktarıyorum.

1. fıkra (b): memurluktan çıkarmada 6 ay

Memurluktan çıkarma cezasını gerektiren fiillerde süre 6 aydır ve yine öğrenmeden itibaren işler. Kanun burada “disiplin kovuşturması” ifadesini kullanır; uygulamada bu da soruşturma onayıyla başlar. Hangi sürenin uygulanacağı, fiilin gerektirdiği cezaya göre belirlenir. Bu yüzden soruşturma onayındaki fiil nitelendirmesini ve sonunda verilen cezanın türünü birlikte kontrol edin; 1 aylık süre geçtikten sonra başlatılan bir soruşturmada kınama verilmişse zamanaşımı tartışması doğrudan gündeme gelir.

2. fıkra, 1. cümle: fiilden itibaren 2 yıl

İkinci fıkranın ilk cümlesi bir üst sınırdır: fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Bu sürenin başlangıcı öğrenme değil, fiilin kendisidir. İdarenin fiili geç öğrenmesi 2 yılı uzatmaz. Birden fazla fiil varsa ya da fiil bir süre devam ettiyse son eylem tarihi esas alınır; ama Danıştay “suç devam ediyordu” savunmasını her fiil için kabul etmiyor, örneğin zimmetin para zimmete geçirildiği gün tamamlandığını söylüyor.

2 yıl, ilk disiplin cezasının verildiği gün kesilir. Danıştay’a göre cezanın verilmesinden sonraki itiraz veya onay süreci ve idari yargıda geçen süre bu hesaba katılmaz. Ceza davası nedeniyle sürenin duracağına dair 657’de bir hüküm yoktur; ceza ile disiplin dosyasının ilişkisini DMK 131 sayfasında anlattım.

2. fıkra, 2. cümle: iptalden sonra yeniden ceza (7573)

Ceza yargı kararıyla iptal edilirse idare, kararın kendisine ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde ve karar gerekçesini dikkate alarak yeniden ceza verebilir. Kalan süre dolmuşsa veya 6 aydan az kalmışsa idareye en geç 6 ay tanınır. Bu kural Danıştay’ın daha önce benimsediği, ilk cezayla sürenin kesildiği ve yargılama boyunca işlemediği yaklaşımına bir üst sınır koyar. “İptal kararı çıktı, artık ceza verilemez” demek bu yüzden yanlıştır; ancak idarenin de süresiz beklemeye hakkı yoktur.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Uygulamada en çok sorulanlar

Disiplin zamanaşımı tartışması pratikte hep aynı noktalarda düğümlenir: öğrenme tarihinin belirlenmesi, son fiilin tespiti, itiraz ve dava sürelerinin sayılıp sayılmayacağı, iptalden sonra ne olacağı ve ceza davasının süreyi durdurup durdurmadığı.

Öğrenme tarihi hangi gündür, 1 ay ne zaman dolar?

Öğrenme tarihi, fiilin soruşturma açmaya yetkili makamın bilgisine girdiği gündür; çoğu dosyada bu, ön inceleme veya araştırma raporunun makama sunulduğu tarihtir. Danıştay, kaymakam hakkındaki araştırma raporunun valilik makamına sunulduğu tarihte fiilin öğrenildiğini, Bakan onayıyla başlatılan soruşturmanın 1 aylık süre geçtikten sonra başladığını kabul ediyor. Aynı kararda soruşturmanın başlangıcı olarak müfettiş görevlendirme tarihinin değil onay tarihinin esas alınacağını da gösteriyor.

Pratikte savunma hazırlarken ilk iş, dosyadaki şikâyet, rapor ve onay yazılarının tarihlerini sıraya dizmektir. Soruşturma sürecinde neler yapılacağını memur hakkında soruşturma açıldığında yazısında adım adım anlattım.

Fiil birden çok kez işlendiyse 2 yıl hangi tarihten başlar?

Birden çok fiil varsa son eylem tarihi esas alınır ve bu tarih somut olarak tespit edilmelidir. Danıştay, uzun bir dönemi kapsayan soruşturmada iki yıllık sürenin dolup dolmadığının tespiti için son eylem tarihinin araştırılıp açıkça ortaya konulması gerektiğini belirtiyor. İdarenin “devamlılık arz eden fiiller” demesi yetmez; her fiilin tarihi ayrı ayrı görünmelidir.

Fiilin niteliği de önemlidir. Danıştay, zimmet fiilinin paranın zimmete geçirildiği tarihte tamamlandığını, paranın memurda kalmaya devam etmesinin suçun sürdüğü anlamına gelmediğini kabul ediyor. Zimmetin ceza tarafı için zimmet suçu yazısına bakabilirsiniz.

Fiil tarihini idarenin kendi tespit tarihine kaydırması da kabul görmüyor. Danıştay, bilgisayarda bulunan görüntüler nedeniyle verilen çıkarma cezasında suç tarihinin inceleme raporunun tarihi değil, bilgisayara el konulduğu tarih olduğunu ve bu tarihten itibaren iki yılın dolduğunu kabul ediyor.

İtiraz, onay ve dava süreleri zamanaşımına sayılır mı?

Hayır; Danıştay’a göre süreler yalnız ilk disiplin cezasının verildiği güne kadar işler. Danıştay 12. Dairenin aşağıda aktardığım 04.12.2025 tarihli kararında açıkça söylendiği gibi cezadan sonraki itiraz veya onay süreci, yani cezanın idari olarak kesinleşme süreci, ve yargılamada geçen süre hesaba girmez. İtiraz yolunu ve süresini memura disiplin cezası verildiğinde yazısında anlattım.

Dikkat: Zamanaşımı itirazını yalnız dava dilekçesinde değil, savunmanızda ve itiraz dilekçenizde de tarihleriyle birlikte yazın. İdarenin kendi dosyasındaki tarihleri düzeltmesi zor değildir; sizin ilk anda belgeyle göstermeniz gerekir.

Ceza iptal edildi; idare yeniden ceza verebilir mi?

Evet, verebilir; ama artık bunun bir süresi var. Danıştay, 127. maddedeki zamanaşımının idarenin ilk kez disiplin işlemi kurduğu aşamada uygulanacağını, ilk cezayla sürenin kesildiğini ve dava açılmasından iptal kararının kesinleşmesine kadar sürenin işlemeyeceğini kabul ediyor. 7573 sayılı Kanun bu yaklaşımı kanuna taşıdı ve sınır koydu: kalan süre, o da dolmuş ya da 6 aydan az kalmışsa en geç 6 ay.

İdare bu süreyi geçirirse yeni ceza zamanaşımına uğramış olur. İptal kararını aldığınız gün idareye ulaşma tarihini öğrenin ve takvimi kendiniz tutun. Yeni cezaya karşı dava dilekçesi için disiplin cezasının iptali dava dilekçesi sayfasına bakabilirsiniz.

Ceza davası sürerken zamanaşımı durur mu?

657’de ceza davası nedeniyle disiplin zamanaşımının duracağına dair bir hüküm yoktur; ceza kovuşturması disiplin kovuşturmasını geciktiremez (DMK 131). İdare ceza davasını beklerse 2 yılı kaçırma riskini kendisi üstlenir. Bazı personel kanunlarında, örneğin yükseköğretim personeline ilişkin düzenlemede, ceza kovuşturmasının bekletici mesele yapılmasıyla sürenin duracağı ayrıca öngörülebilir; bu kural 657’ye tabi memura kendiliğinden uygulanmaz.

Beraat kararının disiplin cezasına etkisi ise zamanaşımından ayrı bir sorudur; memur beraat ederse disiplin cezası kalkar mı yazısında ayrıntısını verdim.

İlgili maddeler

DMK 127, ceza verme usulünü düzenleyen 125 ile 135. maddeler arasındaki süre kuralıdır.

  • DMK 125: Disiplin cezalarını ve her cezayı gerektiren fiilleri sayar; hangi zamanaşımı süresinin uygulanacağı buna göre belirlenir.
  • DMK 128: Soruşturma bittikten sonra cezanın verilme sürelerini düzenler (amir 15 gün, kurul 30 gün, yüksek disiplin kurulu en çok 6 ay).
  • DMK 130: Savunma alınmadan ceza verilemeyeceğini ve savunma süresinin 7 günden az olamayacağını düzenler.
  • DMK 131: Ceza kovuşturmasının disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceğini söyler.
  • DMK 135: Disiplin cezasına itiraz merciini ve süresini düzenler.
  • İYUK 28: İdarenin yargı kararının gereğini en geç 30 gün içinde yerine getirmesini öngörür.

Danıştay Kararları

Danıştay 2. Daire, 02.10.2023 tarihli, 2023/3014 E., 2023/4426 K.

Bir ilçede kaymakam olarak görev yapan davacı hakkındaki şikâyet üzerine valilikte araştırma raporu hazırlanmış, rapor makama sunulduktan yaklaşık bir buçuk ay sonra Bakan onayıyla soruşturma başlatılmış ve davacıya aylıktan kesme cezası verilmişti. İdare mahkemesi cezayı soruşturmaya başlama zamanaşımı nedeniyle iptal etmiş, Danıştay bu kararı onamıştı. Karar düzeltme aşamasında Danıştay 2. Daire, başlangıç olarak müfettiş görevlendirme tarihinin alınmasını isabetsiz bulmakla birlikte, raporun makama sunulduğu tarihte fiilin öğrenildiğini ve Bakan onayının 1 aylık süre geçtikten sonra alındığını belirterek istemi reddetti.

… 20/05/2010 tarihinde Valilik makamına sunulan rapor ile davacıya isnat edilen fiilin öğrenildiği, 657 sayılı Kanun’un 127. maddesinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için öngörülen 1 aylık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 08/07/2010 günlü, 11778 sayılı Bakan onayı ile soruşturmanın başlatıldığı dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. …

↑ Metne dön

Danıştay 12. Daire, 04.12.2025 tarihli, 2023/2349 E., 2025/5548 K.

Sosyal güvenlik merkezinde müdür vekili olan tabip, merkezin yaklaşık sekiz yıllık işlemlerini kapsayan bir soruşturma sonunda memurluktan çıkarılmıştı. İdare mahkemesi cezayı iptal etmiş, bölge idare mahkemesi istinafı reddetmişti. Danıştay 12. Daire, zamanaşımı sürelerinin ilk cezaya kadar işlediğini, itiraz ve onay süreçlerinin hesaba katılmayacağını belirtti; birden fazla fiil bulunduğu için iki yılın dolup dolmadığını tespit etmek üzere son eylem tarihinin araştırılması gerektiğini, bu yapılmadan verilen kararın eksik incelemeye dayandığını söyleyerek bozdu.

… zaman aşımı sürelerinin hesabında, disiplin cezası verildikten sonraki itiraz süreci veya onay süreci (disiplin cezasının idari anlamda kesinleşme süreci) dikkate alınmayacağı gibi …

… en son eylem tarihinin belirlenmesi hususunun zaman aşımı süresinin tespitinde önem arz ettiği açık olup; iki yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tespitinde son eylem tarihinin araştırılması ve açıkça ortaya konulması gerekirken …

↑ Metne dön

Danıştay 12. Daire, 12.02.2025 tarihli, 2022/2759 E., 2025/742 K.

Ceza infaz kurumunda ambar memuru olan davacı, tahsil edip teslim aldığı paranın bir kısmını kuruma yatırmadığı gerekçesiyle memurluktan çıkarılmıştı; ilk derece mahkemesi paranın bir süre davacının uhdesinde kaldığını da belirterek davayı reddetmişti. Danıştay 12. Daire, zimmetin paranın zimmete geçirildiği anda tamamlandığını, paranın memurda kalmaya devam etmesinin fiilin sürdüğü anlamına gelmediğini belirtti. Fiil 2017’de tamamlandığı, ceza ise 2020’nin sonunda verildiği için iki yıllık sürenin geçtiğini kabul ederek davanın reddini onaylayan kararı bozdu.

… Zimmet suçunun tamamlanması bakımından para veya malın zimmete geçmesi yeterli olup, bu nedenle de zimmete geçirme eyleminin gerçekleştiği tarih itibarıyla zamanaşımına ilişkin sürelerin başlayacağı, paranın ilgilinin zilyetliğinde kaldığı süreden hareketle suçun işlenmeye devam ettiği yönünde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. …

↑ Metne dön

Danıştay 2. Daire, 11.12.2025 tarihli, 2022/249 E., 2025/5902 K.

Polis memurunun evinde yapılan aramada ele geçirilen bilgisayarda müstehcen görüntüler tespit edilmiş, 657 sayılı Kanunun 125/E-g maddesine göre memurluktan çıkarma cezası verilmişti. İdare suç tarihini bilgisayar incelemesinin rapora bağlandığı tarih olarak almıştı. Danıştay 2. Daire, bilgisayara el konulduğu tarihin fiilin işlenmiş olabileceği son tarih olduğunu, ceza bu tarihten iki yıl geçtikten sonra verildiği için zamanaşımına uğradığını belirterek iptal yönündeki bölge idare mahkemesi kararını onadı.

… bilgisayara el konulma tarihi olan 10/08/2016 tarihinin, davacıya isnat edilen fiilin işlenmiş olabileceği son tarih olduğu dikkate alındığında, 10/03/2020 günlü dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte, iki yıllık ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı görülmektedir. …

↑ Metne dön

Danıştay 12. Daire, 12.02.2025 tarihli, 2024/4929 E., 2025/724 K.

Adliyede yazı işleri müdürü olan davacıya 2018’deki bir fiil nedeniyle 2019’da memurluktan çıkarma cezası verilmiş, ceza yargı kararıyla iptal edilip karar 2022’de idareye tebliğ edilince idare yeniden aynı cezayı vermişti. Bölge idare mahkemesi, iptal kararının tebliğiyle sürenin baştan işlediğini kabul edip ikinci cezayı zamanaşımından iptal etti. Danıştay 12. Daire, sürenin ilk cezayla kesildiğini, dava ve kesinleşme süresince işlemediğini, yargı kararı üzerine kurulan işlemde 127. maddedeki sürelerin dikkate alınamayacağını belirterek kararı bozdu. Bu karar 7573 sayılı Kanundan önceki döneme aittir; bugün yeniden ceza için kanundaki kalan süre veya en geç 6 ay sınırı da uygulanır.

… 657 sayılı Kanun’un 127. maddesindeki zamanaşımı düzenlemesinin, idare tarafından ilk defa disiplin işlemi tesis edilmesi aşamasında göz önüne alınacak bir müessese olduğu ve ilgili hakkında bu süreler içinde bir disiplin cezası verilmesi suretiyle uygulanacağı anlaşılmaktadır. …

… davanın açıldığı tarihten, iptal kararının idareye tebliğ edildiği 12/06/2022 tarihine kadar olan süreler ile bu süreçten sonra anılan karar kesinleşene kadar yargılama devam ettiğinden zamanaşımı süresinin işlemeyeceği ve yargı kararı üzerine tesis edilen dava konusu… tarih ve … sayılı işlem yönünden de, 657 sayılı Kanun’un 127. maddesinde zaman aşımına ilişkin sürelerin dikkate alınamayacağı açıktır. …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

DMK 127’ye göre disiplin zamanaşımı süresi ne kadar?

Fiil öğrenildikten sonra uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe cezalarında 1 ay, memurluktan çıkarmada 6 ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır. Her hâlde fiilden itibaren 2 yıl içinde ceza verilmelidir.

2 yıllık süre öğrenmeden mi, fiilden mi başlar?

Fiilin işlendiği tarihten başlar; idarenin fiili geç öğrenmesi bu süreyi uzatmaz. Birden çok fiilde son eylem tarihi esas alınır.

Disiplin cezasına itiraz ettim; itiraz süreci zamanaşımına sayılır mı?

Danıştay’a göre sayılmaz; süre ilk cezanın verildiği gün kesilir. Cezadan sonraki itiraz, onay ve dava süreleri zamanaşımı hesabına girmez.

Zamanaşımına uğramış cezaya ne yapmalıyım?

Tebliğden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz. İtiraz edecekseniz itiraz dilekçesine de zamanaşımını tarihleriyle yazın.

İptal kararından sonra idare ne kadar sürede yeniden ceza verebilir?

Kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde verebilir. Süre dolmuşsa veya 6 aydan az kalmışsa en geç 6 ay içinde ceza vermelidir.

Polis ve jandarma için de aynı süreler mi geçerli?

Kolluk personeli 7068 sayılı Kanuna tabidir ve zamanaşımı o Kanunun 29. maddesinde ayrıca düzenlenir; süreler benzer olsa da iptal sonrası yeniden değerlendirme kuralı farklıdır. Devlet memurluğundan çıkarmada cezayı gerektiren fiiller ve ceza verme yetkisi bakımından 657 hükümleri uygulanır (7068 m. 9); zamanaşımı ise bu cezada da 7068’in 29. maddesine göre hesaplanır (öğrenmeden 6 ay, fiilden 2 yıl).

DMK maddelerinin tamamı

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu madde açıklamasını hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.