Tahliye Talebi Nasıl Yapılır? Dilekçe ve Süreç Rehberi

Tutuklu yakınınız için tahliye talebini kim, nereye ve nasıl verir? Dilekçede ne yazılır, karar kaç günde çıkar, ret gelirse ne yapılır?

Tahliye talebi nasıl yapılır sorusunun cevabı aslında tek bir dilekçede saklı. Bir yakınınız tutuklandıysa, onu cezaevinden çıkarmanın yolu, tutukluluğun devamına karar veren hâkim veya mahkemeye yazılı bir istem sunmaktan geçer. Bu isteme kanun “salıverilme istemi” diyor; günlük dilde tahliye talebi olarak biliniyor. Dilekçeyi vermek kolay, ama sonuç almak yazdığınız gerekçeye bağlı. Yanlış mercie bırakılmış üç satırlık bir dilekçe, haftalarca dosyada bekler ve hiçbir işe yaramaz.

Tahliye Talebini Kim Verebilir: Tutuklunun Kendisi, Avukatı, Kanuni Temsilcisi

Kanun bu konuda dar bir çerçeve çiziyor. CMK 104/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir. Buna müdafi (sanığın avukatı) ve kanuni temsilci de dahildir. Yani talebi verecek kişi ya tutuklunun kendisidir ya da onun adına hareket etmeye yetkili olan kişidir.

Eş, anne, baba veya kardeş kendi adına tahliye talebi veremez. Uygulamada bu dilekçeler mahkemeye ulaşır, ama hâkim çoğu zaman “talep hakkı bulunmayan kişi tarafından verilmiş” diyerek işleme koymaz. Yakınlarınızın yapabileceği şey farklı: tutuklunun avukatını görevlendirmek, adres ve iş belgelerini toplamak, sağlık raporlarını temin etmek. Bunlar dosyaya konulduğunda gerçekten işe yarar.

Bir de savcının kendi inisiyatifi var. CMK 103/1’e göre Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adli kontrol (tutuklanmadan, imza atma veya yurt dışına çıkmama gibi yükümlülüklerle serbest kalma) altına alınarak serbest bırakılmasını hâkimden isteyebilir. Aynı maddeye göre tutuklunun kendisi ve müdafii de aynı istemi yapabilir.

CMK 103/1: (1) Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adlî kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebilir. Hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii de aynı istemde bulunabilirler.

İlgili yazı: Tutuklama Kararına İtiraz Nasıl Yapılır? 2 Haftalık Süre

Dilekçe Nereye Bırakılır: Cezaevi Kalemi, Savcılık, Mahkeme

Doğru mercii bulmak, dilekçenin içeriği kadar önemli. Dosya hangi aşamadaysa yetkili merci de o aşamaya göre değişir. İddianame henüz düzenlenmediyse soruşturma aşamasındasınız demektir; tahliye talebi tutuklama kararını veren sulh ceza hâkimliğine gider. İddianame kabul edilip dava açıldıysa yetki artık davaya bakan asliye ceza veya ağır ceza mahkemesindedir.

Tutuklu cezaevindeyse en pratik yol kurum kalemine dilekçe vermektir. Kalem dilekçeyi kayda alır, tarih atar ve UYAP üzerinden ilgili mercie gönderir. Bu yol size teslim tarihini gösteren bir kayıt bırakır; ileride “dilekçemiz nerede kaldı” diye sorarken elinizde dayanak olur. Avukatınız varsa dilekçeyi doğrudan mahkeme kalemine veya elektronik ortamda sunar, bu daha hızlı işler.

Dosya istinafa ya da Yargıtay’a gitmişse durum değişir. CMK 104/3’e göre dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a ulaştığında salıverilme istemi hakkındaki kararı o merci verir. Yani mahkûmiyet kararı sonrası kanun yoluna başvurulmuşsa, tahliye talebini ilk derece mahkemesine göndermenin bir anlamı kalmaz. Yargıtay da temyiz incelemesinde verdiği bozma kararıyla birlikte tutuklu sanığın tahliyesine kendisi karar verebiliyor.

Dikkat: Yanlış mercie verilen dilekçe kaybolmaz ama günlerce gecikir. Dosya bir mahkemeden diğerine gönderilirken iki hafta rahatlıkla geçebilir. Dilekçeyi yazmadan önce dosyanın hangi aşamada olduğunu ve hangi mercide bulunduğunu mutlaka teyit edin.

Somut olayınızı birlikte değerlendirelim

Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.

Danışma Talebi Oluştur

Dilekçede Hâkimi Harekete Geçiren Şey Ne Yazdığınızdır

“Müvekkilin tahliyesini talep ederim” cümlesi bir dilekçe değildir. Hâkimin önünde zaten tutuklamaya dayanak yapılmış bir gerekçe vardır; sizin işiniz o gerekçeyi çürütmek. Bunun için tutuklamanın hangi ayakları üzerinde durduğunu bilmeniz gerekir.

CMK 100/1 kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil ve bir tutuklama nedeni arıyor. Tutuklama nedenleri ise CMK 100/2’de sayılı: kaçma şüphesi uyandıran somut olgular, delilleri karartma ya da tanık üzerinde baskı kurma girişimi. Dilekçede bunların her birini ayrı ayrı ele alın. Sabit ikametgâh, düzenli iş, aile bağları, pasaport durumu kaçma şüphesini zayıflatır. Deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş, arama ve el koyma tamamlanmışsa delil karartma ihtimali fiilen ortadan kalkmıştır. Bunu “artık toplanacak delil kalmamıştır” diye yazmakla bırakmayın; hangi tanığın hangi tarihte dinlendiğini yazın.

CMK 100/2: (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

  • a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
  • b) Şüpheli veya sanığın davranışları; 1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, 2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.

İkinci hat ölçülülük. CMK 100/1’in son cümlesi, işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olmayan hallerde tutuklama kararı verilemeyeceğini söyler. Beklenen ceza düşükse, tutuklulukta geçen süre bu cezaya yaklaşmışsa bunu açıkça belirtin. Üçüncü hat adli kontrol: CMK 101/2, tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda hâkimin adli kontrolün neden yetersiz kalacağını somut olgularla göstermesini zorunlu tutuyor. Siz de tersini yapın; hangi adli kontrol tedbirinin sizin dosyanızda yeterli olacağını isim isim önerin. Sağlık sorunu, gebelik, engellilik gibi durumlar varsa raporlarla birlikte sunun; CMK 109/4 bu halleri özel olarak düzenliyor.

Talep Verildikten Sonra Kaç Günde Karar Çıkar

Kanun burada net bir süre koymuş. CMK 105/1’e göre merci üç gün içinde istemin kabulüne, reddine ya da adli kontrol uygulanmasına karar verir; görüş alma yalnız kararın duruşmada verildiği hâlde söz konusudur. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gündür.

CMK 105/1: (1) 103 ve 104 üncü maddeler uyarınca yapılan istem üzerine, merciince Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra, üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adlî kontrol uygulanmasına karar verilir. 103 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yapılan istemler hariç olmak üzere örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre yedi gün olarak uygulanır. Duruşma dışında bu karar verilirken Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiinin görüşü alınmaz. Bu kararlara itiraz edilebilir.

Pratikte süre çoğu zaman biraz uzar. Dilekçenin cezaevi kaleminden mahkemeye ulaşması, dosyanın hâkimin önüne konulması, savcıdan görüş istenmesi zaman alır. Üç günlük süre, mercinin istemi eline aldığı andan itibaren işler. Bu yüzden dilekçenin teslim tarihini kayıt altına almak önemlidir.

Ayrıca siz hiç talep vermeseniz bile dosya kendiliğinden incelenir. CMK 108/3’e göre hâkim veya mahkeme, tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmediğine her oturumda, koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında veya en geç otuz günlük süre içinde resen karar verir. CMK 108/2 ise bu incelemenin şüpheli tarafından da istenebileceğini söylüyor. Yani otomatik inceleme sizi talep hakkınızdan mahrum bırakmaz.

İlgili yazı: Tutuklama Hangi Hallerde Uygulanır? Koşullar ve Süreler

Duruşma Açılır mı, Savcının Görüşü Alınır mı

Burada çok yaygın bir yanlış anlama var. İnsanlar tahliye talebi verince mahkemenin duruşma açacağını, tutuklunun getirilip dinleneceğini sanıyor. Böyle bir zorunluluk yok. CMK 105/1, duruşma dışında karar verilirken savcının, şüphelinin, sanığın veya müdafiin görüşünün alınmayacağını açıkça düzenliyor.

Yani dosya üzerinden karar verilebilir. Hâkim dilekçenizi okur, dosyayı inceler, kararını yazar. Bu da şu anlama gelir: sizin sesinizi duyuracağınız tek yer dilekçenin kendisidir. Duruşmada söyleyeceğinizi düşündüğünüz her şeyi dilekçeye yazın, belgelerini de ekleyin. İkinci bir şans olmayabilir.

Dava açılmış ve duruşma günü yaklaşıyorsa strateji değişir. Duruşmada tutukluluk zaten gündeme gelecektir; hâkim her oturumda bu konuda karar vermek zorunda. Duruşmaya yakın verilen bir tahliye talebi genellikle duruşmada değerlendirilir. Duruşma tarihi uzaksa beklemeyin, ara talep verin.

Tahliye Yerine Adli Kontrol Çıkarsa Bu Kazanç mıdır

Evet, kazançtır. Kişi cezaevinden çıkar, evine döner, işine devam eder. CMK 109/1, tutuklama sebeplerinin varlığı halinde tutuklama yerine adli kontrole karar verilebileceğini düzenliyor. Yani hâkim tutuklama şartlarını görse bile, daha hafif bir tedbirle yetinebilir.

Karşınıza çıkabilecek yükümlülükler CMK 109/3’te sayılı. En sık uygulananlar yurt dışına çıkış yasağı, belirli günlerde karakola imza vermek, konutu terk etmemek ve güvence bedeli yatırmaktır. Yargıtay, mahkûmiyet hâlinde yatırılan güvencenin kanundaki sıraya göre kullanılıp fazlasının infazın bitmesi beklenmeden geri verilmesi gerektiğini kabul ediyor. Konutu terk etmeme yükümlülüğü elektronik kelepçeyle birlikte de uygulanabiliyor.

CMK 109/3-b: Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.

Bir noktaya dikkat edin. CMK 109/6’ya göre adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez, yani sonradan cezanızdan düşülmez. Bunun iki istisnası var: bağımlılık tedavisi ve konutu terk etmeme. Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün sayılır. Bu ayrıntı, uzun sürecek dosyalarda önem kazanır.

Dikkat: Adli kontrol yükümlülüklerine uymamak tutuklamaya dönüş sebebidir. İmza günlerinizi kaçırmayın, yurt dışına çıkma girişiminde bulunmayın, adres değişikliğini mahkemeye bildirin. Bir kez ihlal, ikinci kez tahliye almayı çok zorlaştırır. Yargıtay, adli kontrolü ihlal eden sanığın tahliye talebini, hükmü bozduğu dosyada bile bu ihlali gerekçe göstererek reddediyor.

Ret Geldi: Yeniden Talep mi, İtiraz mı, Ne Zaman

İki yol da açık ve ikisi birbirini engellemez. CMK 105/1’in son cümlesi ve CMK 104/2, bu kararlara itiraz edilebileceğini söylüyor. CMK 267/1 de hâkim kararlarına karşı itiraz yolunu genel olarak düzenliyor.

İtiraz süresi CMK 268/1’e göre kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki haftadır. Dilekçeyi kararı veren mercie verirsiniz. O merci itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; görmezse CMK 268/2 uyarınca en çok üç gün içinde dosyayı incelemeye yetkili mercie gönderir.

CMK 268/1: (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.

İnceleme merciini de bilin. CMK 268/3-b’ye göre sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı itirazı ise CMK 268/3-c uyarınca ağır ceza mahkemesi değerlendirir.

Yeniden talep vermenin sayı sınırı yok. Ama art arda aynı gerekçeyle dilekçe yağdırmak işe yaramaz, hatta dosyada ciddiyet kaybına yol açar. Yeni bir talebi yeni bir olguya dayandırın: bir tanık daha dinlendi, bilirkişi raporu geldi, sağlık durumu değişti, iddianame düzenlendi. Değişen her şey yeni bir tahliye gerekçesidir.

Yaşanmış Olaydan

Geçen yıl büroma bir kadın geldi. Eşi bir ay önce tutuklanmıştı, cezaevi görüşünde eşi ona “dilekçe verdik ama iki haftadır ses yok” demişti. Kadın bunu bana anlatırken ağlıyordu, çünkü kimse ona ne olduğunu söylemiyordu. Dosyayı incelemek için vekâlet aldım ve UYAP’tan baktım.

Ortada iki sorun vardı. Birincisi, dilekçe iddianame kabul edildikten sonra hâlâ sulh ceza hâkimliğine verilmişti; oysa yetki artık davaya bakan mahkemedeydi. Dosya bir merciden diğerine gönderilirken iki hafta geçmişti. İkincisi, dilekçenin içeriği tek cümleydi: “Tahliyemi talep ederim.” Hâkimin önünde çürütülecek hiçbir argüman yoktu.

Yeni bir dilekçe hazırladım. Tanık listesinin tamamının dinlenmiş olduğunu duruşma tutanağı tarihleriyle gösterdim, el koyma işlemlerinin bittiğini dosyadaki müzekkerelerle belgeledim. Müvekkilin on bir yıldır aynı adreste oturduğunu, sigortalı çalıştığını ve pasaportunun bulunmadığını ekledim. Yurt dışına çıkış yasağı ile haftada bir gün imza yükümlülüğünü kendim önerdim. Mahkeme dört gün içinde adli kontrol kararı verdi ve müvekkil ertesi gün tahliye edildi. Kaybedilen bir ay, yanlış merci ve gerekçesiz tek cümle yüzünden gitmişti.

Dilekçe örneği: tahliye talep dilekçesi örneğini Word, PDF veya UYAP (UDF) olarak indirip kendi dosyanıza göre doldurabilirsiniz.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 20.05.2025 tarihli, 2023/5150 E., 2025/4005 K.

Nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından mahkûm edilen iki tutuklu sanığın dosyası temyiz için Yargıtay’daydı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanıklardan biri yönünden mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiği, diğeri yönünden iki suçta nitelikli hâl yanlış uygulanarak fazla ceza verildiği gerekçesiyle hükümleri oy çokluğuyla bozdu; bozma gerekçesini ve tutuklulukta geçen süreyi gözeterek bu sanığın tahliyesine kendisi karar verdi. Diğer sanığın tahliye talebini ise hükmedilen ceza ve tutuklulukta geçen süre nedeniyle reddetti. Dosya Yargıtay’dayken tahliye talebini Yargıtay inceler; dosyadaki yeni gelişme, burada bozma kararı, yeni bir tahliye gerekçesi olur.

… bozma gerekçesine göre sanık …’ın tutuklulukta geçirdiği süre de göz önüne alınarak TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal serbest bırakılması için müzekkere yazılmasına, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE …

↑ Metne dön

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 14.02.2025 tarihli, 2024/500 E., 2025/1083 K.

Kasten yaralama soruşturmasında şüpheliye önce imza yükümlülüğü verilmiş, itiraz üzerine bu tedbir 20.000 TL güvence yatırma şeklinde değiştirilmişti; şüpheli sonra mahkûm oldu ve cezasının infazı başladıktan sonra güvencenin iadesini istedi. Mahkeme infaz tamamlanmadığı gerekçesiyle talebi reddetti, itiraz da reddedildi; Yargıtay 1. Ceza Dairesi itiraz merciinin kararını kanun yararına bozdu. Daireye göre mahkûmiyet hâlinde güvence CMK 113/1-b’deki sıraya göre kullanılır, fazlası geri verilir; infazın tamamlanmadığı gerekçesiyle iade reddedilemez. Güvenceyle serbest kalan kişi, hüküm infaza verildiğinde iade talebinde bulunabilir.

… Hakkında verilen mahkumiyet hükmünün infazına başlanmasından sonra hükümlü vekilinin 05.05.2023 tarihli dilekçe ile güvence bedelinin iadesini istediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 115. maddesinin 3. fıkrasının da yer alan, “Hükümlülük hâlinde güvence 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hükümlere göre kullanılır, fazlası geri verilir. “hükmü gereğince işlem yapılması ve güvencenin iadesi yönünde karar verilmesi gerekirken, infazın tamamlanmadığından bahisle reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup …

↑ Metne dön

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 17.05.2023 tarihli, 2021/10187 E., 2023/3105 K.

Silahlı terör örgütü üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezası alan tutuklu sanığın temyizinde Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ByLock tespitine ve tanık beyanlarına ilişkin eksik araştırma nedeniyle hükmü bozdu. Buna rağmen sanığın adli kontrol tedbirini ihlal etmesini, delil durumunu ve tutuklukta geçirdiği süreyi gözeterek tahliye talebini reddetti. Adli kontrolü bir kez ihlal etmek, hüküm bozulsa bile yeniden tahliye almayı zorlaştırıyor.

… Sanığın adli kontrol tedbirini ihlal etmesi ve delil durumu ve tutuklukta geçirdiği süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE …

↑ Metne dön

Sık Sorulan Sorular

Tahliye talebi için avukat tutmak zorunda mıyım, kendim dilekçe yazabilir miyim?

Zorunlu değilsiniz; tutuklu kendi el yazısıyla da dilekçe verebilir ve cezaevi kalemi bunu mercie iletir. Ancak dosyayı görmeden yazılan dilekçe genellikle gerekçesiz kalır, bu da ret kararını neredeyse kesinleştirir.

Aynı dosyada kaç kez tahliye talebinde bulunabilirim, sınırı var mı?

Kanun sayı sınırı koymuyor, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında talep verebilirsiniz. Yine de her yeni talebi dosyadaki yeni bir gelişmeye dayandırmanız sonuç alma ihtimalinizi ciddi biçimde artırır.

Tahliye talebimin reddine karşı itiraz süresi kaç gündür?

CMK 268/1’e göre kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilirsiniz. Dilekçeyi kararı veren hâkim veya mahkemeye verirsiniz, o merci gerekirse dosyayı üst mercie gönderir.

Tahliye kararı çıkınca kişi aynı gün cezaevinden çıkar mı?

Karar cezaevine ulaştıktan ve başka bir dosyadan kaydı bulunmadığı teyit edildikten sonra tahliye yapılır, bu genellikle aynı gün veya ertesi gün gerçekleşir. Kişinin başka bir dosyadan tutukluluk veya infaz kaydı varsa cezaevinden çıkamaz.

Tutuklunun eşi veya babası kendi adına tahliye talebi verebilir mi?

Hayır; talep hakkı şüpheli veya sanığa, müdafiine ve kanuni temsilcisine aittir. Yakınlarının yapabileceği en etkili şey avukat görevlendirmek ve adres, iş, sağlık belgelerini toplayıp dosyaya sunulmasını sağlamaktır.

Av. Yakup Yıkılmaz
Bu rehberi hazırlayan

Av. Yakup Yıkılmaz

Ankara 1 Nolu Barosu · Baro Sicil No: 47680 · Baro kaydını doğrulayın

Ankara 1 Nolu Barosu'na kayıtlı serbest avukat. Mutalaa.org'un kurucusu; bu sitedeki rehberlerin ve hesaplama araçlarının yazarı.