Israrlı Takip Suçu Nedir? Şikayet Edilirseniz Ne Olur
Israrlı takip suçu nedir, hangi davranışlar suç sayılır, şikayetten sonra süreç nasıl işler, ceza ve tutuklama ihtimali nedir? Sade anlatım.
Israrlı takip suçu nedir sorusunun kısa cevabı şu: bir kişiyi, onun rızası dışında, sürekli biçimde takip etmek, iletişim kurmaya çalışmak ya da fiziken peşinden gitmek. Tek bir arama ya da tek bir mesaj değil, tekrarlanan ve karşı tarafı kendini güvende hissetmez hale getiren bir davranış zinciri aranıyor. Kanun bunu ayrı bir suç olarak düzenledi ve failin “ben sadece konuşmak istedim” savunmasını tek başına yeterli görmüyor. “Benden ısrarlı takipten şikayet edildim” diyenlerin çoğu ise olayın ciddiyetini, karakoldan telefon gelene kadar fark etmiyor.
Hangi Davranışlar Israrlı Sayılıyor, Tek Bir Mesaj Yeter mi
Tek bir mesaj, tek bir arama ya da bir kez karşısına çıkmak kural olarak bu suçu oluşturmaz. Kanunun aradığı şey süreklilik. Farklı günlere yayılan aramalar, engellendikçe yeni numaradan yazma, sosyal medyada sahte hesapla mesaj atma, iş çıkışını bekleme gibi davranışlar bir araya geldiğinde tablo değişir. Hakim tek tek eylemlere değil, bütününe bakar.
Mağdurun “beni rahat bırak” demiş olması, dosyanın en belirleyici verisidir. Bu cümleden sonra devam eden her temas, ısrarın kanıtı sayılır. Uygulamada savunma yapan kişinin en çok zorlandığı nokta da burasıdır; çünkü karşı taraf genellikle o mesajın ekran görüntüsünü saklamıştır.
Israrlı takibin yakın akrabası sayılan bir başka suç, kişilerin huzur ve sükununu bozma. İkisi karışıyor, o yüzden metnini koyuyorum:
TCK 123/1: (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Aradaki fark şudur: TCK 123/1 daha çok rahatsız etme boyutundaki eylemleri kapsar. Israrlı takipte ise fiziken takip ya da iletişim araçlarıyla ısrarlı temas girişimi sonucunda mağdurda ciddi bir huzursuzluk ya da kendisinin veya bir yakınının güvenliğinden endişe oluşması aranır; mağdurun okulunu, işini veya konutunu değiştirmek zorunda kalması ise cezayı artıran nitelikli haldir. Eylem tehdit içeriyorsa TCK 106, cinsel amaç taşıyorsa TCK 105 ayrıca gündeme gelir ve iş çok daha ağırlaşır.
Israrlı Takipten Şikayet Edildim: Karakoldan Sonra Sırasıyla Ne Oluyor
Önce müşteki karakolda beyanını verir ve elindeki ekran görüntülerini, arama listesini teslim eder. Karakol dosyayı Cumhuriyet savcılığına gönderir. Savcılık genellikle iki şey ister: şüphelinin ifadesi ve iletişim kayıtları. Aynı aşamada mağdur, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı da talep etmiş olabilir.
Size ifadeye çağrı gelir. Bu davet bazen telefonla, bazen tebligatla, bazen de kolluğun kapıya gelmesiyle olur. İfade sırasında susma hakkınız ve avukat bulundurma hakkınız var. Uygulamada gördüğüm en büyük hata, insanların hazırlıksız gidip “evet aradım ama kötü niyetim yoktu” diyerek eylemi kendi ağzıyla kabul etmesidir.
Soruşturma sonunda savcı ya iddianame düzenler ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. İddianame kabul edilirse dosya asliye ceza mahkemesine gider. Israrlı takip şikayete bağlı olsa da CMK 253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır; dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez, ancak mağdurun şikayetten vazgeçmesiyle kapanabilir.
Dikkat: İfade davetine gitmemek dosyayı kapatmaz. Aksine zorla getirme kararı, hatta yakalama kararı çıkmasına yol açar. Tarih uymuyorsa mazeret bildirip yeni gün alın.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Uzaklaştırma Kararı Ayrı Şey, Savcılığın Açtığı Dosya Ayrı Şey
İnsanlar bu ikisini sürekli birbirine karıştırıyor. Uzaklaştırma, yani koruma tedbiri, ceza değildir. Hakim bunu mağdurun beyanıyla, delil araştırması yapmadan, çoğu zaman sizi hiç dinlemeden verebilir. Amaç cezalandırmak değil, ortadaki riski hemen durdurmaktır.
Ceza soruşturması ise ayrı yürür. Uzaklaştırma kararı verilmiş olması suçu işlediğinizi göstermez; verilmemiş olması da sizi aklamaz. İki dosya birbirini besler ama birbirinin yerine geçmez.
Tedbir kararına uymazsanız hakim zorlama hapsine karar verebilir. Bu, ceza mahkemesinden bağımsız bir yaptırımdır ve doğrudan uygulanır. Üstelik ihlal, ceza dosyanızda aleyhinize en güçlü delil haline gelir; çünkü mahkeme “resmi bir karara rağmen devam etti” der.
Eski Eş, Boşanılan Kişi veya Çocuk Söz Konusuysa Ceza Neden Artıyor
Kanun koyucu, ısrarlı takibin en çok ayrılık sonrası ilişkilerde ortaya çıktığını gördü. Bu yüzden suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması ve hakkında uzaklaştırma ya da yaklaşmama tedbiri verilen fail tarafından işlenmesi hallerinde ceza bir yıldan üç yıla çıkıyor.
Artırım, suçun şikayete bağlı olma niteliğini değiştirmiyor. TCK 123/A/3 nitelikli halleri de kapsar; mağdur şikayetçi olmazsa soruşturma yapılamaz, vazgeçerse dosya kapanır. Ancak vazgeçmenin dilekçeyle ya da tutanağa geçirilerek yapılması gerekir; sözlü barışma tek başına dosyayı kapatmaz. Bu, birçok kişinin geç fark ettiği ve “barıştık, dosya kapanır sanıyordum” dediği noktadır.
Ceza sınırının yükselmesinin bir yan etkisi daha var. Üst sınır yükseldikçe tutuklama ihtimali de teorik olarak açılır. Basit halde tutuklama yasağı vardır ama adli kontrol yine verilebilir; nitelikli halde ise tutuklama da konuşulur hale gelir.
Ekran Görüntüsü, Arama Kaydı ve Kamera: Karşı Taraf Neyi Delil Yapıyor
En sık sunulan delil ekran görüntüsüdür. Mesaj yazışmaları, sosyal medya bildirimleri, engellenmiş hesaptan gelen istekler dosyaya girer. İkinci sırada iletişim kayıtları var; savcılık operatörden hangi numaranın hangi numarayı kaç kez aradığını gösteren dökümü ister. Bu döküm, ekran görüntüsünden çok daha ağır basar, çünkü sonradan düzenlenmesi mümkün değildir.
İş yeri, apartman girişi ve site kameraları da sık kullanılıyor. Kayıtların ömrü kısadır; genelde birkaç hafta içinde üzerine yazılır. Bu yüzden hem şikayet eden hem şikayet edilen taraf için kamera görüntüsünün zamanında istenmesi kritiktir. Sizin lehinize olan bir görüntü varsa, avukatınız aracılığıyla derhal yedeklenmesini talep etmelisiniz.
Savunma tarafında en işe yarayan hamle, yazışmanın tamamını dosyaya sunmaktır. Ekran görüntüleri çoğu zaman seçilerek verilir. Karşılıklı bir diyalog varsa, mağdurun da yanıt verdiği, hatta iletişimi kendisinin başlattığı dönemler varsa, bu tablo “tek taraflı ısrar” iddiasını zayıflatır.
Dikkat: Telefonunuzdaki yazışmaları silmeyin. Silmek sizi kurtarmaz, çünkü karşı tarafta zaten kopyası vardır; üstelik delil karartma izlenimi doğurup adli kontrol kararına gerekçe olabilir.
Tutuklanır mısınız, Adli Kontrol Hangi Durumda Gündeme Gelir
Tutuklama için önce kuvvetli suç şüphesi, sonra kaçma veya delil karartma gibi somut bir tutuklama nedeni gerekir. Bunun da ötesinde kanun bir üst sınır koymuş:
CMK 100/4: (4) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
Israrlı takibin temel halinde öngörülen cezanın üst sınırı iki yıl olup bu sınırı aşmadığı için, basit dosyalarda tutuklama pratikte söz konusu olmaz. Buna karşılık nitelikli haller devreye girdiğinde ve dosyada tehdit, yaralama ya da cinsel taciz gibi başka suçlar da varsa hesap değişir. Kadına karşı işlenen tehdit iddiası eklenmiş bir dosyada savcının sevk talebi çok daha sert olabilir.
Uygulamada asıl karşılaşacağınız şey adli kontroldür. Mağdura yaklaşmama, konutunu ve iş yerini terk etmeme, belirli günlerde imza atma, yurt dışına çıkış yasağı gibi yükümlülükler verilir. Bunlara uymamak doğrudan tutuklama sebebidir. Adli kontrole itiraz hakkınız var; itiraz süresi kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki haftadır (CMK 268/1), kararı elinize aldığınız gün avukatınızı arayın.
Şikayetten Vazgeçilirse Dosya Gerçekten Kapanır mı
Evet, hem temel hem nitelikli hallerde. Şikayete bağlı suçlarda mağdurun vazgeçmesi, soruşturma aşamasındaysa kovuşturmaya yer olmadığı kararına, dava açılmışsa düşme kararına yol açar. TCK 73/4 bunu açıkça düzenliyor. Vazgeçmenin duruşmada tutanağa geçirilmesi ya da dilekçeyle sunulması gerekir; sözlü barışma hukuken bir şey ifade etmez.
Şikayet hakkının da bir ömrü var:
TCK 73/1: (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Bu altı aylık süre, olayın tarihinden değil, mağdurun fiili ve faili öğrendiği günden başlar. Israrlı takipte eylemler zincirleme devam ettiği için süre çoğu zaman son eylemden itibaren işlemeye başlar. Bu yüzden “üzerinden bir yıl geçti, düşmüştür” değerlendirmesi çoğu dosyada yanlış çıkar.
Şunu da bilin: hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz (TCK 73/4).
Ceza Çıksa Bile Cezaevine Girmeme ve Sicile İşlememe İhtimaliniz
Mahkumiyet, otomatik olarak cezaevi demek değil. Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına ya da kamuya yararlı işte çalışma gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Sabıkası olmayan kişiler bakımından erteleme de mümkündür; bu halde ceza infaz edilmez, denetim süresi boyunca yeni suç işlenmemesi beklenir.
Bir diğer ihtimal hükmün açıklanmasının geri bırakılması. CMK 231/5, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması halinde bu karara imkan tanıyor. Şartları ise şunlar:
- Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olmak
- Mahkemenin, yeniden suç işlemeyeceğiniz yönünde kanaate varması
- Varsa mağdurun zararının giderilmiş olması
Bu karar verilirse hüküm sizin açınızdan hukuki sonuç doğurmaz ve genel adli sicil kaydında görünmez, ayrı bir sisteme kaydedilir. Denetim süresini sorunsuz tamamlarsanız dava düşer. Yeni bir kasıtlı suç işlerseniz mahkeme hükmü açıklar ve iki dosyanın yükü birden üzerinize biner.
Dikkat: Anayasa Mahkemesi CMK 231’in HAGB’ye ilişkin fıkralarını iptal etmişti; ancak bu fıkralar, iptal kararı yürürlüğe girmeden 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla aynı içerikle yeniden düzenlendi. HAGB bugün de aynı şartlarla uygulanıyor.
Takip edilen taraf sizseniz koruma kararı ve şikâyet yolunu ısrarlı takip ediliyorum ne yapmalıyım yazısında anlattım.
Yaşanmış Olaydan
Bana gelen dosyada müvekkil, birkaç yıl birlikte olduğu kişiden ayrılmıştı. Ayrılıktan sonra yaklaşık altı hafta boyunca mesaj attığını, engellendikçe yeni hat alıp yazmaya devam ettiğini, birkaç kez de kadının çalıştığı mağazanın önünde beklediğini kendisi anlattı. Karakola şikayet gitmiş, savcılık ısrarlı takipten soruşturma başlatmıştı. Bana geldiğinde elinde sadece bir ifade davet kağıdı vardı ve “konuşup halledeceğim” diyordu.
İlk yaptığım şey, her türlü teması tamamen durdurmasını sağlamak oldu. Ortak arkadaşlar üzerinden mesaj göndermek dahil. İkinci olarak müvekkilin telefonundaki tüm yazışmaları tarih sırasıyla çıkardık; çünkü müşteki yalnızca seçtiği ekran görüntülerini sunmuştu. Ayrıca mağazanın önünde beklediği iddia edilen iki günden birinde müvekkilin şehir dışında olduğunu, otobüs bileti ve baz kaydıyla ortaya koyduk. İfadede eylemlerin bir kısmını kabul ettik, bir kısmını somut belgeyle reddettik. Kabul etmek zayıflık değildi; inkar edilemeyecek bir mesaj yığınının karşısında inandırıcılığı ayakta tutmanın tek yoluydu.
Savcılık iddianame düzenledi, dosya asliye cezaya gitti. Yargılama sırasında müşteki tarafın en çok üzerinde durduğu şey, ihlalin koruma kararından sonra da sürüp sürmediğiydi; orada temiz bir tablomuz vardı, tedbir kararından sonra tek bir temas yoktu. Mahkeme sonuçta alt sınırdan ceza verdi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Müvekkil cezaevine girmedi, kaydı genel sicilinde görünmedi. Bunu sağlayan şey iyi bir savunma metninden çok, ilk günden itibaren yeni bir eylemin eklenmemiş olmasıydı.
Sık Sorulan Sorular
Israrlı takip suçunun cezası ne kadar?
Temel hali altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir; çocuğa veya boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, işini veya konutunu değiştirmesine yol açması ya da hakkında uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından işlenmesi hallerinde ceza bir yıldan üç yıla çıkar. Size gelen iddianamedeki sevk maddesine bakarak hangi fıkradan yargılandığınızı görebilirsiniz.
Israrlı takip suçu şikayete bağlı mı, şikayet süresi kaç ay?
Evet, TCK 123/A/3 uyarınca ısrarlı takip suçu temel ve nitelikli halleriyle birlikte şikayete bağlıdır ve TCK 73/1 uyarınca şikayet süresi altı aydır.
Israrlı takipten şikayet edilen kişi tutuklanır mı?
CMK 100/4 nedeniyle temel halde tutuklama kararı verilemez. Nitelikli hal varsa ya da dosyaya tehdit, yaralama gibi başka suçlar eklenmişse tutuklama gündeme gelebilir.
Uzaklaştırma kararına rağmen mesaj atmak ayrı bir suç mu?
Tedbir kararının ihlali nedeniyle hakim zorlama hapsine karar verebilir ve bu, ceza davasından bağımsızdır. Ayrıca ihlal, ısrarlı takip dosyanızda cezayı artıran bir hal olarak değerlendirilir.
Sadece mesaj atmak veya aramak ısrarlı takip sayılır mı?
Tek bir mesaj ya da arama kural olarak yeterli değildir; süreklilik ve mağdurun huzurunu bozan bir tekrar aranır. Ancak engellenmenize rağmen farklı numaralardan yazmaya devam etmek, tek başına ısrar göstergesi sayılır.
Israrlı takip cezası adli sicile işler mi, paraya çevrilir mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse ceza genel adli sicilde görünmez, ayrı bir sisteme kaydedilir. Kısa süreli hapis cezası ise koşulları varsa adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilebilir.
