İfadeye Çağrıldım Ne Olur? Adım Adım Süreç ve Haklarınız
İfadeye çağrıldım ne olur? Davetiye sonrası süreç, gitmezseniz yaşanacaklar, susma hakkı, avukat talebi ve tutuklanma ihtimalini avukat anlatıyor.
İfadeye çağrıldım ne olur sorusu, çoğu insanın hayatında bir kez karşılaştığı ve gecesini uykusuz geçirdiği bir sorudur. Elinize bir davetiye gelmiştir; üzerinde karakol ya da savcılık yazıyordur, altında bir tarih ve saat vardır. Bu belge sizin suçlu olduğunuz anlamına gelmez, hakkınızda bir iddia bulunduğu ve savunmanızın merak edildiği anlamına gelir. Soruşturma dosyanız açılmıştır ve siz bu dosyada “şüpheli” olarak anılırsınız. Bundan sonrasını büyük ölçüde ifadeye nasıl hazırlandığınız belirler.
İfadeye Çağrılmak Ne Anlama Gelir, Suçlu Musunuz?
Bir savcılık dosyasında iki temel taraf vardır: şikâyet eden ve şüpheli. Size davetiye geldiyse, birisi sizi şikâyet etmiş ya da bir soruşturmada adınız geçmiş demektir. Bu, suçlu olduğunuzu göstermez. Türk ceza yargılamasında masumiyet karinesi geçerlidir; mahkeme kesin hüküm vermeden hiç kimse suçlu sayılamaz.
Şüpheli sıfatı, hakkınızda soruşturma yürütülen kişi olduğunuzu ifade eder. Savcı bu aşamada delilleri toplar, tarafları dinler ve sonunda iki karardan birini verir. Ya kovuşturmaya yer olmadığına karar verir, halk arasındaki adıyla takipsizlik verir, ya da iddianame düzenleyip sizi mahkemeye çıkarır. İfadeniz bu kararın en önemli girdilerinden biridir.
Bazen davetiye tanık sıfatıyla gelir. Tanıklıkla şüphelilik arasındaki fark kritiktir, çünkü tanığın doğru söyleme yükümlülüğü vardır ama şüphelinin susma hakkı vardır. Davetiyenin üzerinde hangi sıfatla çağrıldığınız yazar; bunu mutlaka okuyun. Yazmıyorsa, ifadeye başlanmadan önce görevliye sorun ve tutanağa yazdırın.
| Aşama | Ne olur? | Dayanak | Dikkat edin |
|---|---|---|---|
| 1.Davetiye elinize geçti | Davetiyede çağrılma nedeni ve gelmezseniz zorla getirileceğiniz yazılır. | CMK 145/1 | Şüpheli mi tanık mı olarak çağrıldığınızı okuyun. Suçlamaya göre belgelerinizi toplayın. |
| 2.İfade gününden önce | Tarihe yetişemeyecekseniz ilgili birimi arayıp mazeret bildirir, yeni gün istersiniz. | Avukatla önceden görüşün. Sessizce gitmemek ile mazeret bildirmek aynı şey değildir. | |
| 3.Gitmezseniz | Zorla getirme kararı verilebilir; kolluk sizi bulup çağıran makamın önüne çıkarır. | CMK 146 | Kararın örneği size verilir. En geç 24 saat içinde (yol süresi hariç) makam önüne çıkarılırsınız. |
| 4.Kimlik tespiti | Ad, soyad, nüfus bilgileri ve adresiniz sorulur. | CMK 147/1-a | Kimlik sorularını doğru cevaplamak zorunludur; susma hakkı bunları kapsamaz. |
| 5.Suçlama ve haklar | Yüklenen suç anlatılır; avukat, susma ve delil toplanmasını isteme hakları hatırlatılır. | CMK 147 | Hatırlatmanın yapıldığı tutanağa geçer. Yapılmadıysa bunu belirtin. |
| 6.Sorular ve tutanak | Cevaplarınız görevli tarafından tutanağa yazılır, imzanıza sunulur. | CMK 147 | Satır satır okuyun. Yanlış yazılan cümle düzeltilmiyorsa şerh düşülmesini isteyin. |
| 7a.İfade sonrası: serbest kalma | Serbest | En sık sonuçtur. Dosya savcılıkta incelenmeye devam eder. | |
| 7b.İfade sonrası: adli kontrol | Yükümlülükle serbest | CMK 109 | İmza, yurt dışı çıkış yasağı, konutu terk etmeme gibi yükümlülükler. Uyulmazsa tutuklama gündeme gelebilir. |
| 7c.İfade sonrası: tutuklama talebi | Hâkime sevk | CMK 100 | Sulh ceza hâkimliğine sevk edilirsiniz. Kuvvetli şüphe yanında kaçma veya delil karartma tehlikesi aranır. |
| 8.Soruşturmanın sonu | Savcı ya kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verir ya da iddianame düzenler. | CMK 170, 172 | Tebligat adresinizi güncel tutun; duruşmaya gelmezseniz zorla getirme veya yakalama kararı çıkabilir, sorgunuz yapılmışsa dava yokluğunuzda da bitirilebilir. |
| Soru | Cevap | Dayanak | Açıklama |
|---|---|---|---|
| İfadede avukatım yanımda olabilir mi? | Evet | CMK 149/3 | Avukatın görüşme ve ifade süresince yanınızda olma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz. |
| Avukat tutacak param yok, ne olur? | Baro atar | CMK 150/1 | Durumu beyan edip talep ederseniz baro tarafından müdafi görevlendirilir. |
| Talep etmesem de avukat atanır mı? | Bazı hallerde | CMK 150/2, 150/3 | Çocuklar, kendini savunamayacak derecede engelliler, işitme ve konuşma engelliler ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmaz. |
| Susarsam aleyhime yorumlanır mı? | Hayır | CMK 147/1-e | Suçlama hakkında açıklama yapmamak kanuni hakkınızdır ve tek başına delil sayılmaz. |
| Kimlik sorularında da susabilir miyim? | Hayır | CMK 147/1-a | Kimliğinize ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüsünüz. |
| Lehime delil toplanmasını isteyebilir miyim? | Evet | CMK 147/1-f | Kamera kaydı, HTS, banka dökümü, tanık dinlenmesi gibi taleplerinizi tutanağa yazdırın. |
| Baskı, tehdit veya aldatmayla alınan ifade geçerli mi? | Hayır | CMK 148/1-3 | Yasak yöntemlerle alınan ifade, rıza gösterilmiş olsa bile delil olarak kullanılamaz. |
| Avukatsız kollukta verdiğim ifade hükme esas alınır mı? | Doğrularsanız | CMK 148/4 | Hâkim veya mahkeme önünde sizin tarafınızdan doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. |
| Kolluk aynı olay için ikinci kez ifademi alabilir mi? | Hayır | CMK 148/5 | Aynı olayla ilgili ikinci ifadeyi yalnızca Cumhuriyet savcısı alabilir. |
| Telefonla ifadeye çağrılmak geçerli mi? | Hayır | CMK 145/1 | Kanun davetiyeyle çağrıyı öngörür. Aramayı yine de görmezden gelmeyin; kimin, hangi dosya için aradığını not alın, olayı telefonda anlatmayın. |
Tablolar genel bilgi amaçlıdır; dosyanızdaki suç nitelendirmesi ve deliller sonucu değiştirebilir.
Davetiye Elinize Geçtiğinde İlk Yapmanız Gerekenler
Önce belgeyi baştan sona okuyun. CMK 145/1 gereği davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilmek ve gelmediğiniz takdirde zorla getirileceğiniz yazılmak zorundadır. Ankara’da çağrıldıysanız davetiyedeki büro adının ne anlama geldiğini ve ifade günü yanınıza ne almanız gerektiğini, Ankara adliyesinde ifade verme sürecini anlattığım yazıda bulabilirsiniz.
CMK 145/1: (1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.
Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr adresinden alınmaktadır.
Bu bilgi size çok şey söyler. Hangi suçtan şüpheli olduğunuzu bilirseniz, olayı hatırlamaya ve belgelerinizi toparlamaya oradan başlarsınız. Dolandırıcılık iddiası varsa banka hareketlerinizi, hakaret iddiası varsa mesaj yazışmalarını, trafik kazasıysa kaza tespit tutanağını hazırlayın. Elinizdeki her belge, sözünüzü doğrulayan sessiz bir tanıktır.
İkinci adım avukatla görüşmektir. İfade tarihinden önce bir ceza avukatıyla oturup olayı anlatmanız, hangi soruların gelebileceğini ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini önceden bilmenizi sağlar. Pratikte ifade öncesi yarım saatlik bir görüşme, sonradan aylarca uğraşacağınız bir sorunu baştan engeller. Randevu saatine yetişemeyecekseniz ilgili birimi arayıp mazeretinizi bildirin ve yeni bir gün isteyin; sessizce gitmemek başka, mazeret bildirmek başkadır.
Dikkat: Davetiyeyi tebliğ aldıktan sonra kaybolmanız, telefonu açmamanız veya adres değiştirmeniz dosyanızı ağırlaştırır. Kaçma şüphesi, tutuklama kararının en sık dayandığı gerekçelerden biridir.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
İfadeye Gitmezseniz Ne Olur: Zorla Getirme Kararı
Usulüne uygun çağrıldığınız halde gitmezseniz savcı ya da hâkim hakkınızda zorla getirme kararı verebilir. Bu karar, kolluk görevlilerinin sizi bulup çağıran makamın önüne çıkarması demektir. CMK 146/1 bu yetkiyi açıkça düzenler.
CMK 146/1: (1) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
Zorla getirme kararının içeriği de kanunda belirlenmiştir. CMK 146/2’ye göre kararda kim olduğunuz, hangi suçla ilgili arandığınız ve zorla getirilme nedenleriniz yer alır. CMK 146/3 uyarınca bu kararın bir örneği size verilir. CMK 146/4’e göre ise yakalandıktan sonra derhal, olanak yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran makamın önüne çıkarılırsınız ve ifadeniz alınır.
Uygulamada bu tabloyu şöyle düşünün. Kendi ayağınızla, avukatınızla ve belgelerinizle gitmek yerine, iş yerinizden ya da evinizden polis eşliğinde alınırsınız. Dosyaya “çağrıya uymadı” notu düşer. Aynı içerikte bir ifadeyi verseniz bile, savcının size bakışı artık aynı olmaz.
İlgili yazı: Kollukta İfade ile Savcılıkta İfade Farkı: 7 Kritik Nokta
Karakolda ve Savcılıkta İfade Nasıl Alınır?
İfade, savcının talimatıyla kolluk tarafından ya da doğrudan savcılıkta alınır. İşlem her zaman kimlik tespitiyle başlar; adınızı, soyadınızı, nüfus bilgilerinizi ve adresinizi doğru vermek zorundasınız. CMK 147/1-a bu yükümlülüğü net biçimde koyar.
CMK 147/1-a: Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
Kimlik tespitinden sonra size yüklenen suç anlatılır. Ardından avukat hakkınız hatırlatılır, susma hakkınız söylenir ve lehinize olan delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz bildirilir. Bunların hepsi tutanağa geçer. Sonra sorular gelir ve verdiğiniz cevaplar yazılır.
Tutanağı imzalamadan önce mutlaka okuyun
İfade tutanağı, sizin söylediklerinizin görevli tarafından yazıya dökülmüş halidir. Kelimeler bazen sizin kastettiğinizden farklı bir anlam taşıyacak şekilde kâğıda geçer. Tutanağı satır satır okuyun; yanlış yazılan bir yer varsa düzeltilmesini isteyin. Düzeltilmiyorsa “şu cümleye katılmıyorum, ben şöyle söyledim” şeklinde şerh düşmenizi talep edin.
Aynı olayla ilgili ikinci kez ifade verme durumu ortaya çıkarsa, CMK 148/5 uyarınca bu işlemi yalnızca Cumhuriyet savcısı yapabilir. Kolluk sizi ikinci kez aynı olay için ifadeye çağıramaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu yasağın aynı olayla sınırlı olduğunu, farklı bir soruşturmada kolluğun yeniden ifade almasının bu kapsama girmediğini kabul ediyor.
İfade Sırasında Sahip Olduğunuz Haklar
En temel hakkınız avukat hakkıdır. CMK 149/1’e göre soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin, yani savunmanızı üstlenen avukatın yardımından yararlanabilirsiniz. CMK 149/3 ise bu hakkın engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını söyler.
CMK 149/3: (3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Avukat tutacak maddi gücünüz yoksa çaresiz değilsiniz. CMK 150/1 gereği bu durumu beyan eder ve talep ederseniz size baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Çocuksanız, kendinizi savunamayacak derecede engelliyseniz veya işitme ve konuşma engeliniz varsa, talebiniz aranmaksızın avukat atanır. Ayrıca CMK 150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda da istem aranmadan müdafi görevlendirilir.
İkinci temel hakkınız susma hakkıdır. Yüklenen suç hakkında açıklama yapmamak kanuni hakkınızdır ve bunu kullanmanız aleyhinize delil sayılmaz. Ayrıca şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz; kamera kaydı, HTS kaydı, banka dökümü, tanık dinlenmesi gibi taleplerinizi tutanağa yazdırın.
Beyanınız özgür iradenize dayanmak zorundadır. CMK 148/1 kötü davranma, yorma, aldatma, tehdit gibi her türlü bedensel ve ruhsal müdahaleyi yasaklar. Bu yollarla alınan ifade, siz rıza göstermiş olsanız bile delil olarak kullanılamaz. Ayrıca CMK 148/4’e göre avukat olmadan kollukta verdiğiniz ifade, hâkim veya mahkeme önünde sizin tarafınızdan doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Yargıtay da müdafi bulunmadan tutulan ve sanığın sonradan kabul etmediği kolluk tutanağının hükme esas alınamayacağını kabul ediyor.
İlgili yazı: Yasak Sorgu Yöntemleri Nelerdir? İfadeniz Geçersiz Olur mu
İfadeden Sonra Ne Olur: Serbest Kalma, Adli Kontrol, Tutuklama
İfadenizi verdikten sonra üç ihtimal vardır. Vakaların büyük çoğunluğunda ifade alınır ve serbest bırakılırsınız; dosya savcının önünde incelemeye devam eder. Karakoldan çıkarken hakkınızda hiçbir tedbir uygulanmamış olabilir ve bu gayet olağan bir sonuçtur.
İkinci ihtimal adli kontroldür, yani tutuklanmadan ama bazı yükümlülüklerle serbest kalmanızdır. Bu yükümlülük belirli günlerde karakola imza atmak, yurt dışına çıkış yasağı, konutu terk etmeme ya da mağdura yaklaşmama şeklinde olabilir. Adli kontrol hükümlülük değildir, bir koruma tedbiridir; kurallarına uymanız halinde sorun çıkmaz.
Üçüncü ihtimal tutuklamadır. Savcı sizi sulh ceza hâkimliğine sevk eder ve hâkim tutuklama talebini değerlendirir. Kuvvetli suç şüphesi, kaçma şüphesi veya delilleri karartma tehlikesi yoksa hâkim tutuklama yerine adli kontrole hükmeder. Ağır suçlar ve örgütlü suçlar dışında ifade sonrası doğrudan tutuklama, uygulamada istisnadır.
Dikkat: Soruşturma ifadenizle bitmez. Savcılık takipsizlik verirse dosya kapanır, iddianame düzenlerse dava açılır ve mahkemeden duruşma günü bildiren bir tebligat gelir. Tebligat adresinizi güncel tutun; duruşmaya gelmemeniz hakkınızda zorla getirme veya yakalama kararı verilmesine yol açar, sorgunuz bir kez yapıldıktan sonraki oturumlara gelmezseniz dava yokluğunuzda da bitirilebilir (CMK 193, 194/2).
İfadede Yapılan En Sık Hatalar
En sık gördüğüm hata, sorulmayan şeyi anlatmaktır. İnsan paniğe kapılınca kendini temize çıkarmak ister ve konuşarak rahatlar. Oysa her cümle tutanağa geçer. Anlattığınız yan ayrıntı, dosyaya girmemiş bir başka olayın kapısını açabilir.
İkinci hata, “nasılsa bir şey çıkmaz” diyerek avukatsız gitmektir. Basit görünen bir şikâyetin arkasında ağır bir suç nitelendirmesi olabilir ve bunu davetiyedeki tek satırdan anlamak her zaman mümkün değildir. Üçüncü hata, tutanağı okumadan imzalamaktır. Dördüncü hata ise gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktır; yalan bir savunma çürüdüğünde, doğru olan kısımlara da güven kalmaz.
Bir başka yaygın hata, telefonda yapılan gayri resmi konuşmalardır. Kolluk sizi telefonla arayıp “gel bir imza at, iki dakika sürer” diyebilir. Bu konuşmada olayı anlatmaya başlamayın. Ne söyleyecekseniz, avukatınızla hazırlanıp tutanak ortamında söyleyin.
Çağrı Karakoldan mı Savcılıktan mı Geldi, Fark Ne
Karakoldan gelen çağrıda ifadeyi kolluk alır. Polis veya jandarma, savcının talimatıyla hareket eder ve tuttuğu tutanağı savcılığa gönderir. Savcılıktan gelen çağrıda ise ifadeyi doğrudan Cumhuriyet savcısı alır. İkisi de resmi işlemdir, ikisine de gitmeniz gerekir.
Aradaki en önemli fark, tutanağın ileride ne kadar ağırlık taşıyacağı. Kolluk önünde avukatsız verilen ifade, hakim veya mahkeme huzurunda tarafınızdan doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
CMK 148/4: (4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Bu kural sizi tamamen korumaz. Çünkü o tutanakta anlattığınız olaylar, verdiğiniz tarihler, kabul ettiğiniz mesajlar dosyaya girer ve savcı bunlardan yola çıkarak yeni deliller toplar. Yani “nasılsa geçersiz olur” diye rahat konuşmak yanlış bir hesap. Ayrıca aynı olayla ilgili ikinci kez ifadenizin alınması gerekirse, CMK 148/5’e göre bu işlemi yalnızca Cumhuriyet savcısı yapabilir; polis sizi tekrar çağıramaz.
İlgili yazı: Polis İfadeye Çağırdı, Gitmek Zorunda mıyım?
İfadeden Sonra Dosya Nereye Gidiyor: Takipsizlik mi, İddianame mi
İfade tutanağı savcılık dosyasına konur ve soruşturma devam eder. Savcı bu aşamada sadece aleyhinize olan delilleri değil, lehinize olanları da toplamakla yükümlüdür.
CMK 160/2: (2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Uygulamada bu yükümlülük çoğu zaman sizin talebinizle işler. Lehinize delili siz göstermezseniz savcının kendiliğinden bulması zordur. Bu yüzden ifadeden sonra da eklenecek belge varsa dilekçeyle sunun, dosya kapanmadan yapın.
Soruşturmanın sonunda iki ihtimal var. Savcı kamu davası açmaya yetecek şüphe bulamazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir; halk arasındaki adıyla takipsizlik. Yeterli şüphe varsa iddianame düzenler ve dosya mahkemeye gider. Takipsizlik kararı çıktıktan sonra yeni delil bulunmadıkça ve sulh ceza hakimliği karar vermedikçe aynı fiilden dava açılamaz; bu güvenceyi CMK 172/2 getirir. Yargıtay, takipsizlikten sonra yeni delil olmadan açılan davanın kovuşturma şartı gerçekleşmediği için düşürülmesi gerektiğini kabul ediyor.
Çağrı karakoldan geldiyse ve gitmemeyi düşünüyorsanız sonuçlarını karakola çağrıldım gitmezsem ne olur yazısında anlattım.
Yaşanmış Olaydan
Bir öğleden sonra ofisime gelen kişi elinde bir ifade tutanağı fotokopisiyle oturdu. Kendi adına kayıtlı bir telefon numarası üzerinden açılmış dijital cüzdan hesabıyla dolandırıcılık yapıldığı iddiasıyla karakola çağrılmıştı. Avukatsız gitmiş, “zaten benimle ilgisi yok, iki dakikada çıkarım” diye düşünmüştü. Ama ifadede paniğe kapılıp o numarayı bir dönem tanıdığı birine kullandırdığını, hatta bazı para transferlerinden haberdar olduğunu ağzından kaçırmıştı.
Ben dosyayı aldığımda tablo şuydu: soruşturma basit bir hat mağduriyetiyken, o ifadeyle birlikte müvekkil dolandırıcılığa yardım eden kişi konumuna kaymıştı. İlk iş olarak operatörden hat kayıtlarını, hattın hangi cihazlarda kullanıldığını gösteren teknik dökümü ve olay tarihlerindeki baz istasyonu bilgilerini istettik. Aynı anda savcılığa dilekçe verip müvekkilin ilk ifadesindeki iki cümlenin yanlış anlaşıldığını, kastının ne olduğunu ayrıntılı biçimde açıkladık. Savcılıkta yeniden ifade alındı; bu kez tutanak satır satır okundu ve düzeltmelerimiz kayda geçti.
Sonuçta teknik kayıtlar, olay tarihlerinde hattın müvekkilin cihazında bulunmadığını ve başka bir ilde kullanıldığını gösterdi. Savcılık müvekkil yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi, dosya hattı fiilen kullanan kişi üzerinden yürüdü. Ama şunu açıkça söyleyeyim: ilk ifadeye avukatla girilseydi, bu süreç yedi ay değil, muhtemelen üç hafta sürerdi.
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 11.10.2023 tarihli, 2023/230 E., 2023/507 K.
Sanığın ifadesi kollukta iki kez, iki ayrı soruşturma kapsamında alınmıştı; ikinci kolluk ifadesinin CMK 148/5’e aykırı olup olmadığı tartışıldı. Ceza Genel Kurulu, 148/5’in kolluk için aynı olayla ilgili yeniden ifade alma yasağı getirdiğini açıkladı; ancak oy çokluğuyla, somut olayda iki ifade farklı soruşturmalara ve farklı suçlamalara ait olduğu için aykırılık görmedi. Yasak aynı olayla sınırlıdır: aynı olay için ikinci ifadeyi ancak savcı alır, başka bir dosya için kolluğun yeniden ifade alması bu yasağa girmez.
… Maddenin beşinci fıkrası, kolluk bakımından bir yeniden ifade alma yasağı içermektedir. Aslında soruşturma ve kovuşturma evrelerinde şüpheli veya sanığın her bir yetkili makam tarafından birden fazla kez ifadesinin alınması veya sorgulanması mümkündür. Ancak beşinci fıkra bu imkânı kolluk bakımından kabul etmemiştir. …
… ayrıca kollukça alınan bu iki ayrı ifadenin Kanun’un belirttiği şekilde aynı olaya ilişkin olmadıkları, farklı soruşturmalar kapsamında alınan farklı suçlamalara dair ifadeler olduğu anlaşıldığından, sanık …’nın, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğünce alınan 10.11.2017 tarihli ifadesinin CMK’nın 148. maddesinin 5. fıkrası hükmüne aykırılık oluşturmadığı kabul edilmelidir. …
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 02.06.2025 tarihli, 2022/12246 E., 2025/10587 K.
Kolluk, kamera görüntüsünü izlettiği sanıkların kasklı kişinin sanık olduğunu söylediklerini bir tutanağa geçirmişti; tutanakta sanığın müdafii yoktu, sanık kollukta susma hakkını kullanmış ve sonraki bütün aşamalarda suçlamayı kabul etmemişti. Yargıtay, bu tutanağın CMK 148/4 karşısında hükme esas alınamayacağını, başka kesin ve inandırıcı delil de bulunmadığını belirterek bölge adliye mahkemesinin beraat kararını onadı. Avukatsız kollukta tutanağa geçen bir anlatım, hâkim önünde doğrulanmazsa tek başına mahkûmiyete dayanak olamaz.
… bu tutanağın düzenlenmesi sırasında sanık müdafiinin hazır bulunmadığı ve devamında sanığın istikrarlı bir biçimde, tutanak içeriğini kabul etmemesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un 148/4. maddesindeki “Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz” hükmü de dikkate alındığında, bahse konu tutanak içeriğinin hükme esas alınamayacağı, bu itibarla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla …
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 19.10.2021 tarihli, 2021/13660 E., 2021/19277 K.
Sanıklar hakkında aynı fiil için daha önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, yeni delil olmadan dava açılmış ve ilk derece mahkemesi beraat vermişti. Yargıtay, kesinleşen takipsizlik kararının ancak yeni delil bulunursa yeniden soruşturulabileceğini, bu şart gerçekleşmeden açılan davada beraat yerine kovuşturma şartı gerçekleşmediği için düşme kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bu yönden düzeltip onadı. Takipsizlik kararı, yeni delil yoksa aynı fiil için ikinci bir yargılamanın önünde engeldir.
… kovuşturmaya yer olmadığına dair verilip de kesinleşen kararların şüphelilerin hukuki güvencesini sağlamak bakımından yeniden soruşturulabilmesi için yeni delil bulunması şartına bağlandığı …
… somut olayda ise sanıklar hakkında usulüne uygun yeni delil bulunmadan kanuna aykırı şekilde kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında …
Sık Sorulan Sorular
İfadeye çağrıldım, tutuklanır mıyım?
Davetiye ile çağrılan kişilerin büyük çoğunluğu ifadesini verip serbest kalır. Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma veya delil karartma tehlikesi de varsa gündeme gelir.
İfadeye avukatsız gitmem sakıncalı mı?
Sakıncalıdır, çünkü ifade tutanağı dosyanın sonuna kadar sizi takip eder ve yanlış bir cümleyi geri almak çok zordur. CMK 149/3 avukatın ifade süresince yanınızda olma hakkını güvence altına alır; bu hakkı kullanmamak için hiçbir sebep yok.
İfade vermeye gitmezsem ne olur?
Hakkınızda zorla getirme kararı verilebilir ve kolluk sizi bulup çağıran makamın önüne çıkarır. Ayrıca çağrıya uymamanız, kaçma şüphesi değerlendirmesinde aleyhinize yorumlanır.
İfade sırasında susma hakkımı kullanırsam aleyhime yorumlanır mı?
Hayır, susmak kanunun size tanıdığı bir haktır ve tek başına suç delili sayılamaz. Ancak lehinize olan somut bir açıklamanız varsa, bunu belgeyle birlikte sunmak çoğu zaman daha isabetli olur.
İfadeye çağrıldığımda hangi suçtan şüpheli olduğumu öğrenebilir miyim?
Evet, CMK 145/1 gereği davetiyede çağrılma nedeniniz açıkça belirtilir. Ayrıca ifade başlamadan önce size yüklenen suç anlatılmak zorundadır.
Telefonla ifadeye çağrılmak geçerli mi?
Kanun ifadeye çağrının davetiye ile yapılmasını öngörür, telefon görüşmesi usulüne uygun bir tebligat yerine geçmez. Yine de aramayı görmezden gelmek yerine kimin aradığını, hangi dosya için aradığını not alın ve avukatınıza danışın.
İfade için çağrıldığım gün işim var, tarihi erteletebilir miyim?
Çağıran birime yazılı bir dilekçeyle mazeretinizi bildirip yeni gün talep edebilirsiniz. Uygulamada makul mazeretler kabul edilir, ama dilekçe vermeden gitmemek çok risklidir.
İfade verdikten sonra dosyam ne kadar sürede sonuçlanır?
Kanunda sabit bir süre yok; dosyanın karmaşıklığına, bilirkişi ve rapor ihtiyacına göre birkaç aydan bir yıla kadar değişebilir. Savcılıktan dosya numarasıyla aşama sorgulaması yapabilirsiniz.
