Temyiz Nedir, Hangi Hallerde Yapılır? İki Haftalık Süre
Temyiz nedir, hangi kararlara karşı yapılır, süresi kaç gün ve Yargıtay ne karar verebilir? İstinaf sonrası sürecin adım adım anlatımı.
Temyiz nedir hangi hallerde başvurulur sorusu, çoğu kişinin karşısına istinaf sonucunu bildiren bir tebligatla birlikte çıkar. Temyiz, bölge adliye mahkemesi kararından sonra dosyanın Yargıtay’a taşınmasıdır. Yargıtay olayı yeniden yargılamaz, tanık dinlemez, keşif yapmaz; sadece hükmün hukuka uygun olup olmadığına bakar. Her karar da temyiz edilemez, kanun bunun sınırlarını tek tek saymıştır. Aşağıda hangi kararın Yargıtay’a gidebileceğini, temyiz süresi ne kadar ve ne zaman başlar sorusunun cevabını, dilekçede ne yazılması gerektiğini anlatıyorum.
İstinaf Bitti, Sırada Ne Var: Temyiz Dosyanızı Kimin Önüne Götürür
Ceza yargılaması üç basamaklıdır. İlk derece mahkemesi hükmü kurar, bölge adliye mahkemesi bu hükmü hem maddi olay hem hukuk yönünden denetler, Yargıtay ise yalnızca hukuki denetim yapar. Yani Yargıtay’a “tanığım yalan söyledi, yeniden dinlensin” diyemezsiniz.
CMK 288/1 temyizin tek dayanağını gösterir: hükmün hukuka aykırı olması. Aynı maddenin ikinci fıkrası hukuka aykırılığı tarif eder, bir hukuk kuralının hiç uygulanmaması veya yanlış uygulanması bu kapsamdadır. Deliller yanlış değerlendirilmişse bu da çoğu zaman bir hukuka aykırılığa bağlanabilir, ama bunu somut bir kurala oturtmanız gerekir.
Bazı hükümler için istinaf hiç devreye girmez ve dosya doğrudan Yargıtay’a gider. CMK 304/4 bu ihtimali ayrıca düzenlemiştir. Elinizdeki kararın altında hangi kanun yolunun yazdığına mutlaka bakın; mahkemeler kanun yolu bildirimini kararın son satırına yazar.
Kararınız Yargıtay’ın Kapısından Geçebilir mi: Sınırın Neresinde Kaldınız
Kanun, temyiz edilebilecek kararları değil, edilemeyecek olanları saymıştır. CMK 286/2 bir liste halinde bu kararları gösterir. Listenin ilk bendi uygulamada en çok karşılaşılanıdır ve ceza miktarına göre bir sınır çizer.
CMK 286/2-a: İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
DİKKAT: Kanun metinleri https://mevzuat.gov.tr/ adresinden alınmaktadır.
Bu bendin kapsamına giren bir kararınız varsa, istinaf sonucu sizin için son sözdür. Aynı fıkranın diğer bentleri de benzer sınırlar getirir. Örneğin (b) bendi cezayı artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarını, (e) bendi adli para cezasını gerektiren suçlara ilişkin her türlü kararı, (g) bendi belirli bir sınırın altındaki suçlarda beraat kararına karşı yapılan istinafın esastan reddini temyize kapatır. Düşme, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri kararları için de (h) bendi aynı sonucu doğurur.
Bu sınırların önemli bir istisnası var. CMK 286/3, ceza miktarı ne olursa olsun bazı suçlarda temyiz yolunu açık tutar. Bunlar arasında şunlar sayılmıştır:
- Hakaretin nitelikli hali (TCK 125/3) ve Cumhurbaşkanına hakaret (TCK 299)
- Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme
- Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, kanunlara uymamaya tahrik, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma
- Devletin egemenlik alametlerini aşağılama, TCK 301 ve silahlı örgüt suçu
- Terörle Mücadele Kanunu ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 286/3’te belirtilen maddelerindeki suçlar
Dikkat: Cezanız düşük diye kararı kesin sanmayın. Suçunuz bu listedeyse, iki yıl bile alsanız temyiz hakkınız vardır ve süreyi kaçırırsanız bu hak geri gelmez.
Somut olayınızı birlikte değerlendirelim
Her dosya kendi ayrıntısında saklıdır; genel bilgi sizin olayınızın yerini tutmaz.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bozup Geri Gönderdiyse Elinizde Ne Var
CMK 286/1: (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
Buradaki mantık şu: bozma kararı bir hüküm değildir, dosyayı yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine döndüren bir ara karardır. Ortada kesinleşmeye elverişli bir sonuç yoksa temyiz de olmaz. Bu yüzden bozma kararını okuyup Yargıtay’a dilekçe gönderirseniz, başvurunuz esasa girilmeden reddedilir.
Bozmadan sonra dosyanız ilk derece mahkemesine döner ve yargılama kaldığı yerden devam eder. Yeni bir hüküm kurulduğunda kanun yolları yeniden açılır. Bozma sonrası duruşmalar çoğu zaman dosyanın kaderini belirler; savunmanızı bu aşamada bozma gerekçesine göre yeniden kurmanız gerekir.
İki Haftalık Sürenin Nereden Sayılacağı: Tebligat mı, Tefhim mi
CMK 291/1: (1) Temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.
Fıkranın en kritik kelimesi “tebliğ”dir. Bölge adliye mahkemesi kararları çoğunlukla duruşmasız verilir ve size posta yoluyla ulaşır. Süre, kararın yazıldığı gün değil, gerekçeli kararın elinize ulaştığı gün işlemeye başlar. Tutuklu iseniz dilekçenizi ceza infaz kurumu müdürlüğüne verebilirsiniz, kanun bu durumu ayrıca korumuştur.
Tebligatın usulüne uygun yapılmadığı dosyalar sanılandan çok daha fazla. Eski adrese giden, komşuya bırakılan, muhtara teslim edildiği halde kapıya haber kâğıdı yapıştırılmayan tebligatlar geçersizdir. Böyle bir durumda süre, kararı fiilen öğrendiğiniz tarihten başlar. Ama bunu iddia etmek yetmez; tebligat parçasını dosyadan çıkarıp usulsüzlüğü tek tek göstermeniz gerekir.
Dikkat: Süre dolmak üzereyse ve gerekçeli karar henüz elinizde yoksa, sebeplerini sonra bildirmek üzere süresinde bir temyiz dilekçesi verin. Sonradan verilen ek dilekçeyle gerekçelerinizi tamamlayabilirsiniz.
Sebep Yazmak: Neyin Hukuka Aykırı Olduğunu Somut Göstermek
Temyiz dilekçesi, istinaf dilekçesinden farklı yazılır. CMK 294/1, temyiz edenin hükmün neden bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorunda olduğunu söyler. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir. “Ben bu suçu işlemedim” cümlesi tek başına bir temyiz sebebi değildir.
Bunun yaptırımı ağır. CMK 298/1’e göre Yargıtay, temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa istemi reddeder. Süresinde başvurmamak, temyiz hakkı olmamak ve kararın temyize kapalı olması da aynı sonucu doğurur. Yani dosyanız hiç esastan incelenmez.
İyi bir temyiz dilekçesinde her sebep, hükmün hangi satırına ve hangi kanun maddesine dayandığı belirtilerek yazılır. Suç vasfının yanlış belirlenmesi, indirim maddelerinin hiç tartışılmaması, delil değerlendirmesinde gerekçe gösterilmemesi, hukuka aykırı elde edilen bir kayda dayanılması gibi başlıklar somut olarak açılır. Genel geçer cümleler dosyanızı kurtarmaz.
Hiç Tartışılmayan Aykırılıklar: Yargıtay’ın Kendiliğinden Gördüğü Haller
CMK 289, “hukuka kesin aykırılık” başlığını taşır. Bu maddede sayılan durumlar varsa, hükmün hukuka aykırı olduğu baştan kabul edilir ve ayrıca tartışılmaz. CMK 302/5 de bu maddeyi ayrıca saklı tutmuştur.
Maddede sayılan haller kabaca şu konularla ilgilidir: mahkemenin kanuna uygun kurulmamış olması, yasaklı ya da reddedilmiş hâkimin hükme katılması, mahkemenin görev ve yetki kurallarını çiğnemesi, duruşmada bulunması zorunlu kişilerin yokluğunda yargılama yapılması. Aleniyet kuralının ihlali, hükmün CMK 230 anlamında gerekçe içermemesi, savunma hakkının mahkeme kararıyla sınırlanması ve hükmün hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delile dayanması da aynı listededir.
Pratikte en çok karşılaşılanı gerekçesizlik ve hukuka aykırı delildir. Kararda deliller sıralanıp neden o sonuca varıldığı açıklanmamışsa, elinizde güçlü bir temyiz sebebi var demektir. Yine de bu sebepleri dilekçeye yazmayı ihmal etmeyin; Yargıtay bunları resen gözetse de, yazılı olarak ileri sürmek incelemenin yönünü belirler.
Yargıtay Ne Yapabilir: Onama, Bozma ve Doğrudan Ceza Düzeltme
Üç ihtimal var. CMK 302/1’e göre hüküm hukuka uygun bulunursa temyiz isteminin esastan reddine karar verilir; bu, halk arasında “onama” denen sonuçtur ve karar kesinleşir. Hüküm hukuka aykırı bulunursa CMK 302/2 uyarınca bozulur ve bozma sebepleri ilamda ayrı ayrı gösterilir. Dilekçenizde yer almayan aykırılıklar da bozma sırasında tespit edilmişse karara yazılır.
Üçüncü ihtimal CMK 303’te düzenlenmiştir. Bu maddede sayılan hallerde Yargıtay dosyayı geri göndermez, davanın esasına kendisi hükmeder veya hukuka aykırılığı düzeltir. Kanunun madde numarasının yanlış yazılması, yaş indiriminin hiç yapılmaması ya da yanlış yapılması, artırma ve indirim sonucunda maddi hesap hatası yapılması, TCK 61’deki sıralamanın gözetilmemesi bu kapsamdadır. Suçun sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ortadan kalkması da buraya girer.
Bozmadan sonra dosyanın nereye gideceğini CMK 304 belirler. Kural olarak dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Ancak bozma, istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkinse dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gider. Görev veya yetki nedeniyle bozma varsa, Yargıtay dosyayı doğrudan görevli veya yetkili mahkemeye gönderir.
Başvuru Cezanın İnfazını Durdurur mu, Dosya Ne Kadar Bekler
Temyiz yolu açık bir hüküm, süresinde temyiz edildiğinde kesinleşmez. Kesinleşmeyen hapis cezası kural olarak infaz edilmez. Bu nedenle süresinde yapılan temyiz başvurusu, pratikte cezanın çektirilmesini bekletir.
Bunun iki istisnası var. Tutuklu iseniz temyiz başvurusu tutukluluğunuzu kendiliğinden sona erdirmez; tahliye için ayrıca talepte bulunmanız gerekir. Adli para cezalarında ve bazı güvenlik tedbirlerinde de infaz savcılığının işlemleri farklı ilerleyebilir. Kararınızın temyize kapalı olduğu bir dosyada ise infaz doğrudan başlar, çünkü bölge adliye mahkemesi kararıyla hüküm kesinleşmiştir.
Süre konusunda gerçekçi olun. Yargıtay ceza dairelerinin iş yükü ağırdır ve dosyanın incelenmesi çoğu zaman bir yılı aşar. Tutukluysanız veya infaz yakınsa, dilekçenizde bu durumu ayrıca belirtip dosyanın öncelikli incelenmesini talep etmek yararlı olur.
Yaşanmış Olaydan
Bir dosya bana kesinleşme şerhi verilmiş halde geldi. Asliye ceza mahkemesi iki yıl hapis cezası vermiş, kişi istinafa başvurmuş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Cezasının düşük olduğunu bilen müvekkil, “artık yapacak bir şey yok” diyerek dosyayı kapatmış ve aylar geçmişti. Oysa yargılandığı suç, CMK 286/3’te sayılan suçlardan biriydi ve ceza miktarına bakılmaksızın temyiz yolu açıktı.
İlk iş tebligat parçasını çıkarmak oldu. Gerekçeli karar, müvekkilin iki yıl önce taşındığı eski adrese gönderilmiş, kapıya haber kâğıdı bırakıldığına dair bir kayıt da bulunmuyordu. Bunun üzerine usulsüz tebligat iddiasıyla, öğrenme tarihini esas alarak hükmü veren ilk derece mahkemesine temyiz dilekçesi verdik. Dilekçede sadece süreyi tartışmadık; hükmün hangi noktada gerekçesiz kaldığını, hangi delilin nasıl değerlendirildiğinin hiç yazılmadığını madde madde gösterdik.
Mahkeme dosyayı Yargıtay’a gönderdi. Temyiz istemi süre yönünden reddedilmedi ve dosya esastan incelendi. Sonuçta hüküm, gerekçe yönüyle bozuldu ve yargılama yeniden başladı. Buradan çıkan ders şu: kararın altındaki kanun yolu satırını okumadan ve tebligatın usulünü kontrol etmeden hiçbir dosyaya “kesinleşti” damgası vurmayın.
Sık Sorulan Sorular
İstinaf başvurumu reddeden karara karşı temyize gidebilir miyim?
Cezanızın miktarına ve suçun türüne bağlı. CMK 286/2’de sayılan sınırlar içinde kalıyorsanız karar kesindir, ancak suçunuz CMK 286/3’teki listede yer alıyorsa temyiz yolu açıktır.
Temyiz süresi ne kadar ve bu süre ne zaman işlemeye başlar?
CMK 291/1’e göre süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Tebligat usulsüzse süre işlemez, kararı fiilen öğrendiğiniz tarih esas alınır.
Temyiz dilekçesinde sebep göstermezsem başvurum reddedilir mi?
Evet. CMK 294/1 sebep göstermeyi zorunlu kılar, CMK 298/1 ise sebep içermeyen dilekçelerde temyiz isteminin reddedileceğini düzenler.
Temyiz başvurusu yaptığımda cezam infaza verilir mi?
Süresinde yapılan temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller, kesinleşmeyen hapis cezası da kural olarak infaz edilmez. Tutukluysanız tutukluluğunuz kendiliğinden sona ermez, ayrıca tahliye talebinde bulunmanız gerekir.
Temyiz dilekçesini hangi mahkemeye vermem gerekiyor?
Yargıtay’a değil, hükmü veren mahkemeye verirsiniz. Zabıt kâtibine beyanda bulunmanız da mümkündür, beyan tutanağa geçirilir ve hâkime onaylatılır.
Yargıtay kararı bozarsa dava baştan mı görülür?
Bozmadan sonra dosya CMK 304’e göre bölge adliye mahkemesine ya da kararı veren ilk derece mahkemesine gider ve yargılama bozma gerekçesi doğrultusunda sürdürülür. CMK 303’teki hallerde ise Yargıtay dosyayı göndermeden esas hakkında kendisi karar verir.
